Ankebût suresi

Ankebût suresi, 5. ayet

Ankebût suresi, 5. ayet. مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

men kâne yercû liḳâe-llâhi feinne ecele-llâhi leâtin. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

Diyanet İşleri

Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 2–8 · surenin 5. ayeti / 69

Konu İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar Ankebût 1–13 3

  1. Ankebût 2

    İnsanlar, "İnandık" demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı zannederler.

  2. Ankebût 3

    Andolsun, biz onlardan öncekileri de imtihan etmiştik. Allah, doğru söyleyenleri de mutlaka bilir, yalancıları da mutlaka bilir.

  3. Ankebût 4

    Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!

  4. 5

    Her kim Allah'a kavuşmayı umarsa, bilsin ki Allah'ın tayin ettiği o vakit elbette gelecektir. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  5. Ankebût 6

    Her kim cihad ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlere muhtaç değildir.

  6. Ankebût 7

    İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükafatlandıracağız.

  7. Ankebût 8

    Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şayet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yani ey Rabbini seven, O’na yakın olmayı, O’na kavuşmayı özleyen, O’nun razı olacağı şeyleri yapmakta elini çabuk tutan kişi! Müjdeler olsun! Sevdiğine kavuşman pek yakındır, o mutlaka gelecektir. Gelecek olan her şey de yakındır. O halde O’na kavuşmak için azığını hazırla ve O’na kavuşacağın ümidi ile O’na doğru yürü!

Ancak belli bir iddiada bulunan herkese iddia ettiği şeyler verilmez. Temennilerde bulunan herkese temenni ettiği şeyler bağışlanmaz. Şüphesiz Allah, tüm sesleri işiten ve niyetleri çok iyi bilendir. Bu konuda samimi olanı Yüce Allah umduklarına nail kılar. Yalan söyleyen bir kimseye ise asılsız iddialarının bir faydası olmaz. O, kimin kendi sevgisine mazhar olmaya elverişli olduğunu, kimin de elverişli olmadığını elbette bilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kim kıyamet günü, kendisine mükâfat vermesi için, Allah’a kavuşmayı arzu ediyorsa, bilsin ki Allah’ın bunun için takdir etmiş olduğu vakit elbette çok yakında dolacaktır. O, kullarının sözlerini işitir, yaptıklarını bilir. Bunlardan hiçbir şey ondan kaçmaz. Yaptıkları ameleller hakkında onlara karşılıklarını verecektir.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَن men kim
  2. كَانَ kane ise kök: كون
  3. يَرْجُوا۟ yercu umuyor kök: رجو
  4. لِقَآءَ lika'e ile buluşmayı kök: لقي
  5. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  6. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  7. أَجَلَ ecele (buluşma) vakti kök: اجل
  8. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  9. لَـَٔاتٍۢ ۚ latin gelmektedir kök: اتي
  10. وَهُوَ ve huve ve O
  11. ٱلسَّمِيعُ s-semiu işitendir kök: سمع
  12. ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilendir kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz,…

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: رجو (28 geçiş) · Ortak kavram: Umut (Recâ)

    Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah'ın (belirlediği) zaman elbette gelecektir. O duyandır, bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Zaten kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa, iyi bilsin ki Allah'ın takdir ettiği süre bir gün mutlaka gelip çatacaktır: üstelik O her şeyi bilip işitendir.

Muhammed Esed

Kim (Kıyamet Günü) Allah'a kavuşmayı (ümit ve korku ile) beklerse (o Gün'e hazırlıklı olsun): çünkü Allah'ın (her insan ömrü için) takdir ettiği vade mutlaka gelip çatacaktır ve O her şeyi bilen, her şeyi işitendir!

Ahmed Hulusi

Kim Allah'ın likasını (ismi Allah olanın, şuurunda Esma'sıyla açığa çıkışını fıtratınca yaşamayı) umuyorsa, (bilsin ki) muhakkak ki Allah'ın takdiri olan bedenli yaşam sürecinin sonu elbette gelir! "HU"; Es Semi'dir, El Aliym'dir. (Ayet sonundaki bu tanımlama daima "HU" denerek Allah adıyla işaret edilenin tenzih yönüne; Esma adıyla da teşbih yönüne işaret ederek OKUyanda tevhid bakışını oluşturmak amacını gütmektedir Allahu alem. A. H. )

Ali Bulaç

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah'ın (tesbit ettiği) süresi yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Ali Özek ve heyeti

Kim Allah'a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah’ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Allah'a kavuşmayı kim bekliyorsa, kuşkusuz, Allah'ın belirlediği gün kesinlikle gelecektir. Çünkü O, Duyandır; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.

Edip Yüksel

Kim ALLAH ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerçekleşecektir. O, İşitendir, Bilendir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kim ALLAH ile karşılaşmayı umuyorsa, (şunu bilsin ki) ALLAH'la randevu mutlaka gerçekleşecektir. O, İşitendir, Bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Her kim Allah'a kavuşmayı arzu ederse, elbette Allah'ın belirlediği ecel muhakkak gelecektir ve O, işitir, bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim Allaha irmek arzu ederse elbette Allahın ta'yin ettiği ecel, muhakkak gelecektir ve o, işitir bilir

Erhan Aktaş

Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'a kavuşacaklarını dipnot 1 umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah tarafından iyi bir şekilde karşılanacaklarını.

Gültekin Onan

Kim Tanrı'ya kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Tanrı'nın eceli yaklaşarak gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Hasan Basri Çantay

Kim Allaha kavuşmayı umarsa şübhe yok ki Allahın ta'yin etdiği (o) vakit her halde gelecekdir. O, hakkıyle işiden, kemaliyle bilendir.

İbni Kesir

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa; muhakkak ki Allah'ın belirttiği vakit mutlaka gelecektir. O; Semi'dir. Alim'dir.

Mehmet Alagaş

(1-7) Elif Lâm Mîm, İnsanlar, iman ettik demenin yeteceğini sınanma yapılmadan terk edileceğini mi sandı? Kesin olan şu ki, onlardan öncekileri de sınadık ki , Allah sözüne sadıkları bilsin ve de yalancılar ı bilsin. Kötülük yapanlar bizi atlatacaklarını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar . Kim Allah’la buluşacağını arzu ederse bilsin ki Allah’ın süresi kesinlikle gelecektir , O, işitendir bilendir. Kim çaba içerisine girerse kendisi içindir , muhakkak ki Allah alemlerden zengindir. (İlk ayetler işkence gören Habbab b. Eret’e Resulullah tarafından tavsiye edilmiştir) iman eden ve salih amel yapanların kötülüklerini görmezden geleceğiz , o nları yaptıkları amellerin daha güzeli ile karşılıklandıracağız / ödüllendireceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kim Allah’a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah’ın belirlediği süre gelecektir. O her şeyi işitendir, bilendir.

Süleyman Ateş

Kim Allah ile buluşmayı umarsa; Allah'ın (buluşma) süresi gelmektedir. O, işitendir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Kim Allah'ın huzuruna çıkmayı bekliyorsa (bilsin ki) Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir dipnot 1 . O daima dinleyen ve bilendir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim Allah ile karşılaşmayı umuyorsa bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit elbette gelecektir. O işitendir, bilendir.

Şaban Britch

Kim Allah’a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah’ın belirlediği süre gelecektir. O herşeyi işitendir, bilendir.

Şaban Piriş

Kim Allah'a kavuşmayı umarsa, şüphesiz Allah'ın belirlediği süre gelecektir. O işitendir bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'a kavuşmayı umanlara gelince, şu bir gerçek ki, Allah'ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir. O, Semi'dir, Alim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He in whose breast hope springs eternal for meeting with Allah in Day of Judgement and who expects His mercy and blessings and dreads His retributive punishment must realize that that Day is indeed inevitable and He -Allah- is AL- Sami' (Omnipresent with unlimited audition), AL-Alim (Omniscient).

Abdul Haleem

But as for those who strive for their meeting with God, God’s appointed time is bound to come; He is the All Hearing, the All Knowing.

Abdullah Yusuf Ali

For those whose hopes are in the meeting with Allah (in the Hereafter, let them strive); for the term (appointed) by Allah is surely coming and He hears and knows (all things).

Abul A'la Maududi

Let him who looks forward to meeting Allah know that Allah's appointed term will surely come to pass. dipnot 1 He is All-Hearing, All-Knowing. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the case of the one who does not believe in the life Hereafter and thinks he is answerable to none for his deeds and there is no accountability whatever, is different. He may remain heedless and act as he likes, for he will himself see the consequences when they appear against his expectations. But those who expect that they have to meet their Lord one day and will be rewarded or punished according to their deeds, should not have the misunderstanding that the time of death is yet far off. They should rather think that it is near at hand and the respite for action is about to come to an end. Therefore, whatever they can do for their well being in the Hereafter, they should do. They should not delay self reform on account of the baseless belief that they have yet to live a long life.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, that God before Whom they will appear to render their accounts is not uninformed. He hears everything and knows every thing, and nothing about them is hidden from Him.

Aisha Bewley

As for those who look forward to meeting Allah, Allah’s appointed time is certainly coming. He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Al-Hilali & Khan

Whoever hopes for the Meeting[1] with Allâh, then Allâh’s Term is surely coming and He is the All-Hearer, the All-Knower.

Ali Quli Qarai

Whoever expects to encounter Allah [should know that] Allah’s [appointed] time will indeed come, and He is the All-hearing, the All-knowing.

Amatul Rahman Omar

He that looks forward to meet Allâh (let him be prepared for it) for the time appointed by Allâh is bound to come. He is the All-Hearing, the All-Knowing.

Arthur John Arberry

Whoso looks to encounter God, God's term is coming; He is the All-hearing, the All-knowing.

Bijan Moeinian

Whoever is looking forward to meet his Lord, will meet Him [sooner than he thinks] in a day which is pre-determined by God. Indeed God [before Whom you appear for the judgment is not uninformed. He] is the One Who Hears and Who Knows everything.

E. Henry Palmer

He who hopes for the meeting of God, - verily, God's appointed time will come; and He both hears and knows!

Edip-Layth

Whosoever looks forward to meeting God, then God's meeting will come. He is the Hearer, the Knowledgeable.

George Sale

Whoso hopeth to meet God, verily God's appointed time will certainly come; and He both heareth and knoweth.

Hamid S. Aziz

Do those who do evil reckon that they can outstrip Us? Evil is it that which they judge.

Mahmoud Ghali

Whoever hopes for the meeting with Allah, then surely the term of Allah is indeed coming up; and He is The Ever-Hearing, the Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

Whoso looketh forward to the meeting with Allah (let him know that) Allah's reckoning is surely nigh, and He is the Hearer, the Knower.

Mohamed Ahmed - Samira

He who hopes to meet God (should know) that God's appointed time will surely come. He is all-hearing and all-knowing.

Muhammad Asad

Whoever looks forward [with hope and awe] to meeting God [on Resurrection Day, let him be ready for it]: for, behold, the end set by God [for everyone’s life] is bound to come - and He alone is all-hearing, all-knowing!

Mustafa Khattab

Whoever hopes for the meeting with Allah, ˹let them know that˺ Allah’s appointed time is sure to come. He is the All-Hearing, All-Knowing.

Progressive Muslims

Whosoever looks forward to meeting God, then God's meeting will come. And He is the Hearer, the Knowledgeable.

Rashad Khalifa

Anyone hoping to meet GOD, (should know that) such a meeting with GOD will most assuredly come to pass. He is the Hearer, the Omniscient.

Sahih International

Whoever should hope for the meeting with Allah - indeed, the term decreed by Allah is coming. And He is the Hearing, the Knowing.

Sam Gerrans

Whoso looks to the meeting with God: the term of God is coming; and He is the Hearing, the Knowing.

Shabbir Ahmed

One who looks forward to meeting with Allah, should have conviction that the end is bound to come - and He is the Hearer, the Knower.

Syed Vickar Ahamed

Whosoever hope (and wish) for meeting with Allah (let them work hard); Because the Time (fixed) by Allah is surely coming: And He is the All Hearing (As-Sami’), All Knowing (Al-Aleem).

Taqi Usmani

Whoever hopes to meet Allah (must be sure that) Allah’s appointed time has to come, and He is the All-Hearing, the All-Knowing.

The Monotheist Group

Whoever looks forward to meeting God, then the meeting of God will come. And He is the Hearer, the Knowledgeable.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩