Tevbe suresi

Tevbe suresi, 107. ayet

Tevbe suresi, 107. ayet. وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مَسْجِدًا ضِرَارًا وَكُفْرًا وَتَفْرِيقًۢا بَيْنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَإِرْصَادًا لِّمَنْ حَارَبَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ مِن قَبْلُ وَلَيَحْلِفُنَّ إِنْ أَرَدْنَآ إِلَّا ٱلْحُسْنَىٰ وَٱللَّهُ يَشْهَدُ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

velleẕîne-tteḫaẕû mesciden ḍirârav veküfrav vetefrîḳam beyne-lmü'minîne veirṣâdel limen ḥârabe-llâhe verasûlehû min ḳabl. veleyaḥlifünne in eradnâ ille-lḥusnâ. vellâhü yeşhedü innehüm lekâẕibûn.

Diyanet İşleri

Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 104–110 · surenin 107. ayeti / 129
  1. Tevbe 104

    Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?

  2. Tevbe 105

    De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."

  3. Tevbe 106

    (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 107

    Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, "Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok" diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şahitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.

  5. Tevbe 108

    Onun içinde asla namaz kılma. İlk günden temeli takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) üzerine kurulan mescit (Kuba mescidi), içinde namaz kılmana elbette daha layıktır. Orada temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah da tertemiz olanları sever.

  6. Tevbe 109

    Binasını takva (Allah'a karşı gelmekten sakınmak) ve O'nun rızasını kazanmak temeli üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa binasını çökmeye yüz tutmuş bir yarın kenarına kurup, onunla birlikte kendisi de cehennem ateşine yuvarlanan kimse mi? Allah, zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.

  7. Tevbe 110

    Kurmuş oldukları binaları, (ölüp de) kalpleri paramparça olmadıkça yüreklerinde sürekli bir kuşku olarak kalmaya devam edecektir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

107. Kubâ ahalisi arasında münafık birtakım kimseler vardı. Bunlar, Kubâ Mescidi yakınında bir mescid yaptılar. Bununla mü’minlere zarar vermek ve aralarına ayrılık sokmak istiyorlardı. Ayrıca Allah ve Rasûlüne karşı savaş açan ve yanlarına gelmesini bekledikleri kimselere de ihtiyaç duyulması halinde sığınacakları bir barınak olması için bu mescidi yapmışlardı. İşte Yüce Allah, bu rezilliklerini açıklayarak içlerinde gizlediklerini su yüzüne çıkartıp şöyle buyurmaktadır: Mü’minlere ve içinde toplandıkları mescitlerine “zarar vermek, kafirlik etmek” yani başkaları iman etme kastı içinde olursa onlar küfrü amaçlarlar “mü’minler arasına ayrılık sokmak” gruplara ayrılmalarını, tefrikaya ve anlaşmazlığa düşmelerini isteyerek “ve daha önce Allah’a ve Rasûlüne savaş açan kimseleri beklemek” daha önce Allah’a ve Rasûlüne karşı savaş açıp düşmanlıkları ileri dereceye ulaşmış kimselere yardımcı olmak üzere… Meselâ, Ebû Âmir er-Râhib bunlara bir örnektir. Bu şahıs, Medine ahalisinden idi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’ye hicret edince onu inkâr edip kâfir oldu. Cahiliye döneminde ise o, kendini ibadete vermiş birisi idi. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e karşı savaşmak üzere müşriklerin yanına gidip yardımlarını istedi. Onlardan istediğini elde edemeyince de kanaatince kendisine yardım eder ümidi ile Bizans Kayserine gitti ve lanet olasıca, yolda öldü. Ancak o, münafıklar ile sözleşmiş ve bazı noktalarda ittifaka varmıştı. İşte onların bu maksatla ve o şahıs için yaptıkları hazırlıklardan birisi de Mescid-i Dırâr idi. Bu konuda vahiy nazil olunca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, o mescidi yakıp yıkacak kimseleri gönderdi. Bunun üzerine o mescid yakılıp yıkıldı. Bundan sonra da orası bir çöplük oldu.

Yüce Allah, bu mescidi yapmaktaki kötü niyetlerini açıkladıktan sonra şöyle buyurmaktadır: “Biz” bu mescidi yapmak sureti ile “iyilikten başka bir maksadımız yoktu” Biz, bununla sadece güçsüzlere, acizlere ve gözleri görmeyenlere yardımcı olmak istedik, “diye yemin edeceklerdir.”

“Allah şahit ki onlar, kesinlikle yalancıdır.” Allah’ın onlar hakkındaki şahitliği, onların yemin ile söyledikleri kendi sözlerinden elbette daha doğrudur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Münafıklardan Allah'a ibadet etmek dışında başka bir amaç için mescit bina eden kimseler vardır. Bilakis onlar, Müslümanlara zarar vermek, küfrü açığa çıkararak nifak ehlini kuvvetlendirmek, Müslümanların arasını bölmek, Allah'a ve resulüne savaş açanlara (yardımcı olmak) ve hazırlık yapmak için bu mescidi inşa ettiler. İşte bunlar, "Biz, yalnızca Müslümanlara merhamet etmekten başka bir şey kastetmedik" diye size yemin ederler. Oysa Allah, onların bu iddialarında kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine
  2. ٱتَّخَذُوا۟ ttehazu edinenler var kök: اخذ
  3. مَسْجِدًۭا mesciden bir mescid kök: سجد
  4. ضِرَارًۭا diraran zarar vermek (için) kök: ضرر
  5. وَكُفْرًۭا ve kufran ve nankörlük etmek (için) kök: كفر
  6. وَتَفْرِيقًۢا ve tefrikan ve ayrılık sokmak (için) kök: فرق
  7. بَيْنَ beyne arasını kök: بين
  8. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minlerin kök: امن
  9. وَإِرْصَادًۭا ve irsaden ve gözetlemek (için) kök: رصد
  10. لِّمَنْ limen kimseyi
  11. حَارَبَ harabe savaşan kök: حرب
  12. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  13. وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve Elçisiyle kök: رسل
  14. مِن min
  15. قَبْلُ ۚ kablu önceden kök: قبل
  16. وَلَيَحْلِفُنَّ veleyehlifunne ve yemin edecekler kök: حلف
  17. إِنْ in
  18. أَرَدْنَآ eradna biz istemedik kök: رود
  19. إِلَّا illa başkasını
  20. ٱلْحُسْنَىٰ ۖ l-husna iyilik(ten) kök: حسن
  21. وَٱللَّهُ vallahu oysa Allah kök: اله
  22. يَشْهَدُ yeşhedu şahidtir kök: شهد
  23. إِنَّهُمْ innehum onların
  24. لَكَـٰذِبُونَ lekazibune yalan söylediklerine kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: حرب (11 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriya'yı da onun bakımıyla görevlendirdi. Zekeriya,…

  • Aynı kök: رصد (6 geçiş)

    Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları…

  • Aynı kök: رصد (6 geçiş)

    "Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini…

  • Aynı kök: رصد (6 geçiş)

    (27-28) Ancak seçtiği resuller başka. (Onlara bildirir.) Fakat O, Resulün önünde ve arkasında gözetleyici (melek)ler yürütür ki resullerin,…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Münafıklar arasında) bir de zarar vermek, inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah'a ve Elçisine karşı savaşmış olan kişiyi dipnot 1 beklemek için bir mescit edinenler ve "Biz güzellikten başka bir şey istemedik." diye mutlaka yemin edecek olanlar vardır. Allah onların elbette yalancı olduklarına şahittir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İslam tarihinde adına [Mescid-i Dırâr] yani "zarar vermek için inşa edilen mescit" olarak bilinen bu mescidi yapanlar, İbn Abbâs'ın verdiği bilgiye göre 12 veya 17 kişilik bir münafık gruptu ve bu mescitle Kuba Mescidi'ne zarar vermeyi, böylece İslam toplumunu bölmeyi amaçlamışlardı. Burada sözü edilenlerin başında Hanzala'nın babası rahib Ebû ‘Amir gelmekteydi. Bu kişi Hz. Muhammed, peygamberliğini ilan edince ona düşman olmuştu; çünkü böylece liderliği sona ermişti. Bu kişi Hz. Muhammed'e hitaben ‘Seninle savaşan bir topluluk bulduğumda, mutlaka onlarla birlik olur, sana karşı savaşırım' demişti. Huneyn Günü'ne kadar bu savaştan ve mücadelesinden geri durmamıştı. Hevazin Kabilesi hezimete uğrayınca, Şam'a gitmiş ve oradan münafıklara şöyle haber göndermişti: ‘Gücünüzün yettiğince kuvvet ve silah hazırlayın; benim için bir mescit yapın; zira ben şimdi Kayser'e gidiyorum. Kayser'in yanında bulunan orduları alıp geleceğim. Böylece Muhammed ve yanındakilere karşı kıyam edeceğim.' Bunun üzerine münafıklar bu mescidi yapmışlar ve o mescitte kendilerine namaz kıldırması için Ebû ‘Amir'in gelmesini gözleyip durmuşlardı (Taberî, [Câmi‘u'l-beyân], XI, 23-26).

Mustafa İslamoğlu

Ayrıca, zarar vermek, inkarda direnmek, inananlar arasına ayrılık sokmak ve öteden beri Allah ve O'nun Elçisi'ne savaş açan kimseler adına gözetleme yapmak amacıyla ibadethane inşa edenler var. Üstelik onlar, "Amacımız daha güzelini ortaya koymaktır" diye ısrarla yemin ederler; ama Allah şahittir ki onlar, kesinlikle yalancıdırlar:

Muhammed Esed

Ve (birtakım) zararlı eylemlerde bulunmak, dinden çıkmayı örgütlemek, müminler arasına ayrılık sokmak ve başından beri Allah ve O'nun Elçisi'ne karşı savaş tavrı içinde bulunanlara bir gözetleme yeri sağlamak için (ayrı) bir mabed kuran (münafık)lar (var). Bunlar (ey inananlar, size) muhakkak ki, şöyle yemin edecekler: "Biz (bununla) sadece iyilerin iyisini yapmak istemiştik!" Oysa, Allah onların yalancılar olduğuna (Bizzat) tanıktır.

Ahmed Hulusi

Bir de iman edenlere zarar vermek, küfür, iman edenler arasında ayrılık çıkarmak ve daha önce Allah'a ve Rasulüne savaş açmış kimseyi gözetmek için mescit açmış olanlar var. . . "İyilikten başka bir amacımız yoktu" diye yemin ederler. . . Allah şahitlik eder ki, onlar kesinlikle yalancılardır.

Ali Bulaç

Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.

Ali Özek ve heyeti

(Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Rasûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka bir şey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Ali Rıza Safa

Dokunca vermek, nankörlük etmek, inananların arasını açmak ve daha önce Allah'a ve O'nun elçisine karşı savaşanlara gözcülük yapmak için yakarış yeri yapanlar vardır. "İyilikten başka bir amacımız yok!" diyerek yemin ederler. Oysa Allah, aslında, onların yalancı olduğuna tanıklık eder.

Bayraktar Bayraklı

Bir de şunlar var: Zarar vermek için, nankörlük için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve Rasulü ile savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için tutup bir mescid yapmışlardır. "İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz" diye, gerile gerile yemin de ederler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.

Edip Yüksel

Zarar vermek, inkarcılığı uygulamak, iman edenlerin arasını açmak ve önceden ALLAH ve elçisiyle savaşmış olanlara bir gözetleme yeri hazırlamak için mescit kullananlar da var. "Amacımız sadece iyiliktir" diye yemin ederler. ALLAH onların yalancılığına tanıktır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zarar vermek, inkarcılığı uygulamak, inananların arasını açmak ve önceden ALLAH ve elçisiyle savaşmış olanlara bir gözetleme yeri hazırlamak için mescid kullananlar da var. 'Amacımız sadece iyiliktir,' diye yemin ederler. ALLAH onların yalancılığına tanıktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de inadına zarar vermek, kafirlik etmek, mü'minlerin arasına tefrika sokmak ve daha önce Allah ve peygamberine karşı savaş açan bir herife pusu, gözcülük yapıvermek için tuttular bir mescit yaptılar. Bununla beraber, "İyi niyetten başka bir maksadımız yoktur!" diye yemin edecekler. Fakat bunların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahittir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de şunlar var ki tuttular bir mescid yaptılar, inadına ızrar için, küfr için, mü'minlerin arasına tefrıka sokmak için, ve bundan evvel Allaha ve Resulüne harbeden herife bir pusu yapıvermek için, bununla beraber husni niyyetten başka bir muradımız yoktu diye yemin de edecekler, fakat Allah şahid ki bunlar şeksiz şüphesiz yalancıdırlar

Erhan Aktaş

Zarar vermek, inkar etmek, nifak dipnot 1 çıkarmak, Allah ve Resul'üne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak dipnot 2 üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz yalnızca iyilik yapmak istedik." diye yemin ederler. Oysaki Allah, onların yalan söylediklerine tanıktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 9:77. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onlara buluşma yeri sağlamak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zarar vermek, inkar etmek, nifak dipnot 1 çıkarmak, Allah ve Resul'üne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak dipnot 2 üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz yalnızca iyilik yapmak istedik." diye yemin ederler. Oysaki Allah, onların yalan söylediklerine tanıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 9:97. Ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onlara buluşma yeri sağlamak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zarar vermek, gerçeğin üzerini örtmek, nifak dipnot 1 çıkarmak, Allah ve Rasul'üne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak dipnot 2 üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz yalnızca iyilik yapmak istedik." diye yemin ederler. Oysaki Allah, onların yalan söylediklerine tanıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nifak, birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak, Müslümanlara olan düşmanlığını gizlemek demektir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onlara buluşma yeri sağlamak.

Gültekin Onan

Zarar vermek, küfretmek, inançlıların arasını ayırmak ve daha önce Tanrı'ya ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Tanrı onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.

Hasan Basri Çantay

Bir de (müslümanlar) zarar vermek için, küfr için, mü'minlerin arasına ayrılık sokmak için ve daha evvel Allah ve Resulü ile harb eden (in gelmesini iştiyaak ile) beklemek ve gözetmek için bir (bina yapıb onu) mescid edinenler ve: "(Bununla) iyilikden başka bir şey kasdetmedik" diye muhakkak yemin edecek olanlar vardır. Allah, şahidlik eder ki onlar şeksiz, şübhesiz yalancıdırlar.

İbni Kesir

Zarar vermek, küfretmek, mü'minlerin arasını açmak ve daha evvel Allah'a, peygamberine karşı savaşan kişiyi beklemek ve gözetlemek üzere bir mescid edinenler: Biz iyilikten başka bir şey istemedik, diye yemin ederler. Allah şehadet eder ki; onlar hiç şüphesiz yalancılardır.

Mehmet Alagaş

(107-110) Zarar verici mescidi, kafirlik ve müminler için ayrışma için edinenler ve de önceden Allah’a ve Resulüne harp açan kimseyi (Rahip Ebu Âmir, Hanzala’nın babası güya Bizans’tan yardım getirecek) gözetleyip bekleyenler ve güzellik dışında bir dileğimiz yoktu diye yemin edenler, Allah şahitlik eder ki kesinlikle onlar yalancıdırlar. Orada ebediyyen namaza durma, il günden beri takva üzerine kurulmuş olan kalkıp namaz durmaya daha layıktır, o mescidin içinde temizlenmeyi seven adamlar var, Allah temizlenenleri s ever. Binasını Allah’tan sakınma ve onun rızası için tesis etmiş kimse mi hayırlıdır yoksa binasını, akan uçurumun / bir yarın kenarına tesis edip te onunla cehennem ateşine akan biri mi hayırlıdır? Allah zalim topluluğu yola iletmez / zalimlere rehberlik etmez. Onların yaptıkları yapılar, kalplerinde, ancak kalpleri parçalandığı zaman netleşek bir çelişki olarak kalacaktır, Allah bilendir, hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Zarar vermek, küfre sapmak, iman edenlerin arasını ayırmak, Allah ve elçisine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük etmek üzere bir mescit (mescid-i Dırar) kurup, “Biz sadece iyilik yapmak istedik” diye yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki, bunlar mutlaka yalancıdırlar.

Süleyman Ateş

(Seferden geri kalanlar arasında) Zarar vermek, nankörlük etmek, mü'minlerin arasını açmak ve önceden Allah ve Elçisiyle savaşmış olan(adamın gelmesin)i gözetlemek için bir mescid yapanlar da var. "İyilikten başka bir niyetimiz yoktu" diye de yemin edecekler. Oysa Allah onların yalan söylediklerine şahittir.

Süleymaniye Vakfı

Bir de zararlı faaliyetlerde bulunma, gerçekleri örtme, müminlerin arasını açma ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanlar için gözetleme merkezi olması amacıyla bir mescit yapanlar var dipnot 1 . Bunlar sana "Çok güzel şeyler yapma dışında bir niyetimiz yok." diye yemin de edeceklerdir. Allah şahit ki onlar kesinlikle yalancıdır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıkların başı Abdullah b. Übey b. Selül'ün yakın akrabası olan Ebu Amir er-Rahib cahiliye devrinde Hıristiyan olmuş biri idi. Bedir ve Uhud savaşlarında müşriklerin yanında yer almış, diğer savaşlarda da müslümanlara karşı olumsuz tavrını sürdürmüştü. Mekke'nin fethinden sonra Taif'e sığınmış, daha sonra orada da barınamayarak Suriye'ye kaçmıştı. Medine'deki münafıklarla sürekli irtibat halinde olan Ebu Amir, bu irtibatın sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi ve Müslümanların da dikkatinden kaçmak için münafıklardan bir mescit inşa etmelerini istemişti. Plana göre münafıklar mescit görünümlü bu şer yuvasında her türlü silah ve mühimmatı toplayacak, Ebu Amir de Bizans'a müracaat ederek oradan asker getirip Nebimizi ve ashabını Medine'den çıkaracaklardı (DİA, Mescid-i Dırar). Tevbe 9/107-110. ayetler bu olayla ilgilidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Zarar vermek, kafirlik etmek, müminlerin arasını açmak ve bir de daha önce Allah'a ve Elçisine karşı savaşmış bir kişiyi beklemek için mescit edinmiş olanlar ise sana şöyle yemin edeceklerdir: "Bizim sevap dışında bir beklentimiz yoktur" Allah şahittir ki onlar, kesinlikle yalancıdırlar.

Şaban Britch

Zarar vermek, küfretmek, müminler arasında tefrika çıkarmak, Allah ve Rasûlü’ne karşı daha önce savaşan kişiler için gözcülük/hazırlık yapmak üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz, yalnızca iyilik yapmak istedik" diye yemin ederler. Allah, onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Şaban Piriş

Zarar vermek, inkar etmek, müminler arasında tefrika çıkarmak, Allah ve Resulü'ne karşı daha önce savaşanlara gözcülük yapmak üzere bir mescit yapan kimseler: 'Biz, yalnızca iyilik yapmak istedik.' diye yemin ederler. Onların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahitlik eder.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir de şunlar var: Tutup bir mescit yapmışlardır: Zarar vermek için, nankörlük için, inananları fırkalara bölmek için, daha önceden Allah ve resulüyle savaşmış kişiye gözetleme yeri kurmak için. "İyilik ve güzellikten başka bir şey istemiş değiliz!" diye gerile gerile yemin de edecekler. Allah şahittir ki, onlar kesinlikle yalancıdırlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those who built a Mosque professedly from religious motives when in fact it was built from selfish and evil motives: to be a vexation to the Muslims, to establish infidelity, to be a mere nest of the conspirators against Islam to cause dissent among the Muslims and set them at variance and to be an outpost for the warriors who fought against Allah and His Messenger before. They swear to you O Muhammad that they only mean good, but Allah knows well and bears witness that they are liars.

Abdul Haleem

Then there are those who built a mosque––in an attempt to cause harm, disbelief, and disunity among the believers––as an outpost for those who fought God and His Messenger before: they swear, ‘Our intentions were nothing but good,’ but God bears witness that they are liars.

Abdullah Yusuf Ali

And there are those who put up a mosque by way of mischief and infidelity - to disunite the Believers - and in preparation for one who warred against Allah and His Messenger aforetime. They will indeed swear that their intention is nothing but good; But Allah doth declare that they are certainly liars.

Abul A'la Maududi

[9:107] Then there are others who have set up a mosque to hurt the True Faith, to promote unbelief, and cause division among believers, and as an ambush for one who had earlier made war on Allah and His Messenger. They will surely swear: "We intended nothing but good," whereas Allah bears witness that they are liars.

Aisha Bewley

As for those who have set up a mosque, causing harm and out of kufr, to create division between the muminun, and in readiness for those who previously made war on Allah and His Messenger, they will swear, ‘We only desired the best. ’ But Allah bears witness that they are truly liars.

Al-Hilali & Khan

And as for those who put up a mosque by way of harm and disbelief and to disunite the believers and as an outpost for those who warred against Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) aforetime, they will indeed swear that their intention is nothing but good. Allâh bears witness that they are certainly liars.

Ali Quli Qarai

As for those who took to a mosque for sabotage and for defiance, and to cause division among the faithful, and for the purpose of ambush [used] by those who have fought Allah and His Apostle before —they will surely swear: ‘We desired nothing but good,’ and Allah bears witness that they are indeed liars.

Amatul Rahman Omar

And (there are among the hypocrites) those who have built a mosque to cause harm (to Islam) and to promote disbelief and in order to cause discord among the believers, and to provide a hiding place for him who had already made war against Allâh and His Messenger. And they will certainly swear (saying), `We meant nothing but good (in building the mosque).' But Allâh bears witness that they are certainly liars.

Arthur John Arberry

And those who have taken a mosque in opposition and unbelief, and to divide the believers, and as a place of ambush for those who fought God and His Messenger aforetime -- they will swear 'We desired nothing but good'; and God testifies they are truly liars.

Bijan Moeinian

There are some (hypocrites led by Abu Amir, the Christian monk, who eventually went to Rome and encouraged the Caesar to attack the newly established Islamic nation which led to the expedition to Tabuk by Prophet Mohammad) who built their own mosque to use it as a mean to harm the cause, spread disbelief and to cause a division between the believers. They are the ones who have declared war with God a long time ago. Although they swear that they have the best intention, God hereby declares that they are liars.

E. Henry Palmer

And there are those who have taken to a mosque for mischief, and for misbelief, and to make a breach amongst the believers, and for an ambush for him who made war against God and His Apostle before; they surely swear, 'We only wished for what was good;' but God bears witness that they are liars.

Edip-Layth

There are those who establish a temple to do harm and cause rejection, to cause division among those who acknowledge, and as an outpost for those who fought God and His messenger before. They will swear that they only wanted to do good, but God bears witness that they are liars.

George Sale

There are some who have built a temple to hurt the faithful, and to propagate infidelity, and to foment division among the true believers, and for a lurking place for him who hath fought against God and his apostle in time past; and they swear, saying, verily we intended no other than to do for the best: But God is witness that they do certainly lie.

Hamid S. Aziz

And there are those who have chosen a place of worship (or mosque) for mischief and infidelity, in order to cause dissent amongst the believers, and for an outpost for those who made war against Allah and His Messenger in the past; they surely swear, "We only wished for what was good;" but Allah bears witness that they are liars.

Mahmoud Ghali

And the ones who have taken to themselves a mosque (imposing) injury and disbelief, and (to cause) disunity among the believers, and as an outpost (of observation) for the ones who warred against Allah and His Messenger earlier; and definitely they will indeed swear, "Decidedly we would do nothing except the fairest (deeds);" and Allah bears witness that surely they are indeed liars.

Marmaduke Pickthall

And as for those who chose a place of worship out of opposition and disbelief, and in order to cause dissent among the believers, and as an outpost for those who warred against Allah and His messenger aforetime, they will surely swear: We purposed naught save good. Allah beareth witness that they verily are liars.

Mohamed Ahmed - Samira

There are those who built a mosque on opposition and disbelief, and to cause rifts among the faithful, and to serve as an outpost for those who have warred against God and His Apostle before this. Yet they will surely swear: "We had only meant well." But God is witness that they are liars.

Muhammad Asad

AND [there are hypocrites] who have established a [separate] house of worship in order to create mischief, and to promote apostasy and disunity among the believers, and to provide an outpost for all who from the outset have been warring against God and His Apostle. And they will surely swear [to you, O believers], "We had but the best of intentions!" -the while God [Himself] bears witness that they are lying.

Mustafa Khattab

There are also those ˹hypocrites˺ who set up a mosque ˹only˺ to cause harm, promote disbelief, divide the believers, and as a base for those who had previously fought against Allah and His Messenger.[1] They will definitely swear, "We intended nothing but good," but Allah bears witness that they are surely liars.

Progressive Muslims

And there are those who establish a temple to do harm and cause rejection, and to divide between the believers, and as an outpost for those who fought God and His messenger before. They will swear that they only wanted to do good, and God bears witness that they are liars.

Rashad Khalifa

There are those who abuse the masjid by practicing idol worship, dividing the believers, and providing comfort to those who oppose GOD and His messenger. They solemnly swear: "Our intentions are honorable!" GOD bears witness that they are liars.

Sahih International

And [there are] those [hypocrites] who took for themselves a mosque for causing harm and disbelief and division among the believers and as a station for whoever had warred against Allah and His Messenger before. And they will surely swear, "We intended only the best." And Allah testifies that indeed they are liars.

Sam Gerrans

As are those who took a place of worship in harm and denial, and division among the believers, and as an outpost for those who warred against God and His messenger before. And they will swear: “We purposed only good”; but God bears witness that they are liars.

Shabbir Ahmed

(The hypocrites keep making schemes. ) They built a Masjid out of mischief and to promote disbelief, and sectarianism among the believers, and as an outpost for those who warred against Allah and His Messenger before. They will surely swear, "We had but good intentions", but Allah bears witness that they are liars.

Syed Vickar Ahamed

And there are those who built a mosque by the way of mischief and without (true) faith— To divide the believers— And in preparation for one who fought against Allah and His Messenger (Muhammad) before. Truly, they will swear that their intention is nothing but good; But Allah declares that they are surely liars.

Taqi Usmani

And (there are) those who have built a mosque to cause harm (to Islam) and to promote infidelity and to create dissention among the believers and to provide a station for one who has been at war with Allah and His Messenger even before. They will certainly swear (and say), "We intended to do nothing but good." Allah testifies that they are liars

The Monotheist Group

And there are those who have taken a temple to do harm and cause rejection, and to divide between the believers, and as an outpost for those who fought God and His messenger before. They will swear that they only wanted to do good, and God bears witness that they are liars.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 107. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 107. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 107. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩