Ankebût suresi

Ankebût suresi, 43. ayet

Ankebût suresi, 43. ayet. وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ

vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâs. vemâ ya`ḳilühâ ille-l`âlimûn.

Diyanet İşleri

İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 40–46 · surenin 43. ayeti / 69
  1. Ankebût 40

    Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

  2. Ankebût 41

    Allah'tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!

  3. Ankebût 42

    Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 43

    İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.

  5. Ankebût 44

    Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.

  6. Ankebût 45

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

  7. Ankebût 46

    İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

43. “İşte bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz.” Onlar için, onların yararlanmaları ve öğrenmeleri için bu misalleri veriyoruz. Çünkü misaller, bilgileri açıklama yollarıdır ve onlar, akıl ile kavranan (soyut) hususları maddi örneklendirmelerle daha bir anlaşılır kılarlar. Böylelikle bu misallerin verilişine sebep teşkil eden anlam, daha bir açıklık kazanır. O bakımdan bu misaller bütün insanların faydasınadır.

“Ama onları (gereğince düşünmeyi) bilenlerden başkası anlamaz onlara âlimlerden başkası akıl erdiremez.” Bunları gereği gibi kavrayıp üzerlerinde gereği gibi düşünerek, ne için örnek verildiklerini bilip uygulayarak ve kalbi ile aklederek anlayanlar ancak ilmin, kalplerine kadar ulaşıp yer ettiği gerçek ilim sahibi kimselerdir.

Bu buyrukla Yüce Allah, verdiği misalleri övmekte, bu misaller üzerinde iyiden iyiye düşünmeye ve bunları anlayıp kavramaya teşvik etmekte, ayrıca bunları anlayıp kavrayanları da övmektedir. Zira bunları kavramak, kişinin ilim ehlinden olduğunu gösterir. O halde bunları kavrayamayan kimselerin de ilim ehlinden olmadığı anlaşılmaktadır.

Bunun sebebi de şudur: Yüce Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm’de verdiği misaller, önemli hususlar, üstün maksatlar ve oldukça değerli meseleler hakkındadır. İlim ehli olan kimseler de bunların diğer meselelerden daha önemli olduğunu bilirler. Çünkü Allah, bunlara önem vermiş ve kullarını bu misalleri iyice akledip üzerlerinde düşünmeye teşvik etmiştir. O bakımdan gerçek ilim sahipleri, bunları gereği gibi anlamak için olanca gayretlerini harcarlar.

Bu hususların önemine rağmen onları gereği gibi düşünmeyen kimseye gelince şüphesiz ki bu, o kimsenin ilim ehlinden olmadığına delildir. Çünkü böyle bir kimse, önemli meseleleri bilmeyecek olursa diğer meseleleri bilmeyişi öncelikle söz konusudur. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah’ın örnek verdiği misallerle ilgili meselelerin büyük çoğunluğunun, dinin esasları (akide) ve benzeri hususlara dairdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu örnekleri kendilerini uyandırması, hakkı göstermesi ve onları hakka iletmesi için insanlara veriyoruz. Bunları istenilen şekilde ancak Allah’ın dinini ve hikmetlerini bilen kimseler idrak edebilirler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتِلْكَ ve tilke ve bu
  2. ٱلْأَمْثَـٰلُ l-emsalu misalleri kök: مثل
  3. نَضْرِبُهَا nedribuha biz anlatıyoruz kök: ضرب
  4. لِلنَّاسِ ۖ linnasi insanlara kök: نوس
  5. وَمَا vema ama
  6. يَعْقِلُهَآ yea'kiluha onları düşünüp anlamaz kök: عقل
  7. إِلَّا illa başkası
  8. ٱلْعَـٰلِمُونَ l-aalimune bilenlerden kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: ضرب (58 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…

  • Aynı kök: ضرب (58 geçiş) · Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Mesel (örnek)

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte biz şu örnekleri insanlar için veriyoruz; dipnot 1 onları (gerçeği) bilenlerden başkası akıl etmez. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; Rûm 30:58; Zümer 39:27; Haşr 59:21.
  2. metne dön, dipnot 2
    Alim olmak için akıl etmek şarttır. Akıl etmek/tefekkür-iman-akıl-ilim ilişkisi hakkında bkz. En‘âm 6:125; Enfâl 8:22, 55; Yûnus 10:100; ‘Ankebût 29:43; Fâtır 35:27-28; Haşr 59:21.

Mustafa İslamoğlu

İşte bütün bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz; ne ki bunları sadece (eşyanın var ediliş amacını) bilenler kavrayabilir.

Muhammed Esed

İşte Biz insanın önüne bu temsilleri koyuyoruz: ama onların gerçek anlamını ancak (Bizi) tanıyanlar kavrayabilir,

Ahmed Hulusi

İşte misaller, insanlara vurguluyoruz! (Fakat) onları alimlerden başkası aklıyla değerlendirmez!

Ali Bulaç

İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.

Ali Özek ve heyeti

Biz bu misalleri insanlar için veriyoruz. Onları da ancak ilim sahibi olanlar anlayabilir.

Ali Rıza Safa

İnsanlar için, işte böyle örnekler veriyoruz. Bilgisi olanlardan başkası, zaten düşünüp anlayamaz.

Bayraktar Bayraklı

İşte bu örnekleri biz, bütün insanlara veriyoruz. Oysa onları ancak bilenler anlar.

Edip Yüksel

Bu örnekleri halk için veririz ve onları bilen kimselerden başkası düşünüp anlamaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu örnekleri halk için veririz ve onları bilen kimselerden başkası düşünüp anlamaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte bu misaller var ya, Biz onları insanlar için getiriyoruz; fakat onlara ilim sahiplerinden başkasının aklı ermez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem bu meseller yok mu, biz onları insanlar için darbediyoruz, maamafih onlara alimlerden maadasının aklı irmez

Erhan Aktaş

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Alim, bilgi sahibi olan, bilen demektir. Ancak, Kur'an'ın "Bilmekten" kast ettiği şey: Düşünmek, akletmek, gerçeği idrak etmek ve vahyin gerçekliğine iman etmektir; Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak etmek, kavramak ve anlamaktır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil; tevhidi bilince sahip olarak, gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Kur'an'da yer alan "ilim" ve "alim" kelimelerinin anlamı şudur: Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu, O'nun yüceliğini, üstünlüğünü, gücünü, her şeyi bildiğini, her şeyin yaratıcısı ve Rabb'i olduğunu idrak etmek ve ayırdına varmak demektir. Keza, kesin doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimelerinin anlamı, genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varma "bilgisidir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu alimlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu; yüceliğini, üstünlüğünü ve gücünü idrak etmek, ayırdına varmak; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu bilenlerden dipnot 1 başkası kavrayamaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve alim sözcükleri; Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak demektir. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim sözcüğüne "bilgin", her ilim sözcüğüne de "bilgi" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.

Gültekin Onan

İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunları akletmez.

Hasan Basri Çantay

İşte misaller! Biz onları insanlar için irad ediyoruz. Aalim olanlardan başkası onları anlamaz.

İbni Kesir

İşte misaller. Biz, onları insanlara anlatıyoruz. Bilenlerden başkası bunları anlamaz.

Mehmet Alagaş

(41-45) Allah’ın dışındakileri dost edinenlerin misali örümceğe / ankebût’a benzer, O bir ev edinir, en çürük / en dayanıksız ev de örümceğin evidir , keşke bilselerdi. Allah , O’nun dışında hangi şeye dua ettiklerini bilir , O saygıdeğerdir, hâkimdir. İşte bu misalleri insanlar için veririz , onu ancak alimler akıl ederler. (Dişi Ankebût çiftleştikten sonra erkeğini öldürür) Allah semaları ve arzı gerçek olarak yarattı , işte bunda kesinlikle iman edenlere göstergeler / ayetler vardır , sana kitaptan vahyedileni sözlü oku, namazı kıl, muhakkak ki namaz iğrençlikten ve tanımamaktan alıkoyar, Allah’ı hatırlayıp anmak en büyük şeydir, Allah ne ürettiğinizi bilir. (Namaz inen vahyin çıkan karşılığıdır miraçtır)

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte bunlar, insanlar için verdiğimiz örneklerdir. Fakat onlara âlimlerden başkası akıl erdiremez.

Süleyman Ateş

Biz bu misalleri insanlara anlatıyoruz ama onları, bilenlerden başkası düşünüp anlamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar örnek olaylardır. Onları bütün insanlar için veriyoruz ama bilenler dışında hiç kimse onlara akıl yormaz.

Şaban Britch

İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları alimlerden başkası anlamaz.

Şaban Piriş

İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları bilgi sahiplerinden başkaları anlamaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Such parables do We discourse to people -that they might hopefully ponder-. Such examples and illustrations are only grasped with the minds of those who know the facts and apprehend them with their senses.

Abdul Haleem

Such are the comparisons We draw for people, though only the wise can grasp them.

Abdullah Yusuf Ali

And such are the Parables We set forth for mankind, but only those understand them who have knowledge.

Abul A'la Maududi

These are the parables that We set forth to make people understand. But only those endowed with knowledge will comprehend them.

Aisha Bewley

Such metaphors – We devise them for mankind; but only those with knowledge understand them.

Al-Hilali & Khan

And these similitudes We put forward for mankind; but none will understand them except those who have knowledge (of Allâh and His Signs).

Ali Quli Qarai

And We draw these parables for mankind; but no one grasps them except those who have knowledge.

Amatul Rahman Omar

These are the (various) situations which We set forth for the (benefit of) mankind, yet, except for the learned, nobody tries to grasp them.

Arthur John Arberry

And those similitudes -- We strike them for the people, but none understands them save those who know.

Bijan Moeinian

I (God) cite these examples to make the people wake up; but only those who have [earned the faculty of] knowledge understands them.

E. Henry Palmer

These are parables which we have struck out for men; but none will understand them, save those who know.

Edip-Layth

Such are the examples We cite for the people, but none reason except the knowledgeable.

George Sale

These similitudes do We propound unto men: But none understand them, except the wise.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah knows whatever thing they call upon beside Him; for He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

And those similitudes, We strike them for mankind, and in no way does anyone consider them except the knowledgeable (people).

Marmaduke Pickthall

As for these similitudes, We coin them for mankind, but none will grasp their meaning save the wise.

Mohamed Ahmed - Samira

These are precepts of wisdom We offer to men, but only those who are rational understand.

Muhammad Asad

And so We propound these parables unto man: but none can grasp their innermost meaning save those who [of Us] are aware

Mustafa Khattab

These are the parables We set forth for humanity, but none will understand them except the people of knowledge.

Progressive Muslims

Such are the examples We cite for the people, but none comprehend except the knowledgeable.

Rashad Khalifa

We cite these examples for the people, and none appreciate them except the knowledgeable.

Sahih International

And these examples We present to the people, but none will understand them except those of knowledge.

Sam Gerrans

And those similitudes — We strike them for mankind, but none will understand them save those of knowledge.

Shabbir Ahmed

And so We cite examples for mankind, but men of Science will make best use of their intellect. ('Aalim = Scientist. (30:22-23), (35:27-28)).

Syed Vickar Ahamed

And stories (with guidance) like these, We bring out for mankind, but only those who have knowledge understand them (the stories).

Taqi Usmani

We site these examples for people, but no one understands them except the knowledgeable ones.

The Monotheist Group

Such are the examples We put forth for the people, but none comprehend except the knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 43. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 43. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 43. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩