Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 13. ayet

Şûrâ suresi, 13. ayet. شَرَعَ لَكُم مِّنَ ٱلدِّينِ مَا وَصَّىٰ بِهِۦ نُوحًا وَٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِۦٓ إِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَىٰٓ أَنْ أَقِيمُوا۟ ٱلدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا۟ فِيهِ كَبُرَ عَلَى ٱلْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ ٱللَّهُ يَجْتَبِىٓ إِلَيْهِ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ

şera`a leküm mine-ddîni mâ veṣṣâ bihî nûḥav velleẕî evḥaynâ ileyke vemâ veṣṣaynâ bihî ibrâhîme vemûsâ ve`îsâ en eḳîmü-ddîne velâ teteferraḳû fîh. kebüra `ale-lmüşrikîne mâ ted`ûhüm ileyh. allâhü yectebî ileyhi mey yeşâü veyehdî ileyhi mey yünîb.

Diyanet İşleri

"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 10–16 · surenin 13. ayeti / 53

Konu Dini dosdoğru tutun, ayrılığa düşmeyin Şûrâ 10–16 3

  1. Şûrâ 10

    Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

  2. Şûrâ 11

    O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu suretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.

  3. Şûrâ 12

    Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  4. 13

    "Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  5. Şûrâ 14

    Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.

  6. Şûrâ 15

    (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

  7. Şûrâ 16

    Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

13. Bu, Yüce Allah’ın kullarına ihsan ettiği en büyük lütuflarındandır. Çünkü onlara dinlerin en hayırlısını, en üstün, en temiz ve en güzelini şeriat yapmıştır ki o, İslâm dinidir. Allah, bu dini kullarından seçkin olan kimselere din olarak belirlemiştir. Hatta bu dini Allah, seçkinlerin seçkinlerine, hayırlıların en hayırlılarına vermiştir. Bunlar ise bu âyet-i kerimede adı anılan ve derece itibari ile insanların en üstünleri, her bakımdan en mükemmelleri olan ulu’l-azm peygamberlerdir.

Allah’ın onlara şeriat yaptığı dinin de onların hallerine uygun ve kemallerine denk olması kaçınılmaz bir şeydir. Hatta Yüce Allah, bu dinin gereklerini yerine getirdikleri için onları kemale erdirmiş ve seçmiştir. Zira İslâm dini olmasa idi hiçbir insan yücelmezdi. Çünkü İslâm, saadetin ruhudur. Olgunlaşmanın belkemiğidir. İşte o, bu Kitab-ı Kerimin de muhtevasıdır. Bu Kitabın kendisine davet ettiği tevhid, salih ameller, ahlâk ve adabdır. İşte bu nedenle devamla şöyle buyrulmaktadır:

“Dini dosdoğru uygulayın” yani Allah, dinin inanç esasları olsun, fer’î hükümleri olsun şeriatının tümünü dimdik ayakta tutun, uygulayın diye size emir vermiştir. Onu bizzat kendiniz uygulayarak, başkalarına da uygulamaya çalışarak, iyilik ve takvâ üzere yardımlaşarak, günah ve haksızlık üzere yardımlaşmaktan da kaçınarak onu uygulamaya gayret edin.

“Ve onda ayrılığa düşmeyin.” Bu dinin aslî ve fer’î hükümleri üzerinde ittifak edin. Dininizin esası üzerinde ittifak etmekle birlikte, çeşitli meselelerin sizi birbirinize düşmanlık edecek şekilde ayırmamasına, sizleri gruplara ve hiziplere bölmemesine dikkat edin.

Din üzere bir araya gelip onun hakkında ayrılığa düşmeme çeşitlerinden birisi de Şâri’nin emretmiş olduğu genel toplantılardır. Hac, bayram, cuma, beş vakit namaz, cihad vb. gibi ancak bir araya gelmek ve ayrılığa düşmemek sureti ile tam ve kâmil olarak uygulanabilen ibadetler bu kabildendir.

“Senin müşrikleri kendisine davet ettiğin (tevhid), onlara ağır geldi.” Yani bu, onlara çok ağır geldi. Çünkü sen, onları yalnızca Allah’a ihlâsla yönelmeye davet ettin. Nitekim Yüce Allah, böyleleri hakkında şöyle buyurmaktadır: “Allah tek başına anıldığında âhirete inanmayanların kalpleri nefretle dolar. O’nun dışındakiler anıldığında ise hemen yüzleri güler.” (ez-Zümer, 39/45)

Yine Yüce Allah onların: “Acaba o bunca ilâhı tek bir ilâh mı yaptı? Muhakkak bu çok şaşılacak bir şeydir” (Sâd, 38/5) dediklerini bize nakletmektedir.

“Allah o (tevhide) dilediği kimseyi seçer.” Yani yaratıkları arasından risaletine ve kendisine dost olmaya layık olduğunu bildiği kimseleri seçer. Bu kabilden olmak üzere O, bu ümmeti seçmiş, diğer ümmetlere üstün kılmış, en hayırlı ve en üstün dini de bu ümmet için beğenip tercih etmiştir.

“ve kendisine yöneleni de hidâyet erdirir.” İşte kulun gerçekleştireceği bu sebep sayesinde kul, Yüce Allah’ın hidâyetine ulaşır. Bu sebep ise kulun Rabbine yönelmesi, kalbinin O’na bağlanması ve O’nun rızasını maksat olarak gözetmesidir. Kul, güzel maksadının yanı sıra hidâyeti aramakta gayretini ortaya koyarsa bu, hidâyete ulaşmasının kolaylaştırılmasını sağlayan sebeplerden biri olur. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah onunla rızasına uyanları selâmet yollarına iletir.” (el-Mâide, 5/16)

Bu âyet-i kerimede yer alan: “ve kendisine yöneleni de hidâyet erdirir” buyruğu ile “Sen Bana yönelenlerin yoluna uy!” (Lokman, 31/15) buyruğu, ayrıca ashab-ı kiramın hali ve onların Yüce Allah’a çokça yönelen kimseler oluşu bir arada değerlendirildiğinde bu, onların özellikle de Râşid Halifelerin -Allah hepsinden razı olsun- söyledikleri sözlerin delil olduğunu ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Sana vahyettiğimiz ve dinden meşru kıldığımız gibi Nuh'a tebliğ etmesini ve amel etmesini emrettik. İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tebliğ etmesini ve amel etmesini meşru kıldığımız gibi Allah size de meşru kıldı. Hülasa, dini ikame edin ve onda tefrikayı ve ayrılığı bırakın. Fakat müşrikleri kendisine davet ettiğin Allah'ın tevhidi ve O'ndan başkasına ibadet etmeyi terk etmelerini davet etmen onlara zor gelmiştir. Allah, kullarından dilediğini kendisine seçer ve onu kendisine ibadet etmeye ve itaat etmeye muvaffak kılar. Onlardan günahlarından tövbe ederek kendisine dönenleri de hidayet eder.

Kelimeler

38 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. شَرَعَ şeraa şeri'at (hukuk düzeni) yaptı kök: شرع
  2. لَكُم lekum size
  3. مِّنَ mine -den
  4. ٱلدِّينِ d-dini din- kök: دين
  5. مَا ma ne varsa
  6. وَصَّىٰ vessa tavsiye ettiği kök: وصي
  7. بِهِۦ bihi onunla
  8. نُوحًۭا nuhen Nuh'a
  9. وَٱلَّذِىٓ vellezi ve
  10. أَوْحَيْنَآ evhayna vahyettiğimizi kök: وحي
  11. إِلَيْكَ ileyke sana
  12. وَمَا ve ma ve
  13. وَصَّيْنَا vessayna tavsiye ettiğimizi kök: وصي
  14. بِهِۦٓ bihi onunla
  15. إِبْرَٰهِيمَ ibrahime İbrahim'e
  16. وَمُوسَىٰ ve musa ve Musa'ya
  17. وَعِيسَىٰٓ ۖ ve iysa ve ve Îsa'ya
  18. أَنْ en şöyle ki
  19. أَقِيمُوا۟ ekimu doğru tutun kök: قوم
  20. ٱلدِّينَ d-dine dini kök: دين
  21. وَلَا ve la ve
  22. تَتَفَرَّقُوا۟ teteferraku ayrılığa düşmeyin kök: فرق
  23. فِيهِ ۚ fihi onda
  24. كَبُرَ kebura ağır geldi kök: كبر
  25. عَلَى ala
  26. ٱلْمُشْرِكِينَ l-muşrikine ortak koşanlara kök: شرك
  27. مَا ma
  28. تَدْعُوهُمْ ted'uhum onları çağırdığın kök: دعو
  29. إِلَيْهِ ۚ ileyhi kendisine
  30. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  31. يَجْتَبِىٓ yectebi seçer kök: جبي
  32. إِلَيْهِ ileyhi kendisine
  33. مَن men kimseyi
  34. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  35. وَيَهْدِىٓ ve yehdi ve iletir kök: هدي
  36. إِلَيْهِ ileyhi kendisine
  37. مَن men kimseyi
  38. يُنِيبُ yunibu iyi niyyetle yönelen kök: نوب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شرع (5 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Yoksa, Allah'ın izin vermediği bir dini kendilerine tutulacak yol kılan ortakları mı var? Eğer (cezaların ertelenmesine dair) kesin hükmü olmasaydı,…

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Ortak kavram: Şirk

    İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu…

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy

    (Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki:…

  • Aynı kök: جبي (12 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: وصي (32 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: وحي (78 geçiş) · Ortak kavram: Vahiy · Ortak kavram: Şirk

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi (Allah) size de din kıldı. dipnot 1 (Fakat) kendilerini çağırdığın bu (din) ortak koşanlara ağır geldi. dipnot 2 Allah dilediğini (layık olanı) kendisine (peygamber olarak) seçer dipnot 3 ve kendisine yöneleni de doğru yola ulaştırır. dipnot 4

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Necm 53:56.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tevhide yani vahye yönelik davet her kime ağır geliyorsa bilsin ki onda şirkle ilgili bir sorun vardır.
  3. metne dön, dipnot 3
    Demek ki peygamberlik [kesbî] yani kazanmayla değil, [vehbî] yani ilahi belirlemeyle verilmiştir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:179; Hacc 22:75.
  4. metne dön, dipnot 4
    Benzer mesajlar: Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; Fâtır 35:8; Müddessir 74:31.

Mustafa İslamoğlu

O, dinin (esasa ilişkin) kısmından Nuh'a bildirdiğini -ki o sana vahyettiğimiz, dahası İbrahim, Musa ve İsa'ya da bildirdiğimizdir- size de yol kıldı ki, dini çığrından çıkarmayın ve bu konuda tefrikaya düşmeyin! Şirk koşanlara ağır gelen, işte onları kendisine çağırdığın bu ilkedir: Allah dilediğini seçip kendisine yaklaştırır, kendisine yöneleni de doğru yola yöneltir.

Muhammed Esed

O, itikadi konularda, Nuh'a emrettiğini -ve sana (ey Muhammed,) vahiy aracılığıyla öğrettiğimizi ve aynı zamanda İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimizi- sizin için uygun gördü. (Sahih) itikada sağlam bir şekilde sarılın ve o konuda bütünlüğünüzü bozmayın. Onları çağırdığın bu (itikad bütünlüğü) başka varlıkları veya güçleri Allah'a ortak koşanlara ağır gelse (bile). Allah dileyen herkesi kendine çeker ve O'na yönelenleri doğru yola ulaştırır.

Ahmed Hulusi

O tek Din'den (muhakkak geçerli Allah Sistem ve düzeninden) Nuh'a uygulamasını istediğimizi; sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da uygulamalarını söylediğimiz gerçeği; "Din'i ikame edip, onda ayrılığa düşmeyesiniz" diye, sizin için de kurallaştırdı! Kendilerini çağırdığın bu şey (la ilahe illAllah gerçeği; Sistem realitesi), şirk koşanlara büyük geldi! Allah dilediğini kendine seçer; kendine yönelenleri de hakikate erdirir!"

Ali Bulaç

O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri' etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.

Ali Özek ve heyeti

«Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin» diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Ali Rıza Safa

"Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa sürüklenmeyin!" diyerek, Nuh'a buyruk verdiğimiz ve sana bildirdiğimiz; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da buyruk verdiğimiz dini, sizin için yasa yapmıştır. Senin onları çağırdığın şey, ortaklar koşanlara zor gelmiştir. Allah, dilediğini Kendisi için seçer ve Kendisine yönelenleri doğru yola eriştirir.

Bayraktar Bayraklı

Allah Nuh'a, sana, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, "Dine dosdoğru uyunuz, dinde ayrılığa düşmeyiniz" diye vasiyet ettiğimiz dini size yasallaştırdı. Senin kendilerini çağırdığın bu esas, müşriklere ağır geldi. Allah dileyenleri kendine seçer, kendisine yönelenleri de doğru yola iletir.

Edip Yüksel

Daha önce Nuh'a buyrulan dini size yasa olarak belirledik. Sana vahiy ettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Daha önce Nuh'a buyurduğu dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: 'Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.' Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. ALLAH dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, size dinde Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi ve İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi de kanun kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin! Bu davet ettiğin iş müşriklere ağır geldi. Allah, ona dilediklerini seçecek ve kendine yüz tutanları (yönelenleri) de ona hidayetle eriştirecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sizin için: dinden Nuha tavsıye ettiğini ve sana vahyeylediğimizi ve İbrahime ve Musaya ve Isaya tavsıye kıldığımızı teşri' buyurdu şöyle ki: dini doğru tutun ve onda tefrikaya düşmeyin, müşriklere bu da'vet ettiğin emir ağır geldi, Allah ona dileklerini seçecek ve yüz tutanları ona hidayetle irdirecektir

Erhan Aktaş

O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat dipnot 1 yaptı. "Dini ayakta tutun dipnot 2 ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, Müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Kelime anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dini tam anlamıyla yaşayın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, size dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, tavsiye buyurduğumuzu şeriat dipnot 1 yaptı. "Dini ayakta tutun dipnot 2 ve onda ayrılığa düşmeyin." Senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah, hak eden dipnot 3 kimseyi kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İlahi yasalar bütünü. Gerçeğin kaynağına götüren yol. Sözcük anlamı olarak devenin çölde su içmeye gittiği yola denmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Dini tam anlamıyla yaşayın
  3. metne dön, dipnot 3
    Literal olarak dilediği.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, dinden Nuh'a tavsiye ettiği şeyi, sana vahyettiğimiz şeyi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya, "Dini ayakta tutun dipnot 1 ve onda ayrılığa düşmeyin." diye tavsiye buyurduğumuz şeyleri size de yasa kıldı. Senin kendilerini davet ettiğin şey, müşriklere ağır geldi. Allah, dilediğini dipnot 2 kendisine seçer ve kendisine yönelen kimseye doğru yolu gösterir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Dini tam anlamıyla yaşayın.
  2. metne dön, dipnot 2
    Uygun gördüğünü, Dileyeni. Hak etmek için gayret göstereni.

Gültekin Onan

O: "Dini dosdoğru ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye dinden Nuh'a vasiyet ettiğini ve sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya vasiyet ettiğimizi sizin için de teşri etti (bir şeriat kıldı). Senin kendilerini çağırdığın şey, müşriklere ağır geldi. Tanrı, dilediğini buna seçer ve içten kendisine yöneleni hidayete erdirir.

Hasan Basri Çantay

O, "Dini doğru tutun, onda tefrikaya düşmeyin" diye (asl-ı) dinden hem Nuuha tavsiye etdiğini, hem sana vahyeylediğimizi, hem İbrahime, Musaye ve isaye tavsiye etdiğimizi sizin için de şeriat yapdı. Senin kendilerini da'vet etmekde olduğun (bu) şey müşriklerin üzerinde büyüdü (ağır geldi.) Allah kimi dilerse buna onu seçib çeker, (ancak kendisine itaatla) dönmekde olanları buna muvaffak eder.

İbni Kesir

Dine bağlı kalın ve onda tefrikaya düşmeyin, diye dinden Nuh'a buyurduğunu, size de teşri buyurdu. Sana vahyettiğimizi ve İbrahim'e, Musa'ya, İsa'ya buyurduğumuzu. Kendilerini çağırdığın bu şey; müşriklere ağır geldi. Allah; dilediğini kendisine seçer. Kendisine yöneleni de hidayete iletir.

Mehmet Alagaş

(13-16) Dini sana uyulacak bir kural / bir şeriat yaptık, Nuh’a vasiyet ettiğimizi ne ise onu, sana da vahyediyoruz. İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya neyi tavsiye etti isek onu , sana vahyediyoruz, dini ayağa kaldırın / ayakta tutun ikame edin , onda fırkalaşmayın / ayrılığa düşmeyin , ortak koşanlara / müşriklere onları çağırdığın şey büyük geldi , Allah ki ona (dinine) istediğini seçecek ve gönülden yönelenlerden istediğini yola iletecek. Kendilerine ilim geldikten sonra ayrışmaları / fırkalaşmaları aralarında ki çekememezlik / kıskançlık yüzündendir , eğer ki Rabbinden belirli bir süreye dair kelime önceden geçmiş olmasaydı aralarındaki hüküm gerçekleşirdi, onlardan sonra kitaba mirasçı yapılanlar , O’nda kuşku içindeydiler. İşte bu şekilde sen çağrıda bulun nasıl emrolunuyorsan o istikamette kal ve onların havai keyiflerine uyma ve de ki Allah’ın kitaptan indirdiklerine iman ettim / inandım / güvendim ve aranızda adil olmakla emrolundum, Allah rabbimizdir ve rabbinizdir, amellerimiz bizedir amelleriniz de sizedir , bizle siz arasında delilleşmeye / ispatlaşmaya gerek yoktur, Allah hepimizi bir araya toplayacaktır ve ileride de O’na gidilecektir. Allah’ın davete icabet etmesinden sonra Allah hakkında ispatlaşmaya / delilleşmeye kalkışanların delilleri Rabbinin yanında / indinde çürümüştür, Onların üzerine / aleyhine öfke / gazap vardır, onlara şiddetli bir işkence / azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O “dini dosdoğru tutun, onda ayrılığa düşmeyin” diye dinden Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim, Mûsâ ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi size de şeriat yaptı. Senin onları kendisine davet ettiğin şey, müşriklere büyük geldi. Allah dilediği kimseyi buna seçer ve döneni buna hidayet eder.

Süleyman Ateş

O size, dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi şeri'at (hukuk düzeni) yaptı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın (bu) esas, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve iyi niyyetle yöneleni kendisine iletir.

Süleymaniye Vakfı

Allah Nuh'a ne emretmişse onu, sizin için bu dinin şeriatı /hükümleri dipnot 1 yapmıştır. Sana vahyettiğimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimiz şudur: "Bu dini ayakta tutun ve dinde ayrılığa düşmeyin!" Kendilerine yaptığın çağrı, müşriklere ne kadar ağır geldi! Allah tercih ettiğini kendisine (elçi) seçer dipnot 2 , kendisine yöneleni bu dine kabul eder dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Allah Nuh'a ne emretmişse onu, sizin için bu dinin kuralı (şeriat) dipnot 1 yapmıştır. Sana vahyettiğimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğimiz şudur: "Bu dini ayakta tutun ve birbirinizden ayrı düşmeyin." Senin çağırdığın şey müşriklere ağır gelir. Allah, bu dini tercih edeni kendi tarafına (yoluna) seçer ve O'na yöneleni doğruya yönlendirir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen nebilere nasıl vahyettiysek sana da öyle vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davud'a ise Zebur vermiştik. " (Nisa 4/163) Din fıtrattır (Rum 30/30). Adem'den Nuh'a kadar olan dönemde farklı din ve tabiat kanunlarının (fıtratın), Nuh'tan bugüne ise mevcut din ve tabiat kanunlarının geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Bunlar, ibadetler, Allah'a karşı görev ve sorumluluklar, ortalama insan ömrü, hastalıklara karşı direnç, atmosferin kalınlığı ve oksijen miktarı gibi çok çeşitli kanunlar olabilir. Nuh Tufanı, ilimde buzul çağının sona ermesi olarak bilinmektedir. Buzul çağı ile şimdiki dönem arasındaki bu fıtrat ve din farklılığı insanların yaşam kurallarının (şeriatının) değişmesi sonucunu doğurmuştur.

Şaban Britch

Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye hidayet eder.

Şaban Piriş

Dini ayakta tutun ve onda grup grup ayrılmayın, diye Allah'ın Nuh'a tavsiye ettiğini, sana da vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiklerini, size de dinin kuralları yapmıştır. Müşrikleri davet ettiğin şey, onlara ağır gelir. Allah, dilediğini kendine seçer ve kendine yönelen kimseye yol gösterir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizin için, dinden, Nuh'a önerdiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın!" Onları çağırdığın bu tutum, şirke bulaşanlara çok ağır gelmiştir. Allah, dilediğini kendisi için seçer ve hakka yönelenleri kendisine iletir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

To you people He has enjoined the same system of Faith He enjoined Nuh (Noah); the system of faith which We inspired to you O Muhammad, the same system did We enjoined Ibrahim (Abraham), Mussa (Moses) and Isa (Jesus) to follow:

Abdul Haleem

In matters of faith, He has laid down for you [people] the same commandment that He gave Noah, which We have revealed to you [Muhammad] and which We enjoined on Abraham and Moses and Jesus: ‘Uphold the faith and do not divide into factions within it’- what you [Prophet] call upon the idolaters to do is hard for them; God chooses whoever He pleases for Himself and guides towards Himself those who turn to Him.

Abdullah Yusuf Ali

The same religion has He established for you as that which He enjoined on Noah - the which We have sent by inspiration to thee - and that which We enjoined on Abraham, Moses, and Jesus: Namely, that ye should remain steadfast in religion, and make no divisions therein: to those who worship other things than Allah, hard is the (way) to which thou callest them. Allah chooses to Himself those whom He pleases, and guides to Himself those who turn (to Him).

Abul A'la Maududi

He has prescribed for you the religion which He enjoined upon Noah and which We revealed to you (O Muhammad), and which We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus, commanding: "Establish this religion and do not split up regarding it." dipnot 1 What you are calling to is very hard upon those who associate others with Allah in His Divinity. Allah chooses for Himself whomsoever He pleases and guides to Himself whoever penitently turns to Him. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the same thing as already mentioned in the first verse has been further elaborated. It clearly states that Muhammad (peace be upon him) is not the founder of any new religion, nor was any of the Prophets a founder of a separate religion, but it has been one and the same religion which all the Prophets have been presenting from Allah from the very beginning, and the same is being presented by Muhammad (peace be upon him). In this regard, the first name mentioned is of the Prophet Noah (peace be upon him), who was the first Prophet after the Flood. After him the Holy Prophet Muhammad (peace be upon him) has been mentioned, who is the last of the Prophets; then the Prophet Abraham (peace be upon him) has been mentioned, whom the Arabs acknowledged as their guide, and last of all, the Prophets Moses and Jesus (peace be upon them) have been mentioned to whom the Jews and the Christians attribute their religions. This does not mean that only these five Prophets had been enjoined this religion, but what is meant to be said is that all the Prophets who came to this world, brought one and the same religion and the names of the five illustrious Prophets have been mentioned only as examples through whom the world received the most well known codes of divine law.
  2. metne dön, dipnot 2
    As this verse throws important light on Deen (religion) and its aim, it is necessary that we should study it to understand it well.

Aisha Bewley

He has laid down the same deen for you as He enjoined on Nuh: that which We have revealed to you and which We enjoined on Ibrahim, Musa and ‘Isa: ‘Establish the deen and do not make divisions in it. ’ What you call the idolaters to follow is very hard for them. Allah chooses for Himself anyone He wills and guides to Himself those who turn to Him.

Al-Hilali & Khan

He (Allâh) has ordained for you the same religion (Islâmic Monotheism) which He ordained for Nûh (Noah), and that which We have revealed to you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), and that which We ordained for Ibrâhîm (Abraham), Mûsâ (Moses) and ‘Îsâ (Jesus) saying you should establish religion (i.e. to do what it orders you to do practically), and make no divisions[1] in it (religion) (i.e. various sects in religion). Intolerable for the Mushrikûn,[2] is that (Islamic Monotheism) to which you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) call them. Allâh chooses for Himself whom He wills, and guides unto Himself who turns to Him in repentance and in obedience.

Ali Quli Qarai

He has prescribed for you the religion which He had enjoined upon Noah and which We have [also] revealed to you, and which We had enjoined upon Abraham, Moses and Jesus, declaring, ‘Maintain the religion, and do not be divided in it. ’ Hard on the polytheists is that to which you summon them. Allah chooses for it whomever He wishes and He guides to it whomever returns penitently.

Amatul Rahman Omar

He has ordained for you the same course of faith as He enjoined on Noah (to adopt), and which We have revealed to you, and it is that (same faith) which We enjoined on Abraham, Moses, Jesus, so keep the faith and do not differ in it. (He ordains you) to establish obedience (to Allâh) and not to be divided (in sects) therein. Hard upon the polytheists is that (teaching) which you call them to. Allâh draws (him) towards Himself who wishes (to be drawn to Him), and guides him to Himself who turns (towards Him with a sincere heart).

Arthur John Arberry

He has laid down for you as religion that He charged Noah with, and that We have revealed to thee, and that We charged Abraham with, Moses and Jesus: 'Perform the religion, and scatter not regarding it. Very hateful is that for the idolaters, that thou callest them to. God chooses unto Himself whomsoever He will, and He guides to Himself whosoever turns, penitent.

Bijan Moeinian

God has prescribed for you the same way of life that He prescribed to Noah. God has revealed to you (Mohammad) the same principles revealed to Abraham, Moses and Jesus. Do not make any division [in the religion of God.] It is difficult for the disbelievers to submit themselves to the God pleasing way of life. God chooses for Himself whoever He decides and guides to His way those who turn to Him.

E. Henry Palmer

He has enjoined upon you for religion what He prescribed to Noah and what we inspired thee with, and what we inspired Abraham and Moses and Jesus,- to be steadfast in religion, and not to part into sects therein - a great thing to the idolaters is that which ye call them to! God elects for Himself whom He pleases and guides unto Himself him who turns repentant.

Edip-Layth

He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whoever/whomever He wills; He guides to Himself whoever repents.

George Sale

He hath ordained you the religion which He commanded Noah, and which We have revealed unto thee, O Mohammed, and which We commanded Abraham, and Moses, and Jesus: Saying, observe this religion, and be not divided therein. The worship of one God, to which thou invitest them, is grievous unto the unbelievers: God will elect thereto whom He pleaseth, and will direct unto the same him who shall repent.

Hamid S. Aziz

He has ordained for you the religion which He enjoined upon Noah and that which We have revealed to you (Muhammad) and that which We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus, saying, "Establish religion (obedience) and be not divided therein. Dreadful for the disbelievers is that to which you calls them; Allah chooses for Himself whom He will, and guides to Himself him who turns to Him.

Mahmoud Ghali

He has legislated for you as the religion what He enjoined on Nûh, (Noah) and that which We have revealed to you, (The Prophet) and what We have enjoined on Ibrahîm and Mûsa and Isa (Abraham, Moses and Jesus, respectively) (saying), "Keep up the religion and do not be disunited therein. " Greatly (detested) to the associators (i.e., those who associate others with Allah) is that to which you call them. Allah selects to Himself whomever He decides and guides to Himself whomever turns penitent.

Marmaduke Pickthall

He hath ordained for you that religion which He commended unto Noah, and that which We inspire in thee (Muhammad), and that which We commended unto Abraham and Moses and Jesus, saying: Establish the religion, and be not divided therein. Dreadful for the idolaters is that unto which thou callest them. Allah chooseth for Himself whom He will, and guideth unto Himself him who turneth (toward Him).

Mohamed Ahmed - Samira

He has laid down for you the (same) way of life and belief which He had commended to Noah, and which We have enjoined on you, and which We had bequeathed to Abraham, Moses and Jesus, so that they should maintain the order and not be divided among themselves. Heavy is to idolaters what you invite them to. God chooses whom He please for Himself, and guides to Himself whoever turns to Him.

Muhammad Asad

In matters of faith, He has ordained for you that which He had enjoined upon Noah - and into which We gave thee [O Muhammad] insight through revelation as well as that which We had enjoined upon Abraham, and Moses, and Jesus: Steadfastly uphold the [true] faith, and do not break up your unity therein. [And even though] that [unity of faith] to which thou callest them appears oppressive to those who are wont to ascribe to other beings or forces a share in His divinity, God draws unto Himself everyone who is willing, and guides unto Himself everyone who turns unto Him.

Mustafa Khattab

He has ordained for you ˹believers˺ the Way which He decreed for Noah, and what We have revealed to you ˹O Prophet˺ and what We decreed for Abraham, Moses, and Jesus,[1] ˹commanding:˺ "Uphold the faith, and make no divisions in it." What you call the polytheists to is unbearable for them. Allah chooses for Himself whoever He wills, and guides to Himself whoever turns ˹to Him˺.

Progressive Muslims

He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it. " Intolerable for those who have set up partners is what you invite them towards. God chooses to Himself whomever He wills; He guides to Himself those who repent.

Rashad Khalifa

He decreed for you the same religion decreed for Noah, and what we inspired to you, and what we decreed for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this one religion, and do not divide it."

Sahih International

He has ordained for you of religion what He enjoined upon Noah and that which We have revealed to you, [O Muúammad], and what We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus - to establish the religion and not be divided therein. Difficult for those who associate others with Allah is that to which you invite them. Allah chooses for Himself whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him].

Sam Gerrans

He ordained for you of doctrine what He enjoined upon Noah, and that We have revealed to thee, and what We enjoined upon Abraham and Moses and Jesus: “Uphold the doctrine, and be not divided therein.” Difficult for the idolaters is that to which thou invitest them. God chooses for Himself whom He wills, and guides to Himself him who turns in repentance.

Shabbir Ahmed

He has ordained for you all, the same System of Life that He enjoined upon Noah - And We have revealed to you (O Prophet) the same Message as We enjoined upon Abraham, Moses, and Jesus: "Establish the Divine System of Life and make no sects in it. " (O Prophet) Hard it is upon the idolaters (those who worship false 'authorities') the unity you call to. Allah draws unto Himself everyone who is willing, and guides unto Himself everyone who turns unto Him." (Sects vs. Unity: (3:32), (3:104), (6:160), (30:31), (42:13), (45:17-18)).

Syed Vickar Ahamed

The same religion has He established for you as the one which He brought to Nuh (Noah)— And that which We have revealed to you— And that which We brought to Ibrahim (Abraham), to Musa (Moses), and to Isa (Jesus): And that is, that you should remain steadfast in religion, and make no division within it: For those (people) who worship things other than Allah, the (Straight Way) to which you call them, is hard. Allah chooses to Himself those whom He pleases, and guides to Himself those who turn (to Him) in repentance.

Taqi Usmani

He has ordained for you people the same religion as He had enjoined upon NūH, and that which We have revealed to you (O prophet,) and that which We had enjoined upon Ibrāhīm and Mūsā and ‘Īsā by saying, "Establish the religion, and be not divided therein." Arduous for the mushriks (polytheists) is that to which you are inviting them. Allah chooses (and pulls) toward Himself anyone He wills, and guides to Himself anyone who turns to Him (to seek guidance).

The Monotheist Group

He has decreed for you the same system He ordained for Noah, and what We inspired to you, and what We ordained for Abraham, Moses, and Jesus: "You shall uphold this system, and do not divide in it." Intolerable for the polytheists is what you invite them towards. God chooses for Himself whoever He wills; He guides to Himself those who repent.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 13. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 13. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 13. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩