Diyanet İşleri
O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 34. ayet. وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ
veâtâküm min külli mâ seeltümûh. vein te`uddû ni`mete-llâhi lâ tuḥṣûhâ. inne-l'insâne leżalûmün keffâr.
O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler İbrâhîm 28–34 3
İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.
Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.
O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.
O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
34. “O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi.” İster hal dilinizle, ister sözlerinizle ondan dilediğiniz, temenni ettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz her şeyden; davarlardan, araçlardan, sanayi ve daha başka şeylerden vermiştir. “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız” şükürlerini eda etmek şöyle dursun adet olarak bile “sayamazsınız.”
“Gerçekten insan çok zalim ve çok nankördür.” İnsan günahlara karşı cüretkâr, Rabbinin haklarını yerine getirme konusunda kusurlu olduğundan dolayı tabiatı itibari ile zalimdir. Allah’ın nimetlerine karşı da nankördür. Onlara gereği gibi şükretmez. Onları itiraf etmekten dahi çekinir. Ancak bundan Allah, kendisine hidâyet verdiği için nimetlerine şükredip Rabbinin hakkını tanıyan ve gereğini yerine getiren kimseler müstesnadır.
Bu âyet-i kerimelerde Allah’ın kulları üzerindeki çok çeşitli ve hem genel hem özel çok ve pek önemli nimetlerde söz edilmektedir. Allah, bunları hatırlatmakla kullarını, onların gereğini yerine getirmeye, kendisine şükretmeye ve kendisini anmaya çağrıda bulunmakta, onları buna teşvik etmektedir. Her vakit nimetleri üzerinlerinde sürekli devam ettiği gibi onların da gece-gündüz kendisinden dilekte bulunmaları ve sürekli O’na dua etmeleri için onlara teşvikte bulunmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O'ndan isteyip, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir.
Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.
Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a…
Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.
Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.
Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet
Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
O, size istediğiniz her şeyden bir kısmını vermiştir. Allah'ın nimet(ler)ini sayacak olsanız onları sayamazsınız. dipnot 1 Şüphesiz ki insan çok zalimdir, çok nankördür!
ve isteyebileceğiniz her türlü şeyden (yararınıza olanları) size veren... Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız baş edemezsiniz. Şu da bir gerçektir ki, insanoğlu zulme pek yatkın olup nankörlüğünde hayli ısrarcıdır.
Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden (bazısını) veren O'dur; (öyle ki) Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. (Yine de) insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!
O, (fıtratlarınız gereği halkoluş sürecinde) O'ndan istemiş olduklarınızın hepsinden, size vermiştir. . . Eğer Allah nimetlerini saymaya kalksanız, onları değerlendirerek sayıp bitiremezsiniz. . . Muhakkak ki insan çok zalim ve ortadaki açık gerçeği örtücüdür!
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.
O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!
O'ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Aslında, insan, gerçekten çok haksızlık yapar; çok nankördür.
O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalimdir; çok nankördür!
O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. İnsanoğlu gerçekten çok zalimdir, çok nankördür.
O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. İnsanoğlu gerçekten çok zalimdir, çok nankördür.
Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah'ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz. Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür.
Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi öyle ki Allahın nı'metini saysanız onu bitiremezsiniz, her halde insan, çok zalim, çok nankör
Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1
Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1
Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Tanrı'nın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, (pek) kafirdir.
O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allahın (bunca) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkin?) siz (onları) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Hakıykat, insan çok zulümkardır, çok nankördür.
O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız; bitiremezsiniz. Doğrusu insan, pek zalim ve nankördür.
(30-34) O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a denkler yaptılar , geçinin / faydalanın de. Muhakkak ki varacağınız yer ateştir. İman eden kullarıma söyle ki namazı kılsınlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizi açık harcasınlar, Alışverişin ve dostluğun olmadığı gün gelmezden önce bunu yapsınlar. Allah gökleri ve yeri yarattı ve gökten su indirdi ondan size rızık olsun diye ürünler çıkardı. O’nun emriyle denizde akmanız için gemileri emrinize amade kıldı. Nehirleri emrinize amade kıldı, hareketleri devamlı olan güneşi ve ayı da sizin emrinize amade kıldı , geceyi de gündüzü de hizmetinize verdi / emrinize amade kıldı , her n eyi sual etti iseniz / neyi istedi iseniz onu size verdik , Allah’ın nimetinin adedini saymaya kalksanız hesap edemezsiniz. İnsan kesinlikle çok zalim ve de çok kafirdir.
O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsini verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.
Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!
Size isteyebileceğiniz dipnot 1 her şeyden vermiştir dipnot 2 . Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz dipnot 3 . İnsan gerçekten sürekli yanlış yapar, çok da nankördür.
Allah size istediğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Ama insan, yanlışı çok yapar, çok da nankördür.
Kendisinden istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.
Kendisinden dilediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.
Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.
And He made all grace abound in you; He gave you of everything you asked for, and if you were to compute the divine favours you wear, you shall find them out of all count; but man is indeed wrong-headed, displaying no gratitude.
and given you some of everything you asked Him for. If you tried to count God’s favours you could never calculate them: man is truly unjust and ungrateful.
And He giveth you of all that ye ask for. But if ye count the favours of Allah, never will ye be able to number them. Verily, man is given up to injustice and ingratitude.
and Who gave you all that you asked Him for. dipnot 1 Were you to count the favours of Allah you shall never be able to encompass them. Verily man is highly unjust, exceedingly ungrateful.
He has given you everything you have asked Him for. If you tried to number Allah’s blessings, you could never count them. Man is indeed wrongdoing, ungrateful.
And He gave you of all that you asked for, and if you count the Blessings of Allâh, never will you be able to count them. Verily, man is indeed an extreme wrong-doer, a disbeliever (an extreme ingrate who denies Allâh’s Blessings by disbelief, and by worshipping others besides Allâh, and by disobeying Allâh and His Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم).
and He gave you all that you had asked Him. If you enumerate Allah’s blessings, you will not be able to count them. Indeed man is most unfair and ungrateful!
He has given you of all that you wanted of Him (by your natural demand). And if you try to count Allâh's bounties, you will not be able to number them. Surely, a human being is very unjust, very ungrateful.
and gave you of all you asked Him. If you count God's blessing, you will never number it; surely man is sinful, unthankful!
God has given you what you have asked for. As a matter of fact, you are showered with so much blessings that you cannot even count them! What a shame that mankind is unjust and ungrateful.
and brought you of everything ye asked Him: but if ye try to number God's favours, ye cannot count them;- verily, man is very unjust and ungrateful.
He gave you all that you have asked Him. If you were to count God's blessings, you will never enumerate them. The human is indeed transgressing, unappreciative.
He giveth you of every thing which ye ask him; and of ye attempt to reckon up the favours of God, ye shall not be able to compute the same. Surely man is unjust and ungrateful.
And He gives you of everything you asked of Him: and if you try to number Allah's favours, you cannot count them; - verily, man is persistently unjust and ungrateful.
And He has brought you of all you asked Him; and in case you number the favor (s) of Allah, you (cannot) enumerate them. Surely man is indeed constantly unjust, most disbelieving.
And He giveth you of all ye ask of Him, and if ye would count the bounty of Allah ye cannot reckon it. Lo! man is verily a wrong-doer, an ingrate.
He gave you whatsoever you asked. If you try to count the favours of God you will not be able to calculate. Man is most unjust indeed, full of ingratitude.
And [always] does He give you something out of what you may be asking of Him; and should you try to count God's blessings, you could never compute them. [And yet,] behold, man is indeed most persistent in wrongdoing, stubbornly ingrate!
And He has granted you all that you asked Him for. If you tried to count Allah’s blessings, you would never be able to number them. Indeed humankind is truly unfair, ˹totally˺ ungrateful.[1]
And He gave you all that you have asked Him. And if you were to count God's blessings, you will never fathom them. The human is indeed transgressing, disbelieving.
And He gives you all kinds of things that you implore Him for. If you count GOD's blessings, you can never encompass them. Indeed, the human being is transgressing, unappreciative.
And He gave you from all you asked of Him. And if you should count the favor of Allah, you could not enumerate them. Indeed, mankind is [generally] most unjust and ungrateful.
And He gives you of all that you ask of Him. And if you should count the favour of God, you will not calculate it; man is a wrongdoer and an ingrate.
And He gives you all that you would be asking Him for (55:29). If you count the blessings of Allah's provision (they are so diverse that) never will you be able to number them. But verily, man when practically ingrate, is a wrongdoer to himself. (He is given to greed and hoarding).
And He gives you from what you ask for. But if you count the mercies of Allah, you will never be able to number them. Truly, man is used to being unjust and ungrateful.
and He gave you whatever you asked for. If you (try to) count the bounties of Allah, you cannot count them all. Indeed, man is highly unjust, very ungrateful.
AndHe has given you from all that you have asked Him. And if you count the blessings of God, you will not be able to number them. Man is indeed transgressing, disbelieving.