29. sure

Ankebût Suresi العنكبوت

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar 1–13 karşılaştır — İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar
  2. Nûh, İbrâhim ve Lût 14–27 karşılaştır — Nûh, İbrâhim ve Lût
  3. Lût kavminin helâki 28–35 karşılaştır — Lût kavminin helâki
  4. Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân 36–40 karşılaştır — Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân
  5. Örümcek ağı meseli 41–44 karşılaştır — Örümcek ağı meseli
  6. Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma 45–49 karşılaştır — Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma
  7. Mucize isteği ve azabın acele istenmesi 50–55 karşılaştır — Mucize isteği ve azabın acele istenmesi
  8. "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık 56–63 karşılaştır — "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık
  9. Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler 64–69 karşılaştır — Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar 1–13

  1. Ankebût suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 1. ayet

  2. Ankebût suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 2. ayet. أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتْرَكُوٓا۟ أَن يَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

    eḥasibe-nnâsü ey yütrakû ey yeḳûlû âmennâ vehüm lâ yüftenûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 2. ayet

  3. Ankebût suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 3. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْكَٰذِبِينَ

    veleḳad fetenne-lleẕîne min ḳablihim feleya`lemenne-llâhü-lleẕîne ṣadeḳû veleya`lemenne-lkâẕibîn.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 3. ayet

  4. Ankebût suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 4. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَسْبِقُونَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    em ḥasibe-lleẕîne ya`melûne-sseyyiâti ey yesbiḳûnâ. sâe mâ yaḥkümûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 4. ayet

  5. Ankebût suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 5. ayet. مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    men kâne yercû liḳâe-llâhi feinne ecele-llâhi leâtin. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 5. ayet

  6. Ankebût suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 6. ayet. وَمَن جَٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَٰهِدُ لِنَفْسِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemen câhede feinnemâ yücâhidü linefsih. inne-llâhe leganiyyün `ani-l`âlemîn.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 6. ayet

  7. Ankebût suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 7. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَحْسَنَ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenükeffiranne `anhüm seyyiâtihim velenecziyennehüm aḥsene-lleẕî kânû ya`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 7. ayet

  8. Ankebût suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 8. ayet. وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حُسْنًا وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَآ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    veveṣṣayne-l'insâne bivâlideyhi ḥusnâ. vein câhedâke litüşrike bî mâ leyse leke bihî `ilmün felâ tüṭi`hümâ. ileyye merci`uküm feünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (8-9) Biz insana anne babasına güzel davranmasını önerdik / tavsiye ettik, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana şirk koşman konusunda seninle uğraşırlarsa o ikisine de uyma /itaat etme, sizin dönüşleriniz banadır, yapıyor olduklarınızın haberini bildireceğim. İman edip Islah edicilik yapanları ıslah ediciler arasına katacağız. 10,11, (İNSANLARIN AZABI İLE ALLAHIN AZABI EŞİT MİDİR? Allah’a iman ettim diyenlerden kimi insanlar, Allah konusunda bir eziyet görürse İnsanların sınamasını Allah’ın azabı ile eşit tutar. Allah’ın yardımı geldiği zaman da (utanmadan) biz de sizlerle beraberdik derler , Allah alemlerin göğsünde var olanı bilen değil midir? Allah elbette iman edenleri de bilir münafık olanları da olmadıkları şekilde görünenleri de bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 8. ayet

  9. Ankebût suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 9. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِى ٱلصَّٰلِحِينَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenüdḫilennehüm fi-ṣṣâliḥîn.

    Mehmet Alagaş

    (8-9) Biz insana anne babasına güzel davranmasını önerdik / tavsiye ettik, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana şirk koşman konusunda seninle uğraşırlarsa o ikisine de uyma /itaat etme, sizin dönüşleriniz banadır, yapıyor olduklarınızın haberini bildireceğim. İman edip Islah edicilik yapanları ıslah ediciler arasına katacağız. 10,11, (İNSANLARIN AZABI İLE ALLAHIN AZABI EŞİT MİDİR? Allah’a iman ettim diyenlerden kimi insanlar, Allah konusunda bir eziyet görürse İnsanların sınamasını Allah’ın azabı ile eşit tutar. Allah’ın yardımı geldiği zaman da (utanmadan) biz de sizlerle beraberdik derler , Allah alemlerin göğsünde var olanı bilen değil midir? Allah elbette iman edenleri de bilir münafık olanları da olmadıkları şekilde görünenleri de bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 9. ayet

  10. Ankebût suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 10. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemine-nnâsi mey yeḳûlü âmennâ billâhi feiẕâ ûẕiye fi-llâhi ce`ale fitnete-nnâsi ke`aẕâbi-llâh. velein câe naṣrum mir rabbike leyeḳûlünne innâ künnâ me`aküm. eveleyse-llâhü bia`leme bimâ fî ṣudûri-l`âlemîn.

    Bu ayetin Mehmet Alagaş mealinde karşılığı kaynakta yok.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 10. ayet

  11. Ankebût suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 11. ayet. وَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ

    veleya`lemenne-llâhü-lleẕîne âmenû veleya`lemenne-lmünâfiḳîn.

    Bu ayetin Mehmet Alagaş mealinde karşılığı kaynakta yok.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 11. ayet

  12. Ankebût suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 12. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبِعُوا۟ سَبِيلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَٰيَٰكُمْ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنْ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَىْءٍ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    veḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenü-ttebi`û sebîlenâ velnaḥmil ḫaṭâyâküm. vemâ hüm biḥâmilîne min ḫaṭâyâhüm min şey'. innehüm lekâẕibûn.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Kafirler iman edenler için dediler ki “bizim yolumuza uyun yanlışlarınızı da biz üstlenelim” onların yanlışlarından hiçbir şey yüklenemezler, onlar kesinlikle yalancılardır, onlar kendi ağırlıkları ile beraber onların ağırlıklarını da taşıyacaklardır, kıyamet gününde iftira etmelerinden dolayı sorgulanacaklar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 12. ayet

  13. Ankebût suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 13. ayet. وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    veleyaḥmilünne eŝḳâlehüm eŝḳâlem me`a eŝḳâleküm. veleyüs'elünne yevme-lḳiyâmeti `ammâ kânû yefterûn.

    Mehmet Alagaş

    (12-13) Kafirler iman edenler için dediler ki “bizim yolumuza uyun yanlışlarınızı da biz üstlenelim” onların yanlışlarından hiçbir şey yüklenemezler, onlar kesinlikle yalancılardır, onlar kendi ağırlıkları ile beraber onların ağırlıklarını da taşıyacaklardır, kıyamet gününde iftira etmelerinden dolayı sorgulanacaklar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 13. ayet

Nûh, İbrâhim ve Lût 14–27

  1. Ankebût suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 14. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

    veleḳad erselnâ nûḥan ilâ ḳavmihî felebiŝe fîhim elfe senetin illâ ḫamsîne `âmâ. feeḫaẕehümu-ṭṭûfânü vehüm żâlimûn.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u kesinlikle kavmine gönderdik. Elli yılı hariç aralarında bin yıl kaldı, onları tufan yakaladı, onlar zalimlerdi, biz onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık o gemiyi de alemlere gösterge / ayet yaptık.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 14. ayet

  2. Ankebût suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 15. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

    feenceynâhü veaṣḥâbe-ssefîneti vece`alnâhâ âyetel lil`âlemîn.

    Mehmet Alagaş

    (14-15) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u kesinlikle kavmine gönderdik. Elli yılı hariç aralarında bin yıl kaldı, onları tufan yakaladı, onlar zalimlerdi, biz onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık o gemiyi de alemlere gösterge / ayet yaptık.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 15. ayet

  3. Ankebût suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 16. ayet. وَإِبْرَٰهِيمَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    veibrâhime iẕ ḳâle liḳavmihi-`büdü-llâhe vetteḳûh. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 16. ayet

  4. Ankebût suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 17. ayet. إِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَٰنًا وَتَخْلُقُونَ إِفْكًا إِنَّ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَٱبْتَغُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ ٱلرِّزْقَ وَٱعْبُدُوهُ وَٱشْكُرُوا۟ لَهُۥٓ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    innemâ ta`büdûne min dûni-llâhi evŝânev vetaḫluḳûne ifkâ. inne-lleẕîne ta`büdûne min dûni-llâhi lâ yemlikûne leküm rizḳan febtegû `inde-llâhi-rrizḳa va`büdûhü veşkürû leh. ileyhi türce`ûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 17. ayet

  5. Ankebût suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 18. ayet. وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    vein tükeẕẕibû feḳad keẕẕebe ümemüm min ḳabliküm. vemâ `ale-rrasûli ille-lbelâgu-lmübîn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 18. ayet

  6. Ankebût suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ كَيْفَ يُبْدِئُ ٱللَّهُ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥٓ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    evelem yerav keyfe yübdiü-llâhü-lḫalḳa ŝümme yü`îdüh. inne ẕâlike `ale-llâhi yesîr.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 19. ayet

  7. Ankebût suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 20. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ بَدَأَ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ ٱللَّهُ يُنشِئُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْـَٔاخِرَةَ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe bedee-lḫalḳa ŝümme-llâhü yünşiü-nneş'ete-l'âḫirah. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 20. ayet

  8. Ankebût suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 21. ayet. يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَرْحَمُ مَن يَشَآءُ وَإِلَيْهِ تُقْلَبُونَ

    yü`aẕẕibü mey yeşâü veyerḥamü mey yeşâ'. veileyhi tuḳlebûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 21. ayet

  9. Ankebût suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 22. ayet. وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    vemâ entüm bimü`cizîne fi-l'arḍi velâ fi-ssemâ'. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 22. ayet

  10. Ankebût suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 23. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَلِقَآئِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَئِسُوا۟ مِن رَّحْمَتِى وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    velleẕîne keferû biâyâti-llâhi veliḳâihî ülâike yeisû mir raḥmetî veülâike lehüm `aẕâbün elîm.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 23. ayet

  11. Ankebût suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 24. ayet. فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlu-ḳtülûhü ev ḥarriḳûhü feencâhü-llâhü mine-nnâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 24. ayet

  12. Ankebût suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 25. ayet. وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَٰنًا مَّوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُم بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُم بَعْضًا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    veḳâle inneme-tteḫaẕtüm min dûni-llâhi evŝânem meveddete beyniküm fi-lḥayâti-ddünyâ. ŝümme yevme-lḳiyâmeti yekfüru ba`ḍuküm biba`ḍiv veyel`anü ba`ḍuküm ba`ḍâ. veme'vâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

    Mehmet Alagaş

    (16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 25. ayet

  13. Ankebût suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 26. ayet. فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    feâmene lehû lûṭ. veḳâle innî mühâcirun ilâ rabbî. innehû hüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 26. ayet

  14. Ankebût suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 27. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ وَءَاتَيْنَٰهُ أَجْرَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vevehebnâ lehû isḥâḳa veya`ḳûbe vece`alnâ fî ẕürriyyetehü-nnübüvvete velkitâbe veâteynâhü ecrahû fi-ddünyâ. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

    Mehmet Alagaş

    (26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 27. ayet

Lût kavminin helâki 28–35

  1. Ankebût suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 28. ayet. وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velûṭan iẕ ḳâle liḳavmihî inneküm lete'tûne-lfâḥişeh. mâ sebeḳaküm bihâ min eḥadim mine-l`âlemîn.

    Mehmet Alagaş

    (26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 28. ayet

  2. Ankebût suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 29. ayet. أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    einneküm lete'tûne-rricâle vetaḳṭa`ûne-ssebîle vete'tûne fî nâdîkümü-lmünker. femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlü-'tinâ bi`aẕâbi-llâhi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 29. ayet

  3. Ankebût suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 30. ayet. قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْمُفْسِدِينَ

    ḳâle rabbi-nṣurnî `ale-lḳavmi-lmüfsidîn.

    Mehmet Alagaş

    (26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 30. ayet

  4. Ankebût suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 31. ayet. وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

    velemmâ câet rusülünâ ibrâhîme bilbüşrâ ḳâlû innâ mühlikû ehli hâẕihi-lḳaryeh. inne ehlehâ kânû żâlimîn.

    Mehmet Alagaş

    (31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 31. ayet

  5. Ankebût suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 32. ayet. قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا قَالُوا۟ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا لَنُنَجِّيَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    ḳâle inne fîhâ lûṭâ. ḳâlû naḥnü a`lemü bimen fîhâ. lenünecciyennehû veehlehû ille-mraeteh. kânet mine-lgâbirîn.

    Mehmet Alagaş

    (31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 32. ayet

  6. Ankebût suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 33. ayet. وَلَمَّآ أَن جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    velemmâ en câet rusülünâ lûṭan sîe bihim veḍâḳa bihim ẕer`av veḳâlû lâ teḫaf velâ taḥzen. innâ müneccûke veehleke ille-mraeteke kânet mine-lgâbirîn.

    Mehmet Alagaş

    (31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 33. ayet

  7. Ankebût suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 34. ayet. إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

    innâ münzilûne `alâ ehli hâẕihi-lḳaryeti riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn.

    Mehmet Alagaş

    (31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 34. ayet

  8. Ankebût suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 35. ayet. وَلَقَد تَّرَكْنَا مِنْهَآ ءَايَةًۢ بَيِّنَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    veleḳat teraknâ minhâ âyetem beyyinetel liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Mehmet Alagaş

    (31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 35. ayet

Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân 36–40

  1. Ankebût suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 36. ayet. وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱرْجُوا۟ ٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    veilâ medyene eḫâhüm şu`ayben feḳâle yâ ḳavmi-`büdü-llâhe veercü-lyevme-l'âhira velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Mehmet Alagaş

    (36-37) Medyen’e kardeşleri Şuayb, dedi ki Allah’a ibadet edin, ahiret gününden umutlanın, bozgunculuk yaparak yeryüzünde kargaşa çıkarmayın, O’nu yalanladılar onları bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 36. ayet

  2. Ankebût suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 37. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ

    fekeẕẕebûhü feeḫaẕethümü-rracfetü feaṣbeḥû fî dârihim câŝimîn.

    Mehmet Alagaş

    (36-37) Medyen’e kardeşleri Şuayb, dedi ki Allah’a ibadet edin, ahiret gününden umutlanın, bozgunculuk yaparak yeryüzünde kargaşa çıkarmayın, O’nu yalanladılar onları bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 37. ayet

  3. Ankebût suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 38. ayet. وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

    ve`âdev veŝemûde veḳat tebeyyene leküm mim mesâkinihim. vezeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm feṣaddehüm `ani-ssebîli vekânû müstebṣirîn.

    Mehmet Alagaş

    (38) Ad ve Semud, sizlere onların meskenleri belli edildi, şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi, uyanık tipler olmalarına rağmen onları, yollarından alıkoydu.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 38. ayet

  4. Ankebût suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 39. ayet. وَقَٰرُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَلَقَدْ جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا كَانُوا۟ سَٰبِقِينَ

    veḳârûne vefir`avne vehâmâne veleḳad câehüm mûsâ bilbeyyinâti festekberû fi-l'arḍi vemâ kânû sâbiḳîn.

    Mehmet Alagaş

    (39-40) Karun Firavun ve Haman, kesin olan şu ki, onlara da Musa açıklamalarla geldi, arzda kibirlendiler, bizi geçecek değillerdi, günahları nedeniyle hepsini yakaladık, onların kiminin üzerine taş yağdıran fırtınalar gönderdik, kimilerini de bir nara / bir çığlık aldı , kimilerini yerin dibine geçirdik, kimilerini boğduk. (Rüzgâr, ses, deprem, su) Allah onlara zulmediyor değildi. Onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 39. ayet

  5. Ankebût suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 40. ayet. فَكُلًّا أَخَذْنَا بِذَنۢبِهِۦ فَمِنْهُم مَّنْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًا وَمِنْهُم مَّنْ أَخَذَتْهُ ٱلصَّيْحَةُ وَمِنْهُم مَّنْ خَسَفْنَا بِهِ ٱلْأَرْضَ وَمِنْهُم مَّنْ أَغْرَقْنَا وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    feküllen eḫaẕnâ biẕembih. feminhüm men erselnâ `aleyhi ḥâṣibâ. veminhüm men eḫaẕethu-ṣṣayḥah. veminhüm men ḫasefnâ bihi-l'arḍ. veminhüm men agraḳnâ. vemâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Mehmet Alagaş

    (39-40) Karun Firavun ve Haman, kesin olan şu ki, onlara da Musa açıklamalarla geldi, arzda kibirlendiler, bizi geçecek değillerdi, günahları nedeniyle hepsini yakaladık, onların kiminin üzerine taş yağdıran fırtınalar gönderdik, kimilerini de bir nara / bir çığlık aldı , kimilerini yerin dibine geçirdik, kimilerini boğduk. (Rüzgâr, ses, deprem, su) Allah onlara zulmediyor değildi. Onlar kendilerine zulmediyorlardı.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 40. ayet

Örümcek ağı meseli 41–44

  1. Ankebût suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 41. ayet. مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلْعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتْ بَيْتًا وَإِنَّ أَوْهَنَ ٱلْبُيُوتِ لَبَيْتُ ٱلْعَنكَبُوتِ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    meŝelü-lleẕîne-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâe kemeŝeli-l`nkebût. itteḫaẕet beytâ. veinne evhene-lbüyûti lebeytü-l`nkebût. lev kânû ya`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 41. ayet

  2. Ankebût suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 42. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    inne-llâhe ya`lemü mâ yed`ûne min dûnihî min şey'. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 42. ayet

  3. Ankebût suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 43. ayet. وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ

    vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâs. vemâ ya`ḳilühâ ille-l`âlimûn.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 43. ayet

  4. Ankebût suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 44. ayet. خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    ḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 44. ayet

Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma 45–49

  1. Ankebût suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 45. ayet. ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

    ütlü mâ ûḥiye ileyke mine-lkitâbi veeḳimi-ṣṣalâh. inne-ṣṣalâte tenhâ `ani-lfaḥşâi velmünker. veleẕikru-llâhi ekber. vellâhü ya`lemü mâ taṣne`ûn.

    Mehmet Alagaş

    (41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 45. ayet

  2. Buradan itibaren cüz 21

    Ankebût suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 46. ayet. وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    velâ tücâdilû ehle-lkitâbi illâ billetî hiye aḥsen. ille-lleẕîne żalemû minhüm veḳûlû âmennâ billeẕî ünzile ileynâ veünzile ileyküm veileyhâ veilâhüküm vâḥidüv venaḥnü lehû müslimûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 46. ayet

  3. Ankebût suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 47. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمِنْ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلْكَٰفِرُونَ

    vekeẕâlike enzelnâ ileyke-lkitâb. felleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yü'minûne bih. vemin hâülâi mey yü'minü bih. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-lkâfirûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 47. ayet

  4. Ankebût suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 48. ayet. وَمَا كُنتَ تَتْلُوا۟ مِن قَبْلِهِۦ مِن كِتَٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَ إِذًا لَّٱرْتَابَ ٱلْمُبْطِلُونَ

    vemâ künte tetlû min ḳablihî min kitâbiv velâ teḫuṭṭuhû biyemînike iẕel lertâbe-lmübṭilûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 48. ayet

  5. Ankebût suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 49. ayet. بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

    bel hüve âyâtüm beyyinâtün fî ṣudûri-lleẕîne ûtü-l`ilm. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-żżâlimûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 49. ayet

Mucize isteği ve azabın acele istenmesi 50–55

  1. Ankebût suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 50. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّمَا ٱلْـَٔايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû levlâ ünzile `aleyhi âyâtüm mir rabbih. ḳul inneme-l'âyâtü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 50. ayet

  2. Ankebût suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 51. ayet. أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    evelem yekfihim ennâ enzelnâ `aleyke-lkitâbe yütlâ `aleyhim. inne fî ẕâlike leraḥmetev veẕikrâ liḳavmiy yü'minûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 51. ayet

  3. Ankebût suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 52. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ شَهِيدًا يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ وَكَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    ḳul kefâ billâhi beynî vebeyneküm şehîdâ. ya`lemü mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. velleẕîne âmenû bilbâṭili vekeferû billâhi ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Mehmet Alagaş

    (46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 52. ayet

  4. Ankebût suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 53. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَوْلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَيَأْتِيَنَّهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    veyesta`cilûneke bil`aẕâb. velevlâ ecelüm müsemmel lecâehüm-l`aẕâb. veleye'tiyennehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Senden azabı çabuk istiyorlar/ acele istiyorlar (bir an önce azabı getir) eğer belirli bir süresi olmasa onlara azap kesin gelmişti. Onlara bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında aniden kesinlikle gelecektir (bizim bildiğimiz onların bilmediği bir zamanda) senden azabı acele istiyorlar, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır / çevrelemiştir. O gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altlarından kaplar, onlara yaptıklarınızdan dolayı tadın denir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 53. ayet

  5. Ankebût suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 54. ayet. يَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةٌۢ بِٱلْكَٰفِرِينَ

    yesta`cilûneke bil`aẕâb. veinne cehenneme lemüḥîṭatüm bilkâfirîn.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Senden azabı çabuk istiyorlar/ acele istiyorlar (bir an önce azabı getir) eğer belirli bir süresi olmasa onlara azap kesin gelmişti. Onlara bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında aniden kesinlikle gelecektir (bizim bildiğimiz onların bilmediği bir zamanda) senden azabı acele istiyorlar, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır / çevrelemiştir. O gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altlarından kaplar, onlara yaptıklarınızdan dolayı tadın denir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 54. ayet

  6. Ankebût suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 55. ayet. يَوْمَ يَغْشَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    yevme yagşâhümü-l`aẕâbü min fevḳihim vemin taḥti ercülihim veyeḳûlü ẕûḳû mâ küntüm ta`melûn.

    Mehmet Alagaş

    (53-55) Senden azabı çabuk istiyorlar/ acele istiyorlar (bir an önce azabı getir) eğer belirli bir süresi olmasa onlara azap kesin gelmişti. Onlara bilincinde olmadıklarında / şuurunda olmadıklarında aniden kesinlikle gelecektir (bizim bildiğimiz onların bilmediği bir zamanda) senden azabı acele istiyorlar, cehennem kesinlikle kafirleri kuşatmıştır / çevrelemiştir. O gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altlarından kaplar, onlara yaptıklarınızdan dolayı tadın denir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 55. ayet

"Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık 56–63

  1. Ankebût suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 56. ayet. يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ أَرْضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّٰىَ فَٱعْبُدُونِ

    yâ `ibâdîye-lleẕîne âmenû inne arḍî vâsi`aten feiyyâye fa`büdûn.

    Mehmet Alagaş

    (56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 56. ayet

  2. Ankebût suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 57. ayet. كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

    küllü nefsin ẕâiḳatü-lmevti ŝümme ileynâ türce`ûn.

    Mehmet Alagaş

    (56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 57. ayet

  3. Ankebût suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenübevviennehüm mine-lcenneti gurafen tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. ni`me ecru-l`âmilîn.

    Mehmet Alagaş

    (56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 58. ayet

  4. Ankebût suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 59. ayet. ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    elleẕîne ṣaberû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Mehmet Alagaş

    (56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 59. ayet

  5. Ankebût suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 60. ayet. وَكَأَيِّن مِّن دَآبَّةٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَهَا ٱللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    vekeeyyim min dâbbetil lâ taḥmilü rizḳahâ. allâhü yerzüḳuhâ veiyyâküm. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Alagaş

    (60-63) Nice hayvanlar var ki erzaklarını taşı mazlar, Allah onları rızıklandırır (hazır bulur ve yerler) ve sizi de rızıklandırır , O işitendir, bilendir. Eğer onlara sorarsan semaları ve arzı yaratan kimdir? Güneşi ve ayı emre amade kılan kimdir? Diyeceklerdir ki Allah. Peki o halde nasıl / niye döneklik ediyorsunuz, Allah kullarından dilediğine rızkı basitleştirir ve de kısıtlar, Allah her şeyi bilendir. Eğer onlara sorarsan gökten suyu indiren ve onunla öldükten sonra yeri dirilten kimdir? Diyecekler ki Allah. Allah’a hamdolsun de. Bilakis insanların çoğu / ekserisi akıl edemiyorlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 60. ayet

  6. Ankebût suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 61. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

    velein seeltehüm men ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa veseḫḫara-şşemse velḳamera leyeḳûlünne-llâh. feennâ yü'fekûn.

    Mehmet Alagaş

    (60-63) Nice hayvanlar var ki erzaklarını taşı mazlar, Allah onları rızıklandırır (hazır bulur ve yerler) ve sizi de rızıklandırır , O işitendir, bilendir. Eğer onlara sorarsan semaları ve arzı yaratan kimdir? Güneşi ve ayı emre amade kılan kimdir? Diyeceklerdir ki Allah. Peki o halde nasıl / niye döneklik ediyorsunuz, Allah kullarından dilediğine rızkı basitleştirir ve de kısıtlar, Allah her şeyi bilendir. Eğer onlara sorarsan gökten suyu indiren ve onunla öldükten sonra yeri dirilten kimdir? Diyecekler ki Allah. Allah’a hamdolsun de. Bilakis insanların çoğu / ekserisi akıl edemiyorlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 61. ayet

  7. Ankebût suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 62. ayet. ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    allâhü yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü min `ibâdihî veyaḳdiru leh. inne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

    Mehmet Alagaş

    (60-63) Nice hayvanlar var ki erzaklarını taşı mazlar, Allah onları rızıklandırır (hazır bulur ve yerler) ve sizi de rızıklandırır , O işitendir, bilendir. Eğer onlara sorarsan semaları ve arzı yaratan kimdir? Güneşi ve ayı emre amade kılan kimdir? Diyeceklerdir ki Allah. Peki o halde nasıl / niye döneklik ediyorsunuz, Allah kullarından dilediğine rızkı basitleştirir ve de kısıtlar, Allah her şeyi bilendir. Eğer onlara sorarsan gökten suyu indiren ve onunla öldükten sonra yeri dirilten kimdir? Diyecekler ki Allah. Allah’a hamdolsun de. Bilakis insanların çoğu / ekserisi akıl edemiyorlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 62. ayet

  8. Ankebût suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 63. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    velein seeltehüm men nezzele mine-ssemâi mâen feaḥyâ bihi-l'arḍa mim ba`di mevtihâ leyeḳûlünne-llâh. ḳuli-lḥamdü lillâh. bel ekŝeruhüm lâ ya`ḳilûn.

    Mehmet Alagaş

    (60-63) Nice hayvanlar var ki erzaklarını taşı mazlar, Allah onları rızıklandırır (hazır bulur ve yerler) ve sizi de rızıklandırır , O işitendir, bilendir. Eğer onlara sorarsan semaları ve arzı yaratan kimdir? Güneşi ve ayı emre amade kılan kimdir? Diyeceklerdir ki Allah. Peki o halde nasıl / niye döneklik ediyorsunuz, Allah kullarından dilediğine rızkı basitleştirir ve de kısıtlar, Allah her şeyi bilendir. Eğer onlara sorarsan gökten suyu indiren ve onunla öldükten sonra yeri dirilten kimdir? Diyecekler ki Allah. Allah’a hamdolsun de. Bilakis insanların çoğu / ekserisi akıl edemiyorlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 63. ayet

Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler 64–69

  1. Ankebût suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 64. ayet. وَمَا هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ لَهِىَ ٱلْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    vemâ hâẕihi-lḥayâtü-ddünyâ illâ lehvüv vele`ib. veinne-ddâra-l'âḫirate lehiye-lḥayevân. lev kânû ya`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 64. ayet

  2. Ankebût suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 65. ayet. فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

    feiẕâ rakibû fi-lfülki de`avu-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîn. felemmâ neccâhüm ile-lberri iẕâ hüm yüşrikûn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 65. ayet

  3. Ankebût suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 66. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    liyekfürû bimâ âteynâhüm veliyetemette`û. fesevfe ya`lemûn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 66. ayet

  4. Ankebût suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 67. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا ءَامِنًا وَيُتَخَطَّفُ ٱلنَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَكْفُرُونَ

    evelem yerav ennâ ce`alnâ ḥaramen âminev veyüteḫaṭṭafü-nnâsü min ḥavlehüm. efebilbâṭili yü'minûne vebini`meti-llâhi yekfürûn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 67. ayet

  5. Ankebût suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 68. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    vemen ażlemü mimmeni-fterâ `ale-llâhi keẕiben ev keẕẕebe bilḥaḳḳi lemmâ câeh. eleyse fî cehenneme meŝvel lilkâfirîn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 68. ayet

  6. Ankebût suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 69. ayet. وَٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    velleẕîne câhedû fînâ lenehdiyennehüm sübülenâ. veinne-llâhe leme`a-lmuḥsinîn.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Dünya hayatı sadece oyalanma / eğleşme ve oyundur, diğer yurt ise işte o yaşamaktır, keşke bilselerdi. (Asıl hayat için bekletildiğiniz / eğleştiğiniz yer nasıl aynı olabilir) Gemiye bindikleri vakit dininde katkısız / halisane olarak dua ederler, ne zaman ki karaya onları kurtardığımızda ise onlara verdiklerimizi yok saymak için ve de geçinmek / metalanmak için ortak koşarlar, ileride bilecekler. Görmediler mi ki etrafında insanları kapanlardan / kaçıranlardan onları dokunulmaz ve emin yaptık, Allah’ın nim etini yok sayıp geçersiz olana mı iman edecekler. Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kimdir? Yahut geldiği halde gerçeği yalanlayandan daha zalim kimdir? Kafirler için cehennem gidilecek yer değil midir? Bizim içimizde kalarak / bizim uğrumuza cihat edenlere yolarını göstereceğiz Muhakkak ki Allah , güzel davrananlarla beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 69. ayet