Ankebût suresi

Ankebût suresi, 47. ayet

Ankebût suresi, 47. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمِنْ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلْكَٰفِرُونَ

vekeẕâlike enzelnâ ileyke-lkitâb. felleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yü'minûne bih. vemin hâülâi mey yü'minü bih. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-lkâfirûn.

Diyanet İşleri

İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 44–50 · surenin 47. ayeti / 69

Konu Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma Ankebût 45–49 3

  1. Ankebût 44

    Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.

  2. Ankebût 45

    (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor.

  3. Ankebût 46

    İçlerinden zulmedenler hariç, Kitap ehli ile ancak en güzel bir yolla mücadele edin ve (onlara) şöyle deyin: "Biz, bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim ilahımız ve sizin ilahınız birdir (aynı ilahtır). Biz sadece O'na teslim olmuş kimseleriz."

  4. 47

    İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar ederler.

  5. Ankebût 48

    Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

  6. Ankebût 49

    Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin kalplerindeki apaçık ayetlerdir. Bizim ayetlerimizi ancak zalimler inkar eder.

  7. Ankebût 50

    Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. “İşte böylece sana” ey Muhammed, her önemli ve büyük haberi apaçık bildiren bu “Kitabı indirdik.” Bu kitap, üstün ahlâkî erdemlere ve mükemmel olan her bir işe davet eder. Kendisinden önceki kitapları tasdik eder. Kendisinden önceki peygamberler de bu Kitabın indirileceğini haber vermiştir.

“Kendilerine kitap verdiklerimiz” onu gereği gibi bilip tanıyan, bundan dolayı hevâlarına kapılmayan ve onu kıskanmayanlar “ona iman ederler.” Çünkü onlar, ellerindeki belgeler, sahip oldukları müjdeler ve kendilerinin güzeli, çirkini, doğruyu, yalanı bilmek gibi ayırıcı özellikleri sayesinde bu Kitabın doğruluğuna kesinlikle inanırlar. “Bunlar” mevcut ehli kitap “arasından da” herhangi bir ümitle ya da bir şeyden korktuğu için değil de basiretle “ona iman eden kimseler vardır.”

“Âyetlerimizi ancak” hakkı bile bile inkâr etmeyi ve ona karşı inatlaşmayı âdet edinmiş “kâfirler inkâr ederler.” Bu ifadede bu Kitabı sadece böyle kimselerin inkâr edeceği ve hakka tabi olma maksadını güden kimsenin ise böyle yapmayacağı belirtilmektedir. Yoksa doğru bir maksadı bulunan herkesin bu Kitaba iman etmesi kaçınılmaz bir şeydir. Çünkü bu Kitap, aklını kullanan yahut da uyanık bir kalple ona kulak kabartan herkes için apaçık deliller ihtiva etmektedir.

Bu Kitabın doğruluğunun delillerinden birisi de onu, kavmi arasında doğru sözlülüğü, emaneti ve tüm halleri ile bilinen peygamberin getirmiş olmasıdır. Bu peygamber, yazı yazan birisi değildir, hatta o yazılmış bir yazıyı dahi okuyamıyordu. Bu durumda iken böyle bir Kitabı getirmesi, bu Kitabın Aziz ve her türlü hamde layık olan Allah tarafından gönderilmiş olduğuna dair en ufak bir tereddüde mahal vermeyecek kesin ve apaçık delillerden biridir. Bundan dolayı Yüce Allah’ın şöyle buyurduğunu görüyoruz:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Senden öncekilere kitap indirdiğimiz gibi sana da Kur'an'ı indirdik. -Abdullah b. Selâm gibi- Tevrat'ı okuyanlardan bazıları kitaplarında onun vasfını buldukları için ona iman ederler. Bu müşriklerden de ona iman edenler vardır. Hakkın apaçık olmasıyla beraber ayetlerimizi ancak tabiatlarında küfür ve reddetme olan kâfirler inkâr ederler.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَذَٰلِكَ ve kezalike ve işte böylece
  2. أَنزَلْنَآ enzelna indirdik kök: نزل
  3. إِلَيْكَ ileyke sana
  4. ٱلْكِتَـٰبَ ۚ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  5. فَٱلَّذِينَ fellezine kimseler
  6. ءَاتَيْنَـٰهُمُ ateynahumu kendilerine verdiklerimiz kök: اتي
  7. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe Kitabı kök: كتب
  8. يُؤْمِنُونَ yu'minune inanırlar kök: امن
  9. بِهِۦ ۖ bihi ona
  10. وَمِنْ ve min ve
  11. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i şunlardan (Araplardan)
  12. مَن men kimseler
  13. يُؤْمِنُ yu'minu inananırlar kök: امن
  14. بِهِۦ ۚ bihi ona
  15. وَمَا ve ma ve
  16. يَجْحَدُ yechadu inkar etmez kök: جحد
  17. بِـَٔايَـٰتِنَآ biayatina ayetlerimizi kök: ايي
  18. إِلَّا illa başkası
  19. ٱلْكَـٰفِرُونَ l-kafirune kafirlerden kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve…

  • Aynı kök: جحد (12 geçiş)

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber!) İşte bu kitabı sana böyle (bir mesajla) indirdik; bu yüzdendir ki bu kitabı kendilerine verdiklerimiz ona iman ederler; işte şu (önceki vahyin mensupları) arasında da inanan kimseler olacaktır: zaten nankörler dışında hiç kimse ayetlerimizi bile bile inkar etmezler.

Muhammed Esed

(Ey Muhammed!) Bu ilahi kelamı sana işte bu şekilde indirdik. Ve bu ilahi kelamı bahşettiklerimiz ona inanırlar; şu (geçmiş vahiylerin takipçi)leri arasında da ona inananlar vardır. Mesajlarımızı, (apaçık bir) hakikati inkar edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez:

Ahmed Hulusi

Böylece sana Kitabı (Hakikat ve Sünnetullah bilgisini) inzal ettik. . . Kendilerine Kitap verdiklerimiz (hakikatleri olarak) O'na iman ederler. . . İşte bunlardan, O'na (hakikatlerine) iman eden kimse de vardır. . . İşaretlerimizi sadece hakikat bilgisini inkar edenler (kilitlenmişler) bile bile inkar eder.

Ali Bulaç

İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine Kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkarcılardan başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm') İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden) bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan (Araplardan) da ona iman eden nice kimseler vardır. Âyetlerimizi, ancak kâfirler (inatları yüzünden) bile bile inkâr eder.

Ali Rıza Safa

Ve işte böylece, Kitap'ı, sana indirdik. Kitap verdiklerimiz, Ona inanırlar; bunlardan da Ona inananlar vardır. Zaten nankörlük edenlerden başkası ayetlerimizi bilerek inkar etmez.

Bayraktar Bayraklı

Böylece sana kitabı indirdik. İşte, kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Çevrendekilerden de ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.

Edip Yüksel

İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onu onaylayacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları onaylayacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız ona inanacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları inanacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte sana (öncekileri tasdik eden) böyle bir kitap indirdik. O'nun için kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler. Şunlardan da ona iman edenler vardır. Bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte sana böyle kitab indirdik, onun için kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ederler, şunlardan da ona iyman eden var ve bizim ayetlerimizi ancak kafirler inkar eder

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte böylece sana Kitap'ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız dipnot 1 , ona inanırlar. Şu kimselerden dipnot 2 de O'na inanacaklar vardır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce Kitap verdiklerimiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Araplardan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte böylece sana Kitap'ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız dipnot 1 , ona inanırlar. Şu kimselerden dipnot 2 de O'na inanacaklar vardır. Gerçeği yalanlayan nankörlerden başkası ayetlerimizi inkar etmez.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Daha önce Kitap verdiklerimiz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Araplardan.

Gültekin Onan

İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanmaktadırlar. Bunlar [putatapıcılar]dan da ona inanacak olanlar vardır. Kafirlerden başkası bizim ayetlerimizi (bile bile) reddetmez / kafa tutmaz (cehade).

Hasan Basri Çantay

İşte sana (Habibim böyle bir) kitab indirdik. Onun için kendilerine kitab verdiklerimiz buna iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman edecek nice kimseler vardır. Bizim ayetlerimizi kafirlerden başkası bilerek inkar etmez.

İbni Kesir

İşte böylece sana Kitab'ı indirdik. Kendilerine kitab verdiklerimiz de ona inanırlar. Bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi kafirlerden başkası inkar etmez.

Mehmet Alagaş

(46-52) Kitap ehli ile / kitap halkı ile zulmedenleri hariç , güzellikle mücadele edin. Deyin ki; bize indirilene iman ettik size indirilene iman ettik, ilahımız ve sizin ilahınız tektir, biz ona teslim olanlarız. Böylece biz sana kitap indirdik, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler , işte onlardan da ona iman edenler vardır , ayetlerimizi ancak kafirler inkâr eder, sen önceden kitap okur değildin , Onu elinle yazar değildin , Batıla kayanlar şüphelenirlerdi. (Rayb: şüphe doğru olmadığına dair delil olabilir, Şekk: kuşku, ya doğruysa tedirginliği, Mirye; tereddüt) Bilakis O kendilerine ilim verilmiş olanların göğüslerinde ki açık ayetlerdir, ayetlerimizi ancak zalimler inkâr eder, dediler ki Rabbinden mucizeler / ayetler indirse ya (Biz isteyince ayet neden inmiyor?) deki ayetler Allah’ın yanındadır , ben de açık bir uyarıcıyım , onlara okudukları kitabı indirmiş olmamız yeterli gelmedi mi? muhakkak bunda (Bu kitapta) iman edenler için esirgeme ve hatırlama vardır, Deki benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeterlidir. (Başka şahide ihtiyaç yok) O, semalarda ve arzda ne olduğunu bilir , geçersiz olana / batıl olana iman edenler ve Allah’ı ört bas edenler / yok sayanlar işte onlar hasara uğrayanlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona iman ederler. Bunlardan (Araplar'dan) da ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler inatla inkâr ederler.

Süleyman Ateş

İşte böylece Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, kafirlerden başkası inkar etmez.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte böyle; bu Kitabı sana biz indirdik. Önceden kendilerine Kitap verdiklerimiz buna inanacaklardır. Çevrendekilerden de ona inanacaklar vardır. Ayetlerimizi görmezlik edenlerden başka hiç kimse onları bile bile inkar etmez.

Şaban Britch

İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona iman ederler. Bunlardan (Araplar'dan) da ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler inatla inkar ederler.

Şaban Piriş

İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona inanırlar. Bunlardan da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi kafirlerden başkası bile bile inkar etmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Kitap'ı sana işte böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimize, gerçeği örtenlerden başkası kafa tutmaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And just as We had revealed the Book to Messengers before you O Muhammad, We have revealed to you the Book -the Quran- which has been acknowledged by those among Ahl AL-Kitab who applied their minds to the acquisition of learning and thought intently and reflected. And this due recognition is shared by some of your people. And no one denies Our divine discourse and rejects Our revelations but the infidels who deny Allah.

Abdul Haleem

This is the way We sent the Scripture to you [Muhammad]. Those to whom We had already given Scripture believe in [the Quran] and so do some of these people. No one refuses to acknowledge Our revelations but the defiant.

Abdullah Yusuf Ali

And thus (it is) that We have sent down the Book to thee. So the People of the Book believe therein, as also do some of these (pagan Arabs): and none but Unbelievers reject our signs.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), thus have We bestowed the Book on you. dipnot 1 So those on whom We had bestowed the Book before believe in it, dipnot 2 and of these (Arabs) too a good many believe in it. dipnot 3 It is none but the utter unbelievers who deny Our Signs. dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This can have two meanings:
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) Just as We had sent down the Books to the former Prophets, so We have sent down this Book to you; and
  3. metne dön, dipnot 3
    (2) We have sent down this Book with the teaching that it should be believed in not by rejecting Our former Books but by affirming faith in all of them.
  4. metne dön, dipnot 4
    The context itself shows that this does not imply all the people of the Book but only those who were blessed with the right understanding and the knowledge of the divine scriptures, and were the people of the Book in the true sense. When this last Book of Allah came before them, confirming His earlier Books, they did not show any stubbornness or obstinacy but accepted it sincerely as they had accepted the previous Books.

Aisha Bewley

Accordingly We have sent down the Book to you, and those to whom We gave the Book have iman in it, and some of these people have iman in it as well. Only the kafirun deny Our Signs.

Al-Hilali & Khan

And thus We have sent down the Book (i.e. this Qur’an) to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), and those whom We gave the Scripture [the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) aforetime] believe therein as also do some of these (who are present with you now like ‘Abdullâh bin Salâm)[1] and none but the disbelievers reject Our Ayât [(proofs, signs, verses, lessons, etc.,) and deny Our Oneness of Lordship and Our Oneness of worship and Our Oneness of Our Names and Qualities: i.e. Islâmic Monotheism].

Ali Quli Qarai

Thus have We sent down the Book to you; and those to whom We have given the Book believe in it, and of these there are some who believe in it, and none contests Our signs except the faithless.

Amatul Rahman Omar

And for a similar purpose (of confirming and testifying to the truth of all previous Scriptures) have We sent down to you this perfect Book. And those whom We have given (the true knowledge of) the Book (Torah) believe in it and of these (Makkans who possessed no sacred Scriptures before) there are some who believe in it (- the Qur'ân). And it is only the ungrateful (disbelievers) who deny Our revelations deliberately and persistently.

Arthur John Arberry

Even so We have sent down to thee the Book. Those to whom We have given the Book believe in it; and some of these believe in it; and none denies Our signs but the unbelievers.

Bijan Moeinian

I have revealed this Qur’an to you (Mohammad) so that those who are blessed with the previous Scriptures [recognize its purity through a comparative study with their own Scriptures] and believe in it as so many [truth loving] people choose to believe in it. None but the sick ones will deny My Revelations.

E. Henry Palmer

Thus did we send down to thee the Book; and every one to whom we have given the Book believes therein. But these will not believe therein; though none gainsay our signs except the misbelievers.

Edip-Layth

Similarly, We have sent down to you the Book. Thus, those whom We have given the book will acknowledge it. Also, some of your people will acknowledge it. The only ones who mock Our signs are the ingrates.

George Sale

Thus have We sent down the book of the Koran unto thee: And they unto whom We have given the former scriptures, believe therein; and of these Arabians also there is who believeth therein: And none reject our signs, except the obstinate infidels.

Hamid S. Aziz

And argue not with the people of the Book, unless with better means; except with those who have done wrong amongst them and say, "We believe in what is sent down to us, and what has been sent down to you; our God and your God is One, and unto Him we Surrender (as Muslims). "

Mahmoud Ghali

And thus We have sent down to you the Book. So the ones to whom We have brought the Book believe in it; and (some) of these believe in it; and in no way does anyone repudiate Our signs except the disbelievers.

Marmaduke Pickthall

In like manner We have revealed unto thee the Scripture, and those unto whom We gave the Scripture aforetime will believe therein; and of these (also) there are some who believe therein. And none deny Our revelations save the disbelievers.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We have revealed this Book to you and those to whom We have sent down the Book will believe in it. Only those who are infidels will deny it.

Muhammad Asad

For it is thus that We have bestowed this divine writ from on high upon thee [O Muhammad]. And they to whom we have vouchsafed this divine writ believe in it just as among those [followers of earlier revelation] there are some who believe in it. And none could knowingly reject Our messages unless it be such as would deny [an obvious] truth:

Mustafa Khattab

Similarly ˹to earlier messengers˺, We have revealed to you a Book ˹O Prophet˺. ˹The faithful of˺ those to whom We gave the Scriptures believe in it, as do some of these ˹pagan Arabs˺. And none denies Our revelations except the ˹stubborn˺ disbelievers.

Progressive Muslims

And similarly, We have sent down to you the Book. Thus, those whom We have given the Scripture will believe in it. Also, some of your people will believe in it. The only ones who mock Our revelations are the rejecters.

Rashad Khalifa

We have revealed to you this scripture, and those whom we blessed with the previous scripture will believe in it. Also, some of your people will believe in it. Indeed, those who disregard our revelations are the real disbelievers.

Sahih International

And thus We have sent down to you the Qur'an. And those to whom We [previously] gave the Scripture believe in it. And among these [people of Makkah] are those who believe in it. And none reject Our verses except the disbelievers.

Sam Gerrans

And thus sent We down the Writ to thee. And those to whom We gave the Writ believe in it; and among those are some who believe in it. And none rejects Our proofs but the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

And thus it is! We have bestowed this Book upon you (O Prophet). And many of those whom We gave the previous Scriptures will come to believe in it. (5:48). Also, many of your people will believe in it. And none could knowingly reject Our Messages except such as would deny an obvious Truth.

Syed Vickar Ahamed

And like this We have sent down the Book to you. So that the People of the Book believe in it, as some of these (pagan Arabs) also believe: And no one but unbelievers reject Our Signs.

Taqi Usmani

Thus We have sent down the Book to you. So those to whom We have given the Book believe in it. And from these (the people of Makkah) there are ones who believe in it, and no one rejects Our verses except the infidels.

The Monotheist Group

And similarly, We have sent down to you the Book. Thus, those whom We have given the Book will believe in it. Also, some of your people will believe in it. The only ones who mock Our revelations are the rejecters.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩