Mutaffifîn suresi

Mutaffifîn suresi, 12. ayet

Mutaffifîn suresi, 12. ayet. وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ

vemâ yükeẕẕibü bihî illâ küllü mü`tedin eŝîm.

Diyanet İşleri

Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mutaffifîn 9–15 · surenin 12. ayeti / 36

Konu Siccîn ve yalanlayanlar Mutaffifîn 7–17 3

  1. Mutaffifîn 9

    O, yazılmış bir kitaptır.

  2. Mutaffifîn 10–11

    (10-11) O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!

  3. 12

    Onu, ancak her azgın, günahkar kimse inkar eder.

  4. Mutaffifîn 13

    Ona ayetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.

  5. Mutaffifîn 14

    Hayır, hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.

  6. Mutaffifîn 15

    Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 10–13. ayetler için yazılmıştır.

10-11. “O gün yalanlayanların vay haline!” Daha sonra şu buyruğu ile bunların kim olduğunu açıklamaktadır: “Onlar ki o hesap gününü yalanlarlar.” Yani Allah’ın insanların amellerinin karşılığını kendilerine vereceği gün olan o ceza (amelerin karşılık) gününü yalanlarlar.

12. “Halbuki onu” Allah’ın haram sınırlarını çiğneyen, helali aşarak harama dalmak sureti ile “haddi aşan ve çok günahkâr kimseden başkası yalanlamaz.” İşte böylesinin haddi aşması kendisini yalanlamaya iter, büyüklenmesi de hakkı reddetmesini gerektirir. Bundan dolayı şöyle buyrulmaktadır:

13. “Böylesine” hakka ve peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğuna delil teşkil eden “âyetlerimiz okunduğunda” onları yalanlar, onlara karşı inatla durur ve: Bunlar “Öncekilerin efsaneleri” yani daha önce geçmiş olanların akıl almaz sözleri, geçip gitmiş ümmetlerin kıssalarıdır. Bunlar, Allah’tan gelmiş şeyler değildir, “der” ve büyüklenerek, inat ederek bunları söyler.

İnsaf edip de maksadı apaçık hakkı görmek olan kimselere gelince onlar, hesap gününü yalanlamazlar. Çünkü Yüce Allah’ın hesap gününün gerçekliğine dair ortaya koymuş olduğu kesin delil ve belgeler, onun kesin bir gerçek olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki bu günün gerçekliği onlar için gözlerin güneşi görmesi kadar açık bir gerçektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O günü ancak Allah’ın sınırlarını çiğnemiş, çok günahkâr olan kimselerden başkası yalanlamaz.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma
  2. يُكَذِّبُ yukezzibu yalanlamaz kök: كذب
  3. بِهِۦٓ bihi onu
  4. إِلَّا illa başkası
  5. كُلُّ kullu her kök: كلل
  6. مُعْتَدٍ mua'tedin saldırgan kök: عدو
  7. أَثِيمٍ esimin günahkardan kök: اثم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onu günahkâr azgınlardan başkası yalanlamaz.

Mustafa İslamoğlu

halbuki onu ancak haddi aşan günahkarlar yalanlar:

Muhammed Esed

oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler (ve) günaha batmış (olan)lar dışında kimse onu yalanlamaz:

Ahmed Hulusi

Onu yaşayacağını yalnızca her haddi aşan suçlular yalanlar!

Ali Bulaç

Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

Ali Özek ve heyeti

Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.

Ali Rıza Safa

Sınır tanımayan suçludan başkası onu yalanlamaz.

Bayraktar Bayraklı

- Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkarlardan başkası yalanlamaz.

Edip Yüksel

Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu ancak azgın günahkarlar yalanlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki onu ancak her bir haddini aşgın, günaha düşgün, tekzib eder

Erhan Aktaş

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onu haddi aşan günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Gültekin Onan

Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.

Hasan Basri Çantay

Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günaha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.

İbni Kesir

Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.

Mehmet Alagaş

(7-28) Hayır ahlaksızların / yırtıkların / füccarın kaydı / kitabı siccindedir, sen siccin nedir bilebildin mi? / idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır, yalanlayanlara yazıklar olsun, hesap verme gününü yalanlıyorlar, azgın her günahlı onu yalanlar, ona ayetlerimiz okunduğu vakit evvelkilerin masalları / satırları derler. Hayır! bilakis yap tıklarından ötürü kalpleri pas bağlamıştır, hayır o gün onlar Rablerine bakamaz haldedirler /perdelenmişlerdir / mahcupturlar, sonra onlar kesinlikle cehenneme yollanacaklardır, sonra onlara işte yalanladığınız bu! denilecektir. Hayır iyilerin kaydı / kitabı Illiyyindedir. Sen ılliyyin nedir idrak edebildin mi? Rakamlaşmış kitaptır , y akınlaşanlar ona tanıktır / şahittir. İyiler nimetler içindedirler, koltuklar üzerinde bakarlar, nimetlerin sevinç ışıltıları olan yüzlerinden onları tanırsın, İçmeleri için mühür kapaklı içecekler sunulur , içmesi bitiminde ise misk kokusu alınır , nefsi için imrenen buna imrensin , içerik özelliği / mizacı, tesnim kaynağındandır / gözesindendir, ondan yakın kılınmış olanlar içerler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu; ancak her azgın, günahkâr kimse yalanlar.

Süleyman Ateş

Onu, saldırgan, günahkardan başkası yalanlamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Saldırgan (aşırılık yapan) ve günaha düşkün olandan başkası o günü yalan saymaz.

Şaban Britch

Onu, her haddi aşan günahkârdan başkası yalanlamaz.

Şaban Piriş

Onu, her haddi aşan günahkardan başkası yalanlamaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No one denies it but a transgressing impudent sinner;

Abdul Haleem

Only the evil aggressor denies it:

Abdullah Yusuf Ali

And none can deny it but the Transgressor beyond bounds the Sinner!

Abul A'la Maududi

Yet none gives the lie to it except the transgressor immersed in sin;

Aisha Bewley

No one denies it except for every evil aggressor.

Al-Hilali & Khan

And none can deny it except every transgressor beyond bounds, (in disbelief, oppression and disobedience to Allâh) the sinner!

Ali Quli Qarai

and none denies it except every sinful transgressor.

Amatul Rahman Omar

No one can treat it as a lie except every sinful transgressor,

Arthur John Arberry

and none cries lies to it but every guilty aggressor.

Bijan Moeinian

No one denies the Day of Judgment except the one who is the most sinful.

E. Henry Palmer

but none shall call it a lie except every sinful transgressor,

Edip-Layth

None will deny it except every transgressor who knows no bounds.

George Sale

And none denieth the same as falsehood, except every unjust and flagitious person:

Hamid S. Aziz

And none deny it but the transgressors beyond bounds, the sinful one

Mahmoud Ghali

And in no way does anyone cry lies to it except every constantly vicious transgressor.

Marmaduke Pickthall

Which none denieth save each criminal transgressor,

Mohamed Ahmed - Samira

None denies it but the sinful transgressors.

Muhammad Asad

for, none gives the lie to it but such as are wont to transgress against all that is [and are] immersed in sin:

Mustafa Khattab

None would deny it except every evildoing transgressor.

Progressive Muslims

And none will deny it except every transgressor who knows no bounds.

Rashad Khalifa

None disbelieves therein except the transgressor, the sinful.

Sahih International

And none deny it except every sinful transgressor.

Sam Gerrans

And none denies it save every sinful transgressor.

Shabbir Ahmed

And none denies it but he who drags down his own progress by crossing the bounds of reason. (The Law of Cause and Effect easily appeals to reason).

Syed Vickar Ahamed

And none can deny it except the transgressor beyond limits, the sinner!

Taqi Usmani

And none denies it but every sinful transgressor.

The Monotheist Group

Andnone will deny it, except every transgressor, sinner.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mutaffifîn suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩