Diyanet İşleri
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Ankebût suresi
Ankebût suresi, 24. ayet. فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlu-ḳtülûhü ev ḥarriḳûhü feencâhü-llâhü mine-nnâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh, İbrâhim ve Lût Ankebût 14–27 3
O, dilediğine azap eder, dilediğine de merhamet eder. Ancak O'na döndürüleceksiniz.
Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.
Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.
(İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
İbrahim, onlara dedi ki: "Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkar edip tanımayacak; kiminiz kiminize lanet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır."
Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.
Ona (İbrahim'e) İshak'ı ve Yakub'u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitab verdik. Ayrıca ona dünyada mükafatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
24. Yani İbrahim aleyhisselam, kavmini Rabbinin yoluna davet edip çağrısını kabul etmeye, nasihatları doğrultusunda hidâyet bulmaya ve Allah’ın onu kendilerine peygamber gönderdiği için bu nimetine şükretmeye çağırdığında kavminin ona verdikleri karşılık çok kötü olmuştur. Zira bu karşılık “Onu öldürün yahut yakın, demelerinden başka bir şey olmadı.” En dehşetli bir şekilde onu öldürmeye karar verdiler. Onlar güçlü ve idareyi ellerinde bulunduran kimselerdi. O bakımdan onu ateşe attılar ama “Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplu için ibretler vardır.” Bu yolla peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğunu, onların iyiliklerini, onların samimi olarak öğüt verdiklerini, diğer taraftan onlara muhalefet edenlerin ve karşı çıkanların sözlerinin ne kadar tutarsız olduğunu, peygamberlere karşı çıkanların hep sanki birbirlerine aynı şeyleri tavsiye etmiş ve birbirlerini onları yalanlamaya teşvik etmiş gibi davrandıklarını anlarlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlara bir tek Allah’a ibadet etmelerini ve O'nun dışındaki putlara ibadet etmeyi terk etmelerini emretmesinin ardından, İbrahim’in kavminin cevabı şöyle demekten başka bir şey olmadı: “İlahlarınıza yardımcı olmak için onu öldürün veya ateşe atın!" Allah da onu ateşten kurtararak esenlikte kıldı. Şüphesiz onların İbrahim'i ateşe atmalarının ardından onu ateşten esenlikte kılmasında Mümin topluluklar için ibretler vardır. Çünkü ibretlerden ders alanlar onlardır.
Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
(Ey Muhammed!) Nuh'u da hatırla. Hani o daha önce dua etmişti de biz onun duasını kabul ederek, kendisini ve ailesini o büyük sıkıntıdan (tufandan)…
Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık. İşte biz mü'minleri böyle kurtarırız.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.
Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Nûr (Işık)
"Ey kavmim! Bu ne hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz ise beni ateşe çağırıyorsunuz."
Aynı kök: حرق (9 geçiş)
Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İbrahim'in) kavminin cevabı ise "Onu öldürün veya yakın!" demelerinden başka bir şey olmamıştı. (Ama) Allah onu ateşten kurtarmıştı. dipnot 1 Şüphesiz ki bunda iman eden bir toplum için dersler vardır.
Öte yandan (İbrahim'e gelince): Kavminin tek cevabı, "Onu öldürün ya da yakın!" demekten ibaretti; fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz inanan bir toplum için, bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır.
İmdi (İbrahim'e gelince,) kavminin o'na tek cevabı şu oldu: "Onu öldürün, veya yakın!" Ama Allah o'nu ateşten korudu. Bakın, bu (kıssa)da inanacak kimseler için dersler vardır!
(İbrahim'in) toplumunun cevabı şu oldu: "Onu öldürün yahut Onu yakın!" (Fakat) Allah, Onu ateşten kurtardı. . . Muhakkak ki bu olayda, iman eden toplum için elbette işaretler vardır.
Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise: «Onu öldürün yahut yakın!» demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
Toplumu, yanıt olarak, yalnızca şunu söyledi: "Onu öldürün veya yakın!" Sonunda, Allah, Onu ateşten kurtardı. Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.
İbrahim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, "Onu öldürünüz, yahut yakınız!" demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.
Halkının karşılığı, "Onu öldürün, yahut yakın" demelerinden başka bir şey olmadı. Ancak ALLAH onu ateşten kurtardı. Gerçeği onaylayan bir toplum için bunda dersler vardır.
Halkının karşılığı, 'Onu öldürün, yahut yakın,'demelerinden başka bir şey olmadı. Ancak ALLAH onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda dersler vardır.
Onun için kavminin ona cevabı sadece şu oldu: "Öldürün onu veya yakın!" dediler. Allah da onu o ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanacak bir topluluk için ibretler vardır.
Onun için ona kavminin cevabı sade şu oldu: öldürün onu veya yakın dediler, Allah da onu o ateşten kurtardı, elbette bunda iyman edecek bir kavm için şübhesiz ayetler var
Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle ayetler dipnot 1 vardır.
Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir halk için kesinlikle ayetler dipnot 1 vardır.
Sonra onun halkının cevabı: "Onu öldürün veya yakın!" demeleri oldu. Bunun üzerine Allah, onu ateşten kurtardı. Bunda iman edecek bir toplum için kesinlikle ayetler dipnot 1 vardır.
Bunun üzerine kavminin (İbrahim'e) cevabı yalnızca: "Onu öldürün ya da yakın" demek oldu. Böylece Tanrı onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ayetler vardır.
Bundan dolayı kavminin cevabı: "Öldürün onu, yahud yakın onu" demelerinden başka (bir şey) olmadı. Aliah da onu ateşden kurtardı. Şübhe yok ki bunda iman edecek zümreler için her halde ibretler vardır.
Bunun üzerine kavminin ona cevabı sadece: Onu öldürün veya yakın, demek oldu. Ama Allah onu ateşten korudu. Doğrusu bunda, inananlar için ayetler vardır.
(16-25) İbrahim’de kavmine bir vakit Allah’a ibadet edin ve O’ndan sakının, eğer ki bilebilirseniz işte bu sizin için daha hayırlıdır dedi, siz Allah’ın dışında putlara tapıyorsunuz ve yalanlar / iftiralar yaratıyorsunuz, muhakkak ki Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz size rızık temin etmeye malik değiller , rızkı Allah’ın yanında arayınız, O ’na ibadet ediniz, O ’na teşekkür ediniz, O’na gerisin geri döndürüleceksiniz. Eğer yalanlarsanız sizlerden önce ki topluluklar da yalanlamıştı , Resullere düşen ancak apaçık bilgilendirmedir / tebliğdir. Allah’ın nasıl yaratmaya başladığını ve bunu tekrarladığını görmediler mi? bu kesinlikle Allah’a kolaydır , arzda gezin ve yaratmaya nasıl başlamış bir bakın, sonra Allah diğer yaratılışı da yaratacaktır, kesinlikle Allah her şeye kadirdir , istediğine azap eder istediğine rahmet eder , O’na döndürüleceksiniz, O’nu arzda ve semada aciz bırakamazsınız, Allah’tan başka size ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkâr edenl er, işte onlar rahmetinden umudu kesmiş olanlardır , işte onlara acı bir azap vardır. Kavminin ona cevabı öldürün onu, yakın onu, şeklinde oldu, Allah O’nu ateşten kurtardı, işte bunda iman eden kavim için ayetler vardır , dünya hayatında aranızda bir sevgi oluşturması için Allah’ın dışında putlar edinmişsiniz , sonra kıyamet gününde bazınız bazınızı inkâr edecek, bazınız bazınıza lanet edecek , va racağınız yer ateştir , s ize yardımcı yoktur.
(İbrahim’in) kavminin cevabı, “Onu öldürün veya yakın!” demekten başka bir şey olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. Muhakkak bunda iman eden bir topluluk için ayetler vardır.
Kavminin (İbrahim'e) cevabı, sadece: "Onu öldürün, yahut yakın!" demeleri oldu. Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Halkının cevabı sadece: "Öldürün onu veya yakın!" demeleri oldu. (İbrahim'i ateşe attılar) Fakat Allah onu ateşten kurtardı dipnot 1 . İşte bunda inanıp güvenen bir topluluk için ayetler /belgeler vardır.
Halkının cevabı sadece şu oldu: "Öldürün İbrahim'i ya da yakın!" Arkasından Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanan bir topluluk için belgeler vardır.
İbrahim’in kavminin cevabı: "Onu öldürün veya onu ateşte yakın!" demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda iman eden bir toplum için ayetler vardır.
İbrahim'in kavminin cevabı: -Onu öldürün veya onu ateşte yakın! demekten başka birşey olmadı. Allah ise onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için ibretler vardır.
Toplumunun İbrahim'e cevabı sadece şunu söylemeleri oldu: "Bunu öldürün, yahut yakın!" Ama Allah onu ateşten kurtardı. İnanan bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.
And what was the answer of Ibrahim's people to his admonition and exhortation but to decide to get rid of him, they said: "Kill him or burn him" but Allah saved him and delivered him from the fire whole and all sound. This is indeed emblematic of Almightiness; food for thought that is taken by those who prostrate their reason to divine revelation.
The only answer Abraham’s people gave was, ‘Kill him or burn him!’ but God saved him from the Fire: there truly are signs in this for people who believe.
So naught was the answer of (Abraham's) people except that they said: "Slay him or burn him." But Allah did save him from the Fire. Verily in this are Signs for people who believe.
The people dipnot 1 (of Abraham) had no other answer than to say: "Kill him or burn him." dipnot 2 But Allah delivered him from the fire. dipnot 3 There are many Signs in this for those who believe. dipnot 4
The only answer of his people was to say: ‘Kill him or burn him!’ But Allah rescued him from the fire. There are certainly Signs in that for people who are muminun.
So nothing was the answer of [Ibrâhîm’s (Abraham)] people except that they said: "Kill him or burn him." Then Allâh saved him from the fire. Verily, in this are indeed signs for a people who believe.[1]
But the only answer of his people was that they said, ‘Kill him, or burn him. ’ Then Allah delivered him from the fire. There are indeed signs in that for a people who have faith.
His people had no response to make (to Abraham) but they said, `Kill him (- Abraham) or rather burn him. ' (At last they decided upon burning him) but Allâh delivered him from the fire. There are sure signs in this (episode) for the people who would believe.
But the only answer of his people was that they said, 'Slay him, or burn him!' Then God delivered him from the fire; surely in that are signs for a people who believe.
The only response of the disbelievers to the invitation of Abraham was: "Kill him/ burn him. " Then God made him walk out of the fire [that the disbelievers had cast him into] so that the believers learn a lesson from this incidence [that God never leaves his sincere worshippers alone and will give them the final victory.]
But the answer of his people was only to say, 'Kill him or burn him!' But God saved him from the fire; verily, in that are signs unto a people who believe.
But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who acknowledge.
And the answer of his people was no other than that they said, slay him, or burn him. But God saved him from the fire. Verily herein were signs unto people who believed.
"And those who disbelieve in the revelations of Allah and in their meeting with Him, these shall despair of My mercy; and for these is grievous woe. "
Yet in no way was the answer of his people (anything) except that they said, "Kill him or burn him away!" Then Allah delivered him from the fire. Surely in that are indeed signs for a people who believe.
But the answer of his folk was only that they said: "Kill him" or "Burn him." Then Allah saved him from the Fire. Lo! herein verily are portents for folk who believe.
The people (of Abraham) had no answer except: "Kill him or burn him;" but God saved him from the fire. There are lessons in this for those who believe.
Now [as for Abraham, ] his people’s only answer was, "Slay him, or burn him!" – but God saved him from the fire. Behold, in this [story] there are messages indeed for people who will believe!
But the only response of Abraham’s people was to say: "Kill him or burn him!" But Allah saved him from the fire.[1] Surely in this are signs for people who believe.
But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him. " But God saved him from the fire. In this are signs for a people who believe.
The only response from his people was their saying, "Kill him, or burn him." But GOD saved him from the fire. This should provide lessons for people who believe.
And the answer of Abraham's people was not but that they said, "Kill him or burn him," but Allah saved him from the fire. Indeed in that are signs for a people who believe.
Then the response of his people was only that they said: “Kill him, or burn him!” But God delivered him from the fire; in that are proofs for people who believe.
(Abraham explained these facts to his people) but their only answer was, "Kill him or burn him alive!" But Allah saved him from their fiery rage. Behold, in this story there are signs for believers (such as, when people have no sensible answers, they resort to threats and violence (21:68), (37:96-97))
So nothing was the answer from (Ibrahim's) people except that they said: "Kill him or burn him. " Then Allah did save him from the fire. Surely, in this indeed, are Signs for people who believe.
So, the response of his (Ibrāhīm) people was none but that they said, "Kill him" or “Burn him”. So Allah saved him from the fire. Surely in this there are signs for a people who believe.
But the only response from his people was their saying: "Kill him, or burn him." But God saved him from the fire. In this are signs for a people who believe.