Diyanet İşleri
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Bakara suresi
Bakara suresi, 53. ayet. وَإِذْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
veiẕ âteynâ mûse-lkitâbe velfürḳâne le`alleküm tehtedûn.
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hatırlatılan nimetler: denizin yarılması, buzağı, Kitap Bakara 47–53 3
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Hani siz, "Ey Musa! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 49–54. ayetler için yazılmıştır.
49-54. Burada Yüce Allah İsrailoğullarına nimetlerini tafsilatı ile saymaya başlayarak şöyle buyurmaktadır: “Hatırlayın ki sizi Firavun hanedanından” Firavun’dan, onun ileri gelenlerinden ve askerlerinden “kurtarmıştık.” Bundan önce ise “Onlar size azabın en kötüsünü tattırıyor” sizleri çeşitli işlerde ve hizmetlerinde (köle olarak) kullanıyorlardı. “Azabın en kötüsü” azabın en ağırı demektir ki o da şudur: “oğullarınızı boğazlıyor” çoğalırsınız korkusu ile boğazlayarak öldürüyorlar “kız çocuklarınızı diri bırakıyorlardı” onları öldürmüyorlardı. Böylece sizler ya öldürülüyor yahut da ağır işlerde çalıştırılıp zelil edilmek üzere hayatta bırakılıyordunuz ki bu da o kimseye bir lütuf olarak gösteriliyor ve onun üzerinde üstünlük kurularak yapılıyordu. Bu ise aşağılanmalarının en ileri derecesidir. İşte Yüce Allah onları (bu durumda iken) tam anlamı ile kurtarmış ve gözleri iyice aydın olsun diye bakıp dururlarken düşmanlarını suda boğmuştu. “Bunda” kurtarılmanızda, “sizin için Rabb’iniz tarafından büyük bir nimet” yani lütuf ve ihsan “bulunuyor.” İşte bu da şükretmenizi ve O’nun emirlerini yerine getirmenizi gerektiren hususlardandır.
Daha sonra Yüce Allah, onlara büyük bir nimet olan, genel ve kapsamlı maslahatlar içeren Tevrat’ı onlara indirmek için Mûsâ aleyhisselam ile kırk gece sözleşmesi yönündeki lütfunu hatırlatmaktadır. Ancak onlar bu sözleşme süresinin tamamlanmasına kadar sabredemediler. O’nun arkasından yani Musa’nın gidişinden sonra buzağıya taptılar. “(kendinize) zulmettiniz” Yani zulmettiğinizi de biliyordunuz. Size karşı delil ortaya konulmuştu. İşte böylesi suçun ve günahın en büyüğüdür. Daha sonra O, size tevbe etmenizi emretti, bu tevbenin de birbirinizi öldürmek şeklinde olacağını Peygamberi Mûsâ aleyhisselam’ın diliyle bildirdi. Bunu yapınca da Allah “şükredersiniz diye” sizi affetti.
[“Hani doğru yola gelirsiniz diye Mûsâ’ya Kitab’ı ve Furkan’ı vermiştik.” Yani şu nimetimizi de hatırlayın ki biz, sapıklıktan kurtulup hidayete kavuşmanız için Musa’ya hakkı batıldan ayıran Kitabı -ki o Tevratt’tır- vermiştik.]
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hak ile batılın, hidayet ile dalaletin arasını ayıran Tevrat'ı Musa -alehisselam-'a verdik, bu nimeti de hatırlayın. Umulur ki, bu nimetimiz ile hakkı bulursunuz.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışların arasını ayır" dedi.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitabı ve furkânı dipnot 1 (doğruyu yanlıştan ayırma yeteneği) vermiştik.
Yine doğru yolu bulmakta kılavuz edinmeniz için Musa'ya hakkı batıldan ayıran Kitabı vermiştik.
Ve (hatırlayın), Musa'ya ilahi kelamı -(böylece) doğruyu yanlıştan ayırt etmek için (kullanacağı) ölçüyü -vermiştik ki doğru yola yönelesiniz;
Hani Musa'ya Kitabı (varlığın hakikati bilgisini) ve Furkan'ı (doğrularla yanlışları ayırt etme yetisini - bilgisini) vermiştik; gerçeğe yönelesiniz diye.
Ve hidayete eresiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furkan'ı verdik.
Doğru yolu bulasınız diye Musâ'ya Kitab'ı ve furkân (hak ile bâtılı ayıran hükümler) ı verdik.
Ve Musa'ya, Kitap'ı ve Gerçeği Ayrıştıran'ı verdik; belki doğru yola erişirsiniz diye.
Hani biz, doğru yolu bulasınız diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.
Yola gelmeniz için de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik.
Yola gelmeniz için de Musa'ya kitabı ve yasayı verdik.
Ve bir vakit Musa'ya o Kitab'ı ve Furkan'ı verdik, gerekirdi ki, doğru yolda gidesiniz.
Ve bir vakit Musaya o kitabı ve fürkanı verdik, gerekti ki doğru gidecektiniz
Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı dipnot 1 verdik.
Ve hidayete ermeniz için de Musa'ya kitabı ve furkanı verdik.
Hani Musaya, (sapıklıkdan ayrılıb) doğru yola gelesiniz diye, ("Tur" da) o kitabı (Tevratı) ve Furkaanı (Hak ile batılı ayırd eden hükümleri) vermişdik.
Hani, Musa'ya; hidayete eresiniz diye kitab ve furkan vermiştik.
(51-61) Musa’dan kırk gece sözü / vaadi aldık , sonra Onun ardından / Musa’nın ardından buzağıyı edindiniz , siz zalimdiniz. Sonra bunun ardından sizi böylelikle belki şükredersiniz diye sizi affettik, Bir vakit Musa’ya kitabı ve Ayırıcıyı / Furkan’ı verdik ki böylelikle belki yola girersiniz. Musa kavmine dedi ki ey kavmim siz buzağıyı edinmek suretiyle nefislerinize zulmettiniz, yaratıcınıza vazgeçmiş olarak tövbe edin ve de “kendinizi öldürün”, işte bu, sizin için yaratıcınız yanında daha hayırlıdır , sizin tövbele riniz kabul eder , O, kesinlikle tövbeleri çokça kabul edendir, esirgeyendir dedi. Siz de dediniz ki Ey Musa! Açıkça Allah’ı görmedikçe sana iman etmeyeceğiz” sizi bir yıldırım yakaladı / öldürdü. (Firavun ailesini boğarken ki baktığınız gibi) siz de bakıyordunuz, s onra sizi ölümünüzün ardından yeniden dirilttik böylelikle belki teşekkür edersiniz. Üzerinize buluttan bir gölge yaptık , üzerinize menne ve selva indirdik / bıldırcın eti ve kudret helvası indirdik, rızık olarak size verdiklerimizin hoş ve temiz olanlarından yiyin dedik, bize zulüm edemediler ve lakin kendilerine zulmettiler. Bir vakit size “Bu memlekete girin, istediğiniz taraftan bol bol yiyin, kapıdan secde ederek girin, günahlarımızı bizden kaldır / hıtta deyin, biz de sizi günahlarınızdan bağışlayalım, güzel davrananlara ilerde ziyadesiyle vereceğiz dedik. Kafirler kendilerine söyleneni başka bir sözle değiştirdiler (Hıtta yerine kılçıklı buğday anlamında hınta dediler güya dalga geçtiler , tahrif harfle başlar ) ve biz de yoldan çıkmaları / fasık olmaları nedeniyle zalimler üzerine pislik bir azap indirdik. Musa kavmi için su dilemişti, biz de asan ile vur taşa dedik, Ondan on iki göze fışkırdı. (Yakub’un on iki soyu) Her bir insan içeceği yeri bildi , Allah’ın rızkından yiyin için haddi aşıp arzda bozgunculuk çıkarmayın. Bir vakit de dediniz ki Ey Musa tek yemeğe dayanamıyoruz , Rabbine dua et bizim için, arzın yetiştirdiği şeylerden baklasından, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından çıkarsın , dedi ki hayırlı olanı daha değersiz olanla / edna olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Şehire / Mısır’a (ekim dikim yapılan yer) inin, sorduklarınız sizin için orada var. Üzerlerine zillet / utanç ve yoksulluk damgası vuruldu , Allah’tan bir azaba çarpıldılar , bu, onların Allah’ın ayetlerini yok sayıyor olmalarındandı ve haksız yere nebileri öldürüyor olmalarındandı , bu, onların haddi aşıp isyan etmelerinden dolayıydı.
Hani, doğru yolu bulasınız diye size Kitab’ı (Tevrat’ı) ve Furkan’ı (Hak ile bâtılı ayıran ilahî hükümleri) vermiştik.
Yola gelesiniz diye Musa'ya Kitap ve furkan (gerçekle batılı birbirinden ayıran ölçü) vermiştik.
Bir de yola gelebilmeniz için Musa'ya o kitabı, o furkanı dipnot 1 vermiştik. dipnot 2
Belki doğru yola gelirsiniz diye Musa'ya o kitabı, o furkanı dipnot 1 vermiştik.
Hidayete eresiniz diye Musa’ya kitabı ve furkanı vermiştik.
Doğru yola gelesiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.
İyiye ve güzele yol bulursunuz ümidiyle Musa'ya Kitap'ı ve furkanı/hakla batılı ayıran mesajı vermiştik.
"We gave Mussa the Book, the canon, illuminating the intellect and imparting the soundness of judgement in the choice of what is morally good, honest and straightforward, so that you may hopefully be guided into all truth",
Remember when We gave Moses the Scripture, and the means to distinguish [right and wrong], so that you might be guided.
And remember We gave Moses the Scripture and the Criterion (Between right and wrong): There was a chance for you to be guided aright.
And recall (that while you were committing this wrong) We gave Moses the Scripture dipnot 1 and the Criterion that you are guided to the Right Way.
Remember when We gave Musa the Book and discrimination so that perhaps you would be guided.
And (remember) when We gave Mûsâ (Moses) the Scripture [the Taurât (Torah)] and the criterion (of right and wrong) so that you may be guided aright."
And when We gave Moses the Book and the Criterion so that you might be guided.
And (recall) when We gave Moses the Scripture and the Discrimination (- clear proof and argument to know the right from the wrong), so that you might be guided aright.
And when We gave to Moses the Book and the Salvation, that haply you should be guided.
Also remember My favor to you as I gave Moses Scripture and the Criterion [to distinguish between right and wrong] so that you may be guided [to the right path].
And when we gave Moses the Scriptures and the Discrimination; perhaps ye will be guided.
We gave Moses the book and the criterion so that perhaps you would be guided.
And when we gave Moses the book of the law, and the distinction between good and evil, that peradventure ye might be directed.
And remember when We gave Moses the Scriptures and the Criterion; you had a chance to be guided.
And (remember) as We brought Mûsa (Moses) the Book and the all-distinctive Furqan, (Literally: the Criterion for right and wrong) that possibly you would be guided.
And when We gave unto Moses the Scripture and the criterion (of right and wrong), that ye might be led aright.
Remember, We gave Moses the Book and Discernment of falsehood and truth, that you may be guided.
And [remember the time] when We vouchsafed unto Moses the divine writ-and [thus] a standard by which to discern the true from the false -so that you might be guided aright;
And ˹remember˺ when We gave Moses the Scripture—the decisive authority—that perhaps you would be ˹rightly˺ guided.
And We gave Moses the Scripture and the criterion, perhaps you would be guided.
Recall that we gave Moses scripture and the statute book, that you may be guided.
And [recall] when We gave Moses the Scripture and criterion that perhaps you would be guided.
And when We gave Moses the Writ and the Division, that you might be guided.
For this purpose We gave Moses a Code of Law, and the Criterion for you to clearly distinguish between right and wrong that you might be led aright.
And (remember), We gave Musa (Moses) the Scripture and the Criterion (right from wrong): There was a chance for you to be rightfully guided.
Then We gave Mūsā the Book and the Criterion (of right and wrong), so that you may find the right path.
And We gave Moses the Book and the criterion, perhaps you would be guided.