Ankebût suresi

Ankebût suresi, 49. ayet

Ankebût suresi, 49. ayet. بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

bel hüve âyâtüm beyyinâtün fî ṣudûri-lleẕîne ûtü-l`ilm. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 46–52 · surenin 49. ayeti / 69

Konu Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma Ankebût 45–49 3

  1. Ankebût 46

    İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."

  2. Ankebût 47

    İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.

  3. Ankebût 48

    Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

  4. 49

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

  5. Ankebût 50

    Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  6. Ankebût 51

    Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

  7. Ankebût 52

    De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya; işte onlar asıl ziyana uğrayanlardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

49. “Aksine o” yani bu Kur’ân-ı Kerîm “kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde (hıfzedilmiş)” ve hiçbir kapalılığı bulunmayan “apaçık âyetlerdir.” Buradaki ilim sahipleri, insanların efendileri, en akıllıları, iyice düşünen özlü akıl sahipleri ve aralarından kemâle ermiş olan kimselerdir.

İşte bu kitap, böylelerin kalplerinde apaçık âyetler halinde hıfzedilmiş olması dolayısı ile başkalarına karşı bir delildir. Başkalarının inkâr etmesinin bir zararı olmaz ve zaten bu inkâr da zulümden başka bir şey değildir. Bundan dolayı Yüce Allah:

“Âyetlerimizi ancak zalimler inkâr eder” buyurmaktadır. Bu âyetleri ancak herhangi bir bilgiye dayalı olmaksızın, bu konuda ilim ehline ve onu gerçek mahiyeti ile bilme imkânına sahip olan kimselere uymaksızın söz söyleyen bir cahilden yahut da onun hak olduğunu bilmekle birlikte inat eden, doğru olduğunu bilmekle birlikte ona muhalefet eden, işi bilmezliğe vuran kimseden başkası bile bile inkâr etmez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bilakis sana indirilen Kur'an, kendilerine ilim verilen Müminlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi ancak Allah'ı küfrederek ve şirk koşarak kendi nefislerine zulmedenler inkâr eder.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بَلْ bel hayır
  2. هُوَ huve o
  3. ءَايَـٰتٌۢ ayatun ayetlerdir kök: ايي
  4. بَيِّنَـٰتٌۭ beyyinatun açık açık kök: بين
  5. فِى fi bulunan
  6. صُدُورِ suduri göğüslerde kök: صدر
  7. ٱلَّذِينَ ellezine olanların
  8. أُوتُوا۟ utu verilmiş kök: اتي
  9. ٱلْعِلْمَ ۚ l-ilme bilgi kök: علم
  10. وَمَا ve ma ve
  11. يَجْحَدُ yechadu inkar etmez kök: جحد
  12. بِـَٔايَـٰتِنَآ biayatina bizim ayetlerimizi kök: ايي
  13. إِلَّا illa başkası
  14. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune zalimlerden kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    De ki: "İçinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir. Göklerdeki her şeyi, yerdeki her şeyi de bilir. Allah, her şeye hakkıyla gücü…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler.…

  • Aynı kök: صدر (46 geçiş)

    İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, sizi sevmezler. Onlar sizinle karşılaştıkları…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hayır! O (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde (kalplerinde) apaçık ayetlerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez.

Mustafa İslamoğlu

Aksine o (Kitab), sahibine seçip ayırma yeteneği kazandıran bir bilgi tasavvuru bahşedilenlerin gönüllerinde yer bulan hakikatin apaçık belgelerinden oluşmuştur: zaten bilinci altüst olmuş kimselerden başkası ayetlerimizi bile bile inkara yeltenmez.

Muhammed Esed

Hayır, ama bu (ilahi kelam), doğru bilgi ile (anlayıp kavrama yeteneği ile) donatılmış insanların kalplerine kolayca nüfuz eden mesajlardan oluşur; (kendilerine) zulmedenler dışında hiç kimse mesajlarımızı bile bile reddetmez.

Ahmed Hulusi

Bilakis O (Kur'an), kendilerine ilim verilmiş olanların derunlarında apaçık işaretlerdir. . . (Hakikatlerinde mevcut) işaretlerimizi ancak nefsine zulmedenler inkar eder.

Ali Bulaç

Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, bizim ayetlerimizi inkar etmez.

Ali Özek ve heyeti

Hayır, o (Kur'an), kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (yer eden) apaçık âyetlerdir. Âyetlerimizi, ancak zalimler bile bile inkâr eder.

Ali Rıza Safa

Hayır! O, bilgi verilen kimselerin yüreklerinde olan açık kanıtlı ayetlerdir. Zaten haksızlık yapanlardan başkası ayetlerimizi bilerek inkar etmez.

Bayraktar Bayraklı

Oysa tam aksine, Kur'an, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık ayetler halindedir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası inkar edemez.

Edip Yüksel

Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçekte o, kendilerine bilgi verilmiş olanların göğsünde apaçık ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o (Kur'an) kendilerine ılim verilmiş kimselerin sinelerinde parıldayan parlak ayetlerdir ve bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder

Erhan Aktaş

Hayır! O, kendilerine ilim dipnot 1 verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 29:43. ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hayır! O, kendilerine ilim dipnot 1 verilenlerin gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası yalanlamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 29:43. Ayetin dipnotu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hayır! O, kendilerine ilim verilenlerin dipnot 1 gönüllerinde yer eden apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden dipnot 2 başkası yalanlamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", her ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şirke saplanmış olanlar.

Gültekin Onan

Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.

Hasan Basri Çantay

Hayır, o (Kur'an) kendilerine ilim verilmiş insanların sinelerinde (parıldayan) apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi zaalim olanlardan başkası bilerek inkar etmez.

İbni Kesir

Bilakis o, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık olan ayetlerdir. Zalimlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

Mehmet Alagaş

(46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hayır! O (Kur'an), bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Ayetlerimizi ancak zalimler bile bile inkâr eder.

Süleyman Ateş

Hayır, o (sana vahyedilenler) kendilerine bilgi verilmiş olanların göğüslerinde bulunan açık açık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başkası inkar etmez.

Süleymaniye Vakfı

Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kur'an aslında, kendilerine ilim verilmiş olanların içine işleyen apaçık ayetlerden oluşur. Yanlışa dalanlardan başka hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmez.

Şaban Britch

Hayır! O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Ayetlerimizi zalimlerden başkası inatla inkar etmezler.

Şaban Piriş

Hayır, O, bilgi verilen kimselerin gönüllerinde olan apaçık belgelerdir. Belgelerimizi zalimlerden başkası bile bile inkar etmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüsleri içinde ayan beyan ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkar etmez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the Quran, is indeed a divine discourse expressing explicitly revelations easily intelligible in the hearts and minds of those who are well founded in knowledge and do-know the facts. And no one denies or rejects Our revelations but the wrongful of actions.

Abdul Haleem

But no, [this Quran] is a revelation that is clear to the hearts of those endowed with knowledge. No one refuses to acknowledge Our revelations but the evildoers.

Abdullah Yusuf Ali

Nay, here are Signs self-evident in the hearts of those endowed with knowledge: and none but the unjust reject Our Signs.

Abul A'la Maududi

But it is a set of Clear Signs in the hearts of those who have been endowed with knowledge. dipnot 1 None except the utterly unjust will deny Our Signs.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the presentation of a Book like the Quran by an unlettered person, and the manifestation by him, all of a sudden, of extraordinary qualities of character while nobody ever noticed him making any preparation for these previously, are in fact the clearest signs which serve as pointers to his prophethood for those who are possessed of knowledge and wisdom." If one reviews the life-story of any great historical personage, one can always discover the factors in his environment, which molded his personality and prepared him for the excellences and qualities that emanated from him in life. There always exists a clear relationship between his environment and the component aspects of his personality. But no source whatever can be discovered in his environment of the wonderful qualities and excellences that the Prophet Muhammad (peace be upon him) displayed. In his case, neither in the contemporary Arab society nor in the society of the neighboring countries with which Arabia had any relations can one discover those factors which could have any remote relationship with the component aspects of the Prophet’s (peace be upon him) personality. This is the reality on the basis of which it has been asserted here that the Prophet Muhammad’s (peace be upon him) personality is not one sign but a collection of many clear signs. An ignorant person may not see any of these signs but those who are possessed of knowledge have become convinced in their hearts by seeing these signs that he is most certainly a true Prophet of Allah.

Aisha Bewley

No, it is Clear Signs reposited in the hearts of those who have been given knowledge. Only wrongdoers deny Our Signs.

Al-Hilali & Khan

Nay, but they, the clear Ayât [i.e. the description and the qualities of Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel)] are preserved in the breasts of those who have been given knowledge (among the people of the Scriptures). And none but the Zâlimûn (polytheists and wrongdoers) deny Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.).[1]

Ali Quli Qarai

Rather it is [present as] manifest signs in the breasts of those who have been given knowledge, and none contests Our signs except wrongdoers.

Amatul Rahman Omar

Nay, (far from being an invention) this (Qur'ân) is full of clear signs in the minds of those who have been given true knowledge. It is only the unjust indeed who deny Our signs deliberately.

Arthur John Arberry

Nay; rather it is signs, clear signs in the breasts of those who have been given knowledge; and none denies Our signs but the evildoers.

Bijan Moeinian

These revelations, indeed penetrate into the heart of those who possessed knowledge. Only those who betray their souls will disregard My Revelations.

E. Henry Palmer

Nay, but it is evident signs in the breasts of those who are endued with knowledge, and none but the unjust would gainsay our signs!

Edip-Layth

In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. It is only the wicked who doubt Our signs.

George Sale

But the same is evident signs in the breasts of those who have received understanding: For none reject our signs, except the unjust.

Hamid S. Aziz

You (Muhammad) could not recite before this any Book (or Scripture), nor write it with your right hand, for then, indeed, might those who deal (or talk) in vanities (trivialities, falsehoods, irrelevancies) have doubted.

Mahmoud Ghali

No indeed; it (i. e., the Book) is supremely evident signs in the breasts of the ones who have been brought knowledge; and in no way does anyone repudiate Our signs except the unjust.

Marmaduke Pickthall

But it is clear revelations in the hearts of those who have been given knowledge, and none deny Our revelations save wrong-doers.

Mohamed Ahmed - Samira

In fact, in the minds of those who have intelligence these are clear signs. No one denies Our revelations except those who are unjust.

Muhammad Asad

Nay, but this [divine writ] consists of messages clear to the hearts of all who are gifted with [innate] knowledge and none could knowingly reject Our messages unless it be such as would do wrong [to themselves].

Mustafa Khattab

But this ˹Quran˺ is ˹a set of˺ clear revelations ˹preserved˺ in the hearts of those gifted with knowledge. And none denies Our revelations except the ˹stubborn˺ wrongdoers.

Progressive Muslims

In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. And it is only the wicked who doubt Our revelations.

Rashad Khalifa

In fact, these revelations are clear in the chests of those who possess knowledge. Only the wicked will disregard our revelations.

Sahih International

Rather, the Qur'an is distinct verses [preserved] within the breasts of those who have been given knowledge. And none reject Our verses except the wrongdoers.

Sam Gerrans

The truth is, it is clear proofs in the breasts of those given knowledge. And none rejects Our proofs but the wrongdoers.

Shabbir Ahmed

Nay, but this consists of Messages clear to the hearts of all who are gifted with the knowledge of discretion. And none could knowingly reject Our Messages except such as would relegate the Truth.

Syed Vickar Ahamed

No! These are the clear and firm Signs that are in the hearts of those gifted with knowledge: And no one but the unjust reject Our Signs.

Taqi Usmani

But it (the Qur’ān in itself) is (a package of) evident signs in the hearts of those who are given knowledge. And no one rejects our verses except the wrongdoers.

The Monotheist Group

In fact, it is a clear revelation in the chests of those who have been given knowledge. And it is only the wicked who doubt Our revelations.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩