Ankebût suresi

Ankebût suresi, 15. ayet

Ankebût suresi, 15. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

feenceynâhü veaṣḥâbe-ssefîneti vece`alnâhâ âyetel lil`âlemîn.

Diyanet İşleri

Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 12–18 · surenin 15. ayeti / 69

Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3

  1. Ankebût 12

    İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir. Şüphesiz onlar kesinlikle yalancılardır.

  2. Ankebût 13

    Andolsun, onlar mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle beraber nice ağır yükleri yükleneceklerdir. Uydurmakta oldukları şeylerden de kıyamet günü şüphesiz, sorguya çekileceklerdir.

  3. Ankebût 14

    Andolsun, biz, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.

  4. 15

    Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

  5. Ankebût 16

    İbrahim'i de peygamber olarak gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk edin, O'na karşı gelmekten sakının. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır."

  6. Ankebût 17

    "Siz, Allah'ı bırakarak ancak putlara tapıyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz. Allah'ı bırakarak taptıklarınızın size hiçbir rızık vermeye güçleri yetmez. Öyle ise rızkı Allah'ın katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz yalnız O'na döndürüleceksiniz."

  7. Ankebût 18

    "Eğer siz yalanlarsanız bilin ki, sizden önce geçen birtakım ümmetler de yalanlamışlardı. Peygambere düşen apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “Biz de onu ve gemide olanları” onunla birlikte ona binen aile halkını ve ona iman edenleri “kurtardık ve onu” yani gemiyi ya da Nûh aleyhisselam’ın bu kıssasını “âlemler için bir ibret kıldık.” Bununla insanlar, peygamberleri yalanlayanların sonunda helâk olacaklarına, iman edenlere ise Yüce Allah’ın her bir sıkıntıdan bir kurtuluş, her bir darlıktan bir çıkış yolu ihsan edeceğine dair bir ibret sebebi kılmıştır.

Ayrıca Yüce Allah, bu gemiyi -yani gemi türünü- de bütün âlemlere bir ibret kılmıştır. Bununla Rablerinin rahmetini ibretle düşünürler. Çünkü bu gemilere sahip olma imkanını yaratmış ve bu işi kendilerine kolaylaştırmıştır. Böylece bu gemiler kendilerini de eşyalarını da bir yerden başka bir yere, bir bölgeden bir başka bölgeye taşımaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nuh'u ve onunla beraber gemide olan Müminleri boğularak helak olmaktan kurtardık ve o gemiyi, insanlara ibret alacakları bir öğüt kıldık.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَنجَيْنَـٰهُ feenceynahu fakat onu kurtardık kök: نجو
  2. وَأَصْحَـٰبَ ve eshabe ve halkını kök: صحب
  3. ٱلسَّفِينَةِ s-sefineti gemi kök: سفن
  4. وَجَعَلْنَـٰهَآ ve cealnaha ve onu yaptık kök: جعل
  5. ءَايَةًۭ ayeten bir ibret kök: ايي
  6. لِّلْعَـٰلَمِينَ lil'aalemine alemlere kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سفن (4 geçiş)

    Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak…

  • Aynı kök: سفن (4 geçiş)

    "O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Biz onu ve gemideki halkı kurtarmış ve onu âlemlere ibret yapmıştık. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Buradaki amaç, geminin yani onun içindekilerle gemiye binmeyip boğulanların yaşadığı olayların sonrakiler için bir ders olduğuna dikkat çekmektir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat onu ve gemi yârânının tümünü kurtardık; ve bunu bütün bir insanlığa (ibretlik) bir belge kıldık.

Muhammed Esed

fakat Nuh'u ve o'nunla birlikte gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu, (hatırlayıp ders almaları için) bütün insanların önüne (rahmetimizin) bir işareti olarak koyduk.

Ahmed Hulusi

Onu ve gemi halkını kurtardık ve onu insanlar için bir ibret kıldık.

Ali Bulaç

Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.

Ali Özek ve heyeti

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Ali Rıza Safa

Sonunda, Onu ve gemi yoldaşlarını kurtardık. Ve Onu, evrenlere bir kanıt yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Fakat Nuh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice onu ve gemi arkadaşlarını necata çıkardık ve o gemiyi alemlere bir ayet kıldık

Gültekin Onan

Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet kılmış olduk.

Hasan Basri Çantay

Fakat biz onu da, gemi arkadaşlarını da selamete erdirmiş ve bunu aalemlere bir ibret yapmışızdır.

İbni Kesir

Ama Biz; onu da, gemi arkadaşlarını da kurtardık ve bunu alemlere bir ayet yaptık.

Mehmet Alagaş

(14-15) Kesin olan şu ki, biz Nuh’u kesinlikle kavmine gönderdik. Elli yılı hariç aralarında bin yıl kaldı, onları tufan yakaladı, onlar zalimlerdi, biz onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık o gemiyi de alemlere gösterge / ayet yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra onu ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret kıldık.

Süleyman Ateş

Onu ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh'u ve gemide olanları kurtardık; onu herkes için bir belge yaptık.

Şaban Britch

Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ayet/ibret kıldık.

Şaban Piriş

Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ibret kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, Nuh'u ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere ibret yaptık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We saved him and those on board ship who fell in line with him and we made it -the Ark- a sign of special meaning and import to all people, those of the past and the present and those to come.

Abdul Haleem

We saved him and those with him on the Ark. We made this a sign for all people.

Abdullah Yusuf Ali

But We saved him and the companions of the Ark, and We made the (Ark) a Sign for all peoples!

Abul A'la Maududi

Then We rescued Noah together with the people in the Ark dipnot 1 and made it (that is, the Ark) a lesson for all people. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the people who had believed in Noah (peace be upon him), and who had been permitted by Allah to board the Ark. This has been elucidated in Surah Hud: Ayat 40, thus: "Until when Our command came to pass and at- Tannur began to boil up, We said, (O Noah), take into Ark a pair from every species, and embark your own people save those who have already been specifically marked, and also those who have believed; and those who had believed with Noah (peace be upon him) were only a few."
  2. metne dön, dipnot 2
    It can also mean this: "We made this dreadful punishment or this great event a sign of warning for the later generations." But from the way this has been mentioned here and in Surah Al-Qamar, it appears that the object of warning was the Ark itself, which remained on the top of the mountain for centuries and continued to remind the later generations that a flood of such magnitude had once come in that land because of which the Ark had risen up to rest on the mountain. In (Surah Al-Qamar: Ayats 13- 15), it has been said: “And We bore Noah upon a thing (Ark) made of planks and nails, which floated under Our care. This was a vengeance for the sake of him who had been slighted. And We left that Ark as a sign. Then, is there any who would take admonition?”

Aisha Bewley

We rescued him and the occupants of the Ark and made that into a Sign for all the worlds.

Al-Hilali & Khan

Then We saved him and those with him in the ship, and made it (the ship) an Ayâh (a lesson, a warning) for the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists).

Ali Quli Qarai

Then We delivered him and the occupants of the Ark, and made it a sign for all the nations.

Amatul Rahman Omar

However, We delivered him and (along with him all) those who were in the Ark, and We made this (event) a sign for the peoples.

Arthur John Arberry

Yet We delivered him, and those who were in the ship, and appointed it for a sign unto all beings.

Bijan Moeinian

I saved him and those who joined him in the Ark as an example [of the mercy of God toward the believers and His anger toward the disbelievers] for the people of the worlds.

E. Henry Palmer

but we saved him and the fellows of the ark, and we made it a sign unto the worlds.

Edip-Layth

So We saved him and the people on the Ship, and We made it a sign for the worlds.

George Sale

but We delivered him and those who were in the ark, and We made the same a sign unto all creatures.

Hamid S. Aziz

And We sent Noah to his people, and he dwelt among them for a thousand save fifty years; and the deluge engulfed them while they persisted in evil-doing.

Mahmoud Ghali

So We delivered him and the companions of the Ark, and We made it a sign for the worlds.

Marmaduke Pickthall

And We rescued him and those with him in the ship, and made of it a portent for the peoples.

Mohamed Ahmed - Samira

But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.

Muhammad Asad

but We saved him, together with all who were in the ark, which We then set up as a symbol [of Our grace] for all people [to remember].

Mustafa Khattab

But We delivered him and those in the Ark, making it a sign for all people.

Progressive Muslims

So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.

Rashad Khalifa

We saved him and those who accompanied him in the ark, and we set it up as a lesson for all the people.

Sahih International

But We saved him and the companions of the ship, and We made it a sign for the worlds.

Sam Gerrans

But We delivered him and those with him in the ship; and We made it a proof for all mankind.

Shabbir Ahmed

And We saved him and his followers on the ship and We made this a lesson for all people.

Syed Vickar Ahamed

Then We saved him and the companions of the Ark, and We made (the Ark) a Sign for all peoples!

Taqi Usmani

So We saved him and the people of the Ark, and made it a sign for all the worlds.

The Monotheist Group

So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩