Ankebût suresi

Ankebût suresi, 31. ayet

Ankebût suresi, 31. ayet. وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

velemmâ câet rusülünâ ibrâhîme bilbüşrâ ḳâlû innâ mühlikû ehli hâẕihi-lḳaryeh. inne ehlehâ kânû żâlimîn.

Diyanet İşleri

Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 28–34 · surenin 31. ayeti / 69
  1. Ankebût 28

    Lut'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."

  2. Ankebût 29

    "Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.

  3. Ankebût 30

    (Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.

  4. 31

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  5. Ankebût 32

    İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  6. Ankebût 33

    Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  7. Ankebût 34

    Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–35. ayetler için yazılmıştır.

31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu:

32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride kalacaklardandır” dediler.” Sonra da Lût aleyhisselam’ın yanına gittiler:

33-34. Lût aleyhisselam meleklerin gelişinden tedirgin olmuş ve üzülmüştü. Onları tanımadığı için tasalanmış ve içi daralmıştı. Zira bu gelenleri yoldan geçen misâfirlerden zannetmişti. O bakımdan kavminin bunlara kötülük yapacağından korkmuştu. Melekler de ona: “Korkma ve üzülme” diyerek kendilerinin Allah’ın elçileri olduklarını bildirdiler. “Çünkü biz, seni ve aile halkını kurtaracağız. Ancak karın hariç; o, geride kalacaklardandır. Biz, bu şehir halkı üzerine fâsıklıkları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz.” diyerek geceleyin aile halkı ile birlikte yola çıkıp gitmesini emrettiler.

Sabah olunca Allah, diyarlarını ters çevirip başlarının üzerine yıktı ve ülkelerinin altını üstüne getirdi. Onlara pişmiş çamurdan ardı arkasına taş yağdırdı ve nihâyet bu taş yağmuru onların hepsini helak etti. Böylelikle onlar, sohbet konularından bir konu ve ibretlerden bir ibret oluverdiler.

35. Yani Lût kavminin diyarından, kalpleri ile ibretleri düşünecek ve onlardan gereği gibi faydalanacak bir topluluk için apaçık deliller/aşikar kalıntılar bırakmış bulunuyoruz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Siz onların (yurtlarından) sabahleyin de geçip gidiyorsunuz, geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” (es-Saffat, 37/137-138)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Gönderdiğimiz melekler, İbrahim’e İshak’ı, ardından da (İshak'ın) oğlu Yakup’u müjdeleyerek geldiklerinde ona şöyle dediler: "Muhakkak biz Lût'un kavminin ülkesi olan Sedum şehrinin halkını helak edeceğiz. Zira oranın halkı işlemiş oldukları ahlaksız iş sebebiyle zalimlerden oldular."

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّا velemma zaman
  2. جَآءَتْ ca'et geldikleri kök: جيا
  3. رُسُلُنَآ rusuluna elçilerimiz kök: رسل
  4. إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim'e
  5. بِٱلْبُشْرَىٰ bil-buşra bir müjde ile kök: بشر
  6. قَالُوٓا۟ kalu dediler ki kök: قول
  7. إِنَّا inna muhakkak biz
  8. مُهْلِكُوٓا۟ muhliku helak edeceğiz kök: هلك
  9. أَهْلِ ehli halkını kök: اهل
  10. هَـٰذِهِ hazihi şu
  11. ٱلْقَرْيَةِ ۖ l-karyeti (Sodom) kentin kök: قري
  12. إِنَّ inne çünkü
  13. أَهْلَهَا ehleha oranın halkı kök: اهل
  14. كَانُوا۟ kanu oldular kök: كون
  15. ظَـٰلِمِينَ zalimine zalimler(den) kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.

  • Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)

    Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قري (57 geçiş)

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e (çocuk) dipnot 1 müjdesi getirdiklerinde şöyle demişlerdi: "Biz bu şehir halkını helak edeceğiz. Şüphesiz ki oranın halkı zalim kişilerdir."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu müjdenin çocuk ile ilgili olduğunun delili Hûd 11:71-73, Hicr 15:53-54 ve Zâriyât 51:28. ayetlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Ve elçilerimiz İbrahim'e (oğlu İshak'ı) müjdelemek için geldiklerinde: "Bakın" demişlerdi, "biz, işte şu bölgelerin halkının helakı (için görevlendirildik); çünkü oraların halkı hadlerini çoktan aşmış bulunuyorlar.

Muhammed Esed

Derken (semavi) elçilerimiz İbrahim'e (İshak'ın doğumu) müjdesini getirdiklerinde (aynı zamanda): "Biz bu yörenin halkını yok edeceğiz, çünkü onlar gerçek zalimlerdir!" dediler.

Ahmed Hulusi

Rasullerimiz, İbrahim'e müjde olarak geldiklerinde dediler ki: "Doğrusu biz şu bölge halkını helak edeceğiz. . . Muhakkak ki oranın halkı nefslerine zulmedenler oldular. "

Ali Bulaç

Bizim elçilerimiz İbrahim'e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: "Gerçek şu ki, biz bu ülkenin halkını yıkıma uğratacağız. Çünkü onun halkı zalim oldular."

Ali Özek ve heyeti

Elçilerimiz İbrahim'e (iki oğul ihsan edeceğimize dair) müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: Biz bu memleket halkını helâk edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim kimselerdir.

Ali Rıza Safa

Elçilerimiz, İbrahim'e sevinçli haberini getirdiklerinde, şöyle dediler: "Bu kentin halkını, kesinlikle yıkıma uğratacağız. Aslında, onun halkı, haksızlık yapanlar arasındadır!"

Bayraktar Bayraklı

Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: "Biz, bu memleketin halkını helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim/cinsel ahlaksızlıkta ileri giden kimselerdir."

Edip Yüksel

Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle vardıklarında, "Bu kentin (Sodom) halkını yok etmek üzereyiz. Çünkü oranın halkı zalim oldular" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle vardıklarında, 'Bu kentin (Sodom) halkını yok etmek üzereyiz. Çünkü oranın halkı zalim oldular,'dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile vardıklarında: "Haberin olsun, biz bu memleketin halkını helak edeceğiz; çünkü onun halkı hep zalim oldular." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vakta ki elçilerimiz İbrahime müjde ile vardılar, haberin olsun dediler: biz bu karyenin ehalisini ihlak edecekleriz çünkü onun ehalisi hep zalim oldular

Gültekin Onan

Bizim elçilerimiz İbrahim'e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: "Gerçek şu ki, biz bu ülkenin ehlini yıkıma uğratacağız. Çünkü onun ehli zalim oldular."

Hasan Basri Çantay

Elçilerimiz İbrahime o müjdeyi getirince dediler ki: "Biz bu memleketin ahalisini helak edeceğiz. Çünkü onun ahalisi zaalim oldular".

İbni Kesir

Elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelince dediler ki: Biz; bu kasaba halkını yok edeceğiz. Çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir.

Mehmet Alagaş

(31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Elçilerimiz (melekler) İbrahim’e müjdeyi getirdiklerinde; “Biz, bu memleket halkını helâk edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir.” dediler.

Süleyman Ateş

Elçilerimiz İbrahim'e (oğlu olacağına dair) müjdeyi getirdikleri zaman dediler ki: "Biz şu (Sodom) kenti(ni)n halkını helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim oldular."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçilerimiz İbrahim'e o müjdeyi dipnot 1 getirdiklerinde şunu da söylediler: "Biz o şehrin halkını yok edeceğiz; oranın halkı yanlışa boğulmuş."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Oğlunun olacağı müjdesini....

Şaban Britch

Elçilerimiz, müjde ile İbrahim’e geldikleri zaman: Biz, şu beldeyi helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalimdir, dediler.

Şaban Piriş

Elçilerimiz, müjde ile İbrahim'e geldikleri zaman: -Biz, şu beldeyi helak edeceğiz, çünkü oranın halkı zalimdir, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Elçilerimiz, İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: "Biz şu kentin halkını helak edeceğiz. Çünkü ora halkı zalim oldular."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when Our Messengers -The angels- visited Ibrahim and intimated to him the joyful tidings (of the birth of a son in that advanced age) they said to him; "we will be reducing this town and its inhabitants to a useless form, they have been wrongful of actions. "

Abdul Haleem

When Our mes-sengers brought the good news [of the birth of a son] to Abraham,they told him, ‘We are about to destroy the people of that town. They are wrongdoers.’

Abdullah Yusuf Ali

When Our Messengers came to Abraham with the good news, they said: "We are indeed going to destroy the people of this township: for truly they are (addicted to) crime."

Abul A'la Maududi

When Our emissaries brought the good news dipnot 1 to Abraham, and said (to him): "We are surely going to destroy the inhabitants dipnot 2 of this city; its inhabitants are immersed in wrong-doing."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    According to the details given of this in Surah Hud and Surah A1-Hijr, the angels who had been sent to bring the torment on the people of the Prophet Lot (peace be upon him), first came to the Prophet Abraham (peace be upon him) and gave him the good news of the birth of the Prophet Isaac (peace be upon him) and after him of the Prophet Jacob (peace be upon him). Then they told him that they had been sent to destroy the people of Lot (peace be upon him).
  2. metne dön, dipnot 2
    "This habitation" refers to the territory of the people of Lot (peace be upon him). The Prophet Abraham (peace be upon him) at that time resided in the Palestinian city of Hebron, now called Al-Khalil. A few miles to the southeast of this city lies that part of the Dead Sea, which was once inhabited by the people of Lot (peace be upon him) and which is now under sea water. It is a low lying area and is clearly visible from the hill country of Hebron. That is why the angels, pointing towards it, had said "We are going to destroy this habitation." See( E.N. 114 of Surah Ash- Shuara).

Aisha Bewley

When Our messengers came with the good news to Ibrahim, they said, ‘We are going to destroy the people of this city. Truly its inhabitants are wrongdoers.’

Al-Hilali & Khan

And when Our Messengers came to Ibrâhîm (Abraham) with the glad tidings they said: "Verily, we are going to destroy the people of this [Lût (Lot’s)] town (i.e. the town of Sodom in Palestine); truly, its people have been Zâlimûn [wrong-doers, polytheists disobedient to Allâh, and who belied their Messenger Lût (Lot)]."

Ali Quli Qarai

And when Our messengers came to Abraham with the good news, they said, ‘We are indeed going to destroy the people of this town. Its people are indeed wrongdoers.’

Amatul Rahman Omar

And when Our messengers came to Abraham with important news, they said, `We are going to destroy people of this township for its inhabitants are certainly wrongdoers. '

Arthur John Arberry

And when Our messengers came to Abraham with the good tidings, they said, 'We shall destroy the people of this city, for its people are evildoers. '

Bijan Moeinian

[In response to the Lot’s prayer, ] God sent His messengers [passing through Abraham’s land] giving Abraham the good news [of the birth of Prophet Isaac as well as the prophet hood of Isaac’s unborn son, i. e., Jacob] saying: "We are in our way to destroy those people [of Sodom] who have gone too far in wickedness.

E. Henry Palmer

And when our messengers came to Abraham with the glad tidings, they said, 'We are about to destroy the people of this city. Verily, the people thereof are wrong-doers.'

Edip-Layth

When Our messengers came to Abraham with good news, they then said, "We are to destroy the people of such a town, for its people have been wicked."

George Sale

And when our messengers came unto Abraham with good tidings, they said, we will surely destroy the inhabitants of this city; for the inhabitants thereof are unjust doers.

Hamid S. Aziz

Said he, "My Lord! Help me against a people who do evil!"

Mahmoud Ghali

And as soon as Our Messengers came to Ibrahîm with the good tidings, they said, "Surely we will cause the population of this town to perish; surely its population have been unjust. "

Marmaduke Pickthall

And when Our messengers brought Abraham the good news, they said: Lo! we are about to destroy the people of that township, for its people are wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

When Our messengers came to Abraham with good news, they said: "We have to destroy this city as its inhabitants have become sinful. "

Muhammad Asad

And so, when Our [heavenly] messengers came to Abraham with the glad tiding [of the birth of Isaac], they [also] said, "Behold, we are about to destroy the people of that land, for its people are truly evildoers!"

Mustafa Khattab

When Our messenger-angels came to Abraham with the good news ˹of the birth of Isaac˺, they said, "We are going to destroy the people of this city ˹of Sodom˺, for its people have persisted in wrongdoing."

Progressive Muslims

And when Our messengers came to Abraham with good news, they then said: "We are to destroy the people of such a town, for its people have been wicked. "

Rashad Khalifa

When our messengers went to Abraham with good news (about Isaac's birth), they also said, "We are on our way to annihilate the people of that town (Sodom), for its people have been wicked."

Sahih International

And when Our messengers came to Abraham with the good tidings, they said, "Indeed, we will destroy the people of that Lot's city. Indeed, its people have been wrongdoers."

Sam Gerrans

And when Our messengers came to Abraham with the glad tidings, they said: “We will destroy the people of this city; its people are wrongdoers.”

Shabbir Ahmed

When Our Messengers brought the glad news to Abraham (of a son Isaac), they also said, "We are appointed to herald the annihilation of that town, for its people are wrongdoers. " (Abraham lived in Hebron, Palestine about 1800 B.C. From the heights in Hebron they could see the Valley of Sodom by the Dead Sea).

Syed Vickar Ahamed

And when Our messengers (Allah’s angels) came to Ibrahim (Abraham) with the good news, they said: "Truly, we are going to ruin the people of this town: Surely, its people have been the wrongdoers.

Taqi Usmani

And when Our messengers came to Ibrāhīm with the good news, they said, "We are going to destroy the people of this town. Surely its people have been transgressors."

The Monotheist Group

And when Our messengers came to Abraham with good news, they said: "We are to destroy the people of such a town, for its people have been wicked."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩