Diyanet İşleri
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 56. ayet. يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ أَرْضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّٰىَ فَٱعْبُدُونِ
yâ `ibâdîye-lleẕîne âmenû inne arḍî vâsi`aten feiyyâye fa`büdûn.
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık Ankebût 56–63 3
Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. (Hikmet gereği) belirlenmiş bir süre olmasaydı, azap onlara mutlaka gelirdi. Onlar farkında değillerken kendilerine ansızın elbette gelecektir.
(54-55) Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kafirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, "Yapmakta olduklarınızın cezasını tadın" diyecektir.
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana kulluk edin.
Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.
İman edip salih amel işleyenler var ya, onları içinden ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennet köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların mükafatı ne güzeldir!
Onlar, sabreden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimselerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 56–59. ayetler için yazılmıştır.
56-58. “Ey” beni ve Rasûlümü tasdik ederek “iman eden kullarım! Şüphesiz benim (yarattığım) yeryüzü geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.” Yeryüzünün herhangi bir yerinde Rabbinize ibadet, sizin için imkânsız olursa oradan ibadetin yalnızca Allah’a yapıldığı bir başka yere göç/hicret edin. Zira ibadet edilecek yerler pek geniştir. Mabud da bir ve tektir. Ölümün gelip sizi bulması ise kaçınılmaz bir şeydir. Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz. O da Rabbine güzelce ibadet ederek iman ve salih ameli bir arada işleyen kimseyi cennette üstün köşklerde ve canların çektiği, gözlerin zevk aldığı, her türlü mükemmel nimeti barındıran yerlerde mükâfatlandıracaktır ve bu kimseler orada ebedi kalacaktır. İşte Naîm cennetlerindeki bu yüce köşkler, Allah için “amel edenlerin mükafatı” olarak “ne güzeldir!”
59. “Onlar” Allah’a ibadet üzere “sabreden” ve bu hususlarda “yalnızca Rablerine tevekkül eden kimselerdir.” Allah’a ibadet üzere sabretmeleri, bu hususta bütün güç ve gayretlerini harcamalarını, bunları herhangi bir şekilde ihlâl etmeye çalışan şeytana karşı da büyük bir savaşa girmelerini gerektirir.
Tevekkülleri ise Yüce Allah’a güvenip dayanmalarını, yapmaya kararlaştırdıkları amelleri gerçekleştirmesi ve bunları kemâle erdirmesi konusunda O’nun hakkında hüsnüzan beslemelerini gerektirir.
Her ne kadar sabrın çerçevesi içerisinde olsa da tevekkülün özellikle söz konusu edilmesi, emirleri yerine getirmekte ve yasakları terk etmekte ona ihtiyaç duyulmasındandır. Ayrıca sabır da tevekkülsüz tamamlanmaz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey bana iman eden kullarım! Bana ibadet etmeye güç yetiremediğiniz beldeden hicret edin. Benim arzım geniştir, o halde yalnızca bana ibadet edin ve bana hiç kimseyi ortak koşmayın.
Aynı kök: وسع (32 geçiş)
Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Aynı kök: وسع (32 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: وسع (32 geçiş)
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman eden kullarım! dipnot 1 Şüphesiz ki benim arzım (yerim) geniştir. Yalnızca bana kulluk edin!
Siz ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki Benim arzım geniştir; o halde Bana, yalnız Bana kulluk edin!
Ey imana ermiş olan kullarım! Benim arzım alabildiğine geniştir; o halde Bana, yalnız Bana kulluk edin!
Ey iman eden kullarım! Muhakkak ki Benim Arz'ım geniştir! (Beyin kapasitesi geniştir! Burada şunu fark etmek gerekir. Gerek beden ve gerekse beyin madde ve toprak asıllı yapısı ve katmanı itibarıyla "arz" kelimesiyle işaretlenirken; beyin faaliyetinin, nöronik hareketlerinin daha da deriniyle data açığa çıkışının anlatımı da "sema" kelimesiyle tanımlanmıştır. "Semalar" denilmesinin sebebi ise açığa çıkan data, bilgi - ilim kapsamı mertebeleridir kanaatimizce. Dolayısıyladır ki burada "arzım geniştir" işaretiyle beyin kapasitesinin olabildiğince yüksek düzeyde kullanılarak ilim elde edilmesi önerilmektedir. Zira ana konu toprakta yok olacak kapasiteler, nesneler değil ölümsüz yaşam itibarıyla gerekli kazanımlardır. ) Yalnız bana kulluk edin!
Ey iman eden kullarım, şüphesiz benim arzım geniştir; artık yalnızca bana ibadet edin.
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz, benim arzım geniştir. O halde (nerede güven içinde olacaksanız orada) yalnız bana kulluk edin.
Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. Artık, yalnızca Bana hizmet edin.
"Ey iman eden kullarım! Elbette benim yarattığı yeryüzü geniştir. O halde yalnız bana kulluk ediniz!"
Ey gerçeği onaylayan kullarım, yerim geniştir, sadece bana hizmet edin.
Ey inanan kullarım, toprağım geniştir, sadece bana kulluk edin.
Ey Benim iman eden kullarım! Haberiniz olsun ki, Benim arzım geniştir, o halde Bana ibadet edin o halde Bana!
Ey benim iyman eden kullarım! Haberiniz olsun benim Arzım geniştir, o halde bana ıbadet edin o halde bana
Ey İman Eden kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.
Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.
Ey inanan kullarım! Yeryüzüm geniştir. dipnot 1 Öyleyse yalnız Bana kulluk edin.
Ey inanan kullarım, kuşkusuz benim yeryüzüm geniştir; artık yalnızca bana kulluk edin.
Ey iman eden kullarım, şübhesiz ki benim arzım genişdir. O halde ancak bana ibadet edin.
Ey iman etmiş olan kullarım; şüphesiz ki Benim yerim geniştir. O halde yalnız Bana ibadet edin.
(56-59) Ey iman eden kullarım , benim yeryüzüm / arzım geniştir , sadece bana kulluk edin (gerekirse taşının hicret edin) her nefis ölümü tadacaktır , sonra bize döndürülürsünüz , iman edenler ve salih amel yapanları altlarından ırmaklar akan cennetin yüksek odalarına yerleştireceğiz, yapanların karşılığı bir nimet olarak orada kalıcıdırlar , ki onlar, sabrederler ve Rablerini vekil tayin ederler / vekaletlerini Allah’a verirler.
Ey iman eden kullarım! Şüphesiz ki benim arzım (yeryüzü) geniştir. O halde, ancak bana ibadet edin.
Ey inanan kullarım, benim arzım geniştir, bana kulluk edin.
Ey inanıp güvenen kullarım! Toprağım geniştir; öyleyse siz yalnız bana kulluk edin dipnot 1 .
Ey inanan kullarım! Toprağım geniştir; yalnız bana kul olun.
Ey iman eden kullarım! Benim arzım geniştir. Öyleyse yalnız bana ibadet edin.
-Ey iman eden kullarım! Benim arzım geniştir. Öyleyse yalnız bana kulluk edin.
Ey benim iman eden kullarım! Hiç kuşkusuz, benim yerkürem geniştir. O halde, yalnız bana kuluk/ibadet edin.
O you My worshippers who conformed your will to My will: "My earth is, vast indeed -therefore you have no excuse-, worship Me and Me alone. "
My believing servants! My earth is vast, so worship Me and Me alone.
O My servants who believe! truly, spacious is My Earth: therefore serve ye Me - (and Me alone)!
O My servants who believe, verily My earth is vast; so serve Me alone. dipnot 1
My slaves, you who have iman, My earth is wide, so worship Me alone!
O My slaves who believe! Certainly, spacious is My earth. Therefore worship Me." (Alone)[1].
O My servants who have faith! My earth is indeed vast. So worship [only] Me.
My believing servants! My earth is indeed vast. You should worship Me and Me alone.
O My servants who believe, surely My earth is wide; therefore Me do you serve!
O’ My believing servants, My earth is vast. So [if you cannot worship your Lord freely, migrate to a land where you may] worship Me [freely.]
O my servants who believe! verily, my land is spacious enough; me therefore do ye worship.
"O My servants who acknowledged, My earth is spacious, so serve only Me."
O my servants who have believed, verily my earth is spacious; wherefore serve Me.
On the Day when the Doom (or Wrath) shall overwhelm them from above them and from beneath their feet, and He will say, "Taste that which you have done. "
O My bondmen who have believed, surely My earth is wide; so Me (only) do you worship!
O my bondmen who believe! Lo! My earth is spacious. Therefor serve Me only.
O My creatures who believe, surely My earth has plenty of scope and so worship only Me.
O YOU servants of Mine who have attained to faith! Behold, wide is Mine earth: worship Me, then, Me alone!
O My believing servants! My earth is truly spacious, so worship Me ˹alone˺.
"O My servants who believed, My Earth is spacious, so serve only Me. "
O My servants who believed, My earth is spacious, so worship Me.
O My servants who have believed, indeed My earth is spacious, so worship only Me.
O My servants who heed warning: My earth is spacious; so Me — serve you Me.
O You servants of Mine who have attained belief! Behold, vast is My earth; serve Me then, Me alone! (Live by Divine Values and work for the establishment of the Divine System wherever you may live).
O My servants who believe! Truly, My Earth has lot of space (and room): Therefore you serve Me— (and none else)!
O My servants who believe, surely My earth is vast. So, Me alone you must worship.
O My servants who believed, My earth is spacious, so serve only Me.