Diyanet İşleri
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mutaffifîn suresi
Mutaffifîn suresi, 10. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Siccîn ve yalanlayanlar Mutaffifîn 7–17 3
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
O, yazılmış bir kitaptır.
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.
Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 10–13. ayetler için yazılmıştır.
10-11. “O gün yalanlayanların vay haline!” Daha sonra şu buyruğu ile bunların kim olduğunu açıklamaktadır: “Onlar ki o hesap gününü yalanlarlar.” Yani Allah’ın insanların amellerinin karşılığını kendilerine vereceği gün olan o ceza (amelerin karşılık) gününü yalanlarlar.
12. “Halbuki onu” Allah’ın haram sınırlarını çiğneyen, helali aşarak harama dalmak sureti ile “haddi aşan ve çok günahkâr kimseden başkası yalanlamaz.” İşte böylesinin haddi aşması kendisini yalanlamaya iter, büyüklenmesi de hakkı reddetmesini gerektirir. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:
13. “Böylesine” hakka ve peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden “âyetlerimiz okunduğunda” onları yalanlar, onlara karşı inatla durur ve: Bunlar “Öncekilerin efsaneleri” yani daha önce geçmiş olanların akıl almaz sözleri, geçip gitmiş ümmetlerin kıssalarıdır. Bunlar, Allah’tan gelmiş şeyler değildir, “der” ve büyüklenerek, inat ederek bunları söyler.
İnsaf edip de maksadı apaçık hakkı görmek olan kimselere gelince onlar, hesap gününü yalanlamazlar. Çünkü Yüce Allah’ın hesap gününün gerçekliğine dair ortaya koymuş olduğu kesin delil ve belgeler, onun kesin bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bu günün gerçekliği onlar için gözlerin güneşi görmesi kadar açık bir gerçektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yalanlayanlar için o günde helak ve hüsran vardır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1
O gün vay haline yalanlayanların;
Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,
O süreçte (Sünnetullah'ı) yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
O gün vay haline yalancıların!
Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!
- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.
O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.
O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.
Veyl o gün yalan diyenlere!
Veyl o gün o yalan diyenlere
O Gün, yalanlayanların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
Yalan sayanların o gün vay haaline!
Vay haline o gün, yalanlayanların.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
O gün yalanlayanların vay haline!
Yalanlayanların vay haline o gün!
O gün, o yalancıların vay haline! dipnot 1
O gün bu yalancılar çok çekecekler!
Yalanlayanların o gün vay haline!
Yalanlayanların o gün vay haline!
Vay haline o gün, yalanlayanların!
There and then denounced shall be those who denied the truth and disagreed with reality.
Woe on that day to the deniers,
Woe, that Day, to those that deny-
Woe, then, to those that give the lie,
Woe that Day to the deniers:
Woe, that Day, to those who deny.
Woe to the deniers on that day,
On that Day woe shall befall those who belie (the truth);
Woe that day unto those who cry it lies,
How miserable will be those who deny that day.
Woe on that day for those who say it is a lie!
Woes on that day to the deniers.
Woe be, on that day, unto those who accused the prophets of imposture;
Woe on that day to the rejecters,
Woe upon that Day to the beliers.
Woe unto the repudiators on that day!
Ah the woe that day for those who deny,
Woe on that Day unto those who give the lie to the truth –
Woe on that Day to the deniers—
Woe on that Day to the deniers.
Woe on that day to the rejectors.
Woe, that Day, to the deniers,
Woe, that day, to the deniers,
Anguish on that Day for those who deny the Truth in practice!
Misery, on that Day, to those who deny—
Woe that day to the deniers,
Woeon that Day to the deniers.