Diyanet İşleri
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
Mutaffifîn suresi · 7–17. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Mutaffifîn suresi, 7. ayet. كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ
Hayır, günahkarların yazısı, muhakkak "Siccin"dedir.
Hayır! Şüphesiz ki (yoldan) sapanların yazısı (kaydı) Siccîn'dedir.
Artık yeter! Sorumsuzluğu tıynet edinenlerin kaydı, elbet Siccin'de (arşivlenecek).
Gerçek şu ki, kötü ruhluların kaydı, kayıpsız kaçaksız bir şekilde (tutulmuş)tur!
Hayır (asla)! Muhakkak ki füccar (Hak'tan sapanlar)'ın kayıtları elbette siccin'dedir!
Hayır; facir olanların kitabı şüphesiz "Siccin" dedir.
Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de olmaktır.
Asla! Kötülük taşıyanların kayıtları, kesinlikle eksiksizdir. dipnot 579
- Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.
Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin'dedir.
Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin'dedir.
Hayır, hayır, facirlerin yazısı Siccin'dedir.
Hayır hayır. Çünkü facirlerin yazısı siccindedir
Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1
Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1
Hayır! Kötülerin kayıtları kesinlikle siccindedir. dipnot 1
Hayır, facirlerin kitabı şüphesiz 'siccin'dedir.
Sakın (hileye sapmayın. Ahiret hisabını unutmayın). Çünkü kötülerin kitabı muhakkak ki "Siccin" dedir.
Doğrusu kötülerin kitabı, muhakkak Siccin'dedir.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
Hayır! Günahkârların kitabı muhakkak “Siccîn”dedir.
Hayır, (ölçü ve tartıda hile yapılamaz), doğrusu sapanların yazıcısı Siccin (aşağı zindan)dadır.
Hayır, hayır! Günaha batanların kaydı Siccin'dedir.
Sakın böyle yapmayın. Taşkınlık edenlerin kaydı Siccin'de tutulmaktadır.
Hayır! Şüphesiz günahkârların kitabı Siccin'dedir.
-Hayır! Şüphesiz günahkarların kitabı siccindedir.
Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccin'in ta içindedir.
Mutaffifîn suresi, 8. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ
"Siccin"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
Siccîn'in ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
Ama Siccin nedir, bilir misin sen?
Bilir misin nedir o kayıpsız kaçaksız olan?
Siccin'i (ne olduğunu) sana bildiren nedir?
"Siccin"in ne olduğunu sana öğreten nedir?
Siccîn nedir, bilir misin?
Eksiksiz olanı, sana bildiren nedir?
- Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.
Siccin nedir bilir misin?
Siccin nedir bilir misin?
Bildin mi Siccin nedir?
Bildin mi siccin nedir?
Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
Siccinin ne olduğunu sen ne bileceksin!
"Siccin"in ne olduğunu sana öğreten nedir?
Sicciinin ne olduğunu sana hangi şey bildirdi?
Siccin'in ne olduğunu sen nereden bileceksin?
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
“Siccîn”in ne olduğunu sen ne bileceksin?
Siccin'in ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Siccin'in ne olduğunu sana kim bildirebilir!
Siccin nedir, sen nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)
Siccin'in ne olduğunu nereden bileceksin?
Siccinin ne olduğunu nereden bileceksin?
Siccin'in ne olduğunu sana gösteren nedir?
Mutaffifîn suresi, 9. ayet. كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
O, yazılmış bir kitaptır.
Numaralandırılmış (açıkça yazılı) bir kitaptır.
O (Siccin) sayısal değerlerle korunmuş bir kayıttır.
O, (silinmez şekilde) tutulan bir kayıttır!
Merkum (silinmesi {İngilizce'de; erase} sözkonusu olmayan) bir kayıttır!
Yazılı bir kitaptır.
( o günahkarların yazısı ) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır .
Sayılandırılmış Kitap'tır. dipnot 580
- Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccin'dedir. "Siccin'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?" O, kodlanmış bir kitaptır.
Rakamlanmış bir kitaptır. dipnot 1
Rakamlanmış bir kitaptır.
Yazılmış bir kitaptır.
Terkıym olunmuş bir kitab
Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.
Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.
Her şeyin tek tek yazıldığı bir kitaptır.
Yazılı bir kitaptır.
(O) yazılmış bir kitabdır.
Yazılmış bir kitabtır.
(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.
(O günahkârların yazısı) Amellerinin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.
Yazılmış bir Kitaptır.
O, numaralanmış kayıtlardır. dipnot 1
O, yazılı bir defterdir.
(Amelleri) yazılmış bir kitaptır.
İşaretlenmiş bir kitaptır.
Rakamlandırılmış bir kitaptır o.
Mutaffifîn suresi, 10. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
(10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1
O gün vay haline yalanlayanların;
Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,
O süreçte (Sünnetullah'ı) yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
O gün vay haline yalancıların!
Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!
- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.
O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.
O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.
Veyl o gün yalan diyenlere!
Veyl o gün o yalan diyenlere
O Gün, yalanlayanların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
Yalan sayanların o gün vay haaline!
Vay haline o gün, yalanlayanların.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
O gün yalanlayanların vay haline!
Yalanlayanların vay haline o gün!
O gün, o yalancıların vay haline! dipnot 1
O gün bu yalancılar çok çekecekler!
Yalanlayanların o gün vay haline!
Yalanlayanların o gün vay haline!
Vay haline o gün, yalanlayanların!
Mutaffifîn suresi, 11. ayet. ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
(10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
(10, 11) Hesap gününü yalanlayan yalancıların o gün vay hâline! dipnot 1
onlar Hesap Günü'nü yalanlıyorlar;
Hesap Günü'nü(n geleceğini) yalanlayanların:
Ki onlar, Din (yapılanların otomatik sonucunun yaşanacağı) süreçlerini yalanlarlar!
Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar.
Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
Yargı Günü'nü yalanlıyorlar.
- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.
Onlar Din Gününü yalanlar. dipnot 1
Onlar Din Gününü yalanlar.
O ceza gününü yalanlayanlara.
O din gününü tekzib edenlere
Onlar, Din Günü'nü dipnot 1 yalanlıyorlar.
Onlar, Din Günü'nü dipnot 1 yalanlıyorlar.
Onlar, din gününü dipnot 1 yalanlıyorlar.
Ki onlar, din gününü yalanlıyorlar.
ki onlar, o din gününü yalan saymakda olanlardır.
Onlar ki; din gününü yalanlarlar.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.
Onlar ceza gününü yalanlamaktadırlar.
Onlar, her şeyin karşılığını bulacağı gün dipnot 1 hakkında yalana sarılıp duranlardır.
Bunlar hesap verme gününü yalan sayan kimselerdir.
Din gününü yalanlayanların.
Din gününü yalanlayanların..
Onlar ki din gününü yalanlarlar.
Mutaffifîn suresi, 12. ayet. وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.
Onu günahkâr azgınlardan başkası yalanlamaz.
halbuki onu ancak haddi aşan günahkarlar yalanlar:
oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler (ve) günaha batmış (olan)lar dışında kimse onu yalanlamaz:
Onu yaşayacağını yalnızca her haddi aşan suçlular yalanlar!
Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.
Sınır tanımayan suçludan başkası onu yalanlamaz.
- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.
Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.
Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.
Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.
Ki onu ancak her bir haddini aşgın, günaha düşgün, tekzib eder
Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.
Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.
Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.
Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.
Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günaha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.
Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Onu; ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.
Onu, saldırgan, günahkardan başkası yalanlamaz.
Sınırı aşanlar ve günahkarlar dipnot 1 dışında hiç kimse, o gün hakkında yalana sarılmaz.
Saldırgan (aşırılık yapan) ve günaha düşkün olandan başkası o günü yalan saymaz.
Onu, her haddi aşan günahkârdan başkası yalanlamaz.
Onu, her haddi aşan günahkardan başkası yalanlamaz.
Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.
Mutaffifîn suresi, 13. ayet. إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
Ona ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman "Öncekilerin masalları!" der. dipnot 1
ne zaman (Hesap Günü'nü hatırlatan) ayetlerimiz kendilerine okunsa, "geçmişin masalları" derler.
(işte böyle,) ne zaman mesajlarımız onlara iletilse, hep "Geçmişin masalları!" derler.
Ona işaretlerimiz bildirildiğinde: "Evvelkilerin efsaneleri" dedi!
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.
Böyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masalları» derdi.
Ayetlerimiz ona okunduğunda, şöyle dedi: "Öncekilerin söylenceleri!"
Onlara ayetlerimiz okunduğunda, "Öncekilerin masallarıdır" derler.
Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, "Efsane" derdi.
Kendisine ayetlerimiz iletildiğinde, 'Efsane' derdi.
Karşısında ayetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları!" dedi.
Karşısında ayetlerimiz okunurken evvelkilerin esatiri dedi
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman, "Eskilerin masalları." der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Geçmişlerin masallarıdır" dedi.
Onun karşısında ayetlerimiz okununca "Evvelkilerin masallarıdır" demişdir o.
Ona ayetlerimiz okunduğunda; öncekilerin masalları, der.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Ona ayetlerimiz okunsa; "Eskilerin masalları." der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masalları" der.
Böyle birine ayetlerimiz bağlantıları ile birlikte okununca, "Bunlar öncekilerin yazıları! dipnot 1 " der.
Böyle birine ayetlerimiz okunduğu zaman "bunlar eskilerin masallarıdır" der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman "evvelkilerin masalları" der.
Ona ayetlerimiz okunduğu zaman 'evvelkilerin masalları' der.
Ayetlerimiz ona okunduğunda, "Daha öncekilerin efsaneleri!" deyiverir.
Mutaffifîn suresi, 14. ayet. كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
Hayır, aksine! Kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.
Ondan daha da beter: yaptıkları yüzünden kalpleri tümüyle pas tutmuştur.
Hayır, onların kalpleri, yaptıkları (kötülükler) ile pas tutmuştur!
Hayır (asla)! Aksine yaptıklarının getirileri onların şuurlarını (bir pas gibi) örtmüştür.
Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.
Hayır, asla! Kazandıkları, yüreklerinin üzerinde pas tutmuştur.
Hayır! Doğrusu, işledikleri günahlar, kalplerinin üzerinde pas tutmuştur.
Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.
Doğrusu, işledikleri günahlar kalplerini kaplamış.
Hayır, hayır! Onların kazançları kalplerinin üzerine pas bağlamıştır!
Hayır hayır! Fakat onların kazancları kalblerinin üzerine pas bağlamıştır
Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.
Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.
Hayır, hayır! Bilakis, onların yapıp ettikleri şeyler kalplerini kararttı.
Asla, hayır; onların kazandıkları, kalpleri üzerinde pas tutmuştur.
Hayır (hakıykat öyle değil), bil'akis, onların kazanmakda oldukları (irtikab edegeldikleri ma'siyetler) kalblerini yenmiş (paslandırmış) dır.
Hayır; onların kazandıkları, kalblerini paslandırıp körletmiştir.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Hayır, aksine onların kazandıkları kalplerini örtmüştür.
Hayır, doğrusu, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalblerinin üzerine pas olmuştur.
Hayır, hayır! Aslında onların elde ettikleri şeyler kalpleri üzerinde pas oluşturmuştur. dipnot 1
Hayır hayır… Aslında kazançları, yürekleri üzerinde pas oluşturmuştur.
Hayır! Aksine, kazandıkları (günahlar) onların kalplerini bürümüştür.
-Hayır! aksine, kazandıkları onların kalplerini paslandırmıştır.
İşin esası o değil! Onların kazanmakta oldukları, kalplerinin üstünde pas oluşturmuştur.
Mutaffifîn suresi, 15. ayet. كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
Hayır! Şüphesiz ki onlar o gün Rablerinden perdelenmiş (mahrum) olacaklardır.
Bundan daha beteri de var: Elbet onlar o gün Rablerinden mahrum kalacaklar;
Elbette onlar, o Gün Rablerin(in rahmetin)den yoksun bırakılacaklar:
Hayır! Muhakkak ki onlar, o gün, elbette Rablerinden perdelidirler!
Hayır; gerçekten onlar, Rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.
Asla! O gün, Efendilerinden kesinlikle yoksun bırakılacaklardır.
Hayır! Doğrusu, o gün Rablerinden perdelenmiş olacaklardır.
Doğrusu, o gün onlar Efendi'lerinden perdelenir.
Doğrusu, o gün onlar Rab'lerinden perdelenir.
Hayır, hayır, doğrusu onlar o gün Rablerini görmekten mahrum kalacaklardır.
Hayır hayır! Muhakkakki onlar o gün rablarından hicabda kalacaklar
Hayır! Onlar, O Gün dipnot 1 Rabb'lerinden perdelenmiş olanlardır. dipnot 2
Hayır! Onlar, İzin Günü Rabb'lerinden perdelenmiş olanlardır. dipnot 1
Hayır! Onlar, İzin Günü Rabb'lerinden perdelenmiş olanlardır. dipnot 1
Hayır; gerçekten onlar, rablerinden perdelenerek yoksun tutulmuşlardır.
Hayır (inanmazlar) Şübhesiz ki onlar o gün Rableri (ni görmek) den kat'iyyen mahrumdurlar.
Hayır doğrusu onlar, o gün Rabblarından kesinlikle mahrumdurlar.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Hayır! Şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
Hayır, doğrusu onlar, o gün Rablerinden perdelenmişlerdir.
Hayır, hayır! O gün onlar Rablerinden (onun rahmetinden) kesinlikle mahrum kalacaklar. dipnot 1
Sakın siz böyle yapmayın. Çünkü bunlar o gün Rablerinden uzak tutulacaklardır.
Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab’lerinden (görmekten) mahrum olanlardır.
-Hayır! Gerçek şu ki, onlar o gün Rab'lerinden mahrum olanlardır.
Hayır! Onlar o gün Rablerine karşı tam bir şekilde perdelenmişlerdir.
Mutaffifîn suresi, 16. ayet. ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
Sonra, şüphesiz ki onlar cehenneme girecekler.
sonra onlar gözleri faltaşı gibi açan bir azaba sokulacaklar;
ve sonra kesinlikle yakıcı ateşe girecekler
Sonra, muhakkak ki onlar ateşe gireceklerdir.
Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.
Sonra onlar cehenneme girerler.
Sonra, kesinlikle yakıcı ateşe gireceklerdir.
- Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.
Ve böylece onlar cehenneme atılır.
Ve böylece onlar cehenneme atılır.
Sonra onlar, mutlaka cehenneme yaslanacak
Sonra onlar muhakkak Cahime yaslanacaklar
Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.
Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.
Sonra onlar, Cehennem'e girecekler.
Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme yollanacaklardır.
Sonra onlar muhakkak ve muhakkak o alevli cehenneme gireceklerdir.
Sonra onlar, muhakkak cehenneme yuvarlanacaklardır.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Sonra da Cehennem'e atılacaklardır.
Sonra onlar, elbette cehenneme gireceklerdir.
Sonra o yakıcı ateşe kesinlikle girip kalacaklar. dipnot 1
Sonra o alevli ateşte kızaracaklardır.
Sonra da onlar Cehennem'e sokulacaktır.
Sonra da onlar cehenneme atılacaklardır.
Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.
Mutaffifîn suresi, 17. ayet. ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
Sonra (kendilerine) "Yalanlamış olduğunuz (cehennem) işte budur." denecektir. dipnot 1
sonra kendilerine denilecek ki: "işte sizin yalanlamayı adet edindiğiniz hakikat budur".
ve kendilerine, "Bu, işte sizin yalanlamaya düşkün olduğunuz (şey)dir!" denilecek.
Sonra: "İşte bu, yalanladığınız şeydir" denilir.
Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.
Sonra, şöyle denilecek: "İşte, yalanladığınız budur!"
- Sonra onlar cehenneme gireceklerdir. Sonra kendilerine, "İşte yalanladığınız budur" denilecektir.
"Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur" denir.
'Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur' denir.
Sonra da onlara: "İşte bu, sizin yalanlayıp durduğunuz!" denilecek.
Sonra da denecek: işte bu, sizin o tekzib edip durduğunuz
Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.
Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.
Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.
Sonra onlara: "İşte sizin yalanladığınız (şey) budur" denir.
Sonra da (onlara) "İşte (bu azab) sizin yalan saymakda devam etdiğiniz şeydir" denilecek.
Sonra da onlara; yalanlayıp durduğunuz işte budur, denilecektir.
(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.
Sonra da onlara; “Yalanlamış olduğunuz işte budur!” denilecek.
Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.
Sonra onlara: "İşte bu, hakkında yalana sarılıp durduğunuz şeydir! dipnot 1 " denilecek.
Sonra onlara şöyle denecektir: "İşte sizin yalan saydığınız budur."
Sonra da onlara denilecek ki: Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.
Sonra da onlara denilecek ki: -Bu yalanlamış olduğunuz şeydir.
Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.