Diyanet İşleri
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 44. ayet. خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ
ḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Örümcek ağı meseli Ankebût 41–44 3
Allah'tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!
Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.
Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.
(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.
İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."
İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
44. Yani yüksekliklerine, büyüklüklerine, genişliklerine, güzelliklerine, içlerinde bulunan güneş, ay, yıldızlar ve melekler ile birlikte bütün gökleri tek başına yaratan yalnızca Yüce Allah’tır. Yine yeri, oradaki dağları, denizleri, ovaları, çölleri, ağaçları ve diğerlerini yaratan da O’dur. O, bütün bunları” hak ile” yaratmıştır. Yani bunları boşuna, maksatsız ve faydasız olarak yaratmamıştır. Bütün bunları emri ve şeriatı uygulansın, kulların üzerindeki nimeti tamamlansın, O’nun hikmetini, hakimiyetini, idaresini, sevmeleri ve ilâh tanımaları gereken yegane varlığın O olduğuna delil teşkil eden hususları görsünler diye yaratmıştır. “Şüphesiz bunda mü’minler için bir delil vardır” Mü’min bir kimse bunlar üzerinde gereği gibi düşünecek olursa onlarda iman edilmesi gereken pek çok hususa dair deliller bulunduğunu açıkça görür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- gökleri ve yeri batıl olarak boşu boşuna değil, hak üzerine yaratmıştır. Şüphesiz bu yaratmasında Müminler için Allah’ın kudretine dair deliller vardır. Çünkü Allah’ın yaratmasını, yüce yaratıcıya delil olarak getirenler onlardır. Fakat kâfirler, bu ayetleri uzak diyarlarda ve canlılar üzerinde görüp yanından geçerken Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın azameti ve kudretini fark etmezler.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah gökleri ve yeri bir amaç ile yaratmıştır. dipnot 1 Şüphesiz ki bunda iman edenler için bir delil vardır.
(zira) Allah, gökleri ve yeri mutlak gerçeğe atıf olsun diye (amaçlı olarak) yaratmıştır: hiç şüphe yok ki bunda, mü'minlerin alacağı bir ders mutlaka vardır.
(ve kesin olan şu ki:) Allah gökleri ve yeri (deruni) bir hakikat üzere yarattı; unutmayın ki bu (yaratılışta) (O'na) inananların tümü için alınacak dersler vardır.
Allah, semaları ve arzı Hak olarak (Esma'sının işaret ettiği özelliklerle) yarattı! Muhakkak ki bunda iman edenlere elbette bir işaret vardır.
Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır.
Allah, gökleri ve yeri hak olarak (yerli yerince) yarattı. Şüphesiz bunda, iman edenler için (Allah'ın varlık ve kudretine) bir nişâne bulunmaktadır.
Allah, gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır. Aslında, işte bunda, inananlar için kesinlikle bir gösterge vardır.
Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Bunda, inanacaklar için bir ders vardır.
ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı. Bunda iman edenler için bir kanıt vardır.
ALLAH gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı. Bunda inananlar için bir kanıt vardır.
Allah, o gökleri ve yeri (o yüksekleri ve aşağıyı) hak ile yaratmıştır. Kesinlikle bunda inananlar için bir ibret vardır.
Allah, o Semavat-ü Arzı (o yüksekleri ve aşağıyı) hakk ile halk etmiştir, elbette bunda mü'minler için bir ayet var
Allah, gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Bunda İman Edenler için kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
Allah, gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Bunda inananlar için kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
Allah, gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Bunda inanlar için kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır.
Tanrı gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda inançlılar için bir ayet vardır.
Allah gökleri ve yeri hak olarak yaratdı. Şübhe yok ki bunda iman edenler için (Onun kemal-i kudretine) mutlak bir delalet vardır.
Allah; gökleri ve yeri hak ile yarattı. Muhakkak ki bunda, mü'minler için bir ayet vardır.
(41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)
Allah, gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz bunda iman etmekte olanlar için bir ayet vardır.
Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Şüphesiz bunda inananlar için bir ibret vardır.
Allah gökleri ve yeri, o gerçek için (sizleri imtihan için dipnot 1 ) yaratmıştır. Bunda inanıp güvenenler için kesin bir ayet /belge vardır dipnot 2 .
Allah yeri ve gökleri gerçek varlıklar(ve gerçekleri gösterecek şekilde) olarak yaratmıştır. Bunda inananlar için kesin bir belge vardır.
Allah, gökleri ve yeri hak /adaletle yarattı. İman edenler için bunda bir ayet/işaret vardır.
Allah, gökleri ve yeri hakkıyla yarattı. İnananlar için bunda deliller vardır.
Allah gökleri de yeri de hak olarak yaratmıştır. Kuşkusuz, bunda, iman sahipleri için mutlak bir mucize vardır.
Allah created the heavens and the earth in conformity with fact and in agreement with reality and this is a meaningful sign impressive indeed to those whose hearts have been touched with the divine hand.
God has created the heavens and earth for a true purpose. There truly is a sign in this for those who believe.
Allah created the heavens and the earth in true (proportions): verily in that is a Sign for those who believe.
Allah has created the heavens and the earth in Truth. dipnot 1 Certainly there is a Sign in this for those who believe. dipnot 2
Allah created the heavens and the earth with truth. There is certainly a Sign in that for the muminun.
(Allâh says to His Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Allâh (Alone) created the heavens and the earth with truth (and none shared Him in their creation)." Verily! Therein is surely a sign for those who believe.
Allah created the heavens and the earth with reason. There is indeed a sign in that for the faithful.
Allâh has created the heavens and the earth to suit the requirements of truth and wisdom (and for a significant end). In this there is, in fact, a great sign for the believers.
God created the heavens and the earth with the truth; surely in that is a sign to the believers.
God has created the heavens and the earth with the truth [the realm of creation is based upon such precise principles that the laws of physics equally apply to any part of the universe. ] Only those people understand this [lack of chaos] who are equipped with knowledge.
God created the heavens and the earth in truth; verily, in this is a sign unto believers.
God created the heavens and the earth, with truth. In that is a sign for those who acknowledge.
God hath created the heavens and the earth in truth: Verily herein is a sign unto the true believers.
As for these similitudes (parables), We have coined for mankind, but none will understand them, save the wise.
Allah created the heavens and the earth with the Truth; surely in that is indeed a sign to the believers.
Allah created the heavens and the earth with truth. Lo! therein is indeed a portent for believers.
God has created the heavens and the earth with reason. Surely in this is a sign for those who believe.
[[and hence are certain that] God has created the heavens and the earth in accordance with [an inner] truth: for, behold, in this [very creation] there is a message indeed for all who believe [in Him].
Allah created the heavens and the earth for a purpose. Surely in this is a sign for the people of faith.
God created the heavens and the Earth, with truth. In that is a sign for the faithful.
GOD created the heavens and the earth, truthfully. This provides a sufficient proof for the believers.
Allah created the heavens and the earth in truth. Indeed in that is a sign for the believers.
God created the heavens and the earth in truth; in that is a proof for the believers.
(It is they who can best understand that) Allah has created the heavens and the earth with a definite Purpose. Verily, in that is a Sign for those who wish to attain conviction in the Truth.
Allah created the heavens and the earth in true (matching sizes and proportions): Surely, in that there is a Sign for those who believe.
Allah has created the heavens and the earth with truth. Surely in this there is a sign for the believers.
God created the heavens and the earth with truth. In that is a sign for the faithful.