Diyanet İşleri
(Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 30. ayet. قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْمُفْسِدِينَ
ḳâle rabbi-nṣurnî `ale-lḳavmi-lmüfsidîn.
(Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût kavminin helâki Ankebût 28–35 3
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.
Lut'u da peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Gerçekten siz, sizden önce dünyada hiçbir toplumun yapmadığı bir hayasızlığı işliyorsunuz."
"Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.
(Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 30–35. ayetler için yazılmıştır.
31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu:
32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride kalacaklardandır” dediler.” Sonra da Lût aleyhisselam’ın yanına gittiler:
33-34. Lût aleyhisselam meleklerin gelişinden tedirgin olmuş ve üzülmüştü. Onları tanımadığı için tasalanmış ve içi daralmıştı. Zira bu gelenleri yoldan geçen misâfirlerden zannetmişti. O bakımdan kavminin bunlara kötülük yapacağından korkmuştu. Melekler de ona: “Korkma ve üzülme” diyerek kendilerinin Allah’ın elçileri olduklarını bildirdiler. “Çünkü biz, seni ve aile halkını kurtaracağız. Ancak karın hariç; o, geride kalacaklardandır. Biz, bu şehir halkı üzerine fâsıklıkları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz.” diyerek geceleyin aile halkı ile birlikte yola çıkıp gitmesini emrettiler.
Sabah olunca Allah, diyarlarını ters çevirip başlarının üzerine yıktı ve ülkelerinin altını üstüne getirdi. Onlara pişmiş çamurdan ardı arkasına taş yağdırdı ve nihâyet bu taş yağmuru onların hepsini helak etti. Böylelikle onlar, sohbet konularından bir konu ve ibretlerden bir ibret oluverdiler.
35. Yani Lût kavminin diyarından, kalpleri ile ibretleri düşünecek ve onlardan gereği gibi faydalanacak bir topluluk için apaçık deliller/aşikar kalıntılar bırakmış bulunuyoruz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Siz onların (yurtlarından) sabahleyin de geçip gidiyorsunuz, geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” (es-Saffat, 37/137-138)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Lût -aleyhisselam-, kavminin taassup ile cevap vermeleri ve onu küçümseyerek Allah’ın azabının bir an önce gelmesini istemelerinin ardından Rabbine dua ederek şöyle dedi: "Rabbim! Yeryüzünde yaymış oldukları çirkin, küfür ve günahlarla bozgunculuk yapan bu kavme karşı bana yardım et."
Aynı kıssa: Hz. Lût
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. Lût
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Aynı kıssa: Hz. Lût
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…
Ortak kavram: Yardım (nusret)
Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Lut:) "Rabbim! Şu bozguncu topluma karşı bana yardım et!" demişti.
"Rabbim!" dedi (Lut): "Ahlaki çürümeye yol açan şu topluma karşı bana yardım et!"
(Bunun üzerine Lut) "Ey Rabbim!" diye yalvardı, "Bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açan bu insanlara karşı bana yardım et!"
(Lut) dedi ki: "Rabbim, bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et!"
Dedi ki: "Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et."
(Lût:) Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle Rabbim! dedi.
Dedi ki: "Efendim! Bozgunculuk yapan şu topluma karşı bana yardım et!"
Lut, "Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!" dedi.
"Efendim, şu bozguncu topluluğa karşı bana zafer ver" dedi.
'Rabbim, şu bozguncu topluluğa karşı bana zafer ver,'dedi.
Lut: "Ey Rabbim, ortalığı fesada veren bu topluluğa karşı bana yardım et!" dedi.
Ya rab! dedi: ortalığı fesada veren bu kavme karşı bana nusrat ver
Lut: "Rabb'im! Bozgunculuk yapan halka karşı bana yardım et." dedi.
Lut: "Rabb'im! Bozgunculuk yapan halka karşı bana yardım et." dedi.
Lut: "Rabb'im! Bozgunculuk yapan kavme karşı bana yardım et." dedi.
Dedi ki: "Rabbim fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et."
De ki: "Yarab, o fesadcılar güruhuna karşı buna nusret et".
Dedi ki: Rabbım; bozgunculara karşı bana yardım et.
(26-30) Lut O’na / İbrahim’e iman etti , ben Rabbime hicret ediyorum muhakkak ki O saygıdeğerdir, hâ kimdir dedi. O’na / İbrahim’e İshak ve Yakub’u armağan ettik / hibe ettik, O’nun soyuna nübüvvet ve kitap verdik, Ona karşılığını dünyada verdik ve kesinlikle O ahirette de salihlerdendi. Lut kavmine dedi ki kesinlikle siz hayasızlık / iğrençlik yapıyorsunuz ki sizden önce geçmişte alemlerden hiçbir kimse onu yapmamıştı, siz kesinlikle erkekleri edin ecek misiniz? yol kesip meclislerinizde / kulüplerinizde kötülük yapacak mısınız? Kavminin cevabı ise eğer doğru sözlü isen Allah’ın azabını bize getir şeklinde oldu, O da dedi ki Rabbim bozguncu kavime karşı bana yardım et.
O da(Lût): "Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.
(Lut): "Rabbim, şu bozguncu kavme karşı bana yardım et," dedi.
Lut dedi ki: "Rabbim! Bu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et!"
Lut dedi ki: "Sahibim! Bu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et."
Lut: Rabbim, fesatçı kavme karşı bana yardım et! dedi.
Lut: -Rabbim, fesatçı kavme karşı bana yardım et! dedi.
Lut dedi: "Rabbim, şu bozguncular topluluğuna karşı bana yardım et."
And there, did Lut pray: " O Allah, my Creator afford me help and give me victory over these people who are steeped in mischief and in crime".
So he prayed, ‘My Lord, help me against these people who spread corruption.’
He said: "O my Lord! help Thou me against people who do mischief!"
Lot said: "My Lord, aid me against these mischievous people."
He said, ‘My Lord, help me against the people of corruption!’
He said: "My Lord! Give me victory over the people who are Mufsidûn (those who commit great crimes and sins, oppressors, tyrants, mischief-makers, corrupters).
He said, ‘My Lord! Help me against this corruptive lot. ’
(Thereupon Lot) said, `Help me, my Lord! against these people who work corruption. '
He said, 'My Lord, help me against the people that work corruption. '
Lot then prayed: "My lord, grant me victory over these wicked people. "
Said he, ' My Lord! help me against a people who do evil!'
He said, "My Lord, grant me victory over the wicked people."
Lot said, O Lord, defend me against the corrupt people.
"Do you approach men? And cut off the highway? And practice wickedness in your assemblies?" But his people gave no answer but this, "Bring us the Wrath of Allah, if you speak the truth. "
He said, "Lord! Give me victory over the people who are corruptors. "
He said: My Lord! Give me victory over folk who work corruption.
"O Lord, help me against the wicked people,"(Lot) prayed.
[And] he prayed: "O my Sustainer! Succour Thou me against these people who spread corruption!"
Lot prayed, "My Lord! Help me against the people of corruption."
He said: "My Lord, grant me victory over the wicked people. "
He said, "My Lord, grant me victory over these wicked people."
He said, "My Lord, support me against the corrupting people. "
He said: “My Lord: help Thou me against the people who work corruption.”)
He prayed, "My Lord! Help me against people who spread corruption and disorder. "
He said: "O my Lord! You (Alone) help me against people who do make (serious) crimes and mischief!"
He said, "My Lord, help me against the people who make mischief."
He said: "My Lord, grant me victory over the wicked people."