Ankebût suresi

Ankebût suresi, 56. ayet

Ankebût suresi, 56. ayet. يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ أَرْضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّٰىَ فَٱعْبُدُونِ

yâ `ibâdîye-lleẕîne âmenû inne arḍî vâsi`aten feiyyâye fa`büdûn.

Diyanet İşleri

Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 53–59 · surenin 56. ayeti / 69

Konu "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık Ankebût 56–63 3

  1. Ankebût 53

    Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.

  2. Ankebût 54–55

    (54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.

  3. 56

    Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.

  4. Ankebût 57

    Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.

  5. Ankebût 58

    İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!

  6. Ankebût 59

    Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 56–59. ayetler için yazılmıştır.

56-58. “Ey” beni ve Rasûlümü tasdik ederek “iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.” Yeryüzünün herhangi bir yerinde Rabbinize ibadet, sizin için imkânsız olursa oradan ibadetin yalnızca Allah’a yapıldığı bir başka yere göç/hicret edin. Zira ibadet edilecek yerler pek geniştir. Mabud da bir ve tektir. Ölümün gelip sizi bulması ise kaçınılmaz bir şeydir. Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz. O da Rabbine güzelce ibadet ederek iman ve salih ameli bir arada işleyen kimseyi cennette üstün köşklerde ve canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, her türlü mükemmel nimeti barındıran yerlerde mükâfatlandıracaktır ve bu kimseler orada ebedi kalacaktır. İşte Naîm cennetlerindeki bu yüce köşkler, Allah için “amel edenlerin mükafatı” olarak “ne güzeldir!”

59. “Onlar” Allah’a ibadet üzere “sabreden” ve bu hususlarda “yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” Allah’a ibadet üzere sabretmeleri, bu hususta bütün güç ve gayretlerini harcamalarını, bunları herhangi bir şekilde ihlâl etmeye çalışan şeytana karşı da büyük bir savaşa girmelerini gerektirir.

Tevekkülleri ise Yüce Allah’a güvenip dayanmalarını, yapmaya kararlaştırdıkları amelleri gerçekleştirmesi ve bunları kemâle erdirmesi konusunda O’nun hakkında hüsnüzan beslemelerini gerektirir.

Her ne kadar sabrın çerçevesi içerisinde olsa da tevekkülün özellikle söz konusu edilmesi, emirleri yerine getirmekte ve yasakları terk etmekte ona ihtiyaç duyulmasındandır. Ayrıca sabır da tevekkülsüz tamamlanmaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey bana iman eden kullarım! Bana ibadet etmeye güç yetiremediğiniz beldeden hicret edin. Benim arzım geniştir, o halde yalnızca bana ibadet edin ve bana hiç kimseyi ortak koşmayın.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَـٰعِبَادِىَ ya ibadiye kullarım kök: عبد
  2. ٱلَّذِينَ ellezine
  3. ءَامَنُوٓا۟ amenu inanan kök: امن
  4. إِنَّ inne şüphesiz
  5. أَرْضِى erdi benim arzım kök: ارض
  6. وَٰسِعَةٌۭ vasiatun geniştir kök: وسع
  7. فَإِيَّـٰىَ feiyyaye o halde bana
  8. فَٱعْبُدُونِ fea'buduni kulluk edin kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş)

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey iman eden kullarım! dipnot 1 Şüphesiz ki benim arzım (yerim) geniştir. Yalnızca bana kulluk edin!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer hitaplar için bkz. İbrâhîm 14:31; Zümer 39:10, 53. Bu hitapların kullanılmasındaki amaç, insanların Yüce Allah'ın kulları oldukları gerçeğini değişik bir ifade ile dile getirmektir.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki Benim arzım geniştir; o halde Bana, yalnız Bana kulluk edin!

Muhammed Esed

Ey imana ermiş olan kullarım! Benim arzım alabildiğine geniştir; o halde Bana, yalnız Bana kulluk edin!

Ahmed Hulusi

Ey iman eden kullarım! Muhakkak ki Benim Arz'ım geniştir! (Beyin kapasitesi geniştir! Burada şunu fark etmek gerekir. Gerek beden ve gerekse beyin madde ve toprak asıllı yapısı ve katmanı itibarıyla "arz" kelimesiyle işaretlenirken; beyin faaliyetinin, nöronik hareketlerinin daha da deriniyle data açığa çıkışının anlatımı da "sema" kelimesiyle tanımlanmıştır. "Semalar" denilmesinin sebebi ise açığa çıkan data, bilgi - ilim kapsamı mertebeleridir kanaatimizce. Dolayısıyladır ki burada "arzım geniştir" işaretiyle beyin kapasitesinin olabildiğince yüksek düzeyde kullanılarak ilim elde edilmesi önerilmektedir. Zira ana konu toprakta yok olacak kapasiteler, nesneler değil ölümsüz yaşam itibarıyla gerekli kazanımlardır. ) Yalnız bana kulluk edin!

Ali Bulaç

Ey iman eden kullarım, şüphesiz benim arzım geniştir; artık yalnızca bana ibadet edin.

Ali Özek ve heyeti

Ey iman eden kullarım! Şüphesiz, benim arzım geniştir. O halde (nerede güven içinde olacaksanız orada) yalnız bana kulluk edin.

Ali Rıza Safa

Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. Artık, yalnızca Bana hizmet edin.

Bayraktar Bayraklı

"Ey iman eden kullarım! Elbette benim yarattığı yeryüzü geniştir. O halde yalnız bana kulluk ediniz!"

Edip Yüksel

Ey gerçeği onaylayan kullarım, yerim geniştir, sadece bana hizmet edin.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ey inanan kullarım, toprağım geniştir, sadece bana kulluk edin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Benim iman eden kullarım! Haberiniz olsun ki, Benim arzım geniştir, o halde Bana ibadet edin o halde Bana!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey benim iyman eden kullarım! Haberiniz olsun benim Arzım geniştir, o halde bana ıbadet edin o halde bana

Erhan Aktaş

Ey İman Eden kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer, Bana kulluk etmekten engelleniyor, baskı ve zulme dayanamıyorsanız başka yerlere gidin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer, Bana kulluk etmekten engelleniyor, baskı ve zulme dayanamıyorsanız başka yerlere gidin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Eğer, Bana kulluk etmekten engelleniyor, baskı ve zulme dayanamıyorsanız başka yerlere gidin.

Gültekin Onan

Ey inanan kullarım, kuşkusuz benim yeryüzüm geniştir; artık yalnızca bana kulluk edin.

Hasan Basri Çantay

Ey iman eden kullarım, şübhesiz ki benim arzım genişdir. O halde ancak bana ibadet edin.

İbni Kesir

Ey iman etmiş olan kullarım; şüphesiz ki Benim yerim geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.

Mehmet Alagaş

(56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana ibadet edin.

Süleyman Ateş

Ey inanan kullarım, benim arzım geniştir, bana kulluk edin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanan kullarım! Toprağım geniştir; yalnız bana kul olun.

Şaban Britch

Ey iman eden kullarım! Benim arzım geniştir. Öyleyse yalnız bana ibadet edin.

Şaban Piriş

-Ey iman eden kullarım! Benim arzım geniştir. Öyleyse yalnız bana kulluk edin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey benim iman eden kullarım! Hiç kuşkusuz, benim yerkürem geniştir. O halde, yalnız bana kuluk/ibadet edin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

O you My worshippers who conformed your will to My will: "My earth is, vast indeed -therefore you have no excuse-, worship Me and Me alone. "

Abdul Haleem

My believing servants! My earth is vast, so worship Me and Me alone.

Abdullah Yusuf Ali

O My servants who believe! truly, spacious is My Earth: therefore serve ye Me - (and Me alone)!

Abul A'la Maududi

O My servants who believe, verily My earth is vast; so serve Me alone. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is an allusion to the Hijrah, which implies this: if you feel that it is becoming difficult to worship God in Makkah, you may leave it and move to another place where you can live as the true servants of God, for God’s earth is vast. You should serve Allah and not your nation and country. This shows that the real thing is not the nation and the home and the country but the worship of Allah. If at any time the demands of the nation and country’s love clash with the demands of Allah’s worship, it is the time of trial for the believer’s faith. The true believer will worship Allah and spurn the nation and the country and home. The false claimant to the faith will abandon the faith and remain clinging to his nation and his country and home. This verse is clearly indicative of the fact that a true worshiper of God can be a patriot but he cannot be a worshiper of the nation and the country. For him the worship of God is the dearest thing in life for the sake of which he will sacrifice everything else, but with never be prepared to sacrifice it for anything else.

Aisha Bewley

My slaves, you who have iman, My earth is wide, so worship Me alone!

Al-Hilali & Khan

O My slaves who believe! Certainly, spacious is My earth. Therefore worship Me." (Alone)[1].

Ali Quli Qarai

O My servants who have faith! My earth is indeed vast. So worship [only] Me.

Amatul Rahman Omar

My believing servants! My earth is indeed vast. You should worship Me and Me alone.

Arthur John Arberry

O My servants who believe, surely My earth is wide; therefore Me do you serve!

Bijan Moeinian

O’ My believing servants, My earth is vast. So [if you cannot worship your Lord freely, migrate to a land where you may] worship Me [freely.]

E. Henry Palmer

O my servants who believe! verily, my land is spacious enough; me therefore do ye worship.

Edip-Layth

"O My servants who acknowledged, My earth is spacious, so serve only Me."

George Sale

O my servants who have believed, verily my earth is spacious; wherefore serve Me.

Hamid S. Aziz

On the Day when the Doom (or Wrath) shall overwhelm them from above them and from beneath their feet, and He will say, "Taste that which you have done. "

Mahmoud Ghali

O My bondmen who have believed, surely My earth is wide; so Me (only) do you worship!

Marmaduke Pickthall

O my bondmen who believe! Lo! My earth is spacious. Therefor serve Me only.

Mohamed Ahmed - Samira

O My creatures who believe, surely My earth has plenty of scope and so worship only Me.

Muhammad Asad

O YOU servants of Mine who have attained to faith! Behold, wide is Mine earth: worship Me, then, Me alone!

Mustafa Khattab

O My believing servants! My earth is truly spacious, so worship Me ˹alone˺.

Progressive Muslims

"O My servants who believed, My Earth is spacious, so serve only Me. "

Rashad Khalifa

O My servants who believed, My earth is spacious, so worship Me.

Sahih International

O My servants who have believed, indeed My earth is spacious, so worship only Me.

Sam Gerrans

O My servants who heed warning: My earth is spacious; so Me — serve you Me.

Shabbir Ahmed

O You servants of Mine who have attained belief! Behold, vast is My earth; serve Me then, Me alone! (Live by Divine Values and work for the establishment of the Divine System wherever you may live).

Syed Vickar Ahamed

O My servants who believe! Truly, My Earth has lot of space (and room): Therefore you serve Me— (and none else)!

Taqi Usmani

O My servants who believe, surely My earth is vast. So, Me alone you must worship.

The Monotheist Group

O My servants who believed, My earth is spacious, so serve only Me.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩