Mutaffifîn suresi · 29–36. ayetler

Dünyada gülenler, ahirette gülünenler

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mutaffifîn suresi, 29. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 29. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne var ki günah bataklığına gömülmüş olanlar, bir zamanlar iman edenlere gülerlerdi;

    Muhammed Esed

    Bakın, kendilerini günaha kaptıranlar, imana erenlere gülerler

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki o suç işleyenler iman edenlere gülerlerdi.

    Ali Bulaç

    Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler,' kimi iman edenlere gülüp geçerlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, suçlu olanlar, inananlara gülüyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Suçlular, dünyada inananlara gülerlerdi.

    Edip Yüksel

    Suçlular, iman edenlere gülerlerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Suçlular, inananlara gülerlerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evet, o günah işleyenler, iman edenlere gülüyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet, o cürm işleyenler iyman edenlere gülüyorlardı

    Erhan Aktaş

    Suçlular, dünyada İman Edenlere gülüyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Suçlular, dünyada iman edenlere gülüyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Suçlular, dünyada iman edenlere gülüyorlardı.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, 'suç ve günah işleyenler' kimi inananlara gülüp geçerlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, günah işleyen (o kafir) ler iman edenlerden kimine gülerlerdi.

    İbni Kesir

    Doğrusu suç işlemiş olanlar; mü'minlere, gülerlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

    Süleyman Ateş

    Suç işleyenler, inananların üstüne gülerlerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Suça dalan o kimseler, bu müminlere gülerlerdi.

    Şaban Britch

    Suç/günah işlemiş olanlar, iman edenlere gülüyorlardı.

    Şaban Piriş

    Suç/günah işlemiş olanlar, iman edenlere gülüyorlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki, suça batmış olanlar, iman sahiplerine gülerlerdi.

  2. Mutaffifîn suresi, 30. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 30. ayet. وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ

    Diyanet İşleri

    Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    Onlara uğradıklarında birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    ve ne zaman onlarla karşılaşsalar kaş göz ederlerdi;

    Muhammed Esed

    ve ne zaman yanlarından geçseler birbirlerine (istihza ile) göz kırparlar;

    Ahmed Hulusi

    Onlara rastladıklarında, birbirlerine göz kırparlar, alay ederlerdi.

    Ali Bulaç

    Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.

    Ali Rıza Safa

    Üstelik yanlarından geçerken, kaş-göz oynatıyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Yanlarından geçtiklerinde kaş-göz işaretleriyle onlarla alay ederlerdi.

    Edip Yüksel

    Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kaş edip küçümserlerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yanlarından geçtikleri zaman da birbirlerine göz kaş edip küçümserlerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onlara uğradıklarında birbirlerine göz kırpıyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve onlara uğradıkları zaman birbirlerine göz kırpıyorlardı

    Erhan Aktaş

    İman Edenler yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnananlar yanlarından geçerlerken, birbirlerine kaş-göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

    Gültekin Onan

    Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş göz ederlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    (Mü'minler) yanlarından geçerlerken birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.

    İbni Kesir

    Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine göz kırparlardı.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz işaretleri yaparlardı.

    Süleyman Ateş

    Onların yanından geçtikleri zaman birbirlerine kaş göz eder(ek onları küçümser)lerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yanlarından geçerlerken de birbirlerine kaş göz ederlerdi!

    Şaban Britch

    Onların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ediyorlardı.

    Şaban Piriş

    Onların yanlarından geçtiklerinde birbirlerine kaş göz ediyorlardı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Onların yanlarından geçerken birbirlerine kaş göz işareti yaparlardı.

  3. Mutaffifîn suresi, 31. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 31. ayet. وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ

    Diyanet İşleri

    Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.

    Mustafa İslamoğlu

    ve kafadarları arasına döndüklerinde ise keyifle (anlatırlardı);

    Muhammed Esed

    ve kendileriyle aynı görüşteki insanlara geri döndüklerinde de keyif ve neşeyle dönerler;

    Ahmed Hulusi

    Kendi ehillerine (ailelerine, yandaşlarına) döndüklerinde, keyiflenmiş mutlu dönerlerdi.

    Ali Bulaç

    Kendi yakınlarına döndükleri zaman neşeyle dönerlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.

    Ali Rıza Safa

    Ailelerine döndüklerinde, sevinçle dönüyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Ailelerinin yanlarına döndüklerinde, inananlarla alay ettiklerinden dolayı sevinç içinde dönerlerdi.

    Edip Yüksel

    Taraftarlarının yanına döndükleri zaman da alaya alırlardı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Taraftarlarının yanına döndükleri zaman da alaya alırlardı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evlerine döndükleri zaman zevklenerek dönüyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve evlerine döndükleri zaman zevklanarak dönüyorlardı

    Erhan Aktaş

    Yandaşlarına döndükleri zaman da neşelenmiş olarak dönüyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yandaşlarına döndükleri zaman da neşelenmiş olarak dönüyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yandaşlarına döndükleri zaman da neşelenmiş olarak dönüyorlardı.

    Gültekin Onan

    Kendi ehillerine (yakınlarına) döndükleri (kalebu) zaman neşeyle dönerlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Aailelerine döndükleri vakit (bu maskaralıklarından) zevk duyarak dönerlerdi.

    İbni Kesir

    Ailelerinin yanına döndüklerinde, eğlenerek dönerlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ailelerine döndükleri zaman zevk duyarak dönerlerdi.

    Süleyman Ateş

    Ailelerine döndükleri zaman da (yaptıklarıyle övünüp) eğlenmeye başlarlardı.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Eş ve dostlarına döndüklerinde sevinç içinde dönerlerdi.

    Şaban Britch

    Ailelerinin yanına döndüklerinde alaylarından dolayı mutlu dönerlerdi.

    Şaban Piriş

    Ailelerinin yanına döndüklerinde alay ederek dönerlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ailelerine döndüklerinde, gülüp eğlenmeye koyulurlardı.

  4. Mutaffifîn suresi, 32. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 32. ayet. وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ

    Diyanet İşleri

    Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

    Mehmet Okuyan

    Onları (müminleri) gördüklerinde ise "Şüphesiz ki bunlar sapkınlardır!" derlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    ve iman edenleri her gördüklerinde "Bunlar iyiden sapıtmış" derlerdi.

    Muhammed Esed

    ve ne zaman (inananları) görseler, onlara: "Yazık, bu (insa)nlar doğru yoldan sapmış!" derler.

    Ahmed Hulusi

    Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "Muhakkak ki bunlar, elbette sapkınlardır" derlerdi.

    Ali Bulaç

    Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.

    Ali Rıza Safa

    Ve onları gördüklerinde; "Bunlar, doğru yoldan iyice çıkmış!" diyorlardı.

    Bayraktar Bayraklı

    Müminleri gördüklerinde, "Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır" derlerdi.

    Edip Yüksel

    Onları gördüklerinde, "Bunlar sapıklardır!" derlerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları gördüklerinde, 'Bunlar sapıklardır!' derlerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İnananları gördüklerinde: "İşte bunlar sapıklar!" diyorlardı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı

    Erhan Aktaş

    İman Edenleri gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

    Gültekin Onan

    Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Onları gördükleri zaman "Bunlar muhakkak sapıklardır" terlerdi.

    İbni Kesir

    Onları gördükleri vakit; muhakkak bunlar sapıklardır, derlerdi.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onları gördüklerinde: "Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır" derlerdi.

    Süleyman Ateş

    İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onları gördüklerinde "Bunlar tam sapık" derlerdi.

    Şaban Britch

    Onları gördükleri zaman: "İşte bunlar, doğru yoldan sapmış" derlerdi.

    Şaban Piriş

    Onları gördükleri zaman: -İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.

  5. Mutaffifîn suresi, 33. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 33. ayet. وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ

    Diyanet İşleri

    Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) onların (müminlerin) üzerine koruyucular (muhafız) olarak gönderilmemişlerdi.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki onlar, mü'minlerin inancına müfettiş olarak gönderilmiş değiller.

    Muhammed Esed

    Oysa onlara, başkaları(nın inançları) üzerinde gözetleyicilik görevi verilmiş değildir.

    Ahmed Hulusi

    Halbuki onlar (iman edenler) üzerine koruyucular olarak irsal olunmadılar!

    Ali Bulaç

    Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

    Ali Özek ve heyeti

    Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.

    Ali Rıza Safa

    Oysa onların üzerine gözetmen olarak gönderilmemişlerdi.

    Bayraktar Bayraklı

    Oysa kendileri, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.

    Edip Yüksel

    Oysa onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Oysa onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Halbuki inananların üzerlerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki üzerlerine gözcü gönderilmemişlerdi

    Erhan Aktaş

    İman Edenlerin üzerlerine gözetici olarak gönderilmediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İman Edenlerin inançlarını sorgulamak onlara düşmezdi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İnananların üzerlerine gözetici olarak gönderilmediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanların inançlarını sorgulamak onlara düşmezdi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnananların üzerlerine gözetici olarak gönderilmediler. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnanların inançlarını sorgulamak onlara düşmezdi.

    Gültekin Onan

    Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.

    Hasan Basri Çantay

    Halbuki onlar (mü'minlerin) üzerlerine gözcüler olarak gönderilmemişlerdi.

    İbni Kesir

    Halbuki onlar, bunların üzerine gözcüler olarak gönderilmemişlerdir.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hâlbuki onlar, Müminlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

    Süleyman Ateş

    Oysa kendileri, onların üzerine bekçi gönderilmemişlerdi.

    Süleymaniye Vakfı

    Oysa onların başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi. dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın elçisi dahi insanların başına bekçi olarak gönderilmemiştir (Nisa 4/80, En'am 6/104, 107). Durum böyleyken, kafirlerin müminler hakkında böyle bir görevi ya da yetkisi asla olamaz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Oysa onlara gözcülük yapsınlar diye gönderilmemişlerdi.

    Şaban Britch

    Oysa onlara bekçi olarak da gönderilmemişlerdi.

    Şaban Piriş

    Oysa onlara bekçi olarak da gönderilmemişlerdi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Oysaki kendileri, inananlar üzerine bekçi gönderilmemişti.

  6. Mutaffifîn suresi, 34. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 34. ayet. فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ

    Diyanet İşleri

    İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35) İman edenler de bugün, koltuklar üzerinde (onlara) bakarak kâfirlere gülerler.

    Mustafa İslamoğlu

    Fakat bugün iman edenler küfrü hayat tarzı edinenlere gülecekler:

    Muhammed Esed

    (Hesap) Günü ise, imana ermiş olanlar (geçmişte) hakikati inkar edenler(in halin)e gülecekler

    Ahmed Hulusi

    Bu süreçte de iman edenler, o gerçeği reddeden o perdelilere gülüyorlar!

    Ali Bulaç

    Artık bugün, iman edenler, kafir olanlara gülmektedirler.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler.

    Ali Rıza Safa

    Artık bugün, inananlar, nankörlük edenlere gülüyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün de, inananlar inkar edenlere gülecekler. Koltuklarına kurulup seyredecekler.

    Edip Yüksel

    Bugün de iman edenler inkarcılara güler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bugün de inananlar inkarcılara güler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte bugün de inananlar, kafirlere gülecekler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte bugün de iyman edenler kafirlere gülecekler

    Erhan Aktaş

    Artık bugün İman Edenler, Kafirlere gülüyorlar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Artık bugün iman edenler, Kafirlere gülüyorlar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Artık bugün iman edenler, gerçeği yalanlayan nankörlere gülüyorlar.

    Gültekin Onan

    Artık bugün inananlar, kafirlere gülmektedirler.

    Hasan Basri Çantay

    işte bu gün de iman edenler o kafirlere gülüyorlar,

    İbni Kesir

    İşte bugün de iman edenler, o kafirlere gülerler.

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bugün Müminler kâfirlere gülerler.

    Süleyman Ateş

    İşte bugün de inananlar kafirlerin üstüne gülerler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu gün de bu müminler o kafirlere gülerler.

    Şaban Britch

    Bugün de iman edenler, kâfir olanlara gülerler.

    Şaban Piriş

    Bugün de iman edenler, kafir olanlara gülerler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte bugün, iman sahipleri, küfre batmışlara gülüyorlar.

  7. Mutaffifîn suresi, 35. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 35. ayet. عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35) İman edenler de bugün, koltuklar üzerinde (onlara) bakarak kâfirlere gülerler.

    Mustafa İslamoğlu

    Ebedi huzur ve saadet makamında (rahatlarına) bakacaklar.

    Muhammed Esed

    (çünkü, cennette) sedirlerin üstünde (uzanmış şekilde) bakınıp duracaklar ve (kendi kendilerine diyecekler):

    Ahmed Hulusi

    Koltuklar üzerinde nazar ediyor oldukları halde.

    Ali Bulaç

    Tahtlar üzerinde bakıp seyretmek suretiyle.

    Ali Özek ve heyeti

    Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

    Ali Rıza Safa

    Sedirlerin üzerinde seyrediyorlar.

    Bayraktar Bayraklı

    - O gün de, inananlar inkar edenlere gülecekler. Koltuklarına kurulup seyredecekler.

    Edip Yüksel

    Koltuklar üzerinde bakarlar:

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Koltuklar üzerinde bakarlar:

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Koltuklar üzerinde bakacaklar (kendileriyle eğlenen kafirlerin cehenneme nasıl yaslandıklarını seyredecekler).

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Erikeler üzerinde nazar edecekler

    Erhan Aktaş

    Tahtlar üzerinde seyirdeler:

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tahtlar üzerinde seyirdeler:

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tahtlar üzerinde seyirdeler:

    Gültekin Onan

    Tahtlar üzerinde bakıp seyretmek suretiyle.

    Hasan Basri Çantay

    (süslü) tahtlar üzerinde (onlara) bakarak.

    İbni Kesir

    Tahtlar üzerinde, bakarak,

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

    Süleyman Ateş

    Divanlar üzerinde (oturup) bakarlar:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sedirler üzerinden onlara bakarlar.

    Şaban Britch

    Koltuklarına yaslanıp bakarlar.

    Şaban Piriş

    Tahtlarına yaslanıp bakarlar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Koltuklar üzerinde seyrediyorlar.

  8. Mutaffifîn suresi, 36. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mutaffifîn suresi, 36. ayet. هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

    Mehmet Okuyan

    Kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [süvvibe] fiili "karşılık verilmek", "sevap (!) verilmek", "azap elbisesi giydirilmek" anlamlarında kafirlere yönelik alaycılık içermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Nasıl? Küfrü hayat tarzı edinenler yapa geldiklerinin 'sevabına' (!) nail olabilmişler mi bari!?

    Muhammed Esed

    "Bu hakikat inkarcıları, yapmaya düşkün oldukları şeyler için mi (böyle) cezalandırılıyorlar?"

    Ahmed Hulusi

    Hakikati inkar edenler yaptıklarının sonucunu yaşıyorlar mı işte böyle!

    Ali Bulaç

    Nasıl, kafir olanlar, işlediklerinin 'feci karşılığını' gördüler mi?

    Ali Özek ve heyeti

    Kâfirler, yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elbette buldular.)

    Ali Rıza Safa

    Nankörlük edenlere, yaptıklarının karşılığı mı verildi?

    Bayraktar Bayraklı

    "İnkar edenler yaptıklarının karşılığını aldılar mı?" diyecekler.

    Edip Yüksel

    İnkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkarcılar yaptıklarıyla cezalandılar mı diye.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nasıl, kafirler ettiklerinin cezasını buldular mı?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Nasıl kafirler ettiklerinin cezasını buldular mı?

    Erhan Aktaş

    "Kafirler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Kafirler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Gerçeği yalanlayan nankörler, yaptıkları şeylerin karşılığını buldular mı?" diye.

    Gültekin Onan

    Nasıl, kafirler işlediklerinin 'feci karşılığını' gördüler mi?

    Hasan Basri Çantay

    (Nasıl) o kafirler işleyegeldilclerinin cezasına çarpıldı (lar) mı?!

    İbni Kesir

    O küfredenler, yapageldiklerinin cezasına çarptırıldılar mı diye?

    Mehmet Alagaş

    (29-36) Suç işleyenler / cürüm işleyenler, İman edenlere gülüyorlardı , yanlarından geçerlerken kaş göz ederlerdi , yakın çevrelerine döndükleri zamanda keyifli hale dönüşürlerdi, onları / iman edenleri gördüklerinde ise işte sapıklar şunlar derlerdi. İman edenler onlara bekçi / muhafız olarak gönderilmemişlerdi , bugün de iman edenler koltuklarından izleyerek kafirlere gülüyorlar, kafirler, yaptıklarından dolayı ödüllenmişler mi?

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirler yapmakta olduklarının karşılığını gördüler mi?

    Süleyman Ateş

    "Kafirler, yaptıklarıyle cezalandılar mı?" diye.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "O kafirler dipnot 1 ettiklerini gerçekten buldular mı?" diye.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ı ve ayetlerini görmezlikten gelenler

    Şaban Britch

    Kâfirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diye.

    Şaban Piriş

    -Kafirler, yaptıklarının cezasını gördüler mi? diye.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nankör kafirler, yapmış olduklarıyla ödüllendirildiler mi?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.