Ankebût suresi

Ankebût suresi, 33. ayet

Ankebût suresi, 33. ayet. وَلَمَّآ أَن جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

velemmâ en câet rusülünâ lûṭan sîe bihim veḍâḳa bihim ẕer`av veḳâlû lâ teḫaf velâ taḥzen. innâ müneccûke veehleke ille-mraeteke kânet mine-lgâbirîn.

Diyanet İşleri

Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ankebût 30–36 · surenin 33. ayeti / 69
  1. Ankebût 30

    (Lut) "Ey Rabbim! Şu bozguncu kavme karşı bana yardım et" dedi.

  2. Ankebût 31

    Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.

  3. Ankebût 32

    İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  4. 33

    Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

  5. Ankebût 34

    Şüphesiz biz, bu memleket halkı üzerine, fasıklık ettiklerinden dolayı gökten bir azap indireceğiz.

  6. Ankebût 35

    Andolsun biz, aklını kullanacak bir kavm için o memleketten ibret alınacak apaçık bir delil bıraktık.

  7. Ankebût 36

    Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 30–35. ayetler için yazılmıştır.

31. Lût kavmini helâk etmek üzere gönderilen melekler, önce İbrahim aleyhisselam’a uğradılar ve ona İshak’ın doğacağı müjdesini verdiler. İshak’tan sonra da (onun oğlu olan) Yakub’un doğacağını müjdelediler. Daha sonra İbrahim aleyhisselam onlara nereye gitmek istediklerini sorunca Lût kavmini helâk etmek üzere gönderildiklerini bildirdiler. İbrahim aleyhisselam da onlarla tartışmaya koyuldu:

32. İbrahim aleyhisselam onlara: “Ama orada Lût da var” deyince onlar da kendisine: “Biz orada olanları pek iyi biliyoruz. Biz onu ve aile halkını elbette kurtaracağız. Ancak karısı hariç; o, geride kalacaklardandır” dediler.” Sonra da Lût aleyhisselam’ın yanına gittiler:

33-34. Lût aleyhisselam meleklerin gelişinden tedirgin olmuş ve üzülmüştü. Onları tanımadığı için tasalanmış ve içi daralmıştı. Zira bu gelenleri yoldan geçen misâfirlerden zannetmişti. O bakımdan kavminin bunlara kötülük yapacağından korkmuştu. Melekler de ona: “Korkma ve üzülme” diyerek kendilerinin Allah’ın elçileri olduklarını bildirdiler. “Çünkü biz, seni ve aile halkını kurtaracağız. Ancak karın hariç; o, geride kalacaklardandır. Biz, bu şehir halkı üzerine fâsıklıkları sebebiyle gökten feci bir azap indireceğiz.” diyerek geceleyin aile halkı ile birlikte yola çıkıp gitmesini emrettiler.

Sabah olunca Allah, diyarlarını ters çevirip başlarının üzerine yıktı ve ülkelerinin altını üstüne getirdi. Onlara pişmiş çamurdan ardı arkasına taş yağdırdı ve nihâyet bu taş yağmuru onların hepsini helak etti. Böylelikle onlar, sohbet konularından bir konu ve ibretlerden bir ibret oluverdiler.

35. Yani Lût kavminin diyarından, kalpleri ile ibretleri düşünecek ve onlardan gereği gibi faydalanacak bir topluluk için apaçık deliller/aşikar kalıntılar bırakmış bulunuyoruz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Siz onların (yurtlarından) sabahleyin de geçip gidiyorsunuz, geceleyin de. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?” (es-Saffat, 37/137-138)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût kavmini helak etmek üzere gönderdiğimiz melekler, Lût'un yanına gelince, kavminin onlara bir ahlaksızlık yapmalarından korktuğundan dolayı onların gelmesi onu üzdü ve hüzünlendirdi. Melekler onun yanına erkek şeklinde gelmişlerdi ve kavmi, kadınları bırakıp erkeklere yanaşıyorlardı. Melekler ona dedi ki: "Korkma! Kavmin sana bir kötülük yapamayacak. Onları helak edeceğimize dair verdiğimiz habere de üzülme! Şüphesiz biz seni ve karın dışında bütün aileni helak olmaktan kurtaracağız. O ise, geride kalıp helak olanlardandır. Bu yüzden onu da helak edeceğiz."

Kelimeler

23 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّآ velemma ne zaman ki
  2. أَن en
  3. جَآءَتْ ca'et geldi kök: جيا
  4. رُسُلُنَا rusuluna elçilerimiz kök: رسل
  5. لُوطًۭا luten Lut'a
  6. سِىٓءَ si'e fenalaştı kök: سوا
  7. بِهِمْ bihim onlar yüzünden
  8. وَضَاقَ ve daka ve daraldı kök: ضيق
  9. بِهِمْ bihim onlar hakkında
  10. ذَرْعًۭا zer'an huzursuzca kök: ذرع
  11. وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  12. لَا la
  13. تَخَفْ tehaf korkma kök: خوف
  14. وَلَا ve la ve ne de
  15. تَحْزَنْ ۖ tehzen üzülme kök: حزن
  16. إِنَّا inna elbette biz
  17. مُنَجُّوكَ muneccuke seni kurtaracağız kök: نجو
  18. وَأَهْلَكَ ve ehleke ve aileni kök: اهل
  19. إِلَّا illa yalnız
  20. ٱمْرَأَتَكَ mraeteke karın kök: مرا
  21. كَانَتْ kanet olmuştur kök: كون
  22. مِنَ mine -dan
  23. ٱلْغَـٰبِرِينَ l-gabirine kalacaklar- kök: غبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: مرا (38 geçiş)

    Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

  • Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: مرا (38 geçiş)

    Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

  • Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: مرا (38 geçiş)

    İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı…

  • Aynı kök: ذرع (5 geçiş) · Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût

    Elçilerimiz Lut'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    "Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    (170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

  • Aynı kök: حزن (42 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Elçilerimiz Lut'a gelince, (Lut) onların yüzünden üzülmüş ve onlardan dolayı içi daralmıştı. dipnot 1 Ona "Korkma, tasalanma! Şüphesiz ki biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan hanımın hariç!" demişlerdi.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:77.

Mustafa İslamoğlu

Ve elçilerimiz Lut'a gelir gelmez, o derin bir hüzne kapıldı ve onlar adına hiç bir şey yapamayıp eli kolu döküldü kaldı. Ama onlar dediler ki: "Korkma ve üzülme! Çünkü biz seni ve yakınlarını elbette kurtaracağız; ancak karın hariç: zaten onun geride kalanlardan biri olacağı malum.

Muhammed Esed

Elçilerimiz kendisine geldiklerinde Lut onlar adına üzüntüye kapıldı, çünkü onları koruyamayacağını gördü; ama onlar Lut'a: "Korkma ve üzülme! Biz seni ve karın dışında bütün aileni koruyacağız; karın ise geride bırakılanlar arasında yer alacak.

Ahmed Hulusi

Rasullerimiz Lut'a geldiklerinde onlar yüzünden fena oldu; onlardan dolayı (olacaklardan dolayı) içi daraldı. . . (Rasullerimiz de) dediler ki: "Korkma, mahzun olma! Doğrusu biz seni ve senin aileni kurtaracağız. . . Karın müstesna; o geride kalanlardan oldu. "

Ali Bulaç

Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır."

Ali Özek ve heyeti

Elçilerimiz Lût’a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona; Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.

Ali Rıza Safa

Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, Onlardan dolayı kaygılandı; göğsü daraldı. "Korkma ve üzülme!" dediler; "Kuşkusuz, seni ve aileni kesinlikle kurtaracağız; karın dışında!" "O, geride kalanlar arasında olacak!"

Bayraktar Bayraklı

Elçilerimiz Lut'a gelince, Lut onlar hakkında ve onları korumak için ne yapacağını bilemedi. Ona, "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnızca geri kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.

Edip Yüksel

Elçilerimiz Lut'a vardıklarında elçilerimize yapılan muameleden dolayı fenalaştı, zor durumda kaldı. Kendisine dediler ki, "Korkma, üzülme. Biz seni ve aileni kurtaracağız. Karın hariç; o geride kalanlardan olmuştur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Elçilerimiz Lut'a vardıklarında elçilerimize yapılan muameleden dolayı fenalaştı, zor durumda kaldı. Kendisine dediler ki, 'Korkma, üzülme. Biz seni ve aileni kurtaracağız. Karın hariç; o geride kalanlardan olmuştur.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı ve haklarında eli kolu daraldı (bağlandı). Onlar da: "Korkma ve kederlenme; seni ve aileni kurtaracağız; ancak karın ötekilerden oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vakta ki elçilerimiz Lut'a çıkavardılar onlar yüzünden fenalaştı ve haklarında eli kolu daraldı, onlar da; korkma dediler ve keder etme, çünkü biz seni ve ehlini kurtaracağız ancak karın ötekilerden oldu

Erhan Aktaş

Elçilerimiz Lut'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: "Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Elçilerimiz Lut'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: "Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elçilerimiz Lut'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: "Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve aileni mutlaka kurtaracağız." dediler.

Gültekin Onan

Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve ehlini (aileni) muhakkak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır."

Hasan Basri Çantay

Elçilerimiz Luuta gelince o, bunlar sebebiyle tasalandı, bunlar sebebiyle kolu (göğsü) daraldı. "Korkma, tasalanma, dediler, çünkü biz seni de, senin ehlini de kurtaracağız. Yalnız geride (azabda) kalacaklardan olan karın müstesna".

İbni Kesir

Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, bu yüzden o tasalandı ve çok sıkıldı. Ona dediler ki: Korkma ve tasalanma. Doğrusu biz, seni ve geride kalacaklardan olan karının dışındaki aileni kurtaracağız.

Mehmet Alagaş

(31-35) İbrahim’e elçilerimiz müjde ile geldiklerinde işte bu memleketi de kesinlikle helak edeceğiz , oranın halkı kesinlikle zalimdiler dediler, O da o rada Lut var dedi , orada kim olduğunu biz biliyoruz. O ’nu ve yakın çevresini eşi hariç kurtaracağız, O geride kalanlardan / dökülenlerden olacak dediler, Lut’a elçilerimiz geldiği vakit onlardan dolayı yüzü fenalaştı, o nlardan sebep göğsü darlandı , korkma, üzülme, seni ve karın hariç yakın çevreni kurtaracağız , O geri de kalanlardan olacak, bu memleketin halkına yaptıkları bozgunculuk nedeniyle semadan kirli bir azap indireceğiz dediler, kesin olan şu ki onları akleden bir kavim için açık bir gösterge / açık bir ayet olarak bıraktık / terk ettik.

Rowwad Tercüme Merkezi

Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde; Lût onlar için tasalandı ve göğsüne bir sıkıntı bastı. Elçiler ona; “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. Çünkü o kadın geride kalacaklardandır” dediler.

Süleyman Ateş

Elçilerimiz Lut'a gelince (Lut) onlar yüzünden fenalaştı ve onlar hakkında arşını daraldı. (Melekler): "Korkma üzülme dediler, biz seni ve aileni kurtaracağız, yalnız karın kalacaklardan olmuştur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçilerimiz Lut'a gelince, onu sıkıntı bastı, içi daraldı. Dediler ki: "Korkma, üzülme, seni ailenle birlikte kurtaracağız, küller altında kalacaklardan olan sadece karındır."

Şaban Britch

Elçilerimiz Lut’a geldiklerinde, onlar sebebiyle endişelenmiş ve içi daralmıştı. Korkma ve üzülme! dediler. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.

Şaban Piriş

Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, onlar sebebiyle kötülenmiş ve içi daralmıştı. -Korkma ve üzülme! Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.

Yaşar Nuri Öztürk

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı, eli kolu birbirine dolandı. "Korkma, tasalanma dediler, biz seni de aileni de kurtaracağız. Ama karın, azaba terk edilenlerden olacaktır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when Our Messengers went to Lut he came to grief on their account, and their safety was beyond his power. But they assured him: "Do not be afraid," they said, "nor must you grieve, we will deliver you to safety along with your family but not your wife who shall join company with those destined to be left behind."

Abdul Haleem

When Our messengers came to Lot, he was troubled and distressed on their account. They said, ‘Have no fear or grief: we shall certainly save you and your household, except for your wife- she will be one of those who stay behind-

Abdullah Yusuf Ali

And when Our Messengers came to Lut, he was grieved on their account, and felt himself powerless (to protect) them: but they said: "Fear thou not, nor grieve: we are (here) to save thee and thy following, except thy wife: she is of those who lag behind.

Abul A'la Maududi

When Our emissaries came to Lot he was distressed and embarrassed on their account. They said: "Do not fear nor be distressed. dipnot 1 We shall save you and all your household except your wife who is among those that will stay behind.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, "As for us, you should neither fear that they will in any way he able to harm us, nor be anxious about how you will protect us from them." This was the time when the angels revealed their identity to the Prophet Lot (peace be upon him), and said that they were not men but angels, who had been sent to bring the scourge on his people. According to the elucidation in Surah Hud, when the people were rushing into Lot’s (peace be upon him) house and he felt that he could in no way save his guests from them, he cried out: “I wish I had the power to set you right, or I could find some strong support for refuge,” (Ayat 80). At this time the angels said: “O Lot, we are messengers sent by your Lord; they will not be able to harm you at all,” (Ayat 81).

Aisha Bewley

When Our Messengers came to Lut, he was distressed on their account, feeling incapable of protecting them. They said, ‘Do not fear and do not grieve. We are going to rescue you and your family – except for your wife; she will be one of those who stay behind.

Al-Hilali & Khan

And when Our Messengers came to Lût (Lot), he was grieved because of them, and felt straitened on their account. They said: "Have no fear, and do not grieve! Truly, we shall save you and your family, except your wife: she will be of those who remain behind (i.e. she will be destroyed along with those who will be destroyed from her folk).

Ali Quli Qarai

And when Our messengers came to Lot, he was distressed on their account and in a predicament for their sake. But they said, ‘Do not be afraid, nor grieve! We shall deliver you and your family, except your wife: she will be one of those who remain behind.

Amatul Rahman Omar

And when Our messengers came to Lot he felt distressed on account of their (coming) for he felt helpless to give them protection. But they (- the messenger) said, `Have no fear and do not grieve, (Allâh promises you protection saying,) "We will deliver you and all your household except your wife (who will not leave the place stricken with calamity and) who is among those staying behind.

Arthur John Arberry

When that Our messengers came to Lot he was troubled on their account and distressed for them; but they said, 'Fear not, neither sorrow, for surely we shall deliver thee and thy family, except thy wife; she has become of those that tarry.

Bijan Moeinian

When My messengers arrived at Lot’s place, he became embarrassed [as his people wanted to molest them. ] They said: " Have no fear and do not worry. We are going to save you and your household except your wife who should stay [and be punished] with the wicked ones."

E. Henry Palmer

And when our messengers came to Lot, he was vexed for them, and his arm was straitened for them; and they said, 'Fear not, neither grieve; we are about to save thee and thy people, except thy wife, who is of those who linger.

Edip-Layth

Thus when Our messengers came to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed towards them. They said, "Do not fear, and do not be saddened. We will save you and your family, except for your wife; she is of those doomed."

George Sale

And when our messengers came unto Lot, he was troubled for them, and his arm was straitened concerning them. But they said, fear not, neither be grieved; for we will deliver thee and thy family, except thy wife; for she shall be one of those who remain behind.

Hamid S. Aziz

Said he, "Verily, in it is Lot. " They said, "We are best aware of who is therein; we shall of a surety save him and his people, except his wife, who is of those who lag behind."

Mahmoud Ghali

And as soon as Our Messengers (readily) came to Lût, he was vexed on their account and (his expediency) was straitened for them (i. e., He felt his hands tied up). And they said, "Do not fear nor grieve; surely we will safely deliver you and your family, except your wife; she has (become) of the laggards.

Marmaduke Pickthall

And when Our messengers came unto Lot, he was troubled upon their account, for he could not protect them; but they said: Fear not, nor grieve! Lo! we are to deliver thee and thy household, (all) save thy wife, who is of those who stay behind.

Mohamed Ahmed - Samira

So, when Our messengers came to Lot, he was worried on their account as he was unable to protect them. They said: "Have no fear or regret. We will certainly save you and your family except your wife, for she is one of those who will stay behind.

Muhammad Asad

And when Our messengers came unto Lot, he was sorely grieved on their account, seeing that it was beyond his power to shield them; but they said: "Fear not, and grieve not! Behold, we shall save thee and thy household - all but thy wife: she will indeed be among those that stay behind.

Mustafa Khattab

And when Our messenger-angels came to Lot, he was distressed and worried by their arrival.[1] They reassured ˹him˺, "Do not fear, nor grieve. We will surely deliver you and your family—except your wife, who is one of the doomed.

Progressive Muslims

Thus when Our messengers came to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed towards them. And they said: "Do not fear, and do not be saddened. We will save you and your family, except for your wife; she is of those doomed."

Rashad Khalifa

When our messengers arrived at Lot's place, they were mistreated, and he was embarrassed by their presence. But they said, "Have no fear, and do not worry. We will save you and your family, except your wife; she is doomed.

Sahih International

And when Our messengers came to Lot, he was distressed for them and felt for them great discomfort. They said, "Fear not, nor grieve. Indeed, we will save you and your family, except your wife; she is to be of those who remain behind.

Sam Gerrans

And when Our messengers came to Lot, he was distressed for them, and felt unable to protect them. And they said: “Fear thou not, nor grieve. We will deliver thee and thy household save thy wife; she is of those who stay behind.

Shabbir Ahmed

When Our Messengers came to Lot, he was grieved on their account, for he could not protect them. But they said, "Fear not, nor grieve! Behold, we are appointed to save you, your household and your followers, except your wife who is of those who stay behind.

Syed Vickar Ahamed

And when Our messengers came to Lut (Lot), he was sad because of them (his people), and felt himself without power (to save) them: They (the messengers) said: "Have no fear, nor be sad: We are (here) to save you and your family, except your wife, she is from those who will fall behind.

Taqi Usmani

And when Our messengers came to LūT, he grieved for them and his heart was straitened because of them, but they said, "We are going to save you and your family, except your wife who will be among those remaining behind.

The Monotheist Group

And when Our messengers came to Lot, they were mistreated, and he was embarrassed towards them. And they said: "Do not fear, and do not be saddened. We will save you and your family, except for your wife; she is of those doomed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ankebût suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩