Bakara suresi

Bakara suresi, 101. ayet

Bakara suresi, 101. ayet. وَلَمَّا جَآءَهُمْ رَسُولٌ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٌ لِّمَا مَعَهُمْ نَبَذَ فَرِيقٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ كَأَنَّهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

velemmâ câehüm rasûlüm min `indi-llâhi müṣaddiḳul limâ me`ahüm nebeẕe ferîḳum mine-lleẕîne ûtü-lkitâb. kitâbe-llâhi verâe żuhûrihim keennehüm lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 98–104 · surenin 101. ayeti / 286

Konu Cebrâil'e düşmanlık, Süleyman ve sihir Bakara 97–103 3

  1. Bakara 98

    Her kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.

  2. Bakara 99

    Andolsun, biz sana apaçık ayetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkar eder.

  3. Bakara 100

    Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

  4. 101

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

  5. Bakara 102

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

  6. Bakara 103

    Eğer onlar iman edip Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmış olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olacaktı. Keşke bilselerdi!

  7. Bakara 104

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

101. “Onlara Allah tarafından yanlarındakini doğrulayan bir peygamber geldiği zaman” Yani bu şerefli Peygamber onlara yüce Kitab’ı ve beraberlerinde bulunana muvafık olan hakkı getirdiği vakit -ve onlar bu sırada kendi kitaplarına sımsıkı sarılmış olduklarını da iddia ediyorlarken- Peygambere ve O’nun getirdiklerine küfrettiler ve bunun sonucunda: “Kitap verilenlerden bir fırka Allah’ın” kendilerine indirmiş olduğu “Kitab’ını” ondan yüz çevirerek, ona iltifat etmeyerek “arkalarına attılar.” Bu, Allah’ın Kitab’ından yüz çevirmeyi ifade etmede daha ileri derecede bir ifadedir. Onlar bu davranışları ile cahillerdenmiş gibi davranıyorlardı. Hâlbuki onlar Peygamberin doğruluğunu ve getirdiklerinin gerçek mahiyetini bilen kimselerdir. Böylelikle Kitab ehlinden bu kesimin, Peygambere iman etmediklerinden dolayı ellerinde hak namına hiçbir şey kalmadığı açıkça ortaya konmaktadır. Zira onların bu Kitab’a küfretmeleri, farkında olmadıkları bir surette kendi kitaplarına da küfretmeleri sonucunu doğurmuştur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara Tevrat'ta vasfedilen vasfına uygun resul olarak geldiğinde, onlardan bir grup delalet ettiği bu şeyden yüz çevirdi. Ondaki hak ve doğru yoldan istifade etmeyi umursamayan cahilin durumuna benzeyerek önemsemeyip arkalarına attılar.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَمَّا velemma ne zaman
  2. جَآءَهُمْ ca'ehum onlara geldiyse kök: جيا
  3. رَسُولٌۭ rasulun bir elçi kök: رسل
  4. مِّنْ min
  5. عِندِ indi katından kök: عند
  6. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  7. مُصَدِّقٌۭ musaddikun doğrulayan kök: صدق
  8. لِّمَا lima şeyleri
  9. مَعَهُمْ meahum yanlarındaki
  10. نَبَذَ nebeze attılar kök: نبذ
  11. فَرِيقٌۭ ferikun bir gurup kök: فرق
  12. مِّنَ mine
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kendilerine
  14. أُوتُوا۟ utu verilenlerden kök: اتي
  15. ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe kitap kök: كتب
  16. كِتَـٰبَ kitabe kitabı kök: كتب
  17. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  18. وَرَآءَ vera'e arkasına kök: وري
  19. ظُهُورِهِمْ zuhurihim sırtlarının kök: ظهر
  20. كَأَنَّهُمْ keennehum sanki gibi
  21. لَا la
  22. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmiyorlarmış kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نبذ (12 geçiş) · Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat…

  • Aynı kök: نبذ (12 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Aynı kök: ظهر (59 geçiş)

    Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Allah, kitap ehlinden olup müşriklere yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine büyük bir korku saldı. Siz onların bir kısmını öldürüyor,…

  • Aynı kök: ظهر (59 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah tarafından kendilerine, beraberlerindekini doğrulayıcı bir elçi gelince, kitap ehlinden bir grup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına attılar. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:187.

Mustafa İslamoğlu

Onlara Allah katından ellerindeki hakikati doğrulayan bir elçi gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabına sırt döndüler;

Muhammed Esed

Ve(şimdi bile), ne zaman Allah'tan onlara halen sahip oldukları hakikati tasdik eden bir elçi gelse, kendilerini önceki çağlarda vahyedilen kelama bağlı sayanlardan bazısı, (O'nun dediklerinin) farkında değillermiş gibi ilahi kelama sırtlarını dönerler.

Ahmed Hulusi

Kendilerine Kitap (bilgi) verilenlerden bir grup, beraberlerinde olanı tasdik eden Allah indinden bir Rasul gelince (Yahudi olmadığı için), Kitabullahı (Hakikat bilgisini ve Sünnetullah'ı) arkalarına attılar, işin hakikatini bilmiyormuşçasına.

Ali Bulaç

Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerden bir takımı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitabını arkalarına attılar.

Ali Özek ve heyeti

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehli kitaptan bir grup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.

Ali Rıza Safa

Yanlarında olanı doğrulayan bir elçi, Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilenler arasından bir küme, sözde bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın Kitabı'nı arkalarına attılar.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, yanlarındaki kitabı doğrulayan peygamber geldiği zaman, kendilerine kitap verilenlerden bir grup, güya hakikati bilmiyorlarmış gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atarak ondan yüz çevirmişlerdi.

Edip Yüksel

Yanlarındakini doğrulayan bir elçi ALLAH tarafından görevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermiş gibi...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yanlarındakini doğrulayan bir elçi ALLAH tarafından görevli olarak kendilerine gelince, kitap verilenlerin bazısı, ALLAH'ın kitabını sırtlarının ardına attı. Bilmezlermiş gibi...

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara Allah tarafından yanlarındaki kitabı doğrulayıcı bir peygamber gelince, daha önce kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi Allah'ın kitabını arkalarına attılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

hem Allah tarafından onlara beraberlerindekini tasdikleyici bir Peygamber gelince, eski kitab verilenlerden bir kısmı Allahın kitabını, omuzlarının arkasına attılar sanki bilmiyorlarmış gibi de

Erhan Aktaş

Ne zaman onlara, Allah'tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli'nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne zaman onlara, Allah'tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli'nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ne zaman onlara, Allah'tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli'nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.

Gültekin Onan

Ne zaman onlara Tanrı katından yanlarındakini doğrulayan bir elçi gelse, kitap verilenlerin bir bölümü (feriykun), sanki bilmiyorlarmış gibi Tanrı'nın kitabını arkalarına (keennehüm) attılar.

Hasan Basri Çantay

Onlara ne zaman Allah katından nezdlerindeki (Kitabı) tasdik edici (ve doğrultucu) bir peygamber geldiyse kendilerine Kitab verilen (o kimse) lerden bir güruh sanki onlar (hakıykati) bilmiyorlarmış gibi Allahın Kitabını sırtlarının arkasına atmış (ondan yüz çevirmişidir.

İbni Kesir

Onlara, ne zaman Allah tarafından yanlarındaki kitabı tasdik edici bir peygamber geldiyse, kendilerine kitab verilenlerden bir güruh, sanki bilmiyormuş gibi, Allah'ın kitabını arkalarına atıverdi.

Mehmet Alagaş

(97-101) De ki Cibril’e düşman olan kimdir? O, muhakkak ki O’nu / (Kuran’ı) ellerindekini tasdikleyeni (Kuran’ı), iman edenlere kılavuz ve müjde olan ı (Kuran’ı) kalbine Allah’ın izni ile indirmiştir. Kim Allah’a, Meleklerine, Resullerine, Cibril’e ve Mikail’e düşman olursa şu kesindir ki Allah’ta kafirlere düşmandır. Kesin olan şu ki sana apaçık ayetleri indirdik onları / (ayetleri) ancak fasık olanlar inkâr eder. Her ne zaman onlar bir antlaşma yapsalar içlerinden bir bölümü ondan çekilirler / bozup atarlar , elbette onların çoğunluğu / ekserisi iman etmiyorlar. Onlara Allah’ın yanından beraberlerindeki olanı onaylayan / tasdik eden bir Resul geldiğinde kitap verilenlerden bir bölüm ondan çekilirler, Allah’ın kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi gerilerine / arkalarına atarlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara ne zaman ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup, sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına attılar.

Süleyman Ateş

Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı doğrulayıcı bir elçi gelince, Kitap verilmiş olanlardan bir grup, Allah'ın Kitabını sanki bilmiyorlarmış gibi, sırtlarının arkasına attılar.

Süleymaniye Vakfı

Allah katından, yanlarında olanı tasdik eden bir resul dipnot 1 gelince, kitap verilenlerden bir kısmı Allah'ın kitabını, sanki hiç bilmiyorlarmış gibi sırtlarının arkasına attılar.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen Resul (رسول), Kur'an'dır. Çünkü ayetin devamı, onların kulak ardı ettikleri 'resul'ün, Allah'ın kitabı olduğunu açıkça ifade etmektedir. Zaten resul, hem birine gönderilen söz hem de o sözü ileten elçi anlamındadır (Müfredat). Bu ayetteki "yanlarında olanı tasdik eden bir resul" ifadesinin bir benzeri Al-i İmran 3/81'de "yanınızda olanı tasdik eden bir resul" şeklinde geçer. Bu benzerlik, o ayette geçen resul kelimesinin de kitap anlamında olduğunun delilidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah katından, yanlarındakini (Tevrat'ı) onaylayan bir Kitap dipnot 1 gelince, Kitap verilenlerden bir kısmı Allah'ın bu Kitabını, sanki hiç bilmiyorlarmış gibi kulak ardı ettiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette geçen Resul (رسول), hem bilgi hem de bilgiyi ileten elçi anlamındadır (Müfredat). Bilgi, elçiden önemli olduğundan Allah Teala şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Elçimiz Muhammed'in, Allah'tan getirdiği bilgiler Kur'an'da toplandığından artık bizim için Resul, Kur'an'dır. Bu yüzden resul kelimesine, yerine göre Allah'ın Kitab'ı anlamını vereceğiz.

Şaban Britch

Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir rasûl gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allah’ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.

Şaban Piriş

Onlara ne zaman yanlarında olanı tasdik eden bir elçi gelse kendilerine kitap verilenlerden bir grup sanki Allah'ın kitabını bilmiyorlarmış gibi arkalarına atarlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah katından kendilerine, ellerinde bulunanı tasdikleyici bir resul geldiğinde, kitap verilenlerden bir fırka, Allah'ın Kitabı'nı hiç bilmiyorlarmış gibi kaldırıp arkalarına attılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when the prophesy in the authentic AL-Tawrah was fulfilled and the Prophet Muhammad arrived carrying the final message from Allah with the Quran validating AL-Tawrah, some of them shut their eyes to the prophesy ignoring their own Book which conforms to the will of Allah and turned their backs upon it as if they were never aware.

Abdul Haleem

When God sent them a messenger confirming the Scriptures they already had, some of those who had received the Scripture before threw the Book of God over their shoulders as if they had no knowledge,

Abdullah Yusuf Ali

And when there came to them a messenger from Allah, confirming what was with them, a party of the people of the Book threw away the Book of Allah behind their backs, as if (it had been something) they did not know!

Abul A'la Maududi

And whenever a Messenger from Allah came to them, confirming what they already possessed, a party of those who had been given the Scripture flung the Book of Allah behind their backs as if they knew nothing,

Aisha Bewley

When a Messenger comes to them from Allah confirming what is with them, a group of those who have been given the Book disdainfully toss the Book of Allah behind their backs, just as if they did not know.

Al-Hilali & Khan

And when there came to them a Messenger from Allâh (i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم) confirming what was with them, a party of those who were given the Scripture threw away the Book of Allâh behind their backs as if they did not know!

Ali Quli Qarai

And when there came to them an apostle from Allah, confirming that which is with them, a part of those who were given the Book cast the Book of Allah behind their back, as if they did not know [that it is Allah’s Book].

Amatul Rahman Omar

And (now) when a great Messenger (Muhammad) has come to them from Allâh confirming that (Scripture) which is with them, a party of those who were given the Scripture cast away the Book of Allâh behind their backs, as if they know (it) not.

Arthur John Arberry

When there has come to them a Messenger from God confirming what was with them, a party of them that were given the Book reject the Book of God behind their backs, as though they knew not,

Bijan Moeinian

Now that a Messenger of God has come to them, who confirms what is with them (the original Scriptures), a group of the people of the Scriptures (Jews and Christians) choose to deny him. By doing so, they deny their own Scriptures

E. Henry Palmer

And when there comes to them an apostle confirming what they have, a part of those who have received the Book repudiate God's book, casting it behind their backs as though they did not know.

Edip-Layth

When a messenger came to them from God, authenticating what was with them, a group of those who had already received the book placed God's book behind their backs as if they did not know.

George Sale

And when there came unto them an Apostle from God, confirming that scripture which was with them, some of those to whom the scriptures were given, cast the book of God behind their backs, as if they knew it not:

Hamid S. Aziz

And when there comes to them an apostle confirming what they have, a party of those who have received the Book repudiate Allah's book, casting it behind their backs as though they did not know.

Mahmoud Ghali

And as soon as (there) has come to them a Messenger from the Providence of Allah, sincerely (verifying) what was with them, a group of them that were brought the Book flung the Book of Allah beyond their backs, as if they did not know.

Marmaduke Pickthall

And when there cometh unto them a messenger from Allah, confirming that which they possess, a party of those who have received the Scripture fling the Scripture of Allah behind their backs as if they knew not,

Mohamed Ahmed - Samira

And every time they made a pledge some of them pushed it aside, and many of them do not believe.

Muhammad Asad

And [even now, ] when there has come unto them an apostle from God, confirming the truth already in their possession, some of those who were granted revelation aforetime cast the divine writ behind their backs as though unaware [of what it says],

Mustafa Khattab

Now, when a messenger from Allah has come to them—confirming their own Scriptures—some of the People of the Book cast the Book of Allah behind their backs as if they did not know.

Progressive Muslims

And when a messenger came to them from God, authenticating what was with them, a group of those who had already received the scripture placed God's scripture behind their backs as if they did not know.

Rashad Khalifa

Now that a messenger from GOD has come to them, and even though he proves and confirms their own scripture, some followers of the scripture (Jews, Christians, and Muslims) disregard GOD's scripture behind their backs, as if they never had any scripture.,

Sahih International

And when a messenger from Allah came to them confirming that which was with them, a party of those who had been given the Scripture threw the Scripture of Allah behind their backs as if they did not know [what it contained].

Sam Gerrans

And when there came to them a messenger from God confirming what is with them, a faction among those given the Writ cast the Writ of God behind their backs as if they knew not

Shabbir Ahmed

And now when a Messenger has come to them from Allah confirming the Truth in what they have, a party among those who were given the Scripture before, cast the Scripture (Torah) behind their backs as though unaware (of what it says about the advent of the Messenger in Arabia (Deuteronomy 18:15-18).

Syed Vickar Ahamed

And when there came to them a messenger from Allah, confirming what was with them: A party of the People of the Book threw away the Book of Allah behind their backs, as if they did not know!

Taqi Usmani

And when a messenger from Allah came to them, confirming what was already with them, some from among the people of the Book threw the Book of Allah behind their backs, as if they did not know.

The Monotheist Group

And when a messenger came to them from God, authenticating what was with them, a group of those who had already received the Book placed the Book of God behind their backs as if they did not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 101. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 101. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 101. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩