Diyanet İşleri
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 12. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبِعُوا۟ سَبِيلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَٰيَٰكُمْ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنْ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَىْءٍ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
veḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenü-ttebi`û sebîlenâ velnaḥmil ḫaṭâyâküm. vemâ hüm biḥâmilîne min ḫaṭâyâhüm min şey'. innehüm lekâẕibûn.
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar Ankebût 1–13 3
İman edip de salih amel işleyenler var ya, biz onları mutlaka salihler (iyiler) arasına sokacağız.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, "Allah'a inandık" derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah'ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, "Biz de sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?
Allah, elbette kendisine iman edenleri de bilir ve elbette münafıkları da bilir.
İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.
Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
12. Yüce Allah, kâfirlerin yalanlarını ve mü’minleri kendi dinlerine davet ettiklerini haber vermektedir. Böylece zımnen mü’minleri kâfirlere aldanmamaları ve onların tuzaklarına düşmemeleri için uyarmaktadır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Kafir olanlar iman edenlere dediler ki: “Siz bizim yolumuza uyun, biz sizin günahlarınızı taşırız.” Dininizi kısmen ya da tamamen terk edip bizim dinimize tâbi olun. Biz, bu konuda size garanti veriyoruz; hiç şüphesiz günahlarınızı biz yükleneceğiz.
Ancak bu, onların elinde olan bir şey değildir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Halbuki onlar, onların günahlarından” az olsun, çok olsun “hiçbir şey taşıyamazlar.” Diğerleri buna razı olsalar bile bunun hiçbir faydası olmaz. Çünkü bu hak, Allah’ındır. Allah'ın emir ve hükmü olmaksızın kulun, O’nun hakkında tasarrufta bulunma hakkı yoktur. Bu konuda Allah’ın hükmü ise şudur: “Hiçbir (günahkar) kimse bir başkasının (günah) yükünü yüklenmez” (el-İsra, 17/15) şeklindedir.
Yüce Allah’ın: “Halbuki onlar, onların günahlarından hiçbir şey taşıyamazlar” buyruğundan, küfürlerine davet eden kâfirlerle onlar gibi kendi batıllarına davet eden kimselerin, ancak kendi günahlarını yüklenecekleri, kendilerinin dışında saptırdıklarının günahlarına -kendileri sebep olsalar dahi- ortak olmayacakları gibi bir mana anlaşılabileceğinden dolayı böyle bir ihtimali bertaraf etmek için devamla şöyle buyrulmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfirler, bir tek Allah'a iman edenlere şöyle dediler: “Bizim dinimize ve üzerinde bulunduğumuz inançlara uyun ki, biz de sizin günahlarınızı taşıyalım. Böylece siz olmadan sadece bizler cezalandırılalım.” Oysa onlar diğerlerinin günahlarını yüklenebilecek değiller. Onlar söyledikleri bu sözlerinde sadece yalan söylüyorlar.
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)
Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O'na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek)…
Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için…
Aynı kök: حمل (64 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Dileseydik o ayetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o, dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir:…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Yol (sebîl)
(166-167) İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah'ın izniyledir. Bu da mü'minleri ortaya çıkarması ve münafıklık…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfir olanlar iman edenlere "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı da biz yüklenelim!" derler. (Oysa) günahlarından hiçbir şeyi asla yüklenici değillerdir. dipnot 1 Şüphesiz ki onlar yalancıdır.
Nitekim (O şunu da bilir ki), inkar edenler iman edenlere; "Siz bizim yaşam biçimimize uyun, günahınız bizim boynumuza olsun" derler. Oysa ki onlar berikilerin hiçbir günahını yüklenecek değiller; besbelli ki onlar sadece yalancıdırlar.
Ve (O, şunu da bilir ki,) hakkı inkar edenler, (her zaman olduğu gibi,) inananlara: "(Gelin) bizim (hayat) tarzımıza uyun, günahlarınız bizim boynumuza!" derler. Halbuki onlar, (bu şekilde yanılttıkları kimselerin) hiçbir günahını yüklenmezler: Dikkat edin, onlar yalancıdırlar!
Hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Bizim anlayışımıza uyun, sizin suçlarınızı (günahlarınızı) biz yüklenelim!" İnkarcılar, onların suçlarının veballerinden hiçbir şey yüklenmezler. . . Muhakkak ki onlar yalancılardır.
İnkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri, onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.
Kâfirler, iman edenlere: Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim, derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.
Nankörlük edenler, inananlara, şöyle dediler: "Bizim yolumuzu izleyin; suçlarınızı biz yükleniriz!" Oysa onların suçlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Aslında, onlar yalancıdır.
Kafirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.
İnkarcılar iman edenlere, "Yolumuza uyun; günahlarınızı biz yükleniriz" dediler. Oysa onların günahlarından hiçbir şeyi yüklenecek değillerdir; yalancıdırlar.
İnkarcılar inananlara, 'Yolumuza uyun; günahlarınızı biz yükleniriz,'dediler. Oysa onların günahlarından hiç bir şeyi yüklenecek değillerdir; yalancıdırlar.
Bir de küfredenler o iman etmiş olanlara: "Bizim yolumuza uyun, biz de sizin günahlarınızı yüklenelim!" dediler. Oysa onlar, onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir ve onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Bir de küfredenler o iyman etmiş olanlara: "bizim yolumuza uyun, günahlarınızı da yüklenelim" dediler, halbuki onlar onların günahlarından hiç bir şey yüklenecek değiller ve elbette onlar kat'ıyyen yalancılar
Kafirler: İman Edenler'e: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.
Kafirler: İnananlara: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.
Gerçeği yalanlayan nankörler: inananlara: "Bizim yolumuza uyun, sizin hatalarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.
Küfredenler inananlara dedi ki: "Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim." Oysa kendileri onların hatalarından hiç bir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.
O kafirler, iman edenlere dedi (ler) ki: "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim". Halbuki onlar bunların günahlarından hiçbir şey yüklenici değildirler. Şübhesiz ki onlar kat'iyyen yalancıdırlar.
Küfredenler, inananlara derler ki: Bizim yolumuza uyun da sizin günahlarınızı biz taşıyalım. Halbuki onların günahlarından hiç birini yüklenecek değillerdir. Doğrusu onlar yalancıdırlar.
(12-13) Kafirler iman edenler için dediler ki “bizim yolumuza uyun yanlışlarınızı da biz üstlenelim” onların yanlışlarından hiçbir şey yüklenemezler, onlar kesinlikle yalancılardır, onlar kendi ağırlıkları ile beraber onların ağırlıklarını da taşıyacaklardır, kıyamet gününde iftira etmelerinden dolayı sorgulanacaklar.
Kâfirler, iman edenlere; “Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim.” derler. Hâlbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.
İnkar edenler, inananlara: "Siz bizim yolumuza uyun. Sizin hatalarınızı biz taşırız" dediler. Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar tamamen yalancıdırlar.
Kafirlik edenler, inananlara: "Siz, bizim yolumuzu takip edin! Biz sizin hatalarınızı da yükleniriz" derler. Halbuki onlar, müminlerin hatalarından hiçbirini yüklenecek değillerdir. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Kafirler dipnot 1 , müminlere dipnot 2 şöyle derler: "Yolumuza girin, günahlarınızı üstlenelim." Oysa bunların günahlarından bir tanesini bile üstlenecek değillerdir. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.
Kâfirler, müminlere derler ki: Bizim yolumuza uyun, sizin günahınızı da biz taşıyalım. Onların günahlarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar, yalancıdırlar.
İnkarcılar, müminlere derler ki: -Bizim yolumuza uyun, sizin günahınızı da biz taşıyalım. Onların günahlarından hiçbir şey taşıyacak değillerdir. Onlar, yalancıdırlar.
İnkar edenler, iman edenlere dediler ki: "Bizim yolumuzu izleyin, sizin günahlarınızı biz taşırız." Oysa onlar, iman edenlerin günahlarından hiçbir şeyin taşıyıcısı değillerdir. Gerçek şu ki, onlar tamamen yalancıdırlar.
And the infidels say to those who are true to Allah's system of faith and worship: "Follow our system of faith and worship and We will hold ourselves responsible for your sins and morally accountable for your actions, when in fact never shall they bear the wrongs of others, they are indeed pathological liars.
Those who disbelieve say to the believers, ‘Follow our path and we shall bear [the consequences for] your sins,’ yet they will not do so––they are liars.
And the Unbelievers say to those who believe: "Follow our path, and we will bear (the consequences) of your faults." Never in the least will they bear their faults: in fact they are liars!
The unbelievers say to the believers: "Follow our way and we will carry the burden of your sins." dipnot 1 (They say so even though) they are not going to carry any part of their sins. dipnot 2 Surely they are lying.
Those who are kafir say to those who have iman, ‘Follow our way and we will bear the weight of your mistakes. ’ They will not bear the weight of a single one of their mistakes. Truly they are liars.
And those who disbelieve say to those who believe: "Follow our way and we will verily bear your sins." Never will they bear anything of their sins. Surely, they are liars.
The faithless say to the faithful, ‘Follow our way and we will bear [responsibility for] your iniquities. ’ They will not bear anything of their iniquities. They are indeed liars.
And those who disbelieve say to those who believe, `Follow our way and we will bear (the consequences of) your sins (at the time of judgment), whereas they can bear nothing whatsoever of their sins. They are as a matter of fact liars.
The unbelievers say to the believers, 'Follow our path, and let us carry your offences'; yet they cannot carry anything, even of their own offences; they are truly liars.
The disbelievers say to the believers: "Follow our way of life and do not worry; [if there should be such thing as the Day of the Judgment, ] We will accept the responsibility for your sins. " Know that they are the liars and [when the Day of the Judgment comes] they will not bear the burden of nobody’s sin.
And those who misbelieved said to those who believed, 'Follow our path, we will bear your sins;' but they could not bear their sins at all; verily, they are liars!
Those who rejected said to those who acknowledged: "Follow our path and we will carry your sins." But they cannot carry anything from their sins, they are liars!
The unbelievers say unto those who believe, follow our way; and we will bear your sins. Howbeit they shall not bear any part of their sins; for they are liars:
Allah surely knows those who believe, and surely knows the hypocrites.
And the ones who have disbelieved said to the ones who have believed, "Closely follow our way and let us carry your sins. " And in no way can they carry anything of their sins. Surely they are indeed liars.
Those who disbelieve say unto those who believe: Follow our way (of religion) and we verily will bear your sins (for you). They cannot bear aught of their sins. Lo! they verily are liars.
Those who deny say to those who affirm: "Follow our way; we shall carry the burden of your sins. " But they cannot carry the burden of their sins in the least. They are liars indeed.
And [He is aware, too, that] they who are bent on denying the truth speak [thus, as it were,] to those who have attained to faith: "Follow our way [of life], and we shall indeed take your sins upon ourselves!" But never could they take upon themselves aught of the sins of those [whom they would thus mislead]: behold, they are liars indeed!
The disbelievers say to the believers, "˹Just˺ follow our way, and we will bear ˹the burden of˺ your sins." But they would never ˹want to˺ bear any of the believers’ sins. They are simply lying.
And those who rejected said to those who believed: "Follow our path and we will carry your sins. " But they cannot carry anything from their sins, they are liars!
Those who disbelieved said to those who believed, "If you follow our way, we will be responsible for your sins." Not true; they cannot bear any of their sins. They are liars.
And those who disbelieve say to those who believe, "Follow our way, and we will carry your sins. " But they will not carry anything of their sins. Indeed, they are liars.
And those who ignore warning say to those who heed warning: “Follow our path and we will bear your offences.” But they will not bear anything of their offences; they are liars.
And some rejecters tell the believers, "Follow our way and we will bear your faults. " Never in the least will they bear their faults. Behold, they are liars indeed.
And those who disbelievers say to those who believe: "Follow our path, and we will bear (the burden) of your faults. " Never (and not) in the least will they bear (the burden of) their faults: In fact they are liars!
Those who disbelieve say to those who believe, "Follow our way, and we will bear the burden of your sins." And they are not (able) to bear the burden of their sins in the least. Indeed they are pure liars.
And those who rejected said to those who believed: "Follow our path and we will carry your mistakes." But they cannot carry anything from their mistakes, they are liars!