Diyanet İşleri
"Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 29. ayet. أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
einneküm lete'tûne-rricâle vetaḳṭa`ûne-ssebîle vete'tûne fî nâdîkümü-lmünker. femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlü-'tinâ bi`aẕâbi-llâhi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.
"Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût kavminin helâki Ankebût 28–35 3
Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.
Lut'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."
"Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.
(Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 28–29. ayetler için yazılmıştır.
28-30. Yüce Allah Lût aleyhisselam’ı kavmine peygamber olarak göndermişti. Kavmi müşrik olmakla birlikte erkekler ile hayasızca işler yapıyor, yol kesiyor ve meclislerinde yaygın bir şekilde çirkin işler yapıyorlardı.
Lût aleyhisselam onlara bütün bu hususlara dair öğütler verdi. Onlara bu işlerin bizzat çirkin şeyler olduğunu ve bunların çetin cezalara sebep olacaklarını açıkladı. Ancak akıllarını başlarına almadılar ve öğüt tutmadılar.
“Kavminin cevabı: “Eğer doğru söylüyorsan haydi Allah’ın azabını getir (de görelim)!” demekten başka bir şey olmadı.” Peygamberleri de iman edeceklerinden yana ümidini kesti. Azabı hak ettiklerini anladı. Kendisinin aşırı derecedeki yalanlamalarına karşı tahammülü tükendi. O bakımdan beddua ederek:
“Rabbim! Bu fesatçı topluma karşı bana yardım et, dedi.” Allah onun yaptığı bu duayı kabul etti ve onları helâk etmek üzere melekleri gönderdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Siz, şehvetinizi gidermek için erkeklere arkalarından mı yaklaşıyorsunuz? Yolcuların yollarını mı kesiyorsunuz? İşlemiş olduğunuz bu ahlaksızlık ve taşkınlıktan dolayı insanlar sizlerin bulunduğunuz topraklardan geçmiyorlar bile. Meclislerinizde, çırılçıplak bulunmak, yanınızdan geçenlere söz ve hareketlerle eziyet etmek gibi çirkin işler mi yapıyorsunuz?” Onlara bu çirkin işleri yasaklamasının ardından kavminin ona cevabı ise ancak şöyle demekten başka bir şey olmadı: "Eğer iddia ettiğinde doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin Allah’ın azabını getir bakalım!"
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş)
Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş)
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş)
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: جوب (43 geçiş)
Allah'tan, geri çevrilmesi imkansız olan bir gün gelmeden önce, Rabbinizin çağrısına uyun. O gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
(Ey Muhammed!) Allah'ın, "Ortağım olduklarını iddia ettiklerinizi çağırın" diyeceği, onların da çağıracakları, fakat kendilerine (çağırdıklarının)…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: ندو (53 geçiş)
Allah'ın onlara seslenerek, "Peygamberlere ne cevap verdiniz? diyeceği günü hatırla."
Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Siz erkeklere yaklaşacak, yol kesecek dipnot 1 ve toplantılarınızda o çirkinliği mi yapacaksınız!" dipnot 2 Kavminin cevabı ise "Doğru söyleyenlerdensen bize Allah'ın azabını getir!" demelerinden başka bir şey olmamıştı.
Evet, erkeklere (şehvetle) yaklaşan ve (cinsellik için doğal olan) yolu kapatan; üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz gurup halinde işleyen siz değil misiniz? Fakat kavminin tek cevabı: "Eğer doğru sözlü biriysen, haydi Allah'ın azabını getir de görelim bakalım!" diye (meydan okumaktan) ibaretti.
Siz, erkeklere (azgın bir şehvetle) yaklaşıp (cinsler arasında tabii olan) yolu kapatmıyor musunuz? Ve bu utanç verici suçları (açık) toplantılarınızda işlemiyor musunuz?" Ama kavmi, "Peki," diye cevap verdi, "eğer doğruları söyleyenlerden isen, başımıza Allah'ın azabını getir bakalım!"
"Muhakkak ki siz erkeklerle yatıp, (doğal üreme) yolu kesiyorsunuz; toplum içinde bunu yapıyorsunuz. " (Lut'un) toplumunun cevabı şu oldu: "Eğer sözünde sadıksan, Allah azabını getir bize!"
"Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir" demek oldu.
(Bu ilâhî ikazdan sonra hâlâ) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: (Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, Allah’ın azabını getir bize!
"Erkeklere yöneliyorsunuz, yol kesiyorsunuz ve toplantılarınızda utanılacak şeyler yapıyorsunuz; öyle mi?" Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Allah'ın cezasını başımıza getir; eğer doğruyu söylüyorsan?" dipnot 327
"Siz ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarda edepsizlikler yapacak mısınız/grup seks mi yapacaksınız?"
"Siz erkeklerle cinsel ilişki kuruyor, yolları kesiyor ve toplantılarınızda her kötülüğü işliyorsunuz." Halkının biricik karşılığı "Doğrulardan isen ALLAH'ın azabını getir bakalım" demeleri oldu.
'Siz erkeklerle cinsel ilişki kuruyor, yolları kesiyor ve toplantılarınızda her kötülüğü işliyorsunuz.' Halkının biricik karşılığı, 'Doğrulardan isen ALLAH'ın azabını getir bakalım,'demeleri oldu.
Siz, gerçekten erkeklere gidecek, yolu kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapıp duracak mısınız?" dediği zaman, kavminin cevabı ancak şöyle demeleri oldu: "Haydi, getir bize Allah' ın azabını, eğer doğru söyleyenlerden isen!"
Cidden siz hala erkeklere gidecek ve yolu kesecek ve meclisinizde edebsizlik yapıp duracak mısınız? Buna kavminin cevabı ancak şöyle demeleri oldu: "haydi getir bize Allahın azabını sadıklardan isen"
"Gerçekten siz; erkeklere yönelecek, yanlış yolu seçecek ve bir araya gelerek çirkinlik yapacak mısınız?" Halkının yanıtı: "Eğer doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını bize getir." demeleri oldu.
"Gerçekten siz; erkeklere yönelecek, yanlış yolu seçecek ve bir araya gelerek çirkinlik yapacak mısınız?" Halkının yanıtı: "Eğer doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını bize getir." demeleri oldu.
"Gerçekten siz; erkeklere yönelecek, yanlış yolu seçecek ve bir araya gelerek çirkinlik yapacak mısınız?" Kavminin yanıtı: "Eğer doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını bize getir." demeleri oldu.
"Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde münker yapıp / işleyip duracak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Tanrı'nın azabını getir" demek oldu.
"Siz her halde erkeklere gidecek, yol kesecek, toplantı yerinizde meşru olmayanı yapacak mısınız"? Kavminin cevabı: "Eğer doğru söyleyenlerdensen Allahın azabını getir bize" demelerinden başkası olmadı.
Siz; erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz? Kavminin ona cevabı: Doğru sözlü isen, bize Allah'ın azabını getir, demek oldu.
(26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.
Siz erkeklere yanaşıyor, yolu kesiyor ve toplantı yerlerinizde çirkin işler mi yapıyorsunuz?" Kavminin cevabı ancak: "Eğer doğru sözlülerden isen bize Allah'ın azabını getir haydi!" demeleri oldu.
"Siz (kadınları bırakıp) erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz ve toplantılarınızda edepsizce şeyler yapıyorsunuz ha?.." Kavmi'nin cevabı, sadece: "Eğer doğrulardan isen, haydi Allah'ın azabını getir!" demeleri oldu.
Siz illaki erkeklere yanaşacak, yollarını kesecek ve toplandığınız özel yerlerde o kötü işi yapacaksınız, öyle mi?" Halkının cevabı: "Eğer doğru söyleyenlerdensen haydi bize Allah'ın azabını getir!" demekten başka bir şey olmadı.
Siz doğru ilişkiyi keserek erkeklere yanaşıyor; bir de o çirkinliği toplu olarak yapıyorsunuz ha!? " Halkının verdiği tek cevap şu oldu: "Eğer haklıysan uğraş da Allah bizi çarpsın."
Siz erkeklere yanaşıyor, yol kesiyor ve toplandığınız yerlerde kötü şeyler yapıyorsunuz, öyle mi? Kavminin cevabı ise: Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize Allah’ın azabını getir, demekten başka birşey değildi.
Siz, erkeklere yanaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda kötü şeyler yapıyorsunuz, öyle mi? Kavminin cevabı ise: -Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize Allah'ın azabını getir, demekten başka birşey değildi.
"Erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz, toplantılarınızda çirkinlikler sergiliyorsunuz, öyle mi?" Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Eğer doğru sözlülerdensen, hadi getir bize Allah'ın azabını!"
"You certainly have sensuous desire for men, " he added, with whom you practice Sodomy and you commit highway robberies and you force people to immorality and in your society you commit abomination. And what was the response of his people. but to say: " we defy you to precipitate Allah's retributive punishment if indeed you are declaring the truth!"
How can you lust after men, waylay travellers, and commit evil in your gatherings?’ the only answer his people gave was, ‘Bring God’s punishment down on us, if what you say is true.’
"Do ye indeed approach men, and cut off the highway?- and practise wickedness (even) in your councils?" But his people gave no answer but this: they said: "Bring us the Wrath of Allah if thou tellest the truth."
What! Do you go to men dipnot 1 (to satisfy your lust), engage in highway robbery, and commit evil deeds in your gatherings?" dipnot 2 Then they had no answer to offer other than to say: "Bring Allah's chastisement upon us if you are truthful.”
Do you lie with men and waylay them on the road and commit depravities within your gatherings?’ the only answer of his people was to say, ‘Bring us Allah’s punishment if you are telling the truth. ’
"Verily, you practise sodomy with men, and rob the wayfarer (travellers)! And practise Al-Munkar (disbelief and polytheism and every kind of evil wicked deed) in your meetings." But his people gave no answer except that they said: "Bring Allâh’s Torment upon us if you are one of the truthful."
What! Do you come to men, and cut off the way, and commit outrages in your gatherings?’ But the only answer of his people was that they said, ‘Bring us Allah’s punishment should you be truthful. ’
`Is it not true you approach men (lustfully) and commit highway robbery? (Is it not true also) you commit indecent action in your gatherings?' But his people had no response to make, (yet) they said, `Bring upon us the punishment of Allâh if you are of those who speak the truth. '
What, do you approach men, and cut the way, and commit in your assembly dishonour?' But the only answer of his people was that they said, 'Then bring us the chastisement of God, if thou speakest truly. '
"[What is wrong with you that] you practice homosexuality, robbery and all kind of indecencies in your assemblies [an orgy of sins. ]" They jokingly responded: “If you are truthful [and if there is such thing as God], then let us taste His punishment!”
What! do ye approach men? and stop folks on the highway? and approach in your assembly sin?' but the answer of his people was only to say, 'Bring us God's torment, if thou art of those who speak the truth!'
"You sexually approach men, you commit highway robbery, and you bring all vice to your society." But the only response from his people was to say, "Bring us God's retribution, if you are being truthful!"
Do ye approach lustfully unto men, and lay wait in the highways, and commit wickedness in your assembly? And the answer of his people was no other than that they said, bring down the vengeance of God upon us, if thou speakest truth.
And Lot! (Remember) When he said to his people, "Verily, you commit an abomination such as no creature did before you.
Do you really come up to (obscenity) to men, and cut the way, and come up in your assembly to maleficence?" Yet, in no way was the answer of his people (anything) except that they said, "Come up with the torment of Allah in case you are of the sincere. "
For come ye not in unto males, and cut ye not the road (for travellers), and commit ye not abomination in your meetings? But the answer of his folk was only that they said: Bring Allah's doom upon us if thou art a truthteller!
You commit unnatural acts with men and cut off the way (of procreation), and commit obscenities in your gatherings. " The only answer his people made was: "Bring the punishment of God, if you are truthful."
Must you indeed approach men [with lust], and thus cut across the way [of nature]? and must you commit these shameful deeds in your open] assemblies?" But his people’s only answer was, "Bring down upon us God’s chastisement, if thou art a man of truth!”
Do you really lust after ˹other˺ men, abuse the travellers, and practice immorality ˹openly˺ in your gatherings?" His people’s only response was to say ˹mockingly˺: "Bring Allah’s punishment upon us, if what you say is true.”
"You sexually approach men, and you cut off the lineage, and you bring all vice to your society. " But the only response from his people was to Say: "Bring us God's retribution, if you are being truthful!"
"You practice sex with the men, you commit highway robbery, and you allow all kinds of vice in your society." The only response from his people was to say, "Bring to us GOD's retribution, if you are truthful."
Indeed, you approach men and obstruct the road and commit in your meetings [every] evil. " And the answer of his people was not but they said, "Bring us the punishment of Allah, if you should be of the truthful."
“Do you approach men, and cut off the way, and commit perversity in your assemblies?” Then the response of his people was only that they said: “Bring thou us the punishment of God, if thou be of the truthful.”
Do you not indeed approach males, and cut off the way of Nature? Do you not commit highway robbery? And do you not commit shameful vices openly in your assemblies?" But his people's only answer was, "Bring down upon us the punishment of Allah if you are a man of truth. "
"You really approach men (with wicked intent), and you rob the wayfarer? And practice evil (even) in your gatherings?" But his people gave no answers except this: They said: "Bring us the Anger of Allah, if you say the truth. "
Is it (not) a fact that you go for men (to satisfy your lust) and rob the wayfarers and commit evil in your gathering?" So the answer of his people was none but that they said, "Bring us Allah’s punishment, if you are one of the truthful.”
"You sexually approach men, and you commit highway robbery, and you bring all vice to your society." But the only response from his people was to say: "Bring us the retribution of God, if you are being truthful!"