فرق frq

Anlam

Ayırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.

Geçtiği yerler

72 geçiş, sureye göre

2. Bakara suresi (14)

  1. Bakara 50 فَرَقْنَا yarmıştık
  2. Bakara 53 وَٱلْفُرْقَانَ ve furkan
  3. Bakara 75 فَرِيقٌۭ bir grup
  4. Bakara 85 فَرِيقًۭا bir grubu
  5. Bakara 87 فَفَرِيقًۭا kimini
  6. Bakara 87 وَفَرِيقًۭا kimini de
  7. Bakara 100 فَرِيقٌۭ bir grup
  8. Bakara 101 فَرِيقٌۭ bir gurup
  9. Bakara 102 يُفَرِّقُونَ ayıran
  10. Bakara 136 نُفَرِّقُ ayırım yapmayız
  11. Bakara 146 فَرِيقًۭا bir grup
  12. Bakara 185 وَٱلْفُرْقَانِ ۚ doğruyu ve yanlışı ayırdetmeyi
  13. Bakara 188 فَرِيقًۭا bir kısmını
  14. Bakara 285 نُفَرِّقُ ayırdetmeyiz (dediler)

3. Âl-i İmrân suresi (7)

  1. Âl-i İmrân 4 ٱلْفُرْقَانَ ۗ Furkan'ı da
  2. Âl-i İmrân 23 فَرِيقٌۭ bir topluluk
  3. Âl-i İmrân 78 لَفَرِيقًۭا bir grup (var ki)
  4. Âl-i İmrân 84 نُفَرِّقُ ayırım yapmayız
  5. Âl-i İmrân 100 فَرِيقًۭا gruba
  6. Âl-i İmrân 103 تَفَرَّقُوا۟ ۚ ayrılmayın
  7. Âl-i İmrân 105 تَفَرَّقُوا۟ bölünüp

4. Nisâ suresi (4)

  1. Nisâ 77 فَرِيقٌۭ bir grup
  2. Nisâ 130 يَتَفَرَّقَا (eşler) ayrılırlarsa
  3. Nisâ 150 يُفَرِّقُوا۟ ayırmak
  4. Nisâ 152 يُفَرِّقُوا۟ ayırım yapmadılar

5. Mâide suresi (3)

  1. Mâide 25 فَٱفْرُقْ ayır
  2. Mâide 70 فَرِيقًۭا bir kısmını
  3. Mâide 70 وَفَرِيقًۭا ve bir kısmını da

6. En'âm suresi (3)

  1. En'âm 81 ٱلْفَرِيقَيْنِ iki topluluktan
  2. En'âm 153 فَتَفَرَّقَ ayırmasın
  3. En'âm 159 فَرَّقُوا۟ parça parça eden

7. A'râf suresi (2)

  1. A'râf 30 فَرِيقًا bir topluluğu
  2. A'râf 30 وَفَرِيقًا ve bir topluluğa da

8. Enfâl suresi (3)

  1. Enfâl 5 فَرِيقًۭا bir kısmı
  2. Enfâl 29 فُرْقَانًۭا iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış
  3. Enfâl 41 ٱلْفُرْقَانِ ayrılma

9. Tevbe suresi (4)

  1. Tevbe 56 يَفْرَقُونَ korkak
  2. Tevbe 107 وَتَفْرِيقًۢا ve ayrılık sokmak (için)
  3. Tevbe 117 فَرِيقٍۢ bir kısmının
  4. Tevbe 122 فِرْقَةٍۢ kabileden

11. Hûd suresi (1)

  1. Hûd 24 ٱلْفَرِيقَيْنِ iki topluluğun

12. Yûsuf suresi (2)

  1. Yûsuf 39 مُّتَفَرِّقُونَ çeşitli
  2. Yûsuf 67 مُّتَفَرِّقَةٍۢ ۖ ayrı ayrı

16. Nahl suresi (1)

  1. Nahl 54 فَرِيقٌۭ bir grup

17. İsrâ suresi (1)

  1. İsrâ 106 فَرَقْنَـٰهُ parçalara ayırdık

18. Kehf suresi (1)

  1. Kehf 78 فِرَاقُ ayrılmasıdır

19. Meryem suresi (1)

  1. Meryem 73 ٱلْفَرِيقَيْنِ iki topluluktan

20. Tâhâ suresi (1)

  1. Tâhâ 94 فَرَّقْتَ ayrılık çıkardın

21. Enbiyâ suresi (1)

  1. Enbiyâ 48 ٱلْفُرْقَانَ Furkan'ı

23. Mü'minûn suresi (1)

  1. Mü'minûn 109 فَرِيقٌۭ bir zümre

24. Nûr suresi (2)

  1. Nûr 47 فَرِيقٌۭ bir grup
  2. Nûr 48 فَرِيقٌۭ bir grup

25. Furkân suresi (1)

  1. Furkân 1 ٱلْفُرْقَانَ Furkanı

26. Şuarâ suresi (1)

  1. Şuarâ 63 فِرْقٍۢ bölüm

27. Neml suresi (1)

  1. Neml 45 فَرِيقَانِ iki bölük olmuşlardı

30. Rûm suresi (3)

  1. Rûm 14 يَتَفَرَّقُونَ ayrılırlar
  2. Rûm 32 فَرَّقُوا۟ parçaladılar
  3. Rûm 33 فَرِيقٌۭ bir grup

33. Ahzâb suresi (3)

  1. Ahzâb 13 فَرِيقٌۭ bir topluluk
  2. Ahzâb 26 فَرِيقًۭا bir kısmını
  3. Ahzâb 26 فَرِيقًۭا bir kısmını da

34. Sebe' suresi (1)

  1. Sebe' 20 فَرِيقًۭا bir bölümü

42. Şûrâ suresi (4)

  1. Şûrâ 7 فَرِيقٌۭ bir bölük
  2. Şûrâ 7 وَفَرِيقٌۭ ve bir bölük
  3. Şûrâ 13 تَتَفَرَّقُوا۟ ayrılığa düşmeyin
  4. Şûrâ 14 تَفَرَّقُوٓا۟ onlar ayrılığa düşmediler

44. Duhân suresi (1)

  1. Duhân 4 يُفْرَقُ ayırdedilir

65. Talâk suresi (1)

  1. Talâk 2 فَارِقُوهُنَّ onlardan ayrılın

75. Kıyâmet suresi (1)

  1. Kıyâmet 28 ٱلْفِرَاقُ ayrılık zamanı olduğunu

77. Mürselât suresi (2)

  1. Mürselât 4 فَٱلْفَـٰرِقَـٰتِ ve ayıranlara
  2. Mürselât 4 فَرْقًۭا ayırdıkça

98. Beyyine suresi (1)

  1. Beyyine 4 تَفَرَّقَ ayrılığa düşmediler