Tevbe suresi

Tevbe suresi, 56. ayet

Tevbe suresi, 56. ayet. وَيَحْلِفُونَ بِٱللَّهِ إِنَّهُمْ لَمِنكُمْ وَمَا هُم مِّنكُمْ وَلَٰكِنَّهُمْ قَوْمٌ يَفْرَقُونَ

veyaḥlifûne billâhi innehüm leminküm. vemâ hüm minküm velâkinnehüm ḳavmüy yefraḳûn.

Diyanet İşleri

Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tevbe 53–59 · surenin 56. ayeti / 129

Konu Münafıkların tutumu ve sadakalar hakkında dil uzatmaları Tevbe 50–59 3

  1. Tevbe 53

    Yine de ki: "İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz."

  2. Tevbe 54

    Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah'ı ve Resulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.

  3. Tevbe 55

    Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının kafir olarak çıkmasını istiyor.

  4. 56

    Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar sizden değillerdir. Fakat onlar korkudan ödleri patlayan bir topluluktur.

  5. Tevbe 57

    Eğer sığınacak bir yer veya (gizlenecek) mağaralar yahut girilecek bir delik bulsalardı, hemen koşarak oraya kaçarlardı.

  6. Tevbe 58

    İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay verilmezse, hemen kızarlar.

  7. Tevbe 59

    Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, "Bize Allah yeter. Lütuf ve ihsanıyla Allah ve Resulü ileride bize yine verir. Biz yalnız Allah'a rağbet eder (O'nun ihsanını ister)iz" deselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. “Onlar, kesinlikle sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değildir” Bu yeminleri etmelerinin sebebi ise onların “korkak bir topluluk” olmalarıdır. Yani başlarına gelecek musibetlerden korkarlar. Kalplerinde gerçek durumlarını açıklamayı sağlayacak cesaret yoktur. Onlar, durumlarını açığa vurdukları takdirde sizden korkarlar, sizin onlardan uzaklaşmanızdan, bunun sonucunda da düşmanların dört bir yandan gelip onları yakamasından ve öldürmesinden korkarlar. Yürekli ve cesur kimse ise gerçek halini -iyi ya da kötü olsun- olduğu gibi açıklar. Fakat münafıklar, korkaklık elbisesine bürünmüş ve yalan ile bezenmişlerdir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Müminler!- Münafıklar, yalan yere yemin ederek kendilerinin sizden olduklarını iddia ederler. Onlar, dış görünüşlerinde sizden olarak görünseler de iç yüzlerinde sizden değildirler. Fakat onlar, öldürülme ve esir edilme gibi müşriklere uygulanması helal olan durumların kendileri için de helal olup uygulanmasından korkmaktadırlar. Onlar takiye yaparak İslam'ı kabul etmiş gibi göstermektedirler.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَحْلِفُونَ ve yehlifune ve yemin ediyorlar kök: حلف
  2. بِٱللَّهِ billahi Allah'a kök: اله
  3. إِنَّهُمْ innehum muhakkak onlar
  4. لَمِنكُمْ leminkum sizden olduklarına
  5. وَمَا vema oysa değiller
  6. هُم hum onlar
  7. مِّنكُمْ minkum sizden
  8. وَلَـٰكِنَّهُمْ velakinnehum fakat onlar
  9. قَوْمٌۭ kavmun bir topluluktur kök: قوم
  10. يَفْرَقُونَ yefrakune korkak kök: فرق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Yanlarına döndüğünüz zaman, kendilerini rahat bırakmanız için size Allah adıyla yemin edeceklerdir. Artık onların peşini bırakın. Çünkü onlar pistir.…

  • Aynı olay: Tebük Seferi · Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Kendilerinden razı olasınız diye, size yemin edeceklerdir. Siz onlardan razı olsanız bile, Allah o fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü'minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resulüne karşı savaşanlara…

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: حلف (13 geçiş)

    Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti,…

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: فرق (72 geçiş)

    Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. (Oysa) onlar sizden değillerdir dipnot 1 fakat onlar korkan bir toplumdur.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Münafıklar iki arada bir derede kalarak, ne müslümanlardan yana ne de yahudilerden yana bir tavır içerisine girmişlerdi; müslümanlarla birlikteyken müslüman, diğerleriyle birlikteyken de onlardan olduklarını söylüyorlardı. Benzer mesajlar: Bakara 2:14, 75; Al-i İmrân 3:119

Mustafa İslamoğlu

Ve onlar, kendilerinin sizden olduğuna dair Allah adına yemin ederler; oysa ki onlar sizden değildirler; ve fakat onlar, korkuya teslim olmuş bir güruhturlar.

Muhammed Esed

Sizden olmadıkları, fakat (sadece) korkunun yönlendirdiği bir topluluk oldukları halde Allaha yeminle sizden olduklarını söylerler:

Ahmed Hulusi

Allah namına yemin ediyorlar ki kendileri kesinlikle sizdenmişler! (Oysa) onlar sizden değillerdir! Ne var ki onlar korkuda şiddetli (korkak) bir kavimdir.

Ali Bulaç

Gerçekten sizden olduklarına dair Allah adına yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur.

Ali Özek ve heyeti

(O münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar (kılıçlarınızdan) korkan bir toplumdur.

Ali Rıza Safa

Sizden olduklarına ilişkin, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar; fakat sizden değillerdir. Zaten onlar, korkak bir toplumdur.

Bayraktar Bayraklı

Mutlaka sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değildir, fakat onlar korkak bir topluluktur.

Edip Yüksel

Sizden olduklarına dair ALLAH'a yemin ederler; oysa sizden değiller, onlar anlaşmazlık çıkaran bir topluluktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sizden olduklarına dair ALLAH'a yemin ederler; oysa sizden değiller, onlar anlaşmazlık çıkaran bir topluluktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, hiç şüphe yok ki, sizden olduklarına dair, Allah'a yemin de ederler. Oysa sizden değildirler. Fakat onlar öyle bir topluluk ki korkudan ödleri patlıyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şeksiz şüphesiz sizden olduklarına dair Allaha yemin de ederler, halbuki sizden değildirler, ve lakin onlar öyle bir kavm ki ödleri patlıyor

Erhan Aktaş

Sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar, sizden değiller. Onlar, ayrılık çıkaran bir topluluktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar, sizden değiller. Onlar, ayrılık çıkaran bir topluluktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Oysa onlar, sizden değiller. Onlar, ayrılık çıkaran bir topluluktur.

Gültekin Onan

Gerçekten sizden olduklarına dair Tanrı adına yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur.

Hasan Basri Çantay

Hakikat, onlar muhakkak sizden olduklarına (dair) Allaha and de ederler. Halbuki onlar sizden değildir. Fakat onlar öyle bir kavmdir ki daima korkarlar.

İbni Kesir

Ve Allah'a yemin ederler ki; gerçekten sizinledirler. Halbuki onlar, sizinle değildirler. Ancak korkak bir kavimdirler.

Mehmet Alagaş

(53-60) De ki gönüllü yahut zorlanarak harcayın / infak edin, sizden asla kabul edilmeyecektir, siz kesinlikle yoldan çıkmış topluluk oldunuz , o nların infaklarının kabul edilmesine engel olan şey , Allah’ı ve Resul’ünü örtbas etmeleri / yok saymaları, namazı tembellik etmeden / üşenmeden yerine getirmemeleri ve hoşlanarak infak etmemeleri nedenleriyledir. Onların malları ve evlatları seni cezbetmesin / imrendirmesin, muhakkak ki Allah, onlarla (mal ve evlatlarla) onlara dünya hayatında azap etmek istiyor, kafir olarak kendi ruhlarının çıkmasını istiyor. Sizden olduklarına dair yemin ediyorlar, onlar sizden değiller, onlar ödlek / korkak toplulukturlar, şayet bir sığınak veya mağara veya bir delik bulurlarsa topluca oraya yönelirler. Onlardan birileri de sadakalar konusunu dillerine doluyorlar, O sadakalar verilirse hoşlanırlar, eğer verilmezse de öfkelenir kızarlar , keşke, Allah’ın ve Resul’ünün verdiklerine razı olsalardı ve Allah bize yeterli gelir, ilerde Allah ve O’nun Resulü O’nun maddi ve manevi hazinesinden bize verecektir, kesinlikle bizim rağbetimiz / talebimizin yönü Allah’adır deselerdi , s adakalar Allah’ın farziyeti gereği olarak, fakirlerindir, miskinlerindir, sadakaların elde edilmesi için çalışanlarındır, kalpleri ısındırılacak olanlarındır, boyunduruk altındakilerin / köle olanlarındır, borçlu olanlarındır, Allah yolu içindir, yolda olanlar (göçmenler) içindir, Allah bilendir hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Onlar sizden değillerdir. Aksine onlar korkak bir toplumdur.

Süleyman Ateş

Sizden olduklarına Allah'a yemin ediyorlar. Oysa onlar sizden değiller, fakat onlar korkak bir topluluktur.

Süleymaniye Vakfı

Sizden olmadıkları halde "Vallahi, kesinlikle sizdeniz!" diye yemin ediyorlar. Aksine onlar, ödlek bir topluluktur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Biz sizdeniz" diye Allah'a yemin ederler. Onlar sizden değildirler. Ama onlar korkaklar topluluğudur.

Şaban Britch

Onlar, sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Onlar sizden değillerdir. Aksine onlar korkak bir toplumdur.

Şaban Piriş

Onlar, sizden olduklarına dair Allah'a yemin ederler. Onlar sizden değillerdir. Aksine onlar korkak bir toplumdur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kesinlikle sizden oldukları yolunda Allah'a yemin ederler. Gerçekte onlar sizden değillerdir. Doğrusu şu ki onlar, ödleri patlayasıya korkan bir topluluktur.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they insolently made a solemn declaration with an appeal to Allah that they are your co-religionists and therefore a part of you, when in fact together with you they do not make up a whole. They are a people who display ignoble fear in the face of danger, and they think they can avoid exciting your indignation.

Abdul Haleem

They swear by God that they belong with you [believers], but they do not. They are cowardly:

Abdullah Yusuf Ali

They swear by Allah that they are indeed of you; but they are not of you: yet they are afraid (to appear in their true colours).

Abul A'la Maududi

[9:56] They swear by Allah that they are part of you whereas they are certainly not part of you. They are merely a people who dread you.

Aisha Bewley

They swear by Allah that they are of your number, but they are not of your number. Rather, they are people who are scared.

Al-Hilali & Khan

They swear by Allâh that they are truly of you while they are not of you, but they are a people (hypocrites) who are afraid (that you may kill them).

Ali Quli Qarai

They swear by Allah that they belong to you, but they do not belong to you. Rather they are a frightened lot.

Amatul Rahman Omar

And they swear by Allâh that they indeed belong to you, but they do not belong to you, on the other hand they are too timid a people (to appear in their true colours).

Arthur John Arberry

They swear by God that they belong with you, but they are not of you they are a people that are afraid.

Bijan Moeinian

They swear by God that they are your followers. However, they are not your people. They are people who [resent you and] would do their best to divide your followers.

E. Henry Palmer

They swear by God that, verily, they are of you; but they are not of you, and they are a people who do stand aside in fear.

Edip-Layth

They swear by God that they are with you, while they are not with you; but they are timid and divisive people.

George Sale

They swear by God that they are of you; yet they are not of you, but are people who stand in fear.

Hamid S. Aziz

They swear by Allah that, in truth, they are of you; but they are not of you, and they are a people who do stand aside in fear.

Mahmoud Ghali

And they swear by Allah that surely they are indeed of you, and in no way are they of you; but they are a people who are terrified. .

Marmaduke Pickthall

And they swear by Allah that they are in truth of you, when they are not of you, but they are folk who are afraid.

Mohamed Ahmed - Samira

They swear by God they are with you, though in fact they are not. They are only a frightened lot.

Muhammad Asad

And they swear by God that they do indeed belong to you -the while they do not belong to you, but are [only] people ridden by fear:

Mustafa Khattab

They swear by Allah that they are part of you, but they are not. They only say so out of fear.

Progressive Muslims

And they swear by God that they are with you, while they are not with you; but they are a people who are indecisive.

Rashad Khalifa

They swear by GOD that they belong with you, while they do not belong with you; they are divisive people.

Sahih International

And they swear by Allah that they are from among you while they are not from among you; but they are a people who are afraid.

Sam Gerrans

And they swear by God that they are of you, when they are not of you; but they are a people who are afraid.

Shabbir Ahmed

And they swear by Allah that they are of you. In fact, they are not of you, but they are people ridden with fear.

Syed Vickar Ahamed

They swear by Allah that they are truly of you; While (in reality) they are not of you: But they are people (hypocrites) afraid (that you may kill them).

Taqi Usmani

They swear by Allah that they are from among you, whereas they are not from among you, but they are a people in fear.

The Monotheist Group

And they swear by God that they are with you, while they are not with you; but they are a people who are indecisive.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tevbe suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩