Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 10. ayet

Mutaffifîn suresi, 10. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

Diyanet İşleri

(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 7–13 · surenin 10. ayeti / 36

Konu Siccîn ve yalanlayanlar Mutaffifîn 7–17 3

  1. Mutaffifîn 7

    Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.

  2. Mutaffifîn 8

    "Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.

  3. Mutaffifîn 9

    O, yazılmış bir kitaptır.

  4. 10–11

    (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

  5. Mutaffifîn 12

    Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

  6. Mutaffifîn 13

    Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–13. ayetler için yazılmıştır.

10-11. “O gün yalanlayanların vay haline!” Daha sonra şu buyruğu ile bunların kim olduğunu açıklamaktadır: “Onlar ki o hesap gününü yalanlarlar.” Yani Allah’ın insanların amellerinin karşılığını kendilerine vereceği gün olan o ceza (amelerin karşılık) gününü yalanlarlar.

12. “Halbuki onu” Allah’ın haram sınırlarını çiğneyen, helali aşarak harama dalmak sureti ile “haddi aşan ve çok günahkâr kimseden başkası yalanlamaz.” İşte böylesinin haddi aşması kendisini yalanlamaya iter, büyüklenmesi de hakkı reddetmesini gerektirir. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:

13. “Böylesine” hakka ve peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden “âyetlerimiz okunduğunda” onları yalanlar, onlara karşı inatla durur ve: Bunlar “Öncekilerin efsaneleri” yani daha önce geçmiş olanların akıl almaz sözleri, geçip gitmiş ümmetlerin kıssalarıdır. Bunlar, Allah’tan gelmiş şeyler değildir, “der” ve büyüklenerek, inat ederek bunları söyler.

İnsaf edip de maksadı apaçık hakkı görmek olan kimselere gelince onlar, hesap gününü yalanlamazlar. Çünkü Yüce Allah’ın hesap gününün gerçekliğine dair ortaya koymuş olduğu kesin delil ve belgeler, onun kesin bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bu günün gerçekliği onlar için gözlerin güneşi görmesi kadar açık bir gerçektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yalanlayanlar için o günde helak ve hüsran vardır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيْلٌۭ veylun vay haline
  2. يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün kök: يوم
  3. لِّلْمُكَذِّبِينَ lilmukezzibine yalanlayanların kök: كذب

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Tûr 52:11'de 1, Mürselât suresinde ise 10 kez kullanılmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

O gün vay haline yalanlayanların;

Muhammed Esed

Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,

Ahmed Hulusi

O süreçte (Sünnetullah'ı) yalanlayanların vay haline!

Ali Bulaç

O gün, yalanlayanların vay haline.

Ali Özek ve heyeti

O gün vay haline yalancıların!

Ali Rıza Safa

Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!

Bayraktar Bayraklı

- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

Edip Yüksel

O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Veyl o gün yalan diyenlere!

Elmalılı Hamdi Yazır

Veyl o gün o yalan diyenlere

Erhan Aktaş

O Gün, yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

Gültekin Onan

O gün, yalanlayanların vay haline.

Hasan Basri Çantay

Yalan sayanların o gün vay haaline!

İbni Kesir

Vay haline o gün, yalanlayanların.

Mehmet Alagaş

(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün yalanlayanların vay haline!

Süleyman Ateş

Yalanlayanların vay haline o gün!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O gün bu yalancılar çok çekecekler!

Şaban Britch

Yalanlayanların o gün vay haline!

Şaban Piriş

Yalanlayanların o gün vay haline!

Yaşar Nuri Öztürk

Vay haline o gün, yalanlayanların!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then denounced shall be those who denied the truth and disagreed with reality.

Abdul Haleem

Woe on that day to the deniers,

Abdullah Yusuf Ali

Woe, that Day, to those that deny-

Abul A'la Maududi

Woe, then, to those that give the lie,

Aisha Bewley

Woe that Day to the deniers:

Al-Hilali & Khan

Woe, that Day, to those who deny.

Ali Quli Qarai

Woe to the deniers on that day,

Amatul Rahman Omar

On that Day woe shall befall those who belie (the truth);

Arthur John Arberry

Woe that day unto those who cry it lies,

Bijan Moeinian

How miserable will be those who deny that day.

E. Henry Palmer

Woe on that day for those who say it is a lie!

Edip-Layth

Woes on that day to the deniers.

George Sale

Woe be, on that day, unto those who accused the prophets of imposture;

Hamid S. Aziz

Woe on that day to the rejecters,

Mahmoud Ghali

Woe upon that Day to the beliers.

Marmaduke Pickthall

Woe unto the repudiators on that day!

Mohamed Ahmed - Samira

Ah the woe that day for those who deny,

Muhammad Asad

Woe on that Day unto those who give the lie to the truth –

Mustafa Khattab

Woe on that Day to the deniers—

Progressive Muslims

Woe on that Day to the deniers.

Rashad Khalifa

Woe on that day to the rejectors.

Sahih International

Woe, that Day, to the deniers,

Sam Gerrans

Woe, that day, to the deniers,

Shabbir Ahmed

Anguish on that Day for those who deny the Truth in practice!

Syed Vickar Ahamed

Misery, on that Day, to those who deny—

Taqi Usmani

Woe that day to the deniers,

The Monotheist Group

Woeon that Day to the deniers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩