Talâk suresi

Talâk suresi, 2. ayet

Talâk suresi, 2. ayet. فَإِذَا بَلَغْنَ أَجَلَهُنَّ فَأَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ أَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَأَشْهِدُوا۟ ذَوَىْ عَدْلٍ مِّنكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ لِلَّهِ ذَٰلِكُمْ يُوعَظُ بِهِۦ مَن كَانَ يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَن يَتَّقِ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّهُۥ مَخْرَجًا

feiẕâ belagne ecelehünne feemsikûhünne bima`rûfin ev fâriḳûhünne bima`rûfiv veeşhidû ẕevey `adlim minküm veeḳîmü-şşehâdete lillâh. ẕâliküm yû`ażu bihî men kâne yü'minü billâhi velyevmi-l'âḫir. vemey yetteḳi-llâhe yec`al lehû maḫracâ.

Diyanet İşleri

Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Talâk 1–5 · surenin 2. ayeti / 12

Konu Boşanma, iddet, nafaka ve süt hakkı Talâk 1–7 3

  1. Talâk 1

    Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayasızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.

  2. 2

    Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki adil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.

  3. Talâk 3

    Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.

  4. Talâk 4

    Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.

  5. Talâk 5

    İşte bu, Allah'ın size indirdiği emridir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükafatını büyütür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. “Bu kadınlar iddet sürelerinin sonuna geldiklerinde” yani iddeti tamamen bitirmeleri halinde artık kocanın hanımını nikâhı altında tutmak yahut ondan ayrılmak şeklinde bir seçeneği kalmayacağından dolayı iddetlerinin bitmesi yaklaştığında “ya onları iyilikle tutun” yani onlarla güzel bir şekilde geçinmek, iyi arkadaşlık etmek üzere yanınızda tutun. Zarar vermek ve onlara kötülük edip onların başkasıyla evlenmelerini engellemek maksadı ile tutmayın. Çünkü bu maksatla o kadınları tutmak caiz değildir.

“ya da onlardan iyilikle ayrılın.” Karşılıklı olarak kötü sözler söylemeksizin, düşmanlık beslemeksizin, malından bir şey almak maksadı ile onu zorlamaksızın, sakıncalı herhangi bir husus olmaksızın onlardan ayrılın.

“İçinizden” hanımlarınızı boşama halinde de onlara dönme halinde de “adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun.” Adaletli müslüman iki erkek buna şahit olsunlar. Çünkü sözü geçen şekilde şahit tutmak sureti ile hem tarafların birbirlerine düşmanlık etme kapısı kapanır, hem de açıklanması gereken hususlardan birisini, onlardan herhangi birisinin saklaması önlenmiş olur.

“Şahitliği de” ey şahitler “Allah için dosdoğru yapın.” Fazlasız ve eksiksiz olarak gerçek şekli ile şahitlik edin. Şahitlikte bulunmakla Allah’ın rızasını gözetin. Yakın akrabadır diye akrabalığı gözetmeye, arkadaştır diye onu kayırmaya kalkışmayın.

“İşte bu” size sözünü ettiğimiz hükümler ve sınırlar “Allah’a ve âhiret gününe iman edenlere verilen bir öğüttür.” Çünkü Allah’a ve âhiret gününe iman etmek, kişinin Allah’ın öğütlerini tutmasını, dünyada iken âhireti için imkânı dahilinde olan salih amelleri önden göndermesini gerektirir. Halbuki imanın kalbinden uzaklaşıp gittiği kimseler, yaptıkları kötülüklere aldırmazlar. Allah’ın verdiği öğütlere kulak asmazlar. Çünkü onlar için bunu gerektiren bir sebep yoktur.

Boşama bazen darlığa, sıkıntı ve kedere düşürdüğünden dolayı Yüce Allah kendisinden korkmayı (takvâyı) emretmekte ve boşama hususunda olsun diğer hususlarda olsun kendisinden korkan kimselere bir kurtuluş ve bir çıkış yolu göstereceği vaadinde bulunmaktadır.

Kul, hanımını boşamak isteyip de onu hayız değilken ve onunla ilişkide bulunmadığı bir temizlik halinde bir defa boşamak sureti ile dine uygun olarak boşayacak olursa, onun aleyhine bir sıkıntı söz konusu olmaz. Aksine Yüce Allah, onun için bir kurtuluş ve bir genişlik yaratır. Ona bu sayede boşamaya pişman olması halinde nikâha geri dönme imkânını verir.

Âyet-i kerime, her ne kadar boşama ve boşamadan dönme hakkında ise de asıl göz önünde bulundurulması gereken lafzın, umumiliğidir. Allah’tan korkan, bütün hallerinde O’nun rızasını gözeten takva sahibi kimseye Allah, dünya ve âhirette sevap ve mükâfat verir. Ona her türlü zorluk ve sıkıntıdan bir kurtuluş ve çıkış yolu göstermesi de bu mükâfatın bir parçasıdır.

Allah’tan korkan takvâlı kimselere Yüce Allah, bir çıkar yol ve bir kurtuluş gösterdiği gibi Allah’tan korkmayan kimseler de kurtulma imkânı bulamayacakları, yüklerinin altından kalkamayacakları oldukça ağır sıkıntıların ve zahmetlerin içine düşerler. Bu hususa boşama örnek verilebilir. Kul, boşamada Allah’tan korkmayacak olur da üç talâkı bir defada vermek gibi haram şekillerde boşamada bulunacak olursa onun, telafi etme imkânını bulamayacağı ve içinden çıkamayacağı bir pişmanlık ile karşıkarşıya kalması kaçınılmazdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İddet müddetlerinin sona erme vakti yaklaşınca onları ya meşru ölçüler içerisinde kendinize geri döndürün (nikâhınız altında tutun) veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ki, böylece onlar iddetlerini tamamlasınlar. Onları geri döndürmek yahut terk etmek isterseniz anlaşmazlığı sona erdirmek için içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. -Ey şahitler!- Sizler de Allah için şahitliği doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve kıyamet gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Çünkü öğütten ve hatırlatmadan Allah'a ve kıyamet gününe iman eden kimse faydalanır. Kim emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah’tan sakınırsa, Allah içinde bulunduğu bütün darlık ve sıkıntılı durumlardan kurtulması için ona bir çıkış yolu gösterir.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِذَا feiza zaman
  2. بَلَغْنَ belegne vardıkları kök: بلغ
  3. أَجَلَهُنَّ ecelehunne sürelerinin sonuna kök: اجل
  4. فَأَمْسِكُوهُنَّ feemsikuhunne onları (yanınızda) tutun kök: مسك
  5. بِمَعْرُوفٍ bimea'rufin güzelce kök: عرف
  6. أَوْ ev yahut
  7. فَارِقُوهُنَّ ferikuhunne onlardan ayrılın kök: فرق
  8. بِمَعْرُوفٍۢ bimea'rufin güzellikle kök: عرف
  9. وَأَشْهِدُوا۟ ve eşhidu ve şahid tutun kök: شهد
  10. ذَوَىْ zevey sahibi iki kişiyi
  11. عَدْلٍۢ adlin adalet kök: عدل
  12. مِّنكُمْ minkum içinizden
  13. وَأَقِيمُوا۟ ve ekimu ve yapın kök: قوم
  14. ٱلشَّهَـٰدَةَ ş-şehadete şahidliği kök: شهد
  15. لِلَّهِ ۚ lillahi Allah için kök: اله
  16. ذَٰلِكُمْ zalikum işte budur
  17. يُوعَظُ yuazu öğütlenen kök: وعظ
  18. بِهِۦ bihi onunla
  19. مَن men kimseye
  20. كَانَ kane kök: كون
  21. يُؤْمِنُ yu'minu inanan kök: امن
  22. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  23. وَٱلْيَوْمِ velyevmi ve gününe kök: يوم
  24. ٱلْـَٔاخِرِ ۚ l-ahiri ahiret kök: اخر
  25. وَمَن ve men ve kim
  26. يَتَّقِ yetteki sakınırsa kök: وقي
  27. ٱللَّهَ llahe Allah'dan kök: اله
  28. يَجْعَل yec'al yaratır kök: جعل
  29. لَّهُۥ lehu ona
  30. مَخْرَجًۭا mehracen bir çıkış kök: خرج

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: مسك (27 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: بلغ (77 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: وعظ (25 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye…

  • Aynı kök: مسك (27 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bekleme) sürelerini doldurduklarında onları ya uygun bir şekilde (nikâhınızda) tutun veya onlardan uygun bir şekilde ayrılın! İçinizden adil iki kişiyi de şahit tutun! Şahitliği Allah için yapın! dipnot 1 İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olursa (Allah) ona çıkış yolu yaratır. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle boşanmanın şahitler huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu dört ayette (Talâk 65:2-5), Yüce Allah'a güvenmenin insana kazandıracağı huzura dikkat çekilmektedir. Talâk 7. ayette de belirtildiği gibi her zorluğun sonunda elbette bir kolaylık yaratılacaktır. İnşirâh 94:5-6'da da verilen bilgi bu istikamettedir.

Mustafa İslamoğlu

İmdi, sürelerinin sonuna yaklaştıklarında ya onları meşru bir biçimde tutun, ya da meşru bir biçimde ayırın; ve siz(in toplumunuz)dan iki kişiyi de şahit olarak bulundurun; ve (hepiniz) şahitliği Allah için dürüstçe yapın! Bakın, bütün bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere verilen bir öğüttür. Ve her kim Allah'a karşı sorumluluğunun bilincinde olursa, O onun için bir kapı aralar

Muhammed Esed

Böylece, iddetlerinin sonuna yaklaşmak üzere olduklarında, ya onları uygun bir şekilde tutun, yahut uygun bir şekilde bırakın. Ve kendi toplumunuz içinden dürüst(lüğü bilinen) iki kişi (verdiğiniz karara) şahit olarak bulunsun; kendiniz de Allah huzurunda doğru şahitlik yapın! İşte bunlar Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğütlerdir. Ve Allah, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyan herkese, (mutsuzluktan) bir çıkış yolu (daima) sağlar

Ahmed Hulusi

İddetlerinin sonuna ulaştıklarında, ya onları örfe uygun nikaha devam ettirin veya örfe göre onlardan ayrılın. . . Sizden iki adalet sahibini şahit tutun. . . Allah için şehadeti ikame edin. . . İşte bu, Esma'sıyla hakikati olan Allah'a ve sonsuz yaşam sürecine iman eden kimsenin kendisi ile öğütlendiğidir. . . Kim Allah'tan korunursa, ona bir çıkış yeri oluşturur.

Ali Bulaç

Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;

Ali Özek ve heyeti

İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.

Ali Rıza Safa

Sürelerinin sonuna vardıklarında, artık uygun bir biçimde tutun veya uygun bir biçimde ayrılın. Aranızdan, adaletli iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için yerine getirin. İşte bunlar, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlara verilen öğütlerdir. Çünkü Allah'a yönelik kim sorumluluk bilinci taşırsa, ona bir çıkış yolu sağlar.

Bayraktar Bayraklı

Sürelerinin sonuna ulaştıklarında onları ya uygun biçimde tutunuz yahut onlardan uygun biçimde ayrılınız. İçinizden adil iki kişiyi şahit tutunuz ve şahitliği Allah adına özenle yerine getiriniz. İşte, Allah'a ve ahiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allah'a saygı duyarsa, O, kendisine bir çıkış yolu yaratır.

Edip Yüksel

Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de bu işleme tanık tutun. Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'ı ve ahiret gününü onaylayanlar için bir öğüttür. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de bu işleme tanık tutun. Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar için bir öğüttür. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra sürelerini doldurmaya yaklaştıklarında, onları güzellikle tutun veya güzellikle ayrılın ve içinizden adalet sahibi iki erkeği şahit tutun! Şahitliği de Allah için doğru yapın! Bu size söylenenleri duydunuz, bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilir. Her kim de Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu sağlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra müddetlerini doldurmağa yaklaştıklarında onları güzellikle tutun yahud güzellikle ayrılın ve sizlerden adalet sahibi iki erkeği işhad eyleyin, şehadeti de Allah için doğru eda edin, bu size söylenenleri duydunuz a, bununla Allaha ve Ahıret gününe iyman eder kimselere öğüt verilir, her kim de Allahdan korkarsa Allah ona bir mahrec müyesser kılar

Erhan Aktaş

Bekleme süreleri tamamlandığında onları ma'rufa dipnot 1 uygun olarak tutun veya ma'rufa uygun olarak onlardan ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için yerine getirin. İşte Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere verilen öğüt budur. Kim Allah için takva sahibi olursa, Allah, ona bir çıkış yolu nasip eder.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bekleme süreleri tamamlandığında onları ma'rufa dipnot 1 uygun olarak tutun veya ma'rufa uygun olarak onlardan ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için yerine getirin. İşte Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğüt budur. Kim Allah için takva dipnot 2 sahibi olursa, Allah, ona bir çıkış yolu nasip eder.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, Vahiy ile kötülükten korunmak, Allah'ın buyruklarına samimiyetle uymak demektir. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bekleme süreleri tamamlandığında onları ma'rufa dipnot 1 uygun olarak tutun veya ma'rufa uygun olarak onlardan ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için sağlam yapın. İşte Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğüt budur. Kim Allah için takva sahibi olursa, Allah, ona bir çıkış yolu nasip eder.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Örfe uygun olan: Meşru toplumsal değer yargılarına göre uygun olan şekilde.

Gültekin Onan

Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine (ecel) ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Tanrı için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla Tanrı'ya ve ahiret gününe inananlara öğüt verilir. Kim Tanrı'dan korkup sakınırsa, (Tanrı) ona bir çıkış yolu gösterir.

Hasan Basri Çantay

Sonra (o kadınlar) müddetlerini doldur (mıya yaklaş) dıkları zaman onları ya güzellikle tutun, yahud güzellikle kendilerinden ayrılın ve içinizden adalet saahibi iki kişiyi de şahid yapın. (Ey şahidler siz de) şahidliği Allah için eda edin. İşte bu (yok mu?) Allaha ve ahiret gününe iman etmekde olanlara onunla öğüt verilir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) ona bir (kurtulub) çıkış yeri ihsan eder.

İbni Kesir

Sürelerini doldurdukları vakit; onları; ya ma'ruf ile tutun veya onlardan ma'ruf ile ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği, Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe iman etmekte olanlara verilen öğüttür. Kim, Allah'tan korkarsa; ona bir çıkış yolu ihsan eder.

Mehmet Alagaş

(1-7) Ey Nebi, Kadınları boşayacağınız zaman, onları iddetlerini gözeterek / bitirdiklerinde boşayın, iddeti hesap edin. Rabbiniz Allah’tan sakının. O kadınları evlerinden çıkarmayın / kovmayın, zaten onlarda çıkmasınlar, ancak açık bir iğrençlik / fuhşiyat yapm aları durumunda çıkarabilirsiniz, işte bu Allah’ın sınırıdır / hudududur, her kim Allah’ın sınırından aşarsa kesinlikle kendine / nefsine zulmetmiştir, bilemezsiniz ki / idrak edemezsin ki böylelikle belki Allah bunun ardından bir emir ortaya çıkarır / hadise eder. Sürelerine ulaşınca onları normale uygun / örfe uygun sözleşmeniz altında tutun veya onlardan normale uygun / örfe uygun şekilde ayrılın, sizden denkliği / denkleştirmeyi / adaleti bilen iki erkek şahit edinin. (Ayrılığa dair şahitler) Allah için şahitliği yerine getirin/ ikame edin. (Para karşılığı değil Allah için) Bu sizlere, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere bir vaazdır, her kim Allah’tan sakınırsa Ona bir çıkış yapar. Onu, hesap etmediği taraflardan rızıklandırır, (Boşanma sonrası ne olacak endişelerini giderir) her kim de Allah’ı vekil tayin ederse, O, Ona yeterli gelir. Muhakkak ki Allah, emrini sonuca ulaştırır, kesinlikle Allah her şey için bir ayarlama yapmıştır. Kadınlarınızın hayızları kesilenler ve henüz hayız olmamışlar hakkında eğer şüphelendi iseniz / acab a mı dediyseniz, o nların iddet süreleri / bekleme süreleri üç aydır , hamile kadınların ise iddet süreleri taşıdıklarını doğurmaları iledir. Her kim Allah’tan sakınırsa onun işini kolay yapar, işte bu Allah’ın size indirdiği emr idir, her kim Allah’tan sakınırsa onun kötülüklerini yok sayar / görmezden gelir , onun ödülünü / ecrini çok büyütür. O kadınları gücünüzün yettiği hangi taraf ta ettirecekseniz o tarafta barındırın / iskân ettirin, o kadınlar, aleyhlerine olacak şekilde sıkboğaz etmenizden / sıkıştırmanızdan dolayı bir zarara uğramasınlar , eğer ki onlar hamile iseler, onların hamile olduklarını doğuruncaya kadar nafakalarını / harcama ücretlerini verin , sizin için emzirme yaparlarsa o kadınların ücretlerini verin, normale uygun şekilde / Örfe uygun şekilde birbirinize danışın / müşavere edin, eğer gücünüzü aşarsa çocuğunuzu başka bir kadın emzirebilecektir , genişlik sahibi / kapasitesi olan , sahip olduğu genişlikten harcasın / nafaka versin, rızkı ayarlı olan ise (O kadar geniş olamayan ise) Allah’ın verdiği kadarından harcasın / nafaka versin , Allah kimseye kendisine verdiği dışında sorumluluk yüklemez / mükellef etmez , ilerde Allah, zorluktan sonra kolaylık yapacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.

Süleyman Ateş

Sürelerinin sonuna vardıklarında ya onları güzelce (yanınızda) tutun, yahut, güzellikle onlardan ayrılın. (Eşinizi yanınızda tutmak veya ondan ayrılmak için) içinizden adaletli iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte içinizden Allah'a ve Son Güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır.

Süleymaniye Vakfı

Bekleme sürelerinin (iddetin) sonuna vardıklarında onları ya marufa dipnot 1 /Kur'an'daki hükümlere göre (nikahınızda) tutun dipnot 2 ya da onlardan maruf ile ayrılın. İçinizden iki adil kişiyi şahit tutun dipnot 3 . (Ey şahitler! Siz de) şahitliği Allah için tam ve düzgün yapın dipnot 4 . İşte bunlarla, içinizden Allah'a ve Ahiret gününe inananlara öğüt veriliyor. Kim Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu açar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ma'ruf, güzelliği akıl veya din yoluyla bilinen şeydir. Zıttı 'münker'dir (Müfredat). Ma'rufa uygun bilgi, fıtratı yansıttığı için evrensel nitelikte olur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Erkek, iddet süresi içinde eşine dönme hakkına sahiptir (Bakara 2/228, 231-232). Eğer dönmezse, süre bittiği andan itibaren kadın bir başkasıyla evlenebilir. Birinci veya ikinci boşamada, iddet bittikten sonra da kendini boşayan kocası onunla yeni bir nikah yapabilir. Erkek eşini üçüncü kere boşamışsa bir daha ona dönemez; bu nedenle aynı evde kalamazlar, iddet de beklenmez (Bakara 2/229). Bu olaydan sonra kadın başka biriyle evlenir, yeni kocasıyla da nikahı sonlanırsa, o zaman tekrar eski kocasıyla nikahlanabilir (Bakara 2/230).
  3. metne dön, dipnot 3
    İlgili ayetler dikkatle düşünülürse talakın her safhasının şahitlerle tespitinin şart olduğu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, boşamanın gerçekleştiği andır (Nisa 4/35). Boşamanın şahitlerle tespiti halinde müslümanlar durumdan haberdar olup arayı düzeltmek için harekete geçerler; yoksa bu görevi yerine getirmeleri zorlaşır. Erkek, iddetin bitmesini beklemeden de eşine dönebilir (Bakara 2/228). İddet içinde dönme, arayı düzeltme şartına bağlandığından bu konuda erkeğin niyetinin sorgulanmasına ve durumun tespitine ihtiyaç olur. Kötü niyetli olduğu anlaşılırsa dönmesine imkan verilmez. Onun için bu safhanın da şahitlerle tespiti gerekir. Süre sonunda dönme de iyi niyet şartına bağlanmıştır (Bakara 2/231). Bu da ancak şahitlerle tespit edilebilir. Demek ki talakın her safhasının şahitlerle tespiti şarttır, şahitsiz olursa geçersizdir.
  4. metne dön, dipnot 4

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sürelerinin sonuna geldiklerinde kadınları ya maruf dipnot 1 ile tutun ya da maruf ile ayırın. İçinizden güvenilir iki kişiyi dipnot 2 şahit tutun; şahitliği Allah için tam yapın. İşte bu size, sizden Allah'a ve Ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Kim Allah'tan çekinerek kendini korursa Allah bir çıkış yolu açar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Maruf, bilinen şey demektir. Bu bilgi, ya gelenek ve göreneklerden ya da Kitap ve Sünnetten elde edilir. Gelenekten elde edilmişse Kitap ve Sünnete aykırı olmaması gerekir. Böyle bir bilgi fıtratı yansıttığı için evrensel nitelikte olur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Şahitler kadın veya erkek olabilirler.

Şaban Britch

İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah’tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.

Şaban Piriş

Bekleme süresinin sonuna geldiklerinde ya onları iyilikle tutun veya iyilikle ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah'tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sürelerini doldurma noktasına geldiklerinde o kadınları ya örfün gerektirdiği biçimde tutun yahut da yine örfün gerektirdiği şartlarla onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de tanık tutun. Tanıklığı Allah için tam bir biçimde yapın. Allah'a ve ahiret gününe inanan kişiye işte bu şekilde öğüt verilmektedir. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When the set period is near fulfillment, you either hold together in honour and in each other's regard crowned with equity, or part in honour and equity. In either case you must bring two of your people, who are known to recourse to general principles of justice, who lift to Allah their inward sight, to bear witness to the final decision and resolution, be it divorce or reunion. This discourse is an exhortation to those who believe with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, and their wisdom is consumed in confidence of the Day of Judgment. And he who entertains the profound reverence dutiful Allah, shall Allah be his very present help in trouble.

Abdul Haleem

When they have completed their appointed term, either keep them honourably, or part with them honourably. Call two just witnesses from your people and establish witness for the sake of God. Anyone who believes in God and the Last Day should heed this: God will find a way out for those who are mindful of Him,

Abdullah Yusuf Ali

Thus when they fulfil their term appointed, either take them back on equitable terms or part with them on equitable terms; and take for witness two persons from among you, endued with justice, and establish the evidence (as) before Allah. Such is the admonition given to him who believes in Allah and the Last Day. And for those who fear Allah, He (ever) prepares a way out,

Abul A'la Maududi

And when they reach the end of their term (of waiting), then either honourably retain them (in the bond of wedlock) or honourably part with them, dipnot 1 and call two persons of known probity as witnesses from among yourselves, dipnot 2 and (let these witnesses) give upright testimony for the sake of Allah. That is to what all those that believe in Allah and the Last Day are exhorted. dipnot 3 Allah will find a way out for him who fears Allah, dipnot 4

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in case you have pronounced one or two revocable divorces, you should take a decision before the expiry of the waiting-period whether you would keep the wife in wedlock or send her away. If you decide to keep her, then you should keep her with honor and dignity and not with a view to tormenting and harassing her and getting another opportunity to prolong her waiting-period by divorcing her once again; and if you decide to part with her, then you should part with her gracefully, without indulging in any quarrel or vilification. If you still owe her the dower, or a part of it, pay it off, and give her something in addition also at her departure according to your means, as has been enjoined in (Surah Al-Baqarah, Ayat 241). (For further explanation, see(E.N. 86 of Surah Al-Ahzab).
  2. metne dön, dipnot 2
    Ibn Abbas says that this implies calling to witness two men both at divorce and at reconciliation. (Ibn Jarir). Imran bin Husain was asked: A man divorced his wife and then took her back, but he neither called anybody to witness pronouncement of the divorce nor resumption of the relation. He replied: You pronounced the divorce against the sunnah and you took your wife back against the sunnah. You should call to witness men both at divorce and at resumption of relation, and you should not commit this mistake again. (Abu Daud, Iba Majah). But the four Sunni Imams agree that to call men to witness the divorce and the resumption and separation is no condition for these acts to be valid, so that if there was no witness, neither divorce should take place nor resumption should be valid nor separation. But this condition has been enjoined so that the parties may not deny any of the facts later and in case there was a dispute the matter might be settled easily and any suspicions and doubts might also be removed. This command is just like the command: Have witnesses in case of commercial transactions. (Surah Al-Baqarah, Ayat 282). This does not mean that it is obligatory to have witnesses at business transactions, and if there was no witness, the transaction would be invalid; but this is a wise instruction which has been given to prevent disputes and it is good to follow it. Likewise, in the case of divorce and resumption also although a person’s act and conduct would be legally valid even without the witnesses yet caution demands that whatever is done, it should be witnessed, simultaneously or later, by two just men.
  3. metne dön, dipnot 3
    These words clearly show that the instructions given above are in the nature of advice and not law. If a man pronounces divorce against the approved method as explained above, or fails to reckon the waiting-period accurately, or expels the wife from the house without a good reason, or returns to her at the end of the waitingperiod only to harass her, or sends her away after a quarrel, or fails to call the men to witness the divorce, reconciliation, or separation, if will not affect the legal effects of divorce or reconciliation or separation at all. However, his acting against Allah’s advice would be a proof that his heart was devoid of the taste faith in Allah and the Last Day. That is why he adopted a course which a true believer would never adopt.
  4. metne dön, dipnot 4
    The context itself shows that here "fearing Allah in whatever one does" means to pronounce divorce in accordance with the approved method taught by the Sunnah, to reckon the waiting-period accurately, to avoid turning the wife out of the house, to take the wife back if one decides to keep her at the expiry of the waiting-period with the intention of keeping her equitably and to send her away in a fair manner if one decides to part with her, and to call two just men to witness the divorce, reconciliation or separation, as the case may be. In respect of this, Allah says that whoever acts in fear of Him, He will open for him a way out of the difficulties. This automatically gives the meaning that whoever does not fear Allah in these matters, will create for himself such complications and difficulties from which he will find no way out.

Aisha Bewley

Then when they have reached the end of their ‘idda either retain them with correctness and courtesy or part from them with correctness and courtesy. Call two upright men from among yourselves as witnesses and they should carry out the witnessing for Allah. This is admonishment for all who have iman in Allah and the Last Day. Whoever has taqwa of Allah – He will give him a way out

Al-Hilali & Khan

Then when they are about to attain their term appointed, either take them back in a good manner or part with them in a good manner. And take as witness two just persons from among you (Muslims). And establish the testimony for Allâh. That will be an admonition given to him who believes in Allâh and the Last Day. And whosoever fears Allâh and keeps his duty to Him, He will make a way for him to get out (from every difficulty).

Ali Quli Qarai

Then, when they have completed their term, either retain them honourably or separate from them honourably, and take the witness of two fair men from among yourselves, and bear witness for the sake of Allah. To [comply with] this is advised whoever believes in Allah and the Last Day. And whoever is wary of Allah, He shall make a way out for him,

Amatul Rahman Omar

And when they are about to reach their prescribed term (of `Iddat) either keep them (by revoking the divorce) in an honourable and fair manner or part with them in honourable and fair manner and two honest and just persons from among you witness (your decision). (Let the witnesses) bear true testimony for the sake of Allâh (regarding the situation that resulted in the pronouncement of divorce). Thus the person (who acts according to these guidelines and) who believes in Allâh and the Last Day is exhorted. And he who takes Allâh as (his) shield, He will always make a way out (of his ordeals) for him.

Arthur John Arberry

Then, when they have reached their term, retain them honourably, or part from them honourably. And call in to witness two men of equity from among yourselves; and perform the witnessing to God Himself. By this then is admonished whosoever believes in God and the Last Day. And whosoever fears God, He will appoint for him a way out,

Bijan Moeinian

When the prescribed time is over, either return to your wife and honor her or depart decently and with kindness. You need two "just" men to witnesses the occurrence of the divorce. God, out of His Mercy, will help the one who believes in God and Hereafter and follows the order of his Lord.

E. Henry Palmer

And when they have reached their appointed time, then retain them with kindness, or separate from them with kindness; and bring as witnesses men of equity from among you; and give upright testimony to God. That is what He admonishes him who believes in God and the last day; and whosoever fears God, He will make for him a (happy) issue,

Edip-Layth

Then, once the interim is fulfilled, either you remain together equitably, or part ways equitably and have it witnessed by two just people from among you; and give the testimony for God. This is to enlighten those who acknowledge God and the Last day. Whosoever reveres God, He will create a solution for him.

George Sale

And when they shall have fulfilled their term, either retain them with kindness, or part from them honourably: And take witnesses from among you, men of integrity; and give your testimony as in the presence of God: This admonition is given unto him who believeth in God and the last day: And whoso feareth God, unto him will He grant a happy issue out of all his afflictions,

Hamid S. Aziz

So when they have reached their prescribed time, then take them back with kindness or part with them with kindness; and call to witness two men of justice from among you, and give upright testimony for Allah. With that is admonished he who believes in Allah and the Last Day; and whoever is careful of his duty to Allah, He will make for him a way out,

Mahmoud Ghali

So when they have reached their term, then retain them beneficently or part from them beneficently. And call in to testimony two (men) endowed with a sense of justice from among yourselves; and keep the testimony upright to Allah. (And) by that then is admonished whoever believes in Allah and the Last Day. And whoever is pious to Allah, He will make for him (a way ) of going out,

Marmaduke Pickthall

Then, when they have reached their term, take them back in kindness or part from them in kindness, and call to witness two just men among you, and keep your testimony upright for Allah. Whoso believeth in Allah and the Last Day is exhorted to act thus. And whosoever keepeth his duty to Allah, Allah will appoint a way out for him,

Mohamed Ahmed - Samira

When they have reached their appointed time, then either keep them lawfully or let them go honourably; but have two witnesses from among you, and give truthful evidence for (being acceptable to) God. This is to warn him who believes in God and the Last Day. God will furnish a way out for him who fears Him,

Muhammad Asad

And so, when they are about to reach the end of their waiting-term, either retain them in a fair manner or part with them in a fair manner. And let two persons of [known] probity from among your own community witness [what you have decided]; and do yourselves bear true witness before God: thus are admonished all who believe in God and the Last Day. And unto everyone who is conscious of God, He [always] grants a way out [of unhappiness],

Mustafa Khattab

Then when they have ˹almost˺ reached the end of their waiting period, either retain them honourably or separate from them honourably.[1] And call two of your reliable men to witness ˹either way˺—and ˹let the witnesses˺ bear true testimony for ˹the sake of˺ Allah. This is enjoined on whoever has faith in Allah and the Last Day. And whoever is mindful of Allah, He will make a way out for them,

Progressive Muslims

Then, once the interim is fulfilled, either you remain together equitably, or part ways equitably and have it witnessed by two just people from among you; and give the testimony for God. This is to enlighten those who believe in God and the Last Day. And whosoever reverences God, He will create a solution for him.

Rashad Khalifa

Once the interim is fulfilled, you may reconcile with them equitably, or go through with the separation equitably. You shall have two equitable witnesses witness the divorce before GOD. This is to enlighten those who believe in GOD and the Last Day. Anyone who reverences GOD, He will create an exit for him.

Sahih International

And when they have [nearly] fulfilled their term, either retain them according to acceptable terms or part with them according to acceptable terms. And bring to witness two just men from among you and establish the testimony for [the acceptance of] Allah. That is instructed to whoever should believe in Allah and the Last day. And whoever fears Allah - He will make for him a way out

Sam Gerrans

And when they have reached their term, retain them according to what is fitting, or release them according to what is fitting. And call to witness two just men from among you; and uphold the witness for God. By that is admonished he who believes in God and the Last Day; and whoso is in prudent fear of God — He will make for him a way out,

Shabbir Ahmed

And so when they have reached their waiting term, either retain them in kindness or part with them in kindness. And let there be two just persons among you to witness, and establish the evidence straight for Allah. This exhortation is for him who believes in Allah and the Last Day. And anyone who is mindful of Allah, He will always grant a way out for him (from difficult situations).

Syed Vickar Ahamed

When they fulfill their appointed term, either take them back in a good (and honorable) manner or part with them in a good (and honorable) manner. And take for witness two persons from among you, blessed with (a sense of) justice, and establish the evidence (as if you are) before Allah. Such is the guidance given to him who believes in Allah and the Last Day. And for those who fear Allah, He (always) prepares a way out.

Taqi Usmani

So, when they (the divorced women) have (almost) reached their term, then either retain them with fairness, or part with them with fairness. And make two just men from among you witnesses (of your either decision). And (O witnesses,) keep your testimony upright for the sake of Allah. That is what anyone who believes in Allah and the Last Day is exhorted to do. Whoever fears Allah, He brings forth a way out for him,

The Monotheist Group

Then, once the interim is fulfilled, either you remain together equitably, or part ways equitably and have it witnessed by two just people from among you; and give the testimony for God. This is to enlighten those who believe in God and the Last Day. And whoever reverences God, He will create a solution for him.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Talâk suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩