Diyanet İşleri
Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
Neml suresi
Neml suresi, 45. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ فَإِذَا هُمْ فَرِيقَانِ يَخْتَصِمُونَ
veleḳad erselnâ ilâ ŝemûde eḫâhüm ṣâliḥan eni-`büdü-llâhe feiẕâ hüm ferîḳâni yaḫteṣimûn.
Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve dokuz kişilik çete Neml 45–53 3
Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik" dedi.
Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler ona engel olmuştu. Çünkü o inkar eden bir kavimden idi.
Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.
Andolsun biz, "Allah'a kulluk edin" diye (uyarması için) Semud kavmine, kardeşleri Salih'i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
Salih, onlara "Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah'tan bağışlanma dileseniz ya!"
Onlar, "Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih, "Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz" dedi.
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
45. Yüce Allah, bilinen kabile olan Semûd’a neseben kardeşleri Sâlih aleyhisselam’ı peygamber olarak gönderdiğini, onun da onlara yalnızca Allah’a ibadet ederek putları ve koştukları ortakları terk etmelerini emrettiğini haber vermektedir. “Birden onlar” kimi mü’min, kimi kâfir -ki çoğu böyle idi- olmak üzere “birbirleri ile çekişen iki fırkaya bölündüler.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak ki Biz Semûd kavmine, soy bakımından kardeşleri olan Salih -aleyhisselam-'ı yalnız Allah'a ibadet edin diye uyarması için gönderdik. Bir de ne görsün? Onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar. Biri Mümin bir topluluk, diğeri kâfir. Her biri hangisi hak üzere olduğu hususunda birbirleriyle çekişiyorlar.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: اخو (96 geçiş)
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Aynı kök: خصم (18 geçiş)
İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar.…
Aynı kök: خصم (18 geçiş)
(Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…
Aynı kök: خصم (18 geçiş)
(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki "Allah'a kulluk edin!" (demesi için) Semûd'a kardeşleri Salih'i (peygamber olarak) göndermiştik ve birdenbire birbiriyle çekişen iki gruba ayrılmışlardı. dipnot 1
Doğrusu Semud'a da, soydaşları Salih'i "Yalnız Allah'a kulluk edin!" desin diye göndermiştik. Fakat onlar birbiriyle çekişen iki fırkaya ayrılıverdiler.
Ve gerçek şu ki, Biz kavmine: "Yalnızca Allah'a kulluk edin" desin diye Semud toplumuna (da) kardeşleri Salih'i göndermiştik; onlar, bunun üzerine, hemen birbirleriyle çekişen iki hizbe ayrıldılar.
Andolsun ki Semud'a, kardeşleri Salih'i, "Allah'a kulluk edin!" diye irsal ettik. . . Onlar hemen birbirleriyle zıtlaşan iki grup oldular.
Andolsun, biz Semud (kavmine de) kardeşleri Salih'i: "Yalnızca Allah'a kulluk edin" diye (demek üzere) gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirlerine düşman kesilmiş iki gruptur.
Andolsun ki, «Allah'a kulluk edin!» (demesi için) Semûd kavmine kardeşleri Salih'i gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Gerçek şu ki, Semud'a, kardeşleri Salih'i gönderdik: "Yalnızca Allah'a hizmet edin!" Bunun üzerine, birbiriyle çekişen iki kümeye ayrıldılar.
"Andolsun ki, Allah'a kulluk edin!" demesi için Semud kavmine kardeşleri Salih'i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Semud'a kardeşleri Salih'i, "ALLAH'a hizmet edin" desin diye gönderdik. Bunun üzerine, çekişen iki gruba ayrıldılar.
Semud'a kardeşleri Salih'i, 'ALLAH'a kulluk edin,' desin diye gönderdik. Bunun üzerine, çekişen iki gruba ayrıldılar.
Andolsun ki, Allah'a ibadet edin diye Semud'a da kardeşleri Salih'i göndermiştik; hemen birbirleriyle çekişen iki fırka oldular.
Celalim hakkı için, Allaha ıbadet edin diye, Semuda da kardeşleri Salihi göndermiştik, derken bunlar iki fırka oldular çekişiyorlardı
Ant olsun ki Semud halkına da "Allah'a kulluk edin." diye kardeşleri Salih'i gönderdik. Ne var ki birbirleri ile çekişen iki grup oldular.
Ant olsun ki Semud halkına da, "Allah'a kulluk edin." diye kardeşleri Salih'i gönderdik. Ne var ki birbirleri ile çekişen iki grup oldular.
Ant olsun ki Semud halkına da, "Allah'a kulluk edin." diye kardeşleri Salih'i gönderdik. Ne var ki birbirleri ile çekişen iki grup oldular.
Andolsun, biz Semud (kavmine de) kardeşleri Salih'i: "Yalnızca Tanrı'ya kulluk edin" diye (demek üzere) gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirlerine düşman kesilmiş iki gruptur.
Andolsun ki biz Semud (kavmin) e de, Allaha ibadet edin diye, biraderleri Saalihi gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirleriyle çekişir iki fırka (oldular).
Andolsun ki; Semud'a da kardeşleri Salih'i; Allah'a ibadet edin, diye gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki grup oluverdiler.
(45-53) Kesin olan şu ki b iz Semud kavmine kardeşleri Salih'i Allah'a ibadet etmeleri için gönderdik , bir vakit onlar, iki fırka halinde kavga ediyorlardı / hasımlaşıyorlardı. Salih d edi ki ey kavmim güzellikten önce niye kötülüğü çabucak istiyorsunuz, keşke Allah’ın bağışlamasını / istiğfarını istiyor olsaydınız böylelikle belki esirgenmiş olurdunuz. Dediler ki seninle ve beraberindekilerle, biz uğursuzlandık. Salih dedi ki u ğursuzluklarınız Allah’ın yanındandır, bilakis siz imtihan edilen bir kavimsiniz. Şehirde tam dokuz öbektiler, arzda bozgunculuk yapıyorlardı ve ıslah etmiyorlardı. Onu / Salih’i ve yakın çevresini bir gece baskını ile öldürelim, velilerine de onların helakine şahit değiliz, kesinlikle doğru söylüyoruz deriz. Böyle bir tuzağı kurdular, bizde bir tuzak kurduk onlar bilincinde değildiler / şuurunda değildiler. Bak! tuzakları nasıl sonuçlandı , onları (dokuz öbeği) ve kavimlerinin hepsini darmadağın ettik. İşte bunlarda zulümleri nedeniyle bomboş / virane / ıssız evleri, kesinlikle bunda bilen bir kavim için bir gösterge / bir ayet vardır. Biz de iman edenleri sakınmalarından dolayı kurtardık.
Andolsun biz, “Allah’a ibadet edin!” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i, peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün?Onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.
Andolsun biz, Semud (kavmin)e de kardeşleri Salih'i: "Allah'a kulluk edin!" demesi için gönderdik. Baktı ki onlar, birbiriyle çekişen iki bölük olmuşlar.
Semud'a da kardeşleri Salih'i, "Allah'a kulluk edin" desin diye elçi olarak gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki taraf oldular dipnot 1 .
Semud'a, elçi olarak kardeşleri Salih'i gönderdik. Allah'a kulluk edin, dedik. Onlar kısa sürede birbirlerine düşman iki taraf oldular.
Semud kavmine, Allah’a ibadet etsinler diye, kardeşleri Salih’i göndermiştik. Hemen birbiriyle çekişen iki gruba ayrıldılar.
Semud kavmine, Allah'a kulluk etsinler diye, kardeşleri Salih'i göndermiştik. Hemen birbirleriyle mücadele eden iki grup oluverdiler.
Yemin olsun, Semud'a da kardeşleri Salih'i, şunu tebliğ etmek üzere gönderdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin." Bir de ne görelim, onlar birbiriyle boğuşan iki fırka oluvermişler.
And We sent to Thamud -the Thamudites- their brother Saleh to exhort them to pay low submissive reverence for Allah but they were divided among themselves into two parties occasioning disputes against each other leading to hostile feeling and action.
To the people of Thamud We sent their brother, Salih, saying, ‘Worship God alone,’ but they split into two rival factions.
We sent (aforetime), to the Thamud, their brother Salih, saying, "Serve Allah": But behold, they became two factions quarrelling with each other.
And dipnot 1 We sent to Thamud their brother Salih (with the Message): "Serve Allah," but all of a sudden they became split into two quarrelling factions. dipnot 2
To Thamud We sent their brother Salih telling them to worship Allah, and straightaway they divided in two, arguing with one another.
And indeed We sent to Thamûd their brother Sâlih, saying: "Worship Allâh (Alone and none else). Then look! They became two parties (believers and disbelievers) quarreling with each other."
Certainly We sent to Thamūd Ṣāliḥ, their brother, [with the summons:] ‘Worship Allah!’ But thereat they became two groups contending with each other.
And (likewise) We sent to Thamûd their kinsman Sâlih, (who said), `Worship Allâh. ' But (as soon as they heard this preaching) they broke up into two factions who contended with each another.
And We sent to Thamood their brother Salih: 'Serve you God!' And behold, they were two parties, that were disputing one with another.
As to Thamood, I (God) appointed their brother Saleh as my Prophet to invite them to worship the Lord. Instead [ of being united under the flag of the Lord and find peace,] they turned into two fighting groups.
And we sent unto Thamud their brother Zali'h, 'Serve God;' but behold, they were two parties who contended!
We have sent to Thamud their brother Saleh: "You shall serve God." But they became two disputing groups.
Also We heretofore sent unto the tribe of Thamud their brother Saleh; who said unto them, Serve ye God. And behold, they were divided into two parties, who disputed among themselves.
And it was said to her, "Enter the court. " And when she saw it, she thought it was a pool, and she bared her legs (tucked up her skirt to go into it). Said he, "Verily, it is a court paved with glass!" Said she, "My Lord! Verily, I have wronged my soul, but I do now Surrender ( i.e. in Islam) with Solomon to the Lord of the Worlds!"
And indeed We already sent to Thamûd their brother Salih, (saying), "Worship Allah. " Then, only then were they two groups, standing adversaries one with the other.
And We verily sent unto Thamud their brother Salih, saying: Worship Allah. And lo! they (then became two parties quarrelling.
We sent to Thamud their brother Saleh (who said): "Worship God. " But they were divided into two groups disputing with one another.
AND [likewise], indeed, We sent unto [the tribe of] Thamud their brother Salih [with this message]: "Worship God alone!" and, behold, they were [split into] two factions contending with one another.
And We certainly sent to the people of Thamûd their brother Ṣâliḥ, proclaiming, "Worship Allah," but they suddenly split into two opposing groups.[1]
And We have sent to Thamud their brother Saleh: "You shall serve God. " But they became two disputing groups.
We have sent to Thamoud their brother Saaleh, saying, "You shall worship GOD." But they turned into two feuding factions.
And We had certainly sent to Thamud their brother Salih, [saying], "Worship Allah," and at once they were two parties conflicting.
And We sent to Thamūd their brother Ṣāliḥ: “— That you serve God,” but then were they two factions quarrelling.
And, indeed, We sent to Thamud their brother Saleh saying, "Serve Allah alone. " They had become divided into two contending classes (the rich and the poor).
(Before now), We sent to the Samood (Thamud), their brother Sálih, saying, "Worship (serve) Allah:" But look! They became two groups arguing with each other.
And We sent to Thamūd their brother SāliH saying (to them), "Worship Allah". Then suddenly they became two groups quarrelling with each other.
And We have sent to Thamud their brother Saleh: "You shall serve God." But they became two disputing groups.