En'âm suresi

En'âm suresi, 159. ayet

En'âm suresi, 159. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ فَرَّقُوا۟ دِينَهُمْ وَكَانُوا۟ شِيَعًا لَّسْتَ مِنْهُمْ فِى شَىْءٍ إِنَّمَآ أَمْرُهُمْ إِلَى ٱللَّهِ ثُمَّ يُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ

inne-lleẕîne ferraḳû dînehüm vekânû şiye`al leste minhüm fî şey'. innemâ emruhüm ile-llâhi ŝümme yünebbiühüm bimâ kânû yef`alûn.

Diyanet İşleri

Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 156–162 · surenin 159. ayeti / 165

Konu Mûsâ'ya verilen Kitap; dinlerini parçalayanlar En'âm 154–160 3

  1. En'âm 156–157

    (156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

  2. En'âm 158

    (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesini ya da Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi gözlüyorlar? Rabbinin ayetlerinden bazısı geldiği gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış olan bir kimseye (o günkü) imanı fayda vermez. De ki: "Siz bekleyin. Şüphesiz biz de bekliyoruz."

  3. 159

    Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

  4. En'âm 160

    Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.

  5. En'âm 161

    De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."

  6. En'âm 162

    Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

159. Yüce Allah, burada birilerini tehdit etmektedir. Bunlar, dinlerini parça parça eden, yani onu kısım kısım ayırıp dinleri hususunda tefrikaya düşen, bunun sonucunda da yahudilik, hristiyanlık, mecusilik gibi dinden sadece kişiye hiçbir fayda sağlamayacak birtakım isimleri pay edip alanlardır. Ya da şeriatın sadece bir bölümünü alıp onu din kabul etmeleri ve onun benzerini yahut da ondan daha da önemlisini terk etmeleri suretiyle imanları kâmil olmayan kimselerdir. Nitekim ümmeti bölen bid’at ve dalâlet ehli fırkaların durumu bu şekildedir. Buna göre ayet-i kerime dinin bir araya gelmeyi ve kaynaşmayı emrettiğine, buna karşılık din hususunda, dinin usulünde ve fer’î meselelerinde tefrikaya düşmenin yasakladığına delil vardır.

Devamla Yüce Allah dinlerini parça parça edip tefrikaya düşenlerden uzak kalmasını emrederek: “Senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur” buyurmaktadır. Yani sen onlardan değilsin, onlar da senden değildirler. Çünkü onlar sana muhalefet etmiş ve sana karşı inatlaşmış kimselerdir. “Onların işi ancak Allah’a aittir.” O’na döndürüleceklerdir ve O da amellerinin karşılığını onlara verecektir. “Sonra da O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Dinlerinin bir kısmını uygulayıp, bir kısmını terk etmek suretiyle onu paramparça kılan ve birçok ayrı fırkalara bölünen Yahudi ve Hristiyanlarla senin bir ilişkin yoktur. Sen onların içinde bulundukları sapıklıklardan berîsin. Senin sorumluluğun onları uyarmaktan başka bir şey değildir. Onların durumları Allah’a kalmıştır. Sonrasında kıyamet günü gelince dünyada yapmış oldukları şeyleri onlara bildirecek ve yaptıklarının karşılığını verecektir.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne gerçekten
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. فَرَّقُوا۟ ferraku parça parça eden kök: فرق
  4. دِينَهُمْ dinehum dinlerini kök: دين
  5. وَكَانُوا۟ ve kanu ve olanlar (var ya) kök: كون
  6. شِيَعًۭا şiyean grup grup kök: شيع
  7. لَّسْتَ leste senin yoktur kök: ليس
  8. مِنْهُمْ minhum onlarla
  9. فِى fi
  10. شَىْءٍ ۚ şey'in hiçbir (ilişkin) kök: شيا
  11. إِنَّمَآ innema ancak
  12. أَمْرُهُمْ emruhum onların işi kök: امر
  13. إِلَى ila
  14. ٱللَّهِ llahi Allah'a (kalmış)tır kök: اله
  15. ثُمَّ summe sonra
  16. يُنَبِّئُهُم yunebbiuhum onlara haber verecektir kök: نبا
  17. بِمَا bima şeyleri
  18. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  19. يَفْعَلُونَ yef'alune yapıyorlar kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شيع (12 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş)

    (31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    (Ne var ki) mü'minlerin hepsi toptan seferber olacak değillerdir. Öyleyse onların her kesiminden bir grup da, din konusunda köklü ve derin bilgi…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    "Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din…

  • Aynı kök: شيع (12 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar derin bir şüphe içindeydiler.

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…

  • Aynı kök: ليس (89 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (Allah) onlara yapmış olduklarını (mahşerde) bildirecektir. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:103, 105; Enfâl 8:46; Mü'minûn 23:53; Rûm 30:30-32.

Mustafa İslamoğlu

Dinlerini paramparça edip fırkalara taraftar olanlara gelince: Senin onlar için yapabileceğin bir şey yok. Zira onların işi yalnız Allah'a kalmıştır: Sonunda Allah onlara yaptıklarının hesabını soracaktır.

Muhammed Esed

İnançlarının bütünlüğünü bozarak guruplara, fırkalara ayrılanlara gelince: onlar için yapabileceğin bir şey yoktur. Unutma, onların işi Allaha kalmıştır: ve zamanı geldiğinde Allah onlara vaktiyle yaptıklarını gösterecektir.

Ahmed Hulusi

Din anlayışlarını parça parça edip, cemaat cemaat olanlar var ya, (Rasulüm) senin onlarla hiçbir işin olamaz! Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. . . Sonra, onlara yapmakta olduklarının içyüzünü bildirecektir.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiç bir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

Ali Özek ve heyeti

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.

Ali Rıza Safa

Aslında, dinlerini parçalayarak kümelere ayrıldılar. Sen, hiçbir konuda onlardan değilsin. Onların işi, Allah'a kalmıştır. Sonra, yaptıklarını onlara bildirecektir.

Bayraktar Bayraklı

Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra Allah, onlara yaptıklarını haber verecektir.

Edip Yüksel

Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Peygambere yakıştırılan Hadisleri ve ruhbanları izleyenler, mezhep ve tarikatlara ayrılmışlardır. * Bak 3:105; 23:52-56.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiç bir ilişkin yoktur. Onların işi ALLAH'a kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dinlerini parça parça edip ayrı ayrı gruplara ayrılanlarla senin hiçbir alakan yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra O, kendilerine ne yaptıklarını haber verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Dinlerini tefrikaya düşürüb de şiy'a şiy'a olanlar var a, senin onlarla hiç bir alakan yoktur, onların işi Allaha kalmıştır, sonra o kendilerine ne ettiklerini haber verir

Erhan Aktaş

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra O, onlara yaptıklarını bildirecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra O, onlara yaptıklarını bildirecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dinlerini parça parça edip, gurup gurup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra O, onlara yaptıklarını bildirecektir.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiç bir şeyde onlardan değilsin. Onların buyruğu ancak Tanrı'yadır / Tanrı'ya kalmıştır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.

Hasan Basri Çantay

Dinlerini (bir kısmına inanıb bir kısmını inkar etmek suretiyle) parça parça edenler, ayrı ayrı fırkalar olanlar (yok mu?) sen hiç bir vech ile onlardan değilsin. Onların işi (cezası) ancak Allaha aiddir. Sonra O, ne yapıyorlardı, kendilerine haber verecekdir.

İbni Kesir

Dinlerini parça parça edenler, bölük bölük olanlar yok mu? Senin onlarla hiçbir alakan yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Sonra O, ne yapmakta idiklerini kendilerine haber verecektir.

Mehmet Alagaş

(154-159) Sonra Musa’ya en güzel üzere tamamlanmış, her şeyi için ayrıntılandırma, yola iletici ve rahmet olan kitabı verdik , böylelikle onlar, Rableri ile buluşmaya belki inanırlar. İşte bu da kitaptır onu bizler bereket üzere indirdik, ona uyun ve sakının ki böylelikle belki sizlere acınır / merhamet edilir . Sizlerin bizden önce sadece bu iki gruba / taifeye mi indi , (Hristiyan ve Yahudi) bizler de onların öğrendiklerinden / ders aldıklarından habersizdik / gafildik dememeniz için yahut bize de bir kitap inseydi de bizler de onlardan olup , yola girseydik dememeniz için. Sizlere kesinlikle Rabbinizden açıklayıcı yola iletici / rehber ve esirgeme / rahmet geldi. Allah ’ın ayetlerini yalanlayandan ve ona rastlamaktan / tesadüf etmekten kaçınandan daha zalim kim olabilir ki? Ayetlerimizden kaçınanları , kaçınmaları nedeniyle azabın kötüsü ile cezalandıracağız. Meleklerin onlara gelmesini m i ya da Rablerinin gelmesini mi yahut Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin bazısının geldiği gün daha önceden inanmamış ise yahut imanı nedeniyle bir hayır elde etmemişse, o kişiye iman etmesi fayda etmez. De ki bekleyin bakalım bizler de bekliyoruz. Muhakkak ki dinlerini farklılaştırıp ayrık bir grup olanlar herhangi bir şey üzre değildirler , Onların işleri Allah’a kalmıştır sonra onlara yaptıkları bildirilecek / haber verilecek.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dinlerini parça parça edip fırka fırka ayrılanlar var ya; senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a aittir. Sonra O, yaptıklarını kendilerine haber verecektir.

Süleyman Ateş

Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.

Süleymaniye Vakfı

Dinlerini parça parça edip belli kişiler etrafında toplananlar var ya! Sen hiçbir konuda onlardan değilsin. Onların işi Allah'a kalmıştır dipnot 1 . Daha sonra Allah, yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu husus İncil'de şöyle geçer: "Akılsız tartışmalardan, soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasa'yla ilgili çekişme ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir. Birinci ve ikinci uyarıdan sonra fırkacı (bölücü) kişiyle ilişkini kes. Böyle birinin sapmış olduğundan ve günah işlediğinden emin olabilirsin; o kendi kendini mahkum etmiştir." (İncil,
    Titus 3:9-11 — Yeni Ahit, Titus; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Titus 3:9

    Akılsız tartışmalardan, soyağacı didişmelerinden, Kutsal Yasayla ilgili çekişme ve kavgalardan sakın. Bunlar yararsız ve boş şeylerdir.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    )

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dinlerini bölük bölük edip her biri bir kişinin taraftarı olmuş olanlar var ya, sen hiçbir konuda onlardan olamazsın. Onların işi Allah'a kalmıştır. Daha sonra Allah, onların yaptıklarını kendilerine bildirecektir.

Şaban Britch

Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin bir ilgin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra da onlara ne yaptıklarını bildirecektir.

Şaban Piriş

Dinlerini parça parça edip, gruplara ayrılanlar ile senin bir ilgin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. İleride onlara ne yaptıklarını bildirecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who broke the unity of their religion and separated it into parts in fact and in thought, in opinion and in feeling and in interest and set themselves at variance shall have much to answer for; you are not a part of them nor have you a personal relation with them nor will you be responsible for the way they conduct themselves in life. Their account rests with Allah Who shall inform them in Day of Judgement of all that they perpetrated of wrong doings.

Abdul Haleem

As for those who have divided their religion and broken up into factions, have nothing to do with them [Prophet]. Their case rests with God: in time He will tell them about their deeds.

Abdullah Yusuf Ali

As for those who divide their religion and break up into sects, thou hast no part in them in the least: their affair is with Allah: He will in the end tell them the truth of all that they did.

Abul A'la Maududi

Surely you have nothing to do with those who have made divisions in their religion and become factions. dipnot 1 Their matter is with Allah and He will indeed tell them (in time) what they have been doing.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is addressed to the Prophet (peace be on him) and through him to all followers of the true faith. The import of this statement is that true faith has always consisted, and still consists, in recognizing the One True God as one's God and Lord; in associating none with God in His divinity - neither in respect of His essence, nor of His attributes, nor of His claims upon His creatures; in believing in the Hereafter and hence considering oneself answerable before God; and in living according to those principles and values which have been communicated by God to mankind through His Prophets and Books. This was the religion entrusted to man at the beginning of human life. The religions which emerged later stemmed from the perverted ingenuity of man, from his baser lusts, and from an exaggerated sense of devotion to venerable personalities. Such factors corrupted the original religion and overlaid it with harmful innovations. Hence, people modified and distorted the original beliefs by mixing them with products of their conjecture and philosophical thinking. More and more innovations were added to the original laws of the true religion. Putting aside the Law of God, men set themselves up as their own law-makers, indulged in hair-splitting elaborations, and exaggerated the importance of disagreements in minor legal problems. They showed excessive veneration for some Prophets of God and some standard-bearers of the true religion, and directed their rancour and hatred against the others. Thus there emerged innumerable religions and sects, the birth of each leading to the fragmentation of humanity into an ever-increasing number of mutually hostile groups. Anyone who decides to follow the true religion must therefore cut himself off from all factions and chart an independent course.

Aisha Bewley

As for those who divide up their deen and form into sects, you have nothing whatsoever to do with them. Their affair will go back to Allah and then He will inform them about what they did.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who divide their religion and break up into sects (all kinds of religious sects)[1], you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) have no concern in them in the least. Their affair is only with Allâh, Who then will tell them what they used to do.

Ali Quli Qarai

Indeed those who split up their religion and became sects, you will not have anything to do with them. Their matter rests only with Allah; then He will inform them concerning what they used to do.

Amatul Rahman Omar

Verily, those who have caused a split in their religion and became (divided into) sects you have no concern whatsoever with them. Their case will come before Allâh, then He will (judge it) and will fully inform them of what they have been doing.

Arthur John Arberry

Those who have made divisions in their religion and become sects, thou art not of them in anything; their affair is unto God, then He will tell them what they have been doing.

Bijan Moeinian

You have nothing to do with those who have divided their religions and created different sects [and dividing the entire humanity into fighting groups. ] God [in the Day of Judgment] will take care of them and bring the severity of their crime into their attention.

E. Henry Palmer

Verily, those who divided their religion and became sects, thou hast not to do with them, their matter is in God's hands, He will yet inform them of that which they have done.

Edip-Layth

Those who have divided their system and become sects, you have nothing to do with them. Their matter will be with God, then, He will inform them of what they had done.

George Sale

They who make a division in their religion, and become sectaries, have thou nothing to do with them; their affair belongeth only unto God. Hereafter shall He declare unto them that which they have done.

Hamid S. Aziz

Verily, those who divided their religion and became sectarians, you have no concern with them. Their affair is in the hands of Allah, He will then inform them of that which they used to do.

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have caused disunity in their religion and (become) sects, you are not one of them in anything; surely their Command (i. e., the Command of Allah to them) is only to Allah; thereafter He will fully inform them of whatever they were performing.

Marmaduke Pickthall

Lo! As for those who sunder their religion and become schismatics, no concern at all hast thou with them. Their case will go to Allah, Who then will tell them what they used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

As for those who have created schisms in their order, and formed different sects, you have no concern with them. Their affair is with God. He will tell them the truth of what they were doing.

Muhammad Asad

VERILY, as for those who have broken the unity of their faith and have become sects - thou hast nothing to do with them. Behold, their case rests with God: and in time He will make them understand what they were doing.

Mustafa Khattab

Indeed, you ˹O Prophet˺ are not responsible whatsoever for those who have divided their faith and split into sects. Their judgment rests only with Allah. And He will inform them of what they used to do.

Progressive Muslims

Those who have divided their system and become sects, you are not with them in anything. Their matter will be with God, then He will inform them of what they had done.

Rashad Khalifa

Those who divide themselves into sects do not belong with you. Their judgment rests with GOD, then He will inform them of everything they had done.

Sahih International

Indeed, those who have divided their religion and become sects - you, [O Muúammad], are not [associated] with them in anything. Their affair is only [left] to Allah ; then He will inform them about what they used to do.

Sam Gerrans

Those who have divided their doctrine and become sects: thou art not of them in anything; their affair is but with God; then will He inform them of what they did.

Shabbir Ahmed

(There is only one Straight Path. ) O Messenger! Those who break the unity of their DEEN and become sects, you have nothing to do with them whatsoever. Behold, their case will go to Allah and He will tell them what they had been doing.

Syed Vickar Ahamed

Verily, as for those who divide their religion and break it up into sects, you have no part in them in the least: Their affair is with Allah: He will tell them the Truth in the end of all that they did.

Taqi Usmani

Surely, those who have made divisions in their religion and turned into factions, you have nothing to do with them. Their case rests with Allah alone; then He will tell them what they have been doing.

The Monotheist Group

Those who have divided their system and become sects, you are not with them in anything. Their matter will be with God, then He will inform them of what they had done.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 159. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 159. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 159. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩