Diyanet İşleri
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 22. ayet. وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ
vemâ entüm bimü`cizîne fi-l'arḍi velâ fi-ssemâ'. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3
Onlar, Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır.
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da Allah'ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah (aynı şekilde) sonraki yaratmayı da yapacaktır. (Kıyametten sonra her şeyi tekrar yaratacaktır) Şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."
O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
22. “Siz yerde de gökte de (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz.” Yani ey yalancılar, ey masiyetleri işleme cesaretini gösterenler! Sizden gafil olunduğunu, yeryüzünde veya gökte Allah’ı âciz bırakacağınızı sanmayın. Elinizdeki güçler, nefsinizin size süslü gösterdiği ve Allah’ın azabından kurtulacağınıza dair size yaptığı boş vaat, sakın sizi kandırmasın. Sizler kainatın neresinde olursanız olun Allah’ı asla aciz bırakabilecek değilsiniz.
“Sizin için Allah’tan başka” işlerinizi üstlenecek, böylelikle din ve dünya menfaatlerinizi elde etmenizi sağlayacak “bir dost ve” size yardım ederek, hoşlanmadığınız şeyleri sizden uzaklaştıracak “yardımcı da yoktur.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Siz yeryüzünde ve gökyüzünde, Rabbinizden kurtulabilecek ve de azabından kaçabilecek değilsiniz. Sizin, Allah’ın dışında işinizi üstlenecek bir dostunuz da yoktur. Allah’ın dışında O'nun azabını sizden kaldıracak bir yardımcınız da yoktur.
Aynı kök: عجز (26 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Karısı, "Vay başıma gelenler! Ben bir kocakarı ve bu kocam da bir ihtiyar iken çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu, çok şaşılacak bir şey!" dedi.
Aynı kök: عجز (26 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Aynı kök: عجز (26 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Yardım (nusret)
(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Yardım (nusret)
İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yerde ve gökte (O'nu) asla aciz bırakamazsınız. dipnot 1 Sizin için Allah'a rağmen dost da yardımcı da yoktur.
Ve O'nu, ne yerde ne de gökte asla atlatamazsınız; dahası, kendiniz için Allah'tan başka ne sadık bir dost ne de bir yardımcı asla bulamazsınız.
Ne yeryüzünde ne de gökte Allah'ı başınızdan savamazsınız, (bunu hiç beklemeyin;) Sizi ne Allah'ın elinden alabilecek, ne de size yardım edebilecek kimse bulamazsınız.
"Siz, ne arzda ve ne semada güçsüz bırakamazsınız! Sizin Allah'tan başka ne bir Veliyy'niz ve ne de bir yardımcınız yoktur. "
Siz yerde ve gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'ın dışında veliniz yoktur, yardım edeniniz de yoktur.
Siz ne yeryüzünde ne de gökte (Allah'ı) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dost ve yardımcı da bulamazsınız.
Yeryüzünde ve gökte güçsüz bırakamazsınız. Sizin için, Allah'tan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.
"Sizler ne yerde ne gökte Allah'ı aciz bırakabilirsiniz. Sizin Allah'tan başka dostunuz ve yardımcınız da yoktur."
Siz ne yeryüzünde ne de gökte bunu engelleyemezsiniz. Sizin ALLAH'tan başka Sahibiniz ve Yardımcınız yoktur.
Siz ne yeryüzünde ne de gökte bunu engelleyemezsiniz. Sizin ALLAH'tan başka Sahibiniz ve Yardımcınız yoktur.
Siz, ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz ve size Allah'tan başka ne bir dost var, ne de bir yardımcı!
Siz de aciz bırakacak değilsiniz size de ne Yerde ne Gökte, Allahdan başka ne bir veliy ne de bir nasir yoktur
Siz, yerde ve gökte aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'ın yanı sıra başka veliniz ve yardımcınız yoktur.
Siz, yerde ve gökte aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'ın yanı sıra başka veliniz ve yardımcınız yoktur.
Siz, yerde ve gökte aciz bırakacak değilsiniz dipnot 1 . Sizin Allah'tan başka veliniz dipnot 2 ve yardımcınız yoktur.
Siz yerde ve gökte (Tanrı'yı) aciz bırakamazsınız. Sizin Tanrı'nın dışında veliniz yoktur, yardım edeniniz de yoktur.
Siz ne yerde, ne gökde (Onu) aaciz bırakıcı değilsiniz. Allahdan başka sizin hiçbir veliniz ye yardımcınız da yokdur".
Siz ne yerde, ne gökte O'nu aciz bırakabilirsiniz. Allah'tan başka sizin hiç bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
(16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.
Siz, yerde de gökte de (Allah’ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Siz, ne yerde, ne de gökte Allah'(ın yapacağı iş)i engelleyemezsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir koruyucunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Allah ile aranıza girecek bir veliniz /yakınınız ve yardımcınız yoktur dipnot 1 .
Siz, ne yerde ne de göklerde onu çaresiz bırakabilirsiniz; çünkü Allah ile aranıza girecek dostunuz da yoktur yardımcınız da.
Siz ne yeryüzünde, ne de gökte (Allah'ı) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka veliniz de, yardımcınız da yoktur.
Sizin, yerde de gökte de kaçacak bir yeriniz yoktur. Sizin Allah'tan başka sahibiniz de, yardımcınız da yoktur.
Siz ne yerde ne de gökte kimseyi aciz bırakamazsınız. Ve sizin, Allah'tan başka ne bir dostunuz vardır ne de bir yardımcınız.
"Nor are you people in a position to over power Allah or frustrate Him on earth or in heaven nor escape his retributive punishment and besides Him you have no tutelary protectors to defend you against Him".
You cannot escape Him on earth or in the heavens; you will have no one to protect or help you besides God.’
"Not on earth nor in heaven will ye be able (fleeing) to frustrate (his Plan), nor have ye, besides Allah, any protector or helper."
You cannot overpower Allah, neither on the earth nor in the heaven. dipnot 1 None can protect you from Allah dipnot 2 nor come to your aid against Him.
There is no way out for you in earth or heaven. You have no protector or helper besides Allah.’
And you cannot escape in the earth or in the heaven (from Allah). And besides Allâh you have neither any Walî (Protector or Guardian) nor any Helper.
You cannot thwart Him on the earth or in the sky, nor do you have besides Allah any guardian or any helper.
`You cannot escape (Him) on the earth or in the heaven and you have no patron nor (even) a helper apart from Allâh. '
You are not able to frustrate Him either in the earth or in heaven; and you have not, apart from God, either protector or helper.
There is no place on earth or the heavens that you can escape the Lord’s grasp; you have none beside God as a Lord and Master.
Nor can ye make Him helpless in the earth, nor in the heavens; nor have ye beside God a patron or a helper.
"You will not be able to challenge this fact, on earth or in the heavens, nor do you have besides God any ally or victor."
And ye shall not escape his reach, either in earth, or in heaven; neither shall ye have any patron or defender besides God.
"He punishes whom He will, and bestows mercy on whom He will; and towards Him are you turned.
And in no way are you able to be defiant to (Him), either in the earth or in the heaven. And in no way do you have, apart from Allah, either an Ever-Patronizing Patron or a Ready Vindicator."
Ye cannot escape (from Him) in the earth or in the sky, and beside Allah there is for you no friend or helper.
Escape Him you cannot either in the earth or in the sky; and you have no friend or helper apart from God.
and never - not on earth and not in the skies - can you [hope to] elude Him: and you have none to protect you from God, and none to bring you succour. "
And you cannot escape Him on earth or in heaven. Nor have you any protector or helper besides Allah."
"And you will not be able to escape this fact, on Earth or in the heavens, nor do you have besides God any ally or victor. "
None of you can escape from these facts, on earth or in the heaven, and you have none beside GOD as a Lord and Master.
And you will not cause failure [to Allah ] upon the earth or in the heaven. And you have not other than Allah any protector or any helper.
“And you cannot escape in the earth or in the heaven; and you have, besides God, neither ally nor helper.”
And never - not in decline and not in rise - can you hope to defy His Laws, and there is no protector or helper for you other than Allah. (In the context of change and evolution, the earth and the sky are here metaphorically applied to the low or high state of nations).
"And neither on earth nor in heaven; Will you be able to escape (His Plan), and you have no protector nor helper besides Allah. "
You are not (able) to frustrate (Allah) neither in the earth nor in the sky. And, apart from Allah, you have neither a protector nor a helper.
"And you will not be able to escape this fact, on the earth or in the heavens, nor do you have besides God any ally or victor."