Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 2. ayet

Mutaffifîn suresi, 2. ayet. ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

elleẕîne iẕe-ktâlû `ale-nnâsi yestevfûn.

Diyanet İşleri

Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 1–5 · surenin 2. ayeti / 36

Konu Ölçüde ve tartıda hile yapanlar Mutaffifîn 1–6 3

  1. Mutaffifîn 1

    Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline!

  2. 2

    Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.

  3. Mutaffifîn 3

    Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.

  4. Mutaffifîn 4–5

    (4-6) Onlar, büyük bir gün; insanların, alemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.

1. “Vay haline!” Azap ve ceza bildiren bir ifadedir. “Eksik ölçüp tartan (hilekarların) vay haline!” Yüce Allah bu hilekarları şu buyruklarla açıklamaktadır:

2. “Onlar ki insanlardan” onlardaki haklarının karşılığını “aldıklarında tastamam alırlar.” Eksik almazlar.

3. “Ama onlara” insanlara, onların haklarını “ölçü yahut tartı ile verdiklerinde” onlara “eksik verirler.” Bu da ya eksik ölçüp tartan aletlerle yahut ölçü ve tartıyı tam yapmamakla ya da başka bir yolla olur. Bu, insanların mallarını çalmak ve onlara adaletli davranmamaktır.

Bu insanların mallarını ölçü ve tartı ile eksik verenlere bir tehdit olduğuna göre onların mallarını zorla ve hırsızlık yolu ile alanların böyle bir tehdide maruz kalmaları -eksik ölçüp tartanlara göre- öncelikle söz konusudur.

Âyet-i kerime şunu da göstermektedir: İnsan başkalarındaki hakkını aldığı gibi onların haklarını da -mal ve muamelâtta- aynı şekilde eksiksiz vermelidir. Hatta bu buyrukların kapsamına delil getirme ve münazara da girmektedir. Karşılıklı münazara yapıp tartışanlar arasında adet olduğu üzere her bir kişi, kendi lehinde olan delillere sıkı sıkıya yapıştığı gibi hasmının lehine olan ve onun bilmediği delilleri de açıklamalıdır. Kendi delillerini tetkik ettiği gibi hasmının delillerini de tetkik edebilmelidir. İşte böyle bir konumda insanın insaflı mı olduğu yoksa fikrine taasupla bağlanan biri mi olduğu, alçakgönüllü mü olduğu yoksa kibirli bir kişi mi olduğu, akıllı mı olduğu yoksa kıtakıllı mı olduğu ortaya çıkar.

Yüce Allah’tan her hayra bizleri muvaffak kılmasını dileriz.

4-6. Daha sonra Yüce Allah, eksik ölçüp tartanları tehdit etmekte, onların hallerine ve durumlarını sürdürmelerine hayretle şöyle buyurmaktadır: “Bu kimseler diriltileceklerini hiç düşünmezler mi?…” O halde onları eksik ölçüp tartma hususunda yüreklendiren, âhiret gününe iman etmeyişleridir. Yoksa o güne iman etselerdi, Allah’ın huzurunda duracaklarını ve O’nun azın da çoğun da hesabını kendilerinden soracağını bilselerdi, bu işten vazgeçerlerdi, bundan tevbe ederlerdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, başkalarından aldıklarını ölçtüklerinde haklarına tastamam eksiksiz olarak bağlılık gösterenlerdir.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar
  2. إِذَا iza zaman
  3. ٱكْتَالُوا۟ ktalu bir şey ölçüp aldıkları kök: كيل
  4. عَلَى ala
  5. ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan kök: نوس
  6. يَسْتَوْفُونَ yestevfune ölçüyü tam yaparlar kök: وفي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar insanlardan (bir şey alırken) ölçtüklerinde (baskı yaparak) tam ölçerler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette [‘alâ] edatı kullanıldığı için burada kınanan davranış yalnızca satarken değil, alırken de karşı tarafa baskı ve zorbalık uygulanmasıdır.

Mustafa İslamoğlu

Kendileri başkalarından alacakları zaman noksansız isterler;

Muhammed Esed

Onlar, (öteki) insanlardan haklarını eksiksiz isterler;

Ahmed Hulusi

Onlar ki, insanlardan haklarını tam ölçüyle alırlar da;

Ali Bulaç

Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.

Ali Özek ve heyeti

İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,

Ali Rıza Safa

İnsanlardan ölçerek aldıklarında eksiksiz alırlar.

Bayraktar Bayraklı

- Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.

Edip Yüksel

Halktan bir şey aldıklarında ölçüyü tam uygularlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halktan bir şey aldıklarında ölçüyü tam uygularlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, insanlar üzerinden kendilerine ölçtüklerinde tam basarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki nas üzerinden kendilerine ölçtükleri zaman tam basarlar

Erhan Aktaş

Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, alırlarken tam olarak ölçer, tartarlar.

Gültekin Onan

Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.

Hasan Basri Çantay

Ki onlar insanlardan ölçekle aldıkları zaman (haklarını) tastamam alanlar,

İbni Kesir

Onlar ki; insanlardan bir şey aldıkları zaman kendileri ölçerek tam alırlar.

Mehmet Alagaş

(1-9) Ölçü ve tartıda hile yapanlara / eksik iş yapanlara yazıklar olsun, insanlardan alırlarken tam ve eksiksiz alırlar insanlara verirken yahut tartarken eksiltirler / kırarlar. Onlar gerçekten o azametli gün için tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı? O gün insanlar Alemlerin Rabbi için kalkacaklar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler.

Süleyman Ateş

Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlar insanlardan alırken ölçünün tam olmasını isteyen;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlardan alırken ölçünün tam olmasını isterler,

Şaban Britch

İnsanlardan/halktan aldıklarında tam alan,

Şaban Piriş

İnsanlardan/halktan aldıklarında tam alan..

Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar insanlardan alırken ölçüyü tam yaparlar,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When they buy from people they insist on a full measure that will not abate.

Abdul Haleem

who demand of other people full measure for themselves,

Abdullah Yusuf Ali

Those who, when they have to receive by measure from men, exact full measure,

Abul A'la Maududi

those who, when they take from others by measure, take their full share; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    At several places in the Quran, giving of short measure and weight has been condemned and measuring fully and weighing rightly has been stressed. In Surah Al-Anaam, it has been enjoined: You should use a full measure and a just balance. We charge one only with that much responsibility that one can bear. (verse 152). In Surah Bani Israil, it has been said: Give full measure when you measure and weigh with even scales. (verse 35). In Surah Ar-Rehman, it has been stressed: Do not upset the balance: weigh with equity and do not give short weight. (verses 8-9). The people of the Prophet Shuaib (peace be upon him) were punished for the reason that the evil of giving short measure and weight had become widespread among them and in spite of his counsel and advice they did not refrain from it.

Aisha Bewley

Those who, when they take a measure from people, exact full measure,

Al-Hilali & Khan

Those who, when they have to receive by measure from men, demand full measure,

Ali Quli Qarai

who, when they measure [a commodity bought] from the people, take the full measure,

Amatul Rahman Omar

When they receive measure from other people they receive in full (not allowing the least shortage and loss),

Arthur John Arberry

when they measure against the people, take full measure

Bijan Moeinian

The ones who insist to get their money’s worth but when it comes to them, …

E. Henry Palmer

who when they measure against others take full measure;

Edip-Layth

Those who when they are receiving any measure from the people, they take it in full.

George Sale

who, when they receive by measure from other men, take the full;

Hamid S. Aziz

Who, when they take the measure of their dues from men take it fully,

Mahmoud Ghali

Who, when they measure against mankind, (i. e., when they take from others) take full (measure),

Marmaduke Pickthall

Those who when they take the measure from mankind demand it full,

Mohamed Ahmed - Samira

Who insist on being given full when they take from others,

Muhammad Asad

those who, when they are to receive their due from [other] people, demand that it be given in full –

Mustafa Khattab

Those who take full measure ˹when they buy˺ from people,

Progressive Muslims

Those who when they are receiving any measure from the people, they take it in full.

Rashad Khalifa

Who demand full measure when receiving from the people.

Sahih International

Who, when they take a measure from people, take in full.

Sam Gerrans

Those who, when they take measure from men, take in full,

Shabbir Ahmed

Those who demand full measure when receiving from people.

Syed Vickar Ahamed

Those who demand full measure, when they have to receive by measure from men,

Taqi Usmani

who, when they measure something to receive from people, take it in full,

The Monotheist Group

Those who when they are receiving any measure from the people, they take it in full.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩