Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 67. ayet

Yûsuf suresi, 67. ayet. وَقَالَ يَٰبَنِىَّ لَا تَدْخُلُوا۟ مِنۢ بَابٍ وَٰحِدٍ وَٱدْخُلُوا۟ مِنْ أَبْوَٰبٍ مُّتَفَرِّقَةٍ وَمَآ أُغْنِى عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

veḳâle yâ benîye lâ tedḫulû mim bâbiv vâḥidiv vedḫulû min ebvâbim müteferriḳah. vemâ ugnî `anküm mine-llâhi min şey'. ini-lḥukmü illâ lillâh. `aleyhi tevekkelt. ve`aleyhi felyetevekkeli-lmütevekkilûn.

Diyanet İşleri

Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 64–70 · surenin 67. ayeti / 111

Konu Kardeşlerin gelişi ve Bünyâmin şartı Yûsuf 58–68 3

  1. Yûsuf 64

    Yakub onlara, "Onun hakkında size ancak, daha önce kardeşi hakkında güvendiğim kadar güvenebilirim! Allah en iyi koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir" dedi.

  2. Yûsuf 65

    Yüklerini açıp zahire bedellerinin kendilerine geri verildiğini gördüler. "Ey babamız! Daha ne isteriz? İşte ödediğimiz bedeller de bize geri verilmiş. Onunla yine ailemize yiyecek getirir, kardeşimizi korur ve bir deve yükü zahire de fazladan alırız. Çünkü bu getirdiğimiz az bir zahiredir" dediler.

  3. Yûsuf 66

    Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim" dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, "Allah söylediklerimize vekildir" dedi.

  4. 67

    Sonra da, "Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler" dedi.

  5. Yûsuf 68

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub, içindeki bir dileği ortaya koymuş oldu. Şüphesiz o, biz kendisine öğrettiğimiz için bilgi sahibidir. Fakat insanların çoğu bilmezler.

  6. Yûsuf 69

    Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin'i yanına bağrına bastı ve (gizlice) "Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.

  7. Yûsuf 70

    Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

67. Daha sonra Yakub aleyhisselam kardeşlerini onlarla beraber gönderdiğinde Mısır’a vardıkları takdirde nasıl hareket edeceklerine dair şu tavsiyede bulundu: “Ey oğullarım! Hepiniz tek bir kapıdan girmeyin. Ayrı ayrı kapılardan girin.” Çünkü hem sayıca çoklukları hem de aynı adamın evlatları oldukları için etkileyici görünümleri dolayısı ile onlara nazar değmesinden korkmuştu ki bu, ona karşı bir sebebe sarılmaktır. “Bununla beraber ben, Allah’tan size gelecek hiçbir şeyi sizden savamam.” Çünkü Allah tarafından takdir olunmuş ne ise o, mutlaka gerçekleşir. “Hüküm ancak Allah’ındır.” Hüküm O’nun hükmü, emir O’nun emridir. O’nun, hükme bağlayıp takdir etmiş olduğu bir şeyin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. “Ben yalnız O’na tevekkül ettim.” Güvencim sadece Allah’adır, yoksa size yerine getirmenizi tavsiye ettiğim sebebe değil. “Tevekkül edecekler de yalnızca O’na güvenip dayansınlar.” Çünkü tevekkül ile her türlü istek gerçekleşir ve korkulan her bir şeyden uzak kalınabilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Babaları onlara nasihatta bulunarak şöyle dedi: Toplu bir şekilde Mısır'a bir kapıdan girmeyin. Ancak ayrı ayrı kapılardan girin. Bu,bir kişi hepinize birden zarar vermek istediğinde sizin kurtulmanız açısından daha güvenlidir. Bunu eğer Yüce Allah sizin için bir zarar murat ederse onu sizden def edebileceğim için söylemiyorum. Yada Allah'ın sizin için murat etmediği bir hayrı size verebileceğim için söylemiyorum. Allah'ın hükmünden başka hüküm, emrinden başka emir yoktur. Bütün işlerimde ben yalnızca O'na tevekkül ederim. Tevekkül edenler de bütün işlerinde yalnız O’na tevekkül etsinler.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi ki kök: قول
  2. يَـٰبَنِىَّ ya beniyye oğullarım kök: بني
  3. لَا la
  4. تَدْخُلُوا۟ tedhulu girmeyin kök: دخل
  5. مِنۢ min
  6. بَابٍۢ babin kapıdan kök: بوب
  7. وَٰحِدٍۢ vahidin bir kök: وحد
  8. وَٱدْخُلُوا۟ vedhulu (fakat) girin kök: دخل
  9. مِنْ min
  10. أَبْوَٰبٍۢ ebvabin kapılardan kök: بوب
  11. مُّتَفَرِّقَةٍۢ ۖ muteferrikatin ayrı ayrı kök: فرق
  12. وَمَآ ve ma ve
  13. أُغْنِى ugni savamam kök: غني
  14. عَنكُم ankum sizden
  15. مِّنَ mine
  16. ٱللَّهِ llahi Allah'tan gelecek kök: اله
  17. مِن min hiçbir
  18. شَىْءٍ ۖ şey'in şeyi kök: شيا
  19. إِنِ ini yoktur
  20. ٱلْحُكْمُ l-hukmu (hiçbir) Hüküm kök: حكم
  21. إِلَّا illa dışında
  22. لِلَّهِ ۖ lillahi Allah'ın kök: اله
  23. عَلَيْهِ aleyhi O'na
  24. تَوَكَّلْتُ ۖ tevekkeltu tevekkül ettim kök: وكل
  25. وَعَلَيْهِ ve aleyhi ve O'na
  26. فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli tevekkül etsinler kök: وكل
  27. ٱلْمُتَوَكِّلُونَ l-mutevekkilune tevekkül edenler kök: وكل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: غني (73 geçiş)

    Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıracak değildi. Sadece Yakub,…

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: وكل (70 geçiş)

    Babaları, "Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle…

  • Aynı kök: بوب (27 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    Korkanların içinden Allah'ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: "Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz…

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş)

    "Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı ilahlar mı daha iyidir, yoksa mutlak hakimiyet sahibi olan tek Allah mı?"

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: دخل (126 geçiş)

    (Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

66 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin! dipnot 1 (Ancak) Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. (Onun için) ben yalnızca O'na güvendim. Güvenenler yalnız O'na güvensinler!" demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada, Hz. Yakup'un oğullarına yönelik bir önlem uyarısı vardır. Çünkü kalabalık hâlde bir anda bir yere veya bir yerden girilirse tedirginlik yaşanabilir ve dolayısıyla istenmeyen durumlar olabilir. Bu nedenle Hz. Yakup oğullarına ayrı kapılardan girmelerini emretmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Ve ekledi: "Yavrularım! (Şehre) tek bir kapıdan girmeyin, farklı farklı kapılardan girin! Ben Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam; (zira) nihai karar yalnızca Allah'a aittir: O'na güvenim tamdır; sağlam bir dayanak arayan kimseler de O'na güvenip dayansınlar!"

Muhammed Esed

Ve "Oğullarım!" diye ekledi, "(Şehre) hepiniz tek bir kapıdan girmeyin; her biriniz ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber (eğer başınıza yine de bir hal gelirse, bilin ki) Allah'a karşı sizin için elimden bir şey gelmez: çünkü hüküm yalnızca Allah'a aittir. Ben O'na güven duyuyorum. Ve (O'nun varlığına) inananlar da yalnız O'na güvensinler!"

Ahmed Hulusi

Ve dedi ki: "Ey oğullarım. . . Tek bir kapıdan girmeyin. . . Ayrı ayrı kapılardan girin. . . (Gerçi) Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. . . Hüküm ancak Allah'ındır. . . O'na tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl ismi özelliğinin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O'na yöneliyorum. . . Tevekkül edenler O'na tevekkül etsin. "

Ali Bulaç

Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Allah'tan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."

Ali Özek ve heyeti

Sonra şöyle dedi: Oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. (Onun için) ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül edenler yalnız O'na dayansınlar.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, şöyle dedi: "Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyin; ayrı kapılardan girin. Allah'tan gelecek bir şeyi sizden uzaklaştıramam. Yargı, yalnızca Allah'a özgüdür. Ben, O'na güvendim. Kuşkusu olmayanlar, artık O'na güvensinler!" dipnot 173

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 173
    Yakup peygamberin, oğullarının ayrı kapılardan girmesini istemesi, iki anlamda yorumlanabilir. Birinci yorum, aynı kapıdan toplu olarak girerlerse, krala karşı yapılacak bir eylemden kuşkulanılması nedeniyle, başlarına bir şey gelmesinden kaygı duymasıdır. İkinci yorum ise güçlü ve yakışıklı oğullarının bir arada görülmesinin, kıskançlığa ve nazar değmesine yol açmasından kaygı duymasıdır.

Bayraktar Bayraklı

Ya'kub şunu da söyledi: "Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyiniz, ayrı ayrı kapılardan giriniz. Gerçi ben Allah'ın takdir ettiği bir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnız Allah'ındır. Ben yalnız O'na dayandım. Tevekkül sahipleri de ona güvenip dayansın!"

Edip Yüksel

Dedi ki: "Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. Ne var ki, ALLAH'ın önceden belirlediği şeyden sizi kurtaramam. Hüküm ALLAH'ındır ancak. Ben O'na güvendim. Güvenenler O'na güvenmeli."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Yavrularım, bir tek kapıdan girmeyin; farklı kapılardan girin. Ne var ki, ALLAH'ın önceden belirlediği şeyden sizi kurtaramam. Hüküm ALLAH'ındır ancak. Ben O'na güvendim. Güvenenler O'na güvenmeli.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dedi ki: "Yavrularım! Bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin! Gerçi ne yapsam, hiçbir şeyde Allah'ın takdirini sizden savamam! Hüküm ancak Allah'ındır! Ben O'na tevekkül kıldım. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey yavrularım! Dedi: bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin, maamafih ne yapsam sizden hiç bir şeyde Allahın takdirini def'edemem, huküm ancak Allahındır, ben ona tevekkül kıldım ve hep ona tevekkül etmelidir onun için bütün mütevekkiller

Erhan Aktaş

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül dipnot 1 ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yapıp, yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül dipnot 1 ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve "Ey oğullarım! Aynı kapıdan girmeyin, her biriniz ayrı bir kapıdan girin. Allah'ın takdirine karşı size bir faydam olmaz. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Ben O'na tevekkül dipnot 1 ettim. Tevekkül edecek olanlar O'na tevekkül etsinler." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size Tanrı'dan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca Tanrı'nındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."

Hasan Basri Çantay

(Hareketleri esnasında da,şunu) söyledi: "Oğullarım, (Mısıra) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. (Bununla beraber bu sözümle) Allah (ın kazaasından) hiç bir şey'i sizden gideremem. Hüküm Allahdan başkasının değildir. Ben ancak Ona güvenib dayandım. Tevekkül edenler de yalınız Ona güvenib dayanmalıdır".

İbni Kesir

Ve dedi ki: Oğullarım, hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber, Allah katında size bir faydam olmaz. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben, O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O'na tevekkül etsinler.

Mehmet Alagaş

(58-87) Yusuf’un kardeşleri geldiler ve içeri girdiler , (Yusuf) onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar, hazırlayacaklarını hazırladıklarında, bana babanız bir olan diğer kardeşinizi de getirin dedi. Dikkat edin görüyorsunuz ki ben ölçüyü tam yerine getiriyorum ve ben iyi bir konukseverim, Onu bana getirmezseniz benim yanımda size ölçü falan yok, yanıma yaklaşmayın. O konuda babasını ikna etmeye çalışırız bunu kesinlikle yapacağız dediler. (Yusuf) genç çalışanların a, sermayelerini yüklerinin içine koy un, belki yakın çevrelerine döndüklerinde fark ederler de böyle ce de geri dönerler dedi. Babalarına geri döndüklerinde dediler ki ey babamız bizden ölçü yasaklandı bizimle beraber kardeşimizi gönder zahire alalım biz kesinlikle onu koruruz. Dedi ki Önceden kardeşi için güvendiğim gibi Onun için de size güvenebilir miyim? Her neyse Allah en hayırlı koruyucudur ve esirgeyenlerin en esirgeyicisidir. Getirdikleri eşyalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri iade edilmiş olarak buldular, ey babamız ne ortaya çıktı! bu bizim geri iade edilmiş sermayemiz, yakın çevremize erzak getiririz , kardeşimizi de koruruz dediler , bir d eve ölçüsünde fazla alabiliriz bu aldığımız az bir ölçüydü. Allahtan, geri onu bana getireceğinize dair sağlam ve de sizleri bağlayıcı bir söz bana verdiğiniz sürece O’nu asla sizle göndermem dedi. Ona sağlam bir söz verdiklerinde O da Allah ne söylediğinize vekildir dedi . Ey oğullarım tek bir kapıdan girmeyin farklı farklı kapılardan içeri girin, Allah’tan bir şey olursa ben size bir fayda veremem, Yargı / hüküm sadece Allah’a aittir, Onu vekil tayin ettim, vekalet verecekler de ona vekalet versinler dedi. Babalarının emir ettiği taraftan gi rmeleri Allah’tan gelecek şeyler hakkında onlara fayda vermedi, sadece Yakub’un nefsinde ki acil ihtiyacın yerine getirilmesi ni sağladı (Ona faydası oldu), muhakkak ki O, ona öğrettiklerimizin bilgisine sahipti ve lakin insanların çoğu bilmiyorlardı, Yusuf’un yanına girdiklerinde, (Yusuf) kardeşini yanına aldı. Muhakkak ki ben senin kardeşinim y aptıklarından dolayı kaygıya kapılma dedi. Hazırlayacaklarını hazırladıklarında kardeşinin yüküne su kabı koydu, ardından da çığırtkan / müezzin ilan etti ki, ey kervan kesinlikle siz hırsızsınız! Onlarda dönerek ne kaybınız var ki dediler. Melik’in su kabını kaybettik, o nu kim getirirse kervan yükü ödül var, ben de buna kefilim / zaimim dedi, Allah’a yemin olsun, sizde biliyorsunuz, bizler arzda bozgunculuk etmek için gelmedik, biz hırsız da değiliz, eğer ki yalan söylüyor iseniz sizde bunun cezası nedir diye sordular, (Kervandakiler) dediler ki bizde onun cezası kimin yükünde bulunduysa, o kişi, onun karşılığıdır, zalimleri böyle cezalandırırız. Kardeşinin eşyalarından önce diğerlerinin eşyalarına baktılar, ardından kardeşinin eşyaları arasından onu / su kabını çıkardılar, Yusuf için böyle yaptık, Melik’in kurallarında kardeşini tutup almak yoktu, (Ama Yusuf’un kardeşlerinin kabilesinde vardı) Allah’ın istemesi hariç , biz istediğimizin derecesini yükseltiriz, her alimin ilminin üzerinde olan biri vardır. Eğer o çalmış ise kesin olan şu ki onun kardeşi de önceden çalmıştı dediler, Yusuf bunu kendinde tuttu (Bu lafa içerledi ama bir şey demedi) bunu onlara açıklamadı, dedi ki sizler ne fena bir mevkidesiniz Allah vasıflandırdıklarınızı / betimleyerek anlattıklarınızı en iyi bilendir dedi. Ey aziz! çok yaşlı bir babası var yerine bizden birini al, seni güzel davranan biri olarak görüyoruz dediler. Allah’a sığınırım, kimin eşyalarının yanında bulundu ise sadece onu alabiliriz , kesinlikle o zaman zalimlerden oluruz dedi. Ondan üm itleri kesilince bir kenarda fısıldaştılar , onların büyük olanı, babanızın sizden Allah adına söz aldığını ve önceden de Yusuf’a yaptığınız aşırılığı / ifratı bilmiyor musunuz? Ben babamdan bir izin yahut Allahtan bir yargı / bir hüküm gelinceye kadar bu yeri bırakıp ta gitmem, O en hayırlı hüküm vericidir dedi, siz babanıza geri dönün ve deyin ki ey babacığımız oğlun hırsızlık etti, sadece bildiğimize şahitlik ediyoruz, bilemediğimize / gaybe bekçi / muhafız değiliz, içinde olduğumuz memlekete de beraber geri döndüğümüz kervana da sorabilirsin, kesinlikle biz doğru söyleyenleriz. Dedi ki sizi bu işe nefisleriniz sürüklemiş / nefisleriniz ayartmış, şimdi güzel bir sabır, belki de Allah onların hepsini bana birlikte getirir (Sadece ikisini demedi tüm kardeşleri kastetti ) Kesinlikle O, alim dir, hâkimdir. (Hâkim; h üküm veren , Hikmet, hükmün gerekçesi) Onlardan yüz çevirdi ve ey benim tasam / kederim Y usuf dedi, gözlerine üzüntüden ak düştü, O öfkeliydi. Allah’a yemin olsun ki Yusuf ’u hatırlayıp duruyorsun, böyle giderse çok ağır hasta olacaksın yahut yok olacaksın / helak olacaksın dediler. Muhakkak ki kaygımı ve hüznümü Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey oğullarım gidiniz Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi arayın / malumat toplayın , Allah’ın esintisinden / rahmetinden ümit kesmeyin muhakkak ki Onun esintisinden / rahmetinden ancak kafirler ümidi keserler. Onun yanına girdiklerinde ey aziz dediler bize ve yakın çevremize zarar dokundu, biz önemsiz bir sermaye ile geldik bize tam ölçüsünde ver, artı bize sadaka da ver / tasadduk eyle, Allah sadaka verenlerin karşılığını verir. Dedi ki siz cahil iken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı biliyor musunuz? Dediler ki Sen Yusuf musun ki? Ben Yusuf’um bu da kardeşim dedi, Allah bize minnet te bulundu , m uhakkak ki ondan kim sakınır ve sabred erse kesinlikle Allah, güzel davrananların ücretini zayi etmez. Dediler ki Allah ’a yemin olsun ki seni bizden üstün tutmuş ve bizler yanlış yapanlardan olmuşuz. Yusuf dedi ki, b ugün size bir kınama / ayıplama yoktur, Allah sizi bağışlar, esirgeyenlerin en merhametlisidir. Bu gömleğimle gidiniz onu babamın yüzü ile buluşturunuz görmesi gelecektir yakın çevrenizin hepsini bana getirin. Kervan ayrıldığın da babaları dedi ki bana eğer bunadı demez iseniz Yusuf’un kokusunu duyuyorum, Allah’a yemin olsun ki sen kesin hâlâ eski şaşkınl ığının içindesin dediler. Müjdeci gelince onu / gömleği yüzüyle buluşturdu görmesi geri döndü / mürted oldu. Size demedim mi? A llah’ın sayesinde sizin bilmediklerinizi de bilirim dedi. Ey babamız günahlarımızın bağışlamasını dile , biz kesinlikle yanlış yapanlardan idik dediler. İleride sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim kesinlikle O, bağışlayan ve esirgeyendir dedi. Yusuf'un yanına girdiklerinde ana ve babasını / ebeveynini kucakladı / ağırladı , Allah’ın istemesi sayesinde güven içinde / emin olarak Mısır’a girin dedi , ebeveynini tahtına çıkardı ve onun için O’na / Allah’a secdeye kapandılar ve ey babacığım dedi bu önceden gördüğüm rüyamın ne şekilde sonuçlandığını gösteriyor kesinlikle Rabbim onu gerçekledi / gerçekleştirdi ve kesinlikle hapishaneden çıkardığı zaman da bana güzellikte bulundu (Kardeşlerinin yanında kuyu olayını hatırlatmadı) Şeytanın benimle kardeşlerimin aramızı bozmasının ardından da sizi çölden alıp getirdi, Rabbim kesinlikle dilediğine nazik davranır / latiftir, muhakkak ki O bilendir / alimdir ve yargıçtır / h âkimdir. Rabbim gerçekten bana mülkünden verdin ve bana olayların / hadiselerin ne şekilde sonuçlanacağını öğrettin , gökleri ve yeri yaratan sen benim dünyada ve ahirette dostumsun / velimsin, beni teslim olmuş olarak / Müslüman olarak vefat ettir ve beni salihlere kat / ilhak et.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Ey oğullarım, hepiniz (Mısır’a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Bununla beraber Allah’dan size gelecek hiçbir şeyi sizden geri çeviremem. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben, yalnız O’na güvenip dayandım. Tevekkül edenler de yalnız O’na güvenip dayanmalıdır” dedi.

Süleyman Ateş

Ve dedi ki: "Oğullarım, (Mısır'a) bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben, Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm, yalnız Allah'ındır. (O size ne takdir etmişse muhakkak olacaktır.) Ben O'na tevekkül ettim, tevekkül edenler de O'na tevekkül etsinler!"

Süleymaniye Vakfı

Bir de şöyle dedi: "Oğullarım! (Şehre) Hepiniz tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben size Allah'tan gelecek hiçbir şeye engel olamam. Hüküm sadece Allah'a aittir. Ben, yalnızca ona güvenip dayandım. Birine güvenip dayanacak olanlar da yalnızca ona güvenip dayansınlar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yakub dedi ki: "Bakın oğullarım! Oraya bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama ben, Allah'tan gelecek hiç bir şeye engel olamam. Hüküm sadece Allah'a aittir. Ben O'na güvenip dayandım. Kendine bir dayanak arayanlar yalnızca O'na güvenip dayansınlar."

Şaban Britch

Babaları: Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah’ındır, O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de sadece O’na tevekkül etsinler, dedi.

Şaban Piriş

Babaları: -Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah'ındır, O'na güvendim, güvenenler de O'na güvensinler, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yakub şunu da söyledi: "Oğullarım, birtek kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben, Allah'ın takdir ettiği birşeyi sizden savamam, hüküm yalnız Allah'ındır. Yalnız O'na dayandım ben, yalnız O'na güvenip dayansın tevekkül sahipleri."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He -Ya'qub- in a word with grace divine imbued, advised his sons," not to make entry through the same gate. He said to them: " O my sons, do not all enter by the same gate but segregate yourselves from one another and enter by different gates. Not that I will deprecate a misfortune that Allah has meant to befall you, it is not in mortals to command success." "Allah is He Who has the command; in Him do I trust and in Him must all the faithful put their trust."

Abdul Haleem

He said, ‘My sons, do not enter all by one gate- use different gates. But I cannot help you against the will of God: all power is in God’s hands. I trust in Him; let everyone put their trust in Him,’

Abdullah Yusuf Ali

Further he said: "O my sons! enter not all by one gate: enter ye by different gates. Not that I can profit you aught against Allah (with my advice): None can command except Allah: On Him do I put my trust: and let all that trust put their trust on Him."

Abul A'la Maududi

And he enjoined them: "My sons! Do not enter the city by one gate; rather enter it by different gates. I can be of no help to you against Allah. Allah's command alone prevails. In Him have I put my trust and in Him should all those who have faith put their trust." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Prophet Jacob’s great concern over this journey of his sons was due to the fact that his youngest son, Benjamin, was to accompany them. He was anxious about his safety because he had already had a bad experience of his son Joseph. Naturally his heart must have been full of such misgivings that it might be his last meeting with his other beloved son. Though he had full trust in Allah and was patiently resigned to His will, but, as a human being, advised his sons to take certain precautionary measures. In order to understand the significance of this precautionary measure of entering the capital by different gates, we should have a glimpse of the political conditions of that period. As the Israelites lived on the Eastern frontier of Egypt as independent clans, they were looked at with suspicion like all frontier people. Therefore Prophet Jacob feared that if they entered the city in a group, they might be taken for a gang of suspects, especially during that time of famine. Thus there was an apprehension of some severe action being taken against them as if they had come there for organized robbery. That was why he gave them this allowance that if under such adverse circumstances there was any trouble, he would not accuse them of breach of the pledge for the safety of Benjamin.

Aisha Bewley

He said, ‘My sons! You must not enter through a single gate. Go in through different gates. But I cannot save you from Allah at all, for judgement comes from no one but Allah. In Him I put my trust, and let all those who put their trust, put it in Him alone.’

Al-Hilali & Khan

And he said: "O my sons! Do not enter by one gate, but enter by different gates, and I cannot avail you against Allâh at all. Verily! The decision rests only with Allâh. In Him, I put my trust and let all those that trust, put their trust in Him."[1]

Ali Quli Qarai

And he said, ‘My sons, do not enter by one gate, but enter by separate gates, though I cannot avail you anything against Allah. Sovereignty belongs only to Allah. In Him I have put my trust; and in Him let all the trusting put their trust.’

Amatul Rahman Omar

And he also said (on their departure), `My sons! (reaching Egypt) enter (the city) not by one gate rather enter (it) by different gates. Yet I can avail you naught against (the decree of) Allâh. The decision only rests with Allâh. In Him do I put my trust and in Him let all who would trust, put their trust (in the like manner).'

Arthur John Arberry

He also said, 'O my sons, enter not by one door; enter by separate doors. Yet I cannot avail you anything against God; judgment belongs not to any but God. In Him I have put my trust; and in Him let all put their trust who put their trust.'

Bijan Moeinian

Jacob then said: "When you arrive (to the capital of Egypt, ) do not enter from the same gate (to attract attention. ) Enter from different gates and know that (even though I am a prophet and the Lord may grant my wishes) I cannot save you from what is pre-determined by God. I put my trust in Him the same way that all those who have to make a decision should put their trust in Him."

E. Henry Palmer

And he said, 'O my sons! enter not by one gate, but enter by several gates; but I cannot avail you aught against God. Judgment is only God's; upon Him do I rely, and on Him do the reliant rely.'

Edip-Layth

He said, "My sons, do not enter from one gate, but enter from separate gates; and I cannot avail you anything against God, for the judgment is to God. In Him I put my trust, and in Him those who put their trust should trust."

George Sale

And he said, my sons, enter not into the city by one and the same gate; but enter by different gates. But this precaution will be of no advantage unto you against the decree of God; for judgment belongeth unto God alone: In Him do I put my trust, and in Him let those confide who seek in whom to put their trust.

Hamid S. Aziz

He said, "I will by no means send him with you until you give me a solemn oath - In the name of Allah that you will surely bring him back to me, unless you are yourselves besieged (made powerless). " So when they had sworn their oaths he said, "Allah is in charge (witness, judge and guardian) over what we say."

Mahmoud Ghali

And he said, "O my sons, (Or: my seeds) do not enter by one gate, and enter by separate gates; and in no way can I avail you anything (whatever) against Allah. Decidedly judgment belongs to none except Allah. On Him I have put my trust, and in Him let (all) the trusting ones then put their trust."

Marmaduke Pickthall

And he said: O my sons! Go not in by one gate; go in by different gates. I can naught avail you as against Allah. Lo! the decision rests with Allah only. In Him do I put my trust, and in Him let all the trusting put their trust.

Mohamed Ahmed - Samira

(As they were leaving) their father said to them: "O my sons, do not seek one approach but employ different ways (of attaining your object). If anything should befall you from God I shall not be able to avert it, for all authority belongs to God. I have placed my trust in Him, and the trusting should rely on Him alone."

Muhammad Asad

And he added: "O my sons! Do not enter [the city all] by one gate, but enter by different gates. Yet [even so,] I can be of no avail whatever to you against [anything that may be willed by] God: judgment [as to what is to happen] rests with none but God. In Him have I placed my trust: for, all who have trust [in His existence] must place their trust in Him alone."

Mustafa Khattab

He then instructed ˹them˺, "O my sons! Do not enter ˹the city˺ all through one gate, but through separate gates.[1] I cannot help you against ˹what is destined by˺ Allah in the least. It is only Allah Who decides. In Him I put my trust. And in Him let the faithful put their trust."

Progressive Muslims

And he said: "My sons, do not enter from one gate, but enter from separate gates; and I cannot avail you anything against God, for the judgment is to God. In Him I put my trust, and in Him those who put their trust should trust."

Rashad Khalifa

And he said, "O my sons, do not enter from one door; enter through separate doors. However, I cannot save you from anything that is predetermined by GOD. To GOD belongs all judgments. I trust in Him, and in Him shall all the trusters put their trust."

Sahih International

And he said, "O my sons, do not enter from one gate but enter from different gates; and I cannot avail you against [the decree of] Allah at all. The decision is only for Allah ; upon Him I have relied, and upon Him let those who would rely [indeed] rely."

Sam Gerrans

And he said: “O my sons: enter not by one gate, but enter by different gates. But I cannot avail you anything against God. Judgment is but for God; in Him have I placed my trust. And in Him let trust those who would place their trust aright.”

Shabbir Ahmed

And he said, "O My sons! Do not enter the town all by one gate, but enter by different gates. Yet, I cannot avail you against the Divine Laws. (So, handle all situations accordingly). Rule and Law-giving belongs to Allah alone. In Him I trust, and everyone must place trust in Him since the Divine Laws never change." (17:77), (33:38), (35:43). (It is a common misconception that Jacob told his eleven sons to enter by different gates to obviate 'evil eye'. Historically the brothers had been accused of spying on a previous occasion. The Qur'an consistently rejects all superstition).

Syed Vickar Ahamed

And he said: "O my sons! All of you do not enter by one gate: (But) you enter by different gates. (It is) not that I can help you by the least against (the Will of) Allah: Verily, no one can command except Allah: On Him do I have my trust: And let all who trust have their trust in Him."

Taqi Usmani

And he said, "O my sons, do not enter (the city) all of you from the same gate, rather, enter from different gates. And I cannot help you in any way against (the will of) Allah. Sovereignty belongs to none but Allah. In Him I place my trust, and all those who trust should trust in Him alone."

The Monotheist Group

Andhe said: "My sons, do not enter from one gate, but enter from separate gates; and I cannot avail you anything against God, for the judgment is to God. In Him I place my trust, and in Him those who place their trust should trust."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 67. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 67. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 67. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩