Diyanet İşleri
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Mutaffifîn suresi
Mutaffifîn suresi, 26. ayet. خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ
ḫitâmühû misk. vefî ẕâlike felyetenâfesi-lmütenâfisûn.
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İlliyyûn ve iyiler Mutaffifîn 18–28 3
Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.
Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün.
Onlara, mühürlü (el değmemiş) saf bir içecekten içirilir.
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
O içeceğin katkısı tesnimdir.
Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.
Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 22–28. ayetler için yazılmıştır.
22. Yüce Allah, onların Kitaplarını söz konusu ettikten sonra onların pek büyük nimetler içerisinde bulunduklarını da şöyle zikretmektedir: “Şüphe yok ki o iyi ve itaatkarlar, nimetler içindedirler.” Nimetler, hem kalbin, hem ruhun, hem de bedenin her türlü nimetini anlatan kapsamlı bir ifadedir.
23. Gâyet güzel döşemelerle süslü “tahtlar üzerinden” hem Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere hem de kerim olan Rablerinin yüzüne “bakarlar.”
24. Ey onlara bakan kişi! Sen “(içinde bulundukları) nimetlerin güzelliğini yüzlerinden anlarsın.” Yani o nimetlerin yüzlerine verdiği parlaklığı ve aydınlığı yüzlerinde görürsün. Çünkü ardı arkasına gelen lezzetler, zevkler ve sevindirici hususlar, kişinin yüzüne bir aydınlık, bir güzellik ve bir parlaklık kazandırır.
25-26. “Onlara mühürlü, halis bir şaraptan içirilecek.” Bu, içeceklerin en lezzetlisi ve en güzelidir. Bu şarabın “mührü, misktir.” Bununla kastedilen şu olabilir: Bu şaraba lezzetini azaltacak yahut tadını bozacak herhangi bir şeyin karışmasına karşı o, mühürlenmiştir. Bu mühürleme de misk ile yapılmıştır.
Şu mana da kastedilmiş olabilir: Onların şarabı içtikleri kabın dibinde kalan tortu çok hoş kokulu ve değerli misktir. Normalde dünyadaki adete göre kabın dibindeki tortular dökülür. İşte cennetteki şarabın tortusu ise böyle güzel olacaktır.
"O halde yarışanlar bunlar için” güzelliğini ve miktarını Allah’tan başka kimsenin bilmediği bu ebedi nimetler için “yarışsınlar.” Buna ulaştırıcı amelleri yapmakta ellerini çabuk tutsunlar. Bu konuda birbirleri ile yarışsınlar. İşte en değerli şeylerin uğrunda feda edileceği, ona kavuşmak için yiğitlerin birbirleriyle yarışa koyulmalarını en fazla hak eden güzellik budur.
27-28. “Onun” bu şarabın “karışımı da Tesnîm’dendir. O da mukarreb (Allah'a yakın) kulların kendisinden içecekleri bir pınardır.” Bu şaraptan sadece onlar içerler ve bu, kayıtsız ve şartsız olarak cennet içeceklerinin en üstünüdür. O bakımdan bu pınar, insanlar arasında en yüksek konumdakiler olan mukarreblere has ve yalnız onlara ait olacaktır. Amel defterleri sağlarından verilenlere ise bunun dışındaki diğer lezzetli içeceklerden hazırlanmış karışımlar/kokteyller verilecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ondan yayılan miskin kokusu sonuna kadar yayılır. Yarışmakta olanların bu değerli mükâfat için Allah'ın razı olacağı ameli yaparak ve öfkeleneceği ameli terk ederek yarışmaları gerekir.
Aynı kök: ختم (8 geçiş)
Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.
Aynı kök: ختم (8 geçiş)
De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Allah'tan başka onu size (geri) getirecek ilah…
Aynı kök: ختم (8 geçiş)
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Aynı kök: مسك (27 geçiş)
(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…
Aynı kök: مسك (27 geçiş)
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…
Aynı kök: مسك (27 geçiş)
Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İçiminin) sonu misk olacaktır (güzel kokacaktır). Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar!
o, içenin ağzında misk kokusu bırakacak; işte bu nedenle yarışmak isteyenler, artık bu uğurda yarışsınlar!
misk kokusu saçarak akan. Öyleyse, değerli şeylere ulaşmak için (can atanlar) bu (cennet içkisi)ni hedeflesinler;
Onun hitamı (sonu) misk'tir. . . Yarışanlar işte onda yarışsınlar!
Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.
Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.
Onun sonu misktir. Ve işte yarışanlar, artık bunun için yarışsınlar.
- Onlar, bitiminde misk kokusu olan, mühürlenmiş saf bir içecekten içerler. Yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Çeşnisi misktir. Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar.
Çeşnisi misktir. Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar.
Onun sonu misktir, işte ona imrensin artık imrenenler!
Hıtamı misk, işte ona imrensin artık imrenenler
Onun sonu misktir. dipnot 1 Yarışanlar bunun için yarışsınlar.
Onun sonu misktir. dipnot 1 Yarışanlar bunun için yarışsınlar.
Onun sonu misktir. dipnot 1 Yarışanlar bunun için yarışsınlar.
Ki onun sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.
ki onun (içiminin) sonu bir miskdir. O halde nefaset isteyenler bunu arzuu etmelidir (ler).
Onun sonu misktir. Öyleyse yarışanlar, bunu için yarışsınlar.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Onun (içiminin) sonu bir misktir. İşte yarışanlar bunun için yarışsınlar.
Ki sonu misktir (içildikten sonra misk gibi kokar). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Sonu (bıraktığı koku) misk gibidir. Arzu duyacak olanlar işte buna arzu duysunlar! dipnot 1
Mühürü de misktendir. Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar.
Onun mührü misktir. Yarışanlar, işte bunun için yarışsınlar!
Onun mührü misktir. Yarışanlar, işte bunun için yarışsınlar!
Ki sonu bir misktir. İşte, yarışanlar böyle bir şey için yarışsınlar!
Drinks that end with a musky flavour, delicious and righting; an inspiring goal for which may compete those whose ambition is the heavenly bliss.
its seal [perfumed with] a fragrant herb––let those who strive, strive for this––
The seal thereof will be Musk: And for this let those aspire, who have aspirations:
whose seal is musk – so let all aspirants aspire after that –
whose seal is musk – let people with aspiration aspire to that! –
The last thereof (that wine) will be the smell of Musk, and for this let (all) those strive who want to strive (i.e. hasten earnestly to the obedience of Allah).
whose seal is musk —for such let the viers vie—
(Even) the sealing and dregs of which will have flavour of musk, so to this (noble end) let (all) the aspirants aspire.
whose seal is musk -- so after that let the strivers strive --
…. smells like musk. If you have any aspiration compete for it.
whose seal is musk; for that then let the aspirants aspire!-
Its seal will be of musk, so in that let those who are in competition compete.
the seal whereof shall be musk: And to this let those aspire, who aspire to happiness:
The sealing of it is with musk; and for that let the aspirers aspire.
Whose sealing is musk; for this then let the competitors compete-
Whose seal is musk - for this let (all) those strive who strive for bliss -
With a sealing of musk, which those who aspire for the best should desire, --
pouring forth with a fragrance of musk. To that [wine of paradise], then, let all such aspire as [are willing to] aspire to things of high account:
whose last sip will smell like musk. So let whoever aspires to this strive ˹diligently˺.
Its seal will be of musk, so in that let those who are in competition compete.
Its spice is like musk. This is what the competitors should compete for.
The last of it is musk. So for this let the competitors compete.
Whose seal is musk — and for that let aspire those who aspire —
The seal of it is musk. For all this, then, let every aspirant aspire!
The seal will be musk: And for this let them desire, those who have true desires:
the seal of which will be of musk.-It is this (bliss) in aspiring for which the competitors should race each other.
Itsseal will be of musk, so in that let those who are in competition compete.