Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 35. ayet

Mutaffifîn suresi, 35. ayet. عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

`ale-l'erâiki yenżurûn.

Diyanet İşleri

Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 32–36 · surenin 35. ayeti / 36

Konu Dünyada gülenler, ahirette gülünenler Mutaffifîn 29–36 3

  1. Mutaffifîn 32

    Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

  2. Mutaffifîn 33

    Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

  3. Mutaffifîn 34

    İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

  4. 35

    Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

  5. Mutaffifîn 36

    Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 34–36. ayetler için yazılmıştır.

34. “İşte bugün” yani Kıyamet günü “de iman edenler kâfirlere” her taraflarını kuşatmış azabın içerisinde gidip geldiklerini ve uydurdukları ilahların kendilerinden çok uzak olduğunu gördükleri vakit “gülerler.”

35. Mü’minler, son derece rahat ve huzur içerisinde, süslü “tahtlar üzerinden bakınırlar.” Allah’ın kendileri için hazırlamış olduğu nimetlere ve kerim olan Rablerinin yüzüne bakarlar.

36. “(Nasıl?) Kâfirler yapmakta olduklarının cezasını buldular mı?” Yani kendilerine işledikleri amelleri türünden ceza verildi mi? Nasıl dünyada iken mü’minlere gülüp onları sapıklıkla itham ediyordularsa âhirette de mü’minler, onları ibretli azab ve ceza içerisinde gördüklerinde onlara güleceklerdir. Bu azapları ise sapıklığın ve azgınlığın bir cezasıdır. Evet, Allah’ın adalet ve hikmetinin bir gereği olarak kâfirler yapmakta olduklarının cezasını bulmuş olacaklardır. Allah, her şeyi en iyi bilendir, hükmüne karşı durulamayan ve hikmeti sonsuz olandır.

Mutaffifîn Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

Yüce Allah’a hamdolsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Süslü döşekler/koltuklar üzerinden Allah Teâlâ’nın onlar için hazırladığı kalıcı nimetleri seyrederler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. عَلَى ala üzerinde
  2. ٱلْأَرَآئِكِ l-eraiki divanlar kök: ارك
  3. يَنظُرُونَ yenzurune (oturup) bakarlar kök: نظر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Koltuklar üzerinde, (etrafı) seyrederler.

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş)

    İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın…

  • Aynı kök: ارك (5 geçiş)

    Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.

  • Aynı kök: نظر (129 geçiş)

    Onlar, "Bizim için Rabbine dua et de, rengi neymiş? açıklasın" dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki, o, sapsarı; rengi, bakanların içini açan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(34, 35) İman edenler de bugün, koltuklar üzerinde (onlara) bakarak kâfirlere gülerler.

Mustafa İslamoğlu

Ebedi huzur ve saadet makamında (rahatlarına) bakacaklar.

Muhammed Esed

(çünkü, cennette) sedirlerin üstünde (uzanmış şekilde) bakınıp duracaklar ve (kendi kendilerine diyecekler):

Ahmed Hulusi

Koltuklar üzerinde nazar ediyor oldukları halde.

Ali Bulaç

Tahtlar üzerinde bakıp seyretmek suretiyle.

Ali Özek ve heyeti

Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

Ali Rıza Safa

Sedirlerin üzerinde seyrediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

- O gün de, inananlar inkar edenlere gülecekler. Koltuklarına kurulup seyredecekler.

Edip Yüksel

Koltuklar üzerinde bakarlar:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Koltuklar üzerinde bakarlar:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Koltuklar üzerinde bakacaklar (kendileriyle eğlenen kafirlerin cehenneme nasıl yaslandıklarını seyredecekler).

Elmalılı Hamdi Yazır

Erikeler üzerinde nazar edecekler

Erhan Aktaş

Tahtlar üzerinde seyirdeler:

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Tahtlar üzerinde seyirdeler:

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Tahtlar üzerinde seyirdeler:

Gültekin Onan

Tahtlar üzerinde bakıp seyretmek suretiyle.

Hasan Basri Çantay

(süslü) tahtlar üzerinde (onlara) bakarak.

İbni Kesir

Tahtlar üzerinde, bakarak,

Mehmet Alagaş

(29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

Rowwad Tercüme Merkezi

Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

Süleyman Ateş

Divanlar üzerinde (oturup) bakarlar:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sedirler üzerinden onlara bakarlar.

Şaban Britch

Koltuklarına yaslanıp bakarlar.

Şaban Piriş

Tahtlarına yaslanıp bakarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Gracefully seated, the devotees will direct their eyes at Allah's light and glory and be thankful for the favourable gain.

Abdul Haleem

as they sit on couches, gazing around.

Abdullah Yusuf Ali

On Thrones (of Dignity) they will command (a sight) (of all things).

Abul A'la Maududi

seated upon their couches, they are looking around.

Aisha Bewley

on couches, gazing in wonder.

Al-Hilali & Khan

On (high) thrones, looking (at all things).

Ali Quli Qarai

observing from couches:

Amatul Rahman Omar

(Seated) on raised couches of (dignity). They (- the believers) will be looking (at the miserable state of the disbelievers in Gehenna).

Arthur John Arberry

upon couches gazing.

Bijan Moeinian

While enjoying the sight from their throne.

E. Henry Palmer

Upon couches shall they gaze;

Edip-Layth

Upon the luxurious furnishings they are observing.

George Sale

Lying on couches they shall look down upon them in hell.

Hamid S. Aziz

On thrones (of dignity), they will gaze.

Mahmoud Ghali

On couches, looking (down upon them).

Marmaduke Pickthall

On high couches, gazing.

Mohamed Ahmed - Samira

Regarding them from their cushioned seats.

Muhammad Asad

[for, resting in paradise] on couches, they will look on [and say to themselves]:

Mustafa Khattab

as they sit on ˹canopied˺ couches, looking on.

Progressive Muslims

Upon the luxurious furnishings they are observing.

Rashad Khalifa

On luxurious furnishings they watch.

Sahih International

On adorned couches, observing.

Sam Gerrans

Upon couches looking on.

Shabbir Ahmed

On beautiful thrones, they will look up (to the Magnificent Kingdom (76:20)).

Syed Vickar Ahamed

On Thrones (of dignity) they will be able to see a view (of all things).

Taqi Usmani

While (sitting) on thrones, they will be seeing

The Monotheist Group

Upon raised couches, they are looking.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩