71. sure

Nûh Suresi نوح

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Nûh'un gönderilişi ve daveti 1–4 karşılaştır — Nûh'un gönderilişi ve daveti
  2. Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller 5–20 karşılaştır — Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller
  3. Kavmin tuzağı ve putlar 21–24 karşılaştır — Kavmin tuzağı ve putlar
  4. Helâk ve Nûh'un duası 25–28 karşılaştır — Helâk ve Nûh'un duası

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Nûh'un gönderilişi ve daveti 1–4

  1. Nûh suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 1. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    innâ erselnâ nûḥan ilâ ḳavmihî en enẕir ḳavmeke min ḳabli ey ye'tiyehüm `aẕâbün elîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz Nuh'u halkına, kendilerine acı veren bir azap gelmezden önce onları uyarması için gönderdik.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 1. ayet

  2. Nûh suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 2. ayet. قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    ḳâle yâ ḳavmi innî leküm neẕîrum mübîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey halkım! Ben, sizin için apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 2. ayet

  3. Nûh suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 3. ayet. أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ

    eni-`büdü-llâhe vetteḳûhü veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Allah'a kulluk edin, O'nun için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 3. ayet

  4. Nûh suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 4. ayet. يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    yagfir leküm min ẕünûbiküm veyüeḫḫirküm ilâ ecelim müsemmâ. inne ecele-llâhi iẕâ câe lâ yü'eḫḫar. lev küntüm ta`lemûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ki Allah, suçlarınızı bağışlasın ve size belirlenmiş bir sürenin sonuna kadar zaman versin. Kuşkusuz Allah'ın belirlediği süre dolunca, ertelenmez. Keşke bilenlerden olsaydınız.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 4. ayet

Nûh'un Rabbine şikâyeti ve saydığı deliller 5–20

  1. Nûh suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 5. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًا وَنَهَارًا

    ḳâle rabbi innî de`avtü ḳavmî leylev venehârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'im! Ben, Halkıma gece gündüz çağrıda bulundum." dedi.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 5. ayet

  2. Nûh suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 6. ayet. فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًا

    felem yezidhüm dü`âî illâ firârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Fakat benim çağrım, onların kaçışlarını daha da artırdı."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 6. ayet

  3. Nûh suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 7. ayet. وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًا

    veinnî küllemâ de`avtühüm litagfira lehüm ce`alû eṣâbi`ahüm fî âẕânihim vestagşev ŝiyâbehüm veeṣarru vestekberü-stikbârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Öyle ki onları ne zaman Senin bağışlayıcılığına çağırdıysam parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler dipnot 1 ısrarla kibirlendikçe kibirlendiler."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Gerçeği görmek istemediler. Gerçeği görmezden geldiler.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 7. ayet

  4. Nûh suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 8. ayet. ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا

    ŝümme innî de`avtühüm cihârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sonra onlara açık açık her fırsatta çağrıda bulundum."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 8. ayet

  5. Nûh suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 9. ayet. ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا

    ŝümme innî a`lentü lehüm veesrartü lehüm isrârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra onlara; çağrımı toplu olarak da, bire bir görüşerek de ilettim.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 9. ayet

  6. Nûh suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 10. ayet. فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًا

    feḳultü-stagfirû rabbeküm innehû kâne gaffârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'inizden bağışlanma dileyin. Kuşkusuz O, çok bağışlayandır." dedim.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 10. ayet

  7. Nûh suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 11. ayet. يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا

    yürsili-ssemâe `aleyküm midrârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Gökten üzerinize bol yağmur göndersin."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 11. ayet

  8. Nûh suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 12. ayet. وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًا

    veyümdidküm biemvâliv vebenîne veyec`al leküm cennâtiv veyec`al leküm enhârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Size mal mülk ve oğullarla dipnot 1 yardım etsin. Ve sizin için bahçeler yapsın, nehirler akıtsın."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Oğullar, Arapça'da "güç" anlamına gelen bir deyimdir.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 12. ayet

  9. Nûh suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 13. ayet. مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا

    mâ leküm lâ tercûne lillâhi veḳârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz?"

    Ayet detayı — Nûh suresi, 13. ayet

  10. Nûh suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 14. ayet. وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا

    veḳad ḫaleḳaküm aṭvârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Oysa O, sizi çeşitli aşamalardan geçirerek yarattı."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 14. ayet

  11. Nûh suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 15. ayet. أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا

    elem terav keyfe ḫaleḳa-llâhü seb`a semâvâtin ṭibâḳâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Allah'ın yedi göğü nasıl tabakalar halinde dipnot 1 yarattığını görmüyor musunuz?"

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Birbiriyle uyumlu.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 15. ayet

  12. Nûh suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 16. ayet. وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًا

    vece`ale-lḳamera fîhinne nûrav vece`ale-şşemse sirâcâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ve Ay'ı onların içinde bir nur, Güneş'i de kandil yaptı."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 16. ayet

  13. Nûh suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 17. ayet. وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًا

    vellâhü embeteküm mine-l'arḍi nebâtâ.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 17. ayet

  14. Nûh suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 18. ayet. ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا

    ŝümme yü`îdüküm fîhâ veyuḫricüküm iḫrâcâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sonra sizi toprağa döndürecek ve ardından bir çıkışla oradan çıkaracak."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 18. ayet

  15. Nûh suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 19. ayet. وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ بِسَاطًا

    vellâhü ce`ale lekümü-l'arḍa bisâṭâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Allah, yeryüzünü sizin için genişçe yaydı."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 19. ayet

  16. Nûh suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 20. ayet. لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا

    liteslükû minhâ sübülen ficâcâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Yolculuk etmeniz için orada geniş yollar yaptı."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 20. ayet

Kavmin tuzağı ve putlar 21–24

  1. Nûh suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 21. ayet. قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا

    ḳâle nûḥur rabbi innehüm `aṣavnî vettebe`û mel lem yezidhü mâlühû veveledühû illâ ḫasârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'im, kuşkusuz onlar bana asi oldular. Malı ve evladı kendisine zarardan başka bir şey artırmayan kimseye uydular." dedi.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 21. ayet

  2. Nûh suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 22. ayet. وَمَكَرُوا۟ مَكْرًا كُبَّارًا

    vemekerû mekran kübbârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Büyük tuzaklarla tuzak kurdular."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 22. ayet

  3. Nûh suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 23. ayet. وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا

    veḳâlû lâ teẕerunne âliheteküm velâ teẕerunne veddev velâ süvâ`av velâ yegûŝe veye`ûḳa venesrâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sakın ilahlarınızı bırakmayın; sakın Vedd'i, Suva'yı, Yeğus'u, Yeuka'yı ve Nesra'yı bırakmayın." dediler.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 23. ayet

  4. Nûh suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 24. ayet. وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا

    veḳad eḍallû keŝîrâ. velâ tezidi-żżâlimîne illâ ḍalâlâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Pek çoğunu saptırdılar. "Sen de bu zalimlerin kayıplarından başka bir şeylerini artırma!"

    Ayet detayı — Nûh suresi, 24. ayet

Helâk ve Nûh'un duası 25–28

  1. Nûh suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 25. ayet. مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًا

    mimmâ ḫaṭîâtihim ugriḳû feüdḫilû nâran felem yecidû lehüm min dûni-llâhi enṣârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, hataları nedeniyle suda boğuldular. Sonra ateşe atıldılar. Kendilerine Allah'tan başka yardımcı bulamadılar. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a karşı kendilerine yardım edebilecek kimse bulamadılar.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 25. ayet

  2. Nûh suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 26. ayet. وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا

    veḳâle nûḥur rabbi lâ teẕer `ale-l'arḍi mine-lkâfirîne deyyârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Nuh: "Rabb'im! Gerçeği yalanlayan nankörlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma." dedi.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 26. ayet

  3. Nûh suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 27. ayet. إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا

    inneke in teẕerhüm yüḍillû `ibâdeke velâ yelidû illâ fâciran keffârâ.

    Ayet detayı — Nûh suresi, 27. ayet

  4. Nûh suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Nûh suresi, 28. ayet. رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا

    rabbi-gfir lî velivâlideyye velimen deḫale beytiye mü'minev velilmü'minîne velmü'minât. velâ tezidi-żżâlimîne illâ tebârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabbim! Beni, annemi, babamı ve mü'min olarak evime girenleri ve mü'min erkekleri ve mü'min kadınları bağışla. Zalimlerin yalnızca tükenişlerini arttır."

    Ayet detayı — Nûh suresi, 28. ayet