İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 3. ayet

İbrâhîm suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

elleẕîne yesteḥibbûne-lḥayâte-ddünyâ `ale-l'âḫirati veyeṣuddûne `an sebîli-llâhi veyebgûnehâ `ivecâ. ülâike fî ḍalâlim be`îd.

Diyanet İşleri

Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 1–6 · surenin 3. ayeti / 52

Konu Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür İbrâhîm 1–8 3

  1. İbrâhîm 1–2

    (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye layık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kafirlerin haline.

  2. 3

    Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

  3. İbrâhîm 4

    Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. İbrâhîm 5

    Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  5. İbrâhîm 6

    Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “Onlar ki dünya hayatını âhirete tercih ederler” Âhireti bırakıp dünya hayatına kanarak onunla razı ve tatmin olurlar, âhiret yurdundan gaflettedirler ve insanları “Allah yolundan” kulları için açmış olduğu, Kitabında ve peygamberin sünnetinde açıklamış olduğu yoldan “alıkoyarlar.” İşte bunlar, yüce Mevlalarına karşı düşmanlık etmiş, O’na karşı savaş açmış kimselerdir. Üstelik bunlar “onu” yani Allah’ın yolunu “eğri göstermek isterler.” Yani bu yolu çirkin ve kötü göstermek için bütün gayretlerini ortaya koyarlar. Maksatları da ondan uzaklaştırmaktır. Fakat Allah, kâfirler hoş görmese de mutlaka nurunu tamamlayacaktır. “İşte onlar” yani nitelikleri zikredilen bu kimseler “uzak bir sapıklık içindedirler.” Çünkü hem kendileri sapmışlar, hem de başkalarını saptırmışlardır. Allah’a ve Rasûlüne karşı gelmiş, onlara karşı savaş açmışlardır. Bundan daha ileri derecede sapıklık olabilir mi? İman ehli olanlar ise bunların aksinedir. Onlar, Allah’a ve âhirete iman ederler. Âhireti dünyaya tercih ederler, Allah’ın yoluna çağırırlar, bütün imkânları ile bu yolun güzelliklerini anlatırlar ve onun dosdoğru oluşunu anlatırlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler, nimetleri zail olan dünya hayatını, nimetleri daim olan ahiret hayatına tercih ederler. İnsanları Allah'ın yolundan uzaklaştırırlar. Karalayarak, haktan saptırarak ve hiçbir kimsenin Allah'ın yolunda istikamet üzere ilerlememesini isterler. İşte bu özelliklerle vasıflanan kimseler, doğru ve haktan uzak sapıklık içindedirler.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine ki onlar
  2. يَسْتَحِبُّونَ yestehibbune tercih ederler kök: حبب
  3. ٱلْحَيَوٰةَ l-hayate hayatını kök: حيي
  4. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya kök: دنو
  5. عَلَى ala karşılık
  6. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirete kök: اخر
  7. وَيَصُدُّونَ ve yesuddune ve engel olurlar kök: صدد
  8. عَن an -ndan
  9. سَبِيلِ sebili yolu- kök: سبل
  10. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  11. وَيَبْغُونَهَا ve yebguneha ve onu isterler kök: بغي
  12. عِوَجًا ۚ ivecen eğrilmesini kök: عوج
  13. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  14. فِى fi içindedirler
  15. ضَلَـٰلٍۭ delalin bir sapıklık kök: ضلل
  16. بَعِيدٍۢ beiydin derin kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    De ki: "Ey kitab ehli! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde, niçin Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermeğe yeltenerek inananları Allah'ın yolundan…

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Onlar Allah yolundan alıkoyan ve onu, eğri ve çelişkili göstermek isteyenlerdir. Onlar ahireti de inkar edenlerdir.

  • Aynı kök: عوج (9 geçiş) · Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet)

    "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: حبب (95 geçiş) · Ortak kavram: Sevgi (muhabbet) · Ortak kavram: Dünya

    Bu, onların dünya hayatını sevip ahirete tercih etmelerinden ve Allah'ın kafirler topluluğunu asla doğru yola iletmeyeceğindendir.

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine…

  • Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Hayat

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder; dipnot 1 Allah yolundan alıkoyar ve o (yol)un eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Tevbe 9:23; Nahl 16:107; Fussilet 41:17.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, sevgilerini dünya hayatına hasrederek onu ahirete tercih ederler; başkalarını da Allah yolundan çevirirler; dahası o (yolu) çapraşık ve dolambaçlı göstermeye çabalarlar. İşte onlar derin bir sapıklığa gömülmüşlerdir.

Muhammed Esed

Onlar ki, dünya hayatını biricik sevgi nesnesi olarak seçip onu ahiret (düşüncesine bütünüyle) yeğ tutarlar; ve başkalarını Allah'ın yolundan çevirip onu eğri ve dolambaçlı göstermeye çalışırlar. İşte çok derin, onulmaz bir sapıklık içinde olan, böyleleridir.

Ahmed Hulusi

Onlar (hakikat bilgisini inkar edenler) ki, (sınırlı) dünya hayatını sonsuz geleceğe tercih ederler ve Allah yolundan alıkoyup, o yolun sapmasını isterler. . . İşte onlar dönüşü zor bir sapkınlık içindedirler.

Ali Bulaç

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğriliğini isterler. Bunlar, (haktan) çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Ali Rıza Safa

Onlar, dünya yaşamını, sonsuz yaşama yeğlerler. Üstelik Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler. Derin bir sapkınlık içinde olanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

O kafirler, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah yolundan alıkoyarlar ve onun yolunu eğri göstermek isterler. İşte onlar uzak bir sapıklık içindedirler.

Edip Yüksel

Onlar ki dünya hayatını ahirete yeğlerler, ALLAH'ın yolundan saptırırlar ve onu eğriltmek isterler. Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar ki dünya hayatını ahirete yeğlerler, ALLAH'ın yolundan saptırırlar ve onu eğriltmek isterler. Bunlar, alabildiğine sapmışlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki dünya hayatını sevip ahirete tercih ederler; Allah' ın yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler. İşte bunlar çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki Dünya hayatı sever, Ahırete tercih ederler de Allah yolundan çevirirler ve onun eğrilmesini isterler, işte bunlar çok uzak bir dalal içindedirler

Erhan Aktaş

Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Allah'ın yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapkınlık içindedirler.

Gültekin Onan

Onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler. Tanrı'nın yolundan alıkoyarlar ve onu çarpıtmak isterler (veya onda çarpıklık ararlar). İşte onlar, uzak bir sapıklık içindedirler.

Hasan Basri Çantay

Ki onlar dünya hayaatını ahiretden üstün (tutub) sevenler, (insanları ve birbirini) Allahın yolundan alıkoyanlar, onu (o yolu) eğriliğe çevirmek isteyenlerdir. İşte onlar (hakdan) uzak bir sapıklık içindedirler.

İbni Kesir

Onlar ki; dünya hayatını ahiret tercih ederler. Allah yolundan alıkoyarlar ve onda eğrilik ararlar. İşte onlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Mehmet Alagaş

(1-4) Elif Lâm Râ, Kitabı, O’nu sana, insanları karanlıktan aydınlığa, Rabbinin izni ile saygıdeğer ve övülenin yoluna çıkarman için indirdik. Allah öyledir ki göklerde ve yerde ne varsa onundur , kafirlere şiddetli azaptan ötürü yazıklar olsun , öyle kimselerdirler ki Ahirete karşı dünya hayatını severler ve Allah yolundan alıkoyarlar, eğrilmesini isterler, işte onlar uzak bir sapma içindedirler. Biz Resulleri, onlara ifade edebilmeleri için sadece kendi kavimlerinin lisanlarıyla gönderdik, Allah’ın dilediği kişiyi saptırır, dilediği kişiyi yola iletir, O saygıdeğerdir, hâkimdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, o kimselerdir ki, dünya hayatını ahiret üzerine tercih edip severler; Allah yolundan alıkoyarlar ve onun eğriliğini isterler. İşte bunlar, hakdan çok uzak bir sapıklık içindedirler.

Süleyman Ateş

Ki onlar, dünya hayatını ahirete tercih ederler, Allah'ın yoluna engel olur ve onun eğrilmesini isterler. İşte onlar,derin bir sapıklık içindedirler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, dünya hayatını sevip Ahirete tercih eden dipnot 1 , (insanları) Allah'ın yolundan engelleyen ve o yolda bir eğrilik dipnot 2 olmasını isteyen kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    İvec (عوج), çok dikkat etmedikçe anlaşılamayacak eğriliktir (Müfredat). Allah'ın yolunda böyle bir eğrilik isteyenler, yaptıkları yanlışlar kolaylıkla anlaşılmasın diye doğruya çok yakın görünecek çarpıtmalar yaparlar. Ayette sözü edilen kişilerin en çok istediği budur. Bu sebeple en tehlikeli yanlış, doğruya en çok benzeyendir (Al-i İmran 3/99, A'raf 7/44-45, 86, Hud 11/18-19)

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar, dünya hayatını Âhiretten çok seven, çarpıtma yaparak Allah'ın yolundan uzaklaşma/uzaklaştırma peşinde olan kimselerdir. Onlar derin bir sapkınlık içindedirler.

Şaban Britch

Onlar dünya hayatını ahirete tercih ederler. Allah’ın yolundan alıkoyup, onun eğri büğrü olmasını isterler. İşte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.

Şaban Piriş

Onlar dünya hayatını ahiretten daha çok severler, Allah'ın yolundan alıkoyup, onun eğri büğrü olmasını isterler. İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki sefil ve iğreti hayatı ahirete tercih ederler ve Allah yolundan alıkoyup o yolu eğri büğrü yapmayı isterler. İşte bunlar, dönüşü olmayan bir sapıklık içindedirler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those worldly-minded who chose to go by the world below afore the Hereafter and did not seek Grace to guide their choice and stood in the way to prevent Allah's spirit of truth from guiding people into all truth making it their aim to pervert the truth and crook the path of righteousness to their own ends were born to be losers. These and their like are indeed lost in the maze of error.

Abdul Haleem

those who prefer the life of this world over the life to come, who turn others from God’s way, trying to make it crooked: such people have gone far astray.

Abdullah Yusuf Ali

Those who love the life of this world more than the Hereafter, who hinder (men) from the Path of Allah and seek therein something crooked: they are astray by a long distance.

Abul A'la Maududi

to those who have chosen the life of the world in preference to the Hereafter, dipnot 1 who hinder people from the Way of Allah, and seek to make it crooked. dipnot 2 They have gone far astray.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Those who reject the truth are the people whose interests are entirely bound with the life of this world, and who do not care at all for the interests of the life of the Hereafter: who are prepared to undergo any punishment in the next world for the sake of the interests, pleasures and comforts of this world: who, on the other hand, cannot bear the sacrifice of even the smallest pleasure in this world, nor are ready to bear any loss or encounter danger or trouble in this world for the sake of the joys of the next world. In short, such are the people who have coolly considered and weighed the pleasures of this world against the joys of the next world, and decided in favor of this world: therefore, they readily sacrifice the interest of the next world whenever there is a clash between the two.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "They do not want to follow the Way of Allah, but endeavor that Allah's Way should follow their desires: it should adjust itself in such a way as to include all their conjectures, theories and whims as its part and parcel, and exclude every creed that does not suit their way of life: it should provide sanction for all their habits, customs and manners: it should not demand from them anything which they do not like: in short, the way of Allah should be their obedient slave and turn in the direction their devilish lusts want it to turn: nay, it should neither criticize them nor ask them to follow Allah’s injunctions. This is their condition for accepting the guidance of Allah.

Aisha Bewley

those who prefer the life of this world to the Next World, and bar access to the way of Allah, wanting to make it crooked; they are greatly misguided.

Al-Hilali & Khan

Those who prefer the life of this world to the Hereafter, and hinder (men) from the Path of Allâh (i.e. Islâm) and seek crookedness therein - they are far astray.

Ali Quli Qarai

—those who prefer the life of this world to the Hereafter, and bar [others] from the way of Allah, and seek to make it crooked. They are in extreme error.

Amatul Rahman Omar

Such as prefer the present life to the Hereafter, and forsake the path of Allâh and hinder (the people) from it, and try to paint it as crooked, seeking to undertake it by remaining crooked. It is these who have gone far off in error.

Arthur John Arberry

such as prefer the present life over the world to come, and bar from God's way, desiring to make it crooked -- they are in far error.

Bijan Moeinian

Those who prefer this worldly life to Life after death, prefer dirt roads which lead to nowhere to God’s highway. They are indeed wrong.

E. Henry Palmer

Who love this world's life better than the next, and turn folks from the path of God, and crave to make it crooked; these are in remote error.

Edip-Layth

The ones who have preferred the worldly life over the Hereafter, and they repel away from the path of God, and they seek its distortion. Those are the ones who are in misguidance.

George Sale

who love the present life above that which is to come, and turn men aside from the way of God, and seek to render it crooked: These are in an error far distant from the truth.

Hamid S. Aziz

Those who love the life of this world better than the Hereafter, and turn folks from the path of Allah, and crave to make it crooked; these are far astray.

Mahmoud Ghali

The ones who (show) love for the present life (Literally: the lowly life, i. e., the life of this world) over the Hereafter, and bar from the way of Allah, and inequitably seek to make it crooked, those are in far error.

Marmaduke Pickthall

Those who love the life of the world more than the Hereafter, and debar (men) from the way of Allah and would have it crooked: such are far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who hold the life of this world dearer than that of the next, who obstruct the path of God and seek obliquity in it, have wandered far into error.

Muhammad Asad

awaits those who choose the life of this world as the sole object of their love, preferring it to [all thought of] the life to come, and who turn others away from the path of God and try to make it appear crooked. Such as these have indeed gone far astray!

Mustafa Khattab

˹They are˺ the ones who favour the life of this world over the Hereafter and hinder ˹others˺ from the Way of Allah, striving to make it ˹appear˺ crooked. It is they who have gone far astray.

Progressive Muslims

The ones who have preferred the worldly life over the Hereafter, and they repel away from the path of God, and they seek to make it crooked. Those are the ones who are in misguidance.

Rashad Khalifa

They are the ones who give priority to this life over the Hereafter, repel from the way of GOD, and seek to make it crooked; they have gone far astray.

Sahih International

The ones who prefer the worldly life over the Hereafter and avert [people] from the way of Allah, seeking to make it (seem) deviant. Those are in extreme error.

Sam Gerrans

Those who prefer the life of this world to the Hereafter, and turn away from the path of God, and would make it crooked: those are in extreme error.

Shabbir Ahmed

They choose the life of this world as the sole object of their love, preferring it to the life to come, and debar people from the Path of Allah. (They oppose reform in order to protect their vested interests). They try to make the Straight Path crooked. They have indeed gone far astray!

Syed Vickar Ahamed

Those who love the life of this world more than the Hereafter, and who try to stop (men) from the Path of Allah and try to find in there something crooked: They are out (of the Path) by a long distance.

Taqi Usmani

to those who prefer the worldly life to the Hereafter and prevent (people) from the way of Allah, and seek to make it crooked. Those have gone too far in straying.

The Monotheist Group

The ones who have preferred the worldly life over the Hereafter, and they repel from the path of God, and they seek to make it crooked. Those are the ones who are in misguidance.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩