Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 48. ayet

Enbiyâ suresi, 48. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ ٱلْفُرْقَانَ وَضِيَآءً وَذِكْرًا لِّلْمُتَّقِينَ

veleḳad âteynâ mûsâ vehârûne-lfürḳâne veḍiyâev veẕikral lilmütteḳîn.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 45–51 · surenin 48. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 45

    De ki: "Ben sizi ancak vahy ile uyarıyorum." Ama sağırlar uyarıldıkları vakit çağrıyı işitmezler.

  2. Enbiyâ 46

    Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak "Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik" diyeceklerdir.

  3. Enbiyâ 47

    Kıyamet günü için adalet terazileri kuracağız. Öyle ki hiçbir kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek. (Yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirip ortaya koyacağız. Hesap görücü olarak biz yeteriz.

  4. 48

    Andolsun, biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için o Furkan'ı (Tevrat'ı) bir ışık ve öğüt olarak verdik.

  5. Enbiyâ 49

    Onlar, görmedikleri halde Rablerinden içten içe korkarlar. Onlar kıyamet gününden de korkarlar.

  6. Enbiyâ 50

    İşte bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkar ediyorsunuz?

  7. Enbiyâ 51

    Andolsun, daha önce de İbrahim'e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

48. Yüce Allah, bu âleme daha üstünleri gönderilmemiş, şanı daha büyük, daha mübarek, hidâyet ve açıklamaları daha muazzam bir kitap gelmemiş bulunan iki üstün kitabı, yani Tevrat ile Kur’an-ı Kerim’i çoğu kere bir arada söz konusu etmektedir. Yüce Allah, Mûsâ’ya asaleten Hârûn’a da ona tâbi olarak “Furkân’ı” verdiğini haber vermektedir. Furkan’dan kasıt ise hakkı batıldan, hidâyeti sapıklıktan ayıran Tevrat’tır. O aynı zamanda “bir ışık”tır. Hidâyet bulanların, kendisiyle yollarını buldukları bir nurdur. Doğru yolu izleyecekler onu rehber edinirlerdi. Onun vasıtası ile ahkâm bilinir, helal ile haram birbirinden ayırt edilirdi. O, cehaletin, bidatlerin ve sapıklığın karanlıklarını aydınlatırdı. Yine o, “takvâ sahipleri için bir öğüt” idi. Onun sayesinde kendilerine neyin faydalı, neyin zararlı olduğunu düşünür, hayır ve şerri onun vasıtası ile öğrenrilerdi. Burada öğütün özellikle takva sahiplerine has kılınması, ilim ve amel itibari ile ondan yararlananların onlar olmasından dolayıdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun ki Musa ve Harun -aleyhisselam-'a hak ve batılın, helal ve haramın arasını ayıran, kendisine iman eden kimseye yol gösteren ve Rableri katından muttakiler için bir öğüt olan Tevrat'ı verdik.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. ءَاتَيْنَا ateyna biz verdik kök: اتي
  3. مُوسَىٰ musa Musa'ya
  4. وَهَـٰرُونَ ve harune ve Harun'a
  5. ٱلْفُرْقَانَ l-furkane Furkan'ı kök: فرق
  6. وَضِيَآءًۭ ve diya'en ve bir ışık kök: ضوا
  7. وَذِكْرًۭا ve zikran ve bir öğüt kök: ذكر
  8. لِّلْمُتَّقِينَ lilmuttekine muttakiler için kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ضوا (6 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: ضوا (6 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: ضوا (6 geçiş)

    O, güneşi bir ışık (kaynağı), ayı da (geceleyin) bir aydınlık (kaynağı) kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona menziller takdir…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz Musa'ya ve Harun'a, muttakîler (duyarlı olanlar) için furkân'ı (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini), aydınlığı ve (gerçeği) hatırlatan (öğüdü) vermiştik.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, Musa ve Harun'a, hakkı batıldan ayıran, karanlıkları aydınlatan ve sorumluluk bilincine sahip olanlara (yabancılaştıkları özlerini) hatırlatan bir mesaj vermiştik;

Muhammed Esed

Ve gerçek şu ki, Biz Musa ile Harun'a, Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için doğruyu eğriden ayırmaya yarayan bir ölçü, ışık saçan bir kaynak ve bir uyarıcı, hatırlatıcı (olarak vahyimizi) bahşettik;

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz Musa ve Harun'a Furkan'ı (Hak ile batılı ayırt edeni), korunmak isteyenler için bir ışık ve bir hatırlatıcı olarak verdik.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz, Musa ve Harun’a, takvâ sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, gerçek şu ki, Musa'ya ve Harun'a, sorumluluk bilinci taşıyanlar için, bir aydınlık ve bir öğreti olarak, Gerçeği Ayrıştıran'ı verdik.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, Musa ve Harun'a eğriyi doğrudan ayıran kitabı, takva sahipleri için ışık ve hatırlatıcı bilgi kaynağı olarak verdik.

Edip Yüksel

Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Musa'ya ve Harun'a Yasalar Kitabını, erdemliler için bir ışığı, bir mesajı verdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki: "Musa ile Harun'a Furkan'ı (Tevrat'ı) bir de ışık ve Allah'tan korkanlar için de bir öğüt vermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celalim hakkı için biz Musa ile Haruna fürkan ve bir zıya ve bir zikir vermiştik, müttekıler için

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ile Batıl'ı, İman ile Küfrü, güzel ile çirkini, iyi ile kötüyü birbirinden ayırma ölçüsü.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ile Batıl'ı, iman ile küfrü, güzel ile çirkini, iyi ile kötüyü birbirinden ayırma ölçüsü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, Musa ve Harun'a takva sahipleri için bir ışık olan, bir öğüt olan Furkan'ı dipnot 1 verdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hakk ile Batıl'ı, iman ile küfrü, güzel ile çirkini, iyi ile kötüyü birbirinden ayırma ölçüsü.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz Musa ile Haruunu bir zıyaa, takvaa saahibleri için de bir şeref olan fürkaanı verdik.

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz Musa ile Harun'a Furkan ışık, takva sahibleri için de bir zikir verdik.

Mehmet Alagaş

(48-50) Kesin olan şu ki Musa’ya Harun’a Furkan’ı, muttakilere ışık ve hatırlatma olması için verdik, onlar ki Rableri gayb olduğu halde korkarlar, saat konusunda da titrer haldedirler, işte bu mübarek bir kitaptır ki onu indiriyoruz, siz mi onu inkâr ediyorsunuz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki biz Mûsâ ile Hârûn’a Furkan’ı takvâ sahiplerine bir ışık ve bir öğüt olarak verdik.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, Musa'ya ve Harun'a hak ve batılı ayırdeden ve korunanlar için bir ışık ve öğüt olan Kitabı verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa ile Harun'a o Furkanı dipnot 1 , çekinerek korunanlar için bir ışık ve doğru bilgi kaynağı olsun diye verdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hak(doğru) ile batılı(yanlışı) ayıran Kitabı.

Şaban Britch

Musa ve Harun'a, takva sahipleri için bir ışık, bir öğüt ve Furkan'ı verdik

Şaban Piriş

Musa ve Harun'a Sakınanlar için aydınlık zikir (öğüt) ve furkanı verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz, Musa'ya ve Harun'a hak ile batılı ayıran, korunanlar için bir ışık ve öğüt olan furkanı verdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We gave Mussa and Harun the canon imparting the soundness of judgement in the choice of means and ends and in the choice of what is morally good, honest and straight-forward, serving as an illumination and enlightenment besides being a divine light and a constant reminder of Allah to those who entertain the profound reverence dutiful to Him,

Abdul Haleem

We gave Moses and Aaron [the Scripture] that distinguishes right from wrong, a light and a reminder for those who are mindful of God,

Abdullah Yusuf Ali

In the past We granted to Moses and Aaron the criterion (for judgment), and a Light and a Message for those who would do right,-

Abul A'la Maududi

Surely dipnot 1 We had granted to Moses and Aaron the Criterion dipnot 2 (between right and wrong), and Light and Admonition for the good of the God-fearing, dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    From here begin the stories of the Prophets. If we consider these stories in the context in which they occur, it becomes clear that these have been related to impress the following themes.
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) All the former Prophets were human beings. Therefore there is nothing strange or unusual that a human being like Muhammad (peace be upon him) has been sent as a Messenger.
  3. metne dön, dipnot 3
    (2) The mission and teachings of this Prophet are the same as of those who were sent before him.

Aisha Bewley

We gave to Musa and Harun the Discrimination and a Shining Light and a Reminder for those with taqwa:

Al-Hilali & Khan

And indeed We granted to Mûsâ (Moses) and Hârûn (Aaron) the criterion (of right and wrong), and a shining light [i.e. the Taurât (Torah)] and a Reminder for Al-Muttaqûn (the pious - See V.2:2).

Ali Quli Qarai

Certainly We gave Moses and Aaron the Criterion, a light and reminder for the Godwary.

Amatul Rahman Omar

And We gave Moses and Aaron the arguments (telling the right from the wrong) and a light and a Reminder for those who guard against evil;

Arthur John Arberry

We gave Moses and Aaron the Salvation and a Radiance, and a Remembrance for the godfearing

Bijan Moeinian

I am the One Who gave Moses and Aaron the Book of Criterion. It was a beacon and a reminder for the righteous ones:

E. Henry Palmer

We did give to Moses and Aaron the Discrimination, and a light and a reminder to those who fear;

Edip-Layth

We had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and a reminder for the righteous.

George Sale

We formerly gave unto Moses and Aaron the law, being a distinction between good and evil, and a light and admonition unto the pious;

Hamid S. Aziz

We will place a just balance on the Day of Resurrection, and no soul shall be wronged in anything. Even though it is the weight of a grain of mustard seed, We will bring it; for We are sufficient as a reckoner.

Mahmoud Ghali

And indeed We already brought Mûsa and Harûn (Moses and Aaron, respectively) the Furqan (The all-distinctive Criterion) and an Illumination and a Remembrance for the pious.

Marmaduke Pickthall

And We verily gave Moses and Aaron the Criterion (of right and wrong) and a light and a Reminder for those who keep from evil,

Mohamed Ahmed - Samira

We gave Moses and Aaron the Criterion, and a light and reminder for those who take heed for themselves,

Muhammad Asad

AND, INDEED, We vouchsafed unto Moses and Aaron [Our revelation as] the standard by which to discern the true from the false, and as a [guiding] light and a reminder for the God-conscious

Mustafa Khattab

Indeed, We granted Moses and Aaron the decisive authority—a light and a reminder for the righteous,

Progressive Muslims

And We had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous.

Rashad Khalifa

We gave Moses and Aaron the Statute Book, a beacon, and a reminder for the righteous.

Sahih International

And We had already given Moses and Aaron the criterion and a light and a reminder for the righteous

Sam Gerrans

And We gave Moses and Aaron the Division, and an illumination, and a remembrance for those of prudent fear:

Shabbir Ahmed

And, indeed, We gave Moses and Aaron the Criterion of right and wrong, and a Light and Reminder for those who wished to walk aright.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We gave to Musa (Moses) and Haroon (Aaron) the basis (for judgment), and a Light and a Reminder (the Book, Torah) for those who would do right—

Taqi Usmani

And We gave Mūsā and Hārūn the Criterion, and a light and an advice for the God-fearing,

The Monotheist Group

AndWe had given Moses and Aaron the Criterion, a shining light, and reminder for the righteous.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩