Diyanet İşleri
Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Mâide suresi
Mâide suresi, 70. ayet. لَقَدْ أَخَذْنَا مِيثَٰقَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمْ رُسُلًا كُلَّمَا جَآءَهُمْ رَسُولٌۢ بِمَا لَا تَهْوَىٰٓ أَنفُسُهُمْ فَرِيقًا كَذَّبُوا۟ وَفَرِيقًا يَقْتُلُونَ
leḳad eḫaẕnâ mîŝâḳa benî isrâîle veerselnâ ileyhim rusülâ. küllemâ câehüm rasûlüm bimâ lâ tehvâ enfüsühüm ferîḳan keẕẕebû veferîḳay yaḳtülûn.
Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tebliğ emri; teslîs ve dinde aşırılık Mâide 67–77 3
Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah, seni insanlardan korur. Şüphesiz Allah, kafirler topluluğunu hidayete erdirmeyecektir.
De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz." Andolsun ki sana Rabbinden indirilen bu Kur'an, onlardan çoğunun taşkınlık ve küfrünü artıracaktır. Öyle ise o kafirler toplumu için üzülme.
Şüphesiz inananlar (müslümanlar) ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır" (diye hükmedilmiştir.)
Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
(Bu yaptıklarında) bir bela olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler. Sonra (tövbe ettiler), Allah da onların tövbesini kabul etti. Sonra yine onlardan çoğu kör ve sağır kesildiler. Allah, onların yaptıklarını hakkıyla görendir.
Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur."
Andolsun, "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler kafir oldu. Halbuki bir tek ilahtan başka hiçbir ilah yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkar edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
70. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun biz İsrailoğullarından sağlam bir söz.” Yani Allah’a iman edeceklerine ve daha önce: “Andolsun Allah İsrailoğullarından söz almıştı. İçlerinden on iki de nakib göndermiştik...” (el-Maide, 5/12) buyruğunda sözü geçen emir ve buyrukları yerine getireceklerine dair ağır bir söz “aldık ve onlara rasuller gönderdik.” Bu peygamberler ardı ardına gelerek onlara davette ve irşadlarda bulunuyorlardı. Ancak bunun onlara bir faydası olmadı. “Onlara hoşlarına gitmeyen şeyleri getiren bir peygamberin geldiği her seferinde” hoşlarına gitmeyen bir hakikati getiren her bir peygamberi yalanladılar, ona karşı inatla karşı koydular ve ona tepki gösterip en çirkin şekilde muamelede bulundular. Zira “kimisini yalanlıyorlar, kimisini de öldürüyorlardı.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İsrailoğulları'ndan itaat edip emirleri dinleyeceklerine dair kesin,sağlam bir söz almıştık. Kendilerine Allah'ın şeriatini ulaştıran rasûller gönderdik. Kendileri ise verilen sağlam sözü bozdular. Rasûllerinin kendilerine getirdiklerine karşı geldiler. Hevâ ve arzularının söyledikleri şeylere kulak verip, uydular. Yahudiler kendilerine gelen rasûllerin bazılarını yalanlamışlar ve bir kısmını da öldürmüşlerdi.
Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs…
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…
Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: هوي (38 geçiş)
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: هوي (38 geçiş)
Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak…
Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: فرق (72 geçiş)
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki İsrailoğulları'ndan sağlam bir söz almış dipnot 1 ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman elçi onlara nefislerinin arzu etmediğini (hükümler) getirse (onların) bir kısmını yalanlıyor, bir kısmını da öldürüyorlar(dı). dipnot 2
Doğrusu, Biz İsrailoğulları'ndan söz almış ve kendilerine elçiler göndermiştik. Elçi(ler) onların hoşlanmadığı bir mesajla geldiği zaman bir kısmını yalanladılar bir kısmını ise öldürdüler.
Gerçek şu ki, biz İsrailoğullarından kesin bir taahhüt almış ve onlara elçiler göndermiştik: (ama) ne zaman bir elçi, onlara hoşlanmadıkları bir şey getirdiyse (isyan ettiler:) o (elçi)lerin bir kısmını yalanladılar, diğerlerini de öldürdüler;
Andolsun biz, İsrailoğullarının sözünü aldık ve onlara Rasuller irsal ettik! Onlara ne zaman benliklerinin hoşlanmayacağı bir şey ile bir Rasul gelse, kimini yalanladılar ve kimini de öldürdüler!
Andolsun, biz İsrailoğullarından kesin söz almış (misak) ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefislerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.
Andolsun ki İsrâiloğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini (ilâhî hükümleri) getirdi ise bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
Gerçek şu ki, İsrailoğullarından kesin söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi, onlara hoşlarına gitmeyen bir şey getirmiş olsa, bir bölümünü yalanladılar; bir bölümünü de öldürdüler.
Gerçek şu ki, biz İsrailoğulları'ndan kesin bir söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Ne zaman bir peygamber onlara nefislerinin arzu etmediğini getirdiyse, bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.
İsrail oğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.
İsrail oğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.
Andolsun ki, Biz İsrailoğullarından teminat aldık ve kendilerine peygamberler gönderdik. Canlarının istemediği bir hükümle bir peygamber geldikçe, bir takımına yalancı dediler bir takımını da öldürüyorlardı.
Celalim hakkı için Beni İsrailin misakını aldık ve kendilerine Resuller gönderdik, canlarının istemediği bir hukmile bir Resul geldikçe onlara bir takımına yalancı dediler, bir takımını da öldürüyorlardı
Elbette İsrailoğullarından söz aldık ve onlara Resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına dipnot 1 uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına dipnot 1 uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Elbette İsrailoğulları'ndan söz aldık ve onlara rasuller gönderdik. Ne zaman kendi kuruntularına, arzu ve isteklerine uymayan bir rasul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Andolsun, biz İsrailoğullarından misak almış ve onlara elçiler göndermiştik. Onlara ne zaman nefslerinin hoşuna gitmeyen bir şeyle bir elçi geldiyse, bir bölümünü yalanladılar, bir bölümünü de öldürdüler.
Andolsun ki biz İsrail oğullarından sapasağlam te'minat almış, onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, kendilerine canlarının hoşlanmayacağı bir şey'i getirdiyse bir takımını yalana çıkardılar, bir takımını da öldürdüler.
Andolsun ki; İsrailoğullarından ahd almış ve onlara peygamberler göndermişizdir. Ne zaman bir peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle gelmişse; bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdi.
(69-70) Muhakkak ki iman edenler, yahudiler, sâbiiler, hristiyanlardan her kim Allah’a ahiret gününe iman ederse ve düzeltici faaliyet icra ederse, onlara korku da hüzün de yoktur. İsrail oğullarından kesin olarak bir söz aldık ve onlara elçi gönderdik, ne zaman ki onlara keyiflerine uymayan elçi / resul gelse bir bölüm yalanladı, bir bölüm de öldürdü / katletti. Sınama olmayacağını varsaydılar, sağırlaştılar ve körleştiler, sonra Allah , vazgeçişlerini / tövbelerini kabul etti, sonra yine sağırlaştılar ve körleştiler, Allah yaptıklarını görmektedir.
İsrailoğulları'ndan sağlam söz almış ve onlara rasûller göndermiştik. Onlara, nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir elçi geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Andolsun, biz İsrail oğullarından söz almış ve onlara elçiler göndermiştik. Ne zaman bir elçi onlara canlarının istemediği bir şey getirdiyse (gelen elçilerin) bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürüyorlardı.
İsrailoğullarından söz aldık, onlara resuller /elçiler gönderdik. Ne zaman bir resul onlara hoşlanmadıkları bir şey getirse kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler dipnot 1 .
Yeni Ahit · Matta 28:16
On bir öğrenci Celileye, İsanın kendilerine bildirdiği dağa gittiler. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Matta 14:3
Hirodes, kardeşi Filipusun karısı Hirodiya yüzünden Yahyayı tutuklatmış, bağlatıp zindana attırmıştı. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Markos 6:17
Hirodesin kendisi, kardeşi Filipusun karısı Hirodiyanın yüzünden adam gönderip Yahyayı tutuklatmış, zindana attırıp zincire vurdurmuştu. Çünkü Hirodes bu kadınla evlenince Yahya ona, “Kardeşinin… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
İsrailoğullarından söz aldık, onlara resuller gönderdik. Ama bir resul onlara, ne zaman hoşlanmadıkları bir şey getirse, kimini yalancı saydılar, kimini de öldürdüler.
İsrailoğulları'ndan sağlam söz almış ve onlara rasûller göndermiştik. Onlara, nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir elçi geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
İsrailoğullarından söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Nefislerinin hoşlanmadığı bir şeyle bir peygamber onlara geldiğinde onların bir kısmını yalanlar ve bir kısmını da öldürürlerdi.
Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarının kesin sözlerini almış da onlara resuller göndermiştik. Ne zaman bir resul onlara nefislerinin hoşlanmadığı birşeyi getirdiyse bir kısmını yalanladılar; bir kısmını da öldürüyorlardı.
For once We entered into a covenant with Bani Isra‘il and We sent to them Messengers. Yet as often as a Messenger was sent to them with divine principles not to their taste, some they renounced and accused of assuming false character and others they killed or conspired for their death.
We took a pledge from the Children of Israel, and sent messengers to them. Whenever a messenger brought them anything they did not like, they accused some of lying and put others to death;
We took the covenant of the Children of Israel and sent them messengers, every time, there came to them a messenger with what they themselves desired not - some (of these) they called impostors, and some they (go so far as to) slay.
And We took a covenant from the Children of Israel and sent to them many Messengers. But whenever any Messenger brought to them something that did not suit their desires, they gave the lie to some of them and killed the others,
We made a covenant with the tribe of Israel and We sent Messengers to them. Each time a Messenger came to them with something their lower selves did not desire, they denied some and they murdered others.
Verily, We took the covenant of the Children of Israel and sent Messengers to them. Whenever there came to them a Messenger with what they themselves desired not, - a group of them they called liars, and others among them they killed.
Certainly We took a pledge from the Children of Israel, and We sent apostles to them. Whenever an apostle brought them that which was not to their liking, they would impugn a part of them, and a part they would slay.
Surely, We took a covenant from the Children of Israel and We sent Messengers to them. Every time there came to them a Messenger with that (Message) which did not suit their fanciful desires, (they defied him so that) some they treated as liars and others they sought to kill.
And We took compact with the Children of Israel, and We sent Messengers to them. Whensoever there came to them a Messenger with that their souls had not desire for, some they cried lies to, and some they slew.
I took a solemn covenant from the children of Israel and sent many Prophets to them. Unfortunately, whenever a Prophet came to them, forbidding their lustful desires, they turned away from them or (even worse) killed them [e.g. John the Baptist and Zakariah.]
We took a compact of the children of Israel, and we sent to them apostles; every time there came to them an apostle with what their souls loved not, a part of them they did call liars and a part of them they slew.
We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their minds did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.
We formerly accepted the covenant of the children of Israel, and sent apostles unto them. So often as an apostle came unto them with that which their souls desired not, they accused some of them of imposture, and some of them they killed:
We took a covenant in the past from the children of Israel, and We sent to them Messengers; every time there came to them a messenger with what their souls loved not, some of them they did call liars and some of them they slew.
Indeed We already took compact with the Seeds (Or: sons) of Israel) and We sent Messengers to them. Whenever a Messenger came to them with what their selves do not yearn to, a group they cried lies to, and a group they killed.
We made a covenant of old with the Children of Israel and We sent unto them messengers. As often as a messenger came unto them with that which their souls desired not (they became rebellious). Some (of them) they denied and some they slew.
We had taken a solemn pledge from the children of Israel, and sent messengers to them; but whenever an apostle came to them bringing what did not suit their mood, they called one imposter, another they slew,
INDEED, We accepted a solemn pledge from the children of Israel, and We sent apostles unto them; [but] every time an apostle came unto them with anything that was not to their liking, [they rebelled:] to some of them they gave the lie, while others they would slay,
Indeed, We took a covenant from the Children of Israel and sent them messengers. Whenever a messenger came to them with what they did not desire, they denied some and killed others.
We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their souls did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.
We have taken a covenant from the Children of Israel, and we sent to them messengers. Whenever a messenger went to them with anything they disliked, some of them they rejected, and some they killed.
We had already taken the covenant of the Children of Israel and had sent to them messengers. Whenever there came to them a messenger with what their souls did not desire, a party [of messengers] they denied, and another party they killed.
We took an agreement of the children of Israel and sent to them messengers. Whenever a messenger came to them with what their souls desired not, a faction they denied, and a faction they killed,
We made a Covenant with the Children of Israel to follow the Commandments, and sent Messengers to them. Whenever We sent a Messenger to them with anything that clashed with their desires, some of them they rejected, and some they even killed.
We took the Promise from the Children of Israel and sent them messengers. Every time, a messenger came to them with what they themselves did not want— Some (of these messengers) they called liars (only acting as messengers), and some they (would even) kill.
Certainly We took a pledge from the children of Isrā’īl and sent Messengers to them. Whenever a Messenger went to them with what did not meet their desires, they cried lie to some, and killed others.
We have taken the covenant of the Children of Israel and We sent to them Our messengers. Every time a messenger came to them with what their souls did not desire, a group of them they would reject, and a group of them they would kill.