Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 3. ayet

Mutaffifîn suresi, 3. ayet. وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

veiẕâ kâlûhüm ev vezenûhüm yuḫsirûn.

Diyanet İşleri

Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 1–6 · surenin 3. ayeti / 36

Konu Ölçüde ve tartıda hile yapanlar Mutaffifîn 1–6 3

  1. Mutaffifîn 1

    Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!

  2. Mutaffifîn 2

    Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

  3. 3

    Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

  4. Mutaffifîn 4–6

    (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.

1. “Vay haline!” Azap ve ceza bildiren bir ifadedir. “Eksik ölçüp tartan (hilekarların) vay haline!” Yüce Allah bu hilekarları şu buyruklarla açıklamaktadır:

2. “Onlar ki insanlardan” onlardaki haklarının karşılığını “aldıklarında tastamam alırlar.” Eksik almazlar.

3. “Ama onlara” insanlara, onların haklarını “ölçü yahut tartı ile verdiklerinde” onlara “eksik verirler.” Bu da ya eksik ölçüp tartan aletlerle yahut ölçü ve tartıyı tam yapmamakla ya da başka bir yolla olur. Bu, insanların mallarını çalmak ve onlara adaletli davranmamaktır.

Bu insanların mallarını ölçü ve tartı ile eksik verenlere bir tehdit olduğuna göre onların mallarını zorla ve hırsızlık yolu ile alanların böyle bir tehdide maruz kalmaları -eksik ölçüp tartanlara göre- öncelikle söz konusudur.

Âyet-i kerime şunu da göstermektedir: İnsan başkalarındaki hakkını aldığı gibi onların haklarını da -mal ve muamelâtta- aynı şekilde eksiksiz vermelidir. Hatta bu buyrukların kapsamına delil getirme ve münazara da girmektedir. Karşılıklı münazara yapıp tartışanlar arasında adet olduğu üzere her bir kişi, kendi lehinde olan delillere sıkı sıkıya yapıştığı gibi hasmının lehine olan ve onun bilmediği delilleri de açıklamalıdır. Kendi delillerini tetkik ettiği gibi hasmının delillerini de tetkik edebilmelidir. İşte böyle bir konumda insanın insaflı mı olduğu yoksa fikrine taasupla bağlanan biri mi olduğu, alçakgönüllü mü olduğu yoksa kibirli bir kişi mi olduğu, akıllı mı olduğu yoksa kıtakıllı mı olduğu ortaya çıkar.

Yüce Allah’tan her hayra bizleri muvaffak kılmasını dileriz.

4-6. Daha sonra Yüce Allah, eksik ölçüp tartanları tehdit etmekte, onların hallerine ve durumlarını sürdürmelerine hayretle şöyle buyurmaktadır: “Bu kimseler diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?…” O halde onları eksik ölçüp tartma hususunda yüreklendiren, âhiret gününe iman etmeyişleridir. Yoksa o güne iman etselerdi, Allah’ın huzurunda duracaklarını ve O’nun azın da çoğun da hesabını kendilerinden soracağını bilselerdi, bu işten vazgeçerlerdi, bundan tevbe ederlerdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Medine şehrine hicret ettiği zaman Medine halkının hali işte böyleydi.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا veiza ve zaman
  2. كَالُوهُمْ kaluhum kendileri onlara bir şey ölçtükleri kök: كيل
  3. أَو ev veya
  4. وَّزَنُوهُمْ vezenuhum tarttıkları kök: وزن
  5. يُخْسِرُونَ yuhsirune eksik yaparlar kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur.…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara (insanlara vermek için) ölçtüklerinde veya tarttıklarında ise eksiltirler.

Mustafa İslamoğlu

ama başkaları için ölçüp tarttıkları zaman hak yerler.

Muhammed Esed

ama borçlarını ölçüp tartmaya gelince, onu azaltmaya çalışırlar.

Ahmed Hulusi

Onların (hakkını vermeye gelince) ölçtüklerinde eksiltirler!

Ali Bulaç

Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.

Ali Özek ve heyeti

onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan.

Ali Rıza Safa

Ölçerek verdiklerinde ise eksik tartarlar.

Bayraktar Bayraklı

- Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.

Edip Yüksel

Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara ölçtükleri veya tarttıklarında ise eksiltirler

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara ölçtükleri veya tarttıkları vakıt ise eksiltirler

Erhan Aktaş

Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Satarlarken eksik ölçer, tartarlar.

Gültekin Onan

Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.

Hasan Basri Çantay

Onlara (insanlara) ölçekle, yahud tartı ile verdikleri zaman ise eksilenlerdir.

İbni Kesir

Ama onlara bir şey ölçüp tartarak verdikleri zaman, eksik tutarlar.

Mehmet Alagaş

(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ama kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.

Süleyman Ateş

Kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendileri ölçerken veya tartarken onları zarara sokarlar.

Şaban Britch

Onlara tartıp/ölçtüklerinde eksik verenler,

Şaban Piriş

Onlara tartıp ölçtüklerinde eksik verenler..

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they sell to them they fraudulently scant the measure or the weight.

Abdul Haleem

but give less than they should when it is they who weigh or measure for others!

Abdullah Yusuf Ali

But when they have to give by measure or weight to men, give less than due.

Abul A'la Maududi

but who, when they measure or weigh for others, give less than their due.

Aisha Bewley

but when they give them a measure or weight, hand over less than is due.

Al-Hilali & Khan

And when they have to give by measure or weight to (other) men, give less than due.

Ali Quli Qarai

but diminish when they measure or weigh for them.

Amatul Rahman Omar

But when they give by measure to others or weigh to them they give them less (than what is due).

Arthur John Arberry

but, when they measure for them or weigh for them, do skimp.

Bijan Moeinian

… they cheat their customers by selling them less than full measure.

E. Henry Palmer

but when they measure to them or weigh to them, diminish!

Edip-Layth

When they are the ones giving measure or weight, they give less than due.

George Sale

but when they measure unto them, or weigh unto them, defraud!

Hamid S. Aziz

But when they give by measure or weight, they are deficient.

Mahmoud Ghali

And when they measure for them or weigh for them, (i. e., when they give to others) they cause them loss.

Marmaduke Pickthall

But if they measure unto them or weight for them, they cause them loss.

Mohamed Ahmed - Samira

Whilst when they measure or weigh for them, give less.

Muhammad Asad

but when they have to measure or weigh whatever they owe to others, give less than what is due!

Mustafa Khattab

but give less when they measure or weigh for buyers.

Progressive Muslims

And when they are the ones giving measure or weight, they give less than due.

Rashad Khalifa

But when giving them the measures or weights, they cheat.

Sahih International

But if they give by measure or by weight to them, they cause loss.

Sam Gerrans

But when they give them by measure or give them by weight, cause loss.

Shabbir Ahmed

But give less than due when giving them by measure or weight. (Or diminish the recompense of the laborer).

Syed Vickar Ahamed

But when they have to give by measure or weight to men give less than due.

Taqi Usmani

and when they measure or weigh something to give it to them, give less than due.

The Monotheist Group

And when they are the ones giving measure or weight, they give less than due.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩