Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş toplumların başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat!" diye delillerimizle göndermiştik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.
Nitekim, Musa'yı da ayetlerimizle "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (imtihan ve yardım) günlerini hatırlat" diye göndermiştik. Çünkü bunda sonuna kadar sabreden ve şükrünü eda etmek için var gücünü harcayan herkes için dersler vardır.
Ve nitekim, Musa'ya ayetlerimizi gönderip kendisine: "Halkını kopkoyu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın Günleri'ni hatırlat!" diye (emrettik). Çünkü bu (hatırlatmada), darlığa sonuna kadar göğüs germesini ve (Allah'a) yürekten şükretmesini bilen herkes için mutlaka çıkarılacak dersler vardır.
Andolsun ki biz Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan Nur'a çıkar ve onlara Allah hükmünün fark edileceği gelecekteki sonsuz süreci hatırlat" diye mucizelerle irsal ettik. . . Muhakkak ki bunda çok sabreden ve çok şükreden herkes için elbette işaretler vardır.
Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.
Andolsun ki Musa’yı da: «Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın (geçmiş kavimlerin başına getirdiği felâket) günlerini hatırlat» diye mucizelerimizle gönderdik. Şüphesiz ki bunda çok sabırlı, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Gerçek şu ki, Musa'yı da ayetlerimizle gönderdik: "Toplumunu, karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara, Allah'ın Günlerini hatırlat!" Aslında, işte bunda, çok dirençli olan, çok şükreden herkes için kesinlikle bir gösterge vardır.
Andolsun ki biz, Musa'yı,"Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için nice deliller vardır.
Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara ALLAH'ın günlerini hatırlat" diye mucizelerimizle gönderdik. Sabreden ve şükreden herkes için elbette bunda dersler vardır.
Musa'yı, 'Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara ALLAH'ın günlerini hatırlat,' diye mucizelerimizle gönderdik. Sabreden ve şükreden herkes için elbette bunda dersler vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, Musa'yı mucizelerimizle: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Allah günleri ile öğüt ver!" diye gönderdik. Şüphesiz ki, bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için birçok ibretler vardır
Celalim hakkı için ayetlerimizle Musayı gönderdik ki: kavmini zulumattan nura çıkar ve onlara Allah günlerile öğüt ver diye, şüphesiz ki bunda çok ayetler vardır: çok sabırlı, çok şükredici her kimse için
Ant olsun ki; Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.
Ant olsun ki; Musa'yı, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.
Ant olsun ki; Musa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini hatırlat." diye ayetlerimizle gönderdik. Kesinlikle bunda sabreden ve şükreden kimseler için nice ayetler vardır.
Andolsun Musa'yı: "Kavmini karanlıklardan nura çıkar ve onlara Tanrı'nın günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle göndermiştik. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve şükreden herkes için gerçekten ayetler vardır.
Andolsun, biz Musayi — "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allahın günlerini hatırlat" diye — mucizelerimizle göndermişizdir ki şübhesiz bunda (belalara) çok sabır ve (ni'metlere) çok şükür eden herkes için (ibret verici) alametler vardır.
Andolsun ki; Biz, Musa'yı; kavmini karanlıklardan aydınlıklara çıkar ve onlara, Allah'ın günlerini hatırlat, diye gönderdik. Şüphesiz bunda, sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.
Andolsun, Mûsâ’yı da, “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlatarak öğüt ver" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Andolsun biz, Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar, onlara Allah'ın günlerini (geçmiş milletlerin başlarına gelen olayları) hatırlat!" diye ayetlerimizle birlikte göndermiştik. Şüphesiz bunda sabreden, şükreden herkes için ayetler (ibret verici işaretler) vardır.
Musa'yı ayetlerimizle göndermiş, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah'ın (toplumlara ödül veya ceza verdiği) günleri hakkında bilgilendir!" demiştik. Şüphesiz bunda, her durumda sabreden /duruşunu bozmayan ve daima şükreden /görevlerini yerine getiren herkes için ayetler /göstergeler vardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Musa'yı ayetlerimizle göndermiş, "Halkını karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onları Allah'ın günleri konusunda uyar" demiştik. İşte bu uyarının içinde sabreden ve görevlerini yerine getiren herkes için deliller vardır.
Musa’yı ayetlerimizle; "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah’ın (nimet verdiği) günlerini onlara hatırlat!" diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Musa'yı ayetlerimizle, -Toplumun karanlıklardan aydınlığa çıkar ve Allah'ın günlerini onlara hatırlat diye göndermiştik. Bunda, çok çok sabreden ve şükreden herkese belgeler vardır.
Yemin olsun ki, biz Musa'yı, "Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlatıp bellet!" diye ayetlerimizle gönderdik. Şu bir gerçek ki, bunda iyice sabreden, çokça şükreden herkes için sayısız ayetler vardır.