İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 34. ayet

İbrâhîm suresi, 34. ayet. وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

veâtâküm min külli mâ seeltümûh. vein te`uddû ni`mete-llâhi lâ tuḥṣûhâ. inne-l'insâne leżalûmün keffâr.

Diyanet İşleri

O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 31–37 · surenin 34. ayeti / 52

Konu Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler İbrâhîm 28–34 3

  1. İbrâhîm 31

    İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

  2. İbrâhîm 32

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.

  3. İbrâhîm 33

    O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

  4. 34

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  5. İbrâhîm 35

    Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."

  6. İbrâhîm 36

    "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

  7. İbrâhîm 37

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

34. “O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi.” İster hal dilinizle, ister sözlerinizle ondan dilediğiniz, temenni ettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz her şeyden; davarlardan, araçlardan, sanayi ve daha başka şeylerden vermiştir. “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız” şükürlerini eda etmek şöyle dursun adet olarak bile “sayamazsınız.”

“Gerçekten insan çok zalim ve çok nankördür.” İnsan günahlara karşı cüretkâr, Rabbinin haklarını yerine getirme konusunda kusurlu olduğundan dolayı tabiatı itibari ile zalimdir. Allah’ın nimetlerine karşı da nankördür. Onlara gereği gibi şükretmez. Onları itiraf etmekten dahi çekinir. Ancak bundan Allah, kendisine hidâyet verdiği için nimetlerine şükredip Rabbinin hakkını tanıyan ve gereğini yerine getiren kimseler müstesnadır.

Bu âyet-i kerimelerde Allah’ın kulları üzerindeki çok çeşitli ve hem genel hem özel çok ve pek önemli nimetlerde söz edilmektedir. Allah, bunları hatırlatmakla kullarını, onların gereğini yerine getirmeye, kendisine şükretmeye ve kendisini anmaya çağrıda bulunmakta, onları buna teşvik etmektedir. Her vakit nimetleri üzerinlerinde sürekli devam ettiği gibi onların da gece-gündüz kendisinden dilekte bulunmaları ve sürekli O’na dua etmeleri için onlara teşvikte bulunmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O'ndan isteyip, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاتَىٰكُم ve atakum ve size verdi kök: اتي
  2. مِّن min -den
  3. كُلِّ kulli herşey- kök: كلل
  4. مَا ma ne varsa
  5. سَأَلْتُمُوهُ ۚ seeltumuhu kendisinden istediğiniz kök: سال
  6. وَإِن ve in ve eğer
  7. تَعُدُّوا۟ teuddu saymak isteseniz kök: عدد
  8. نِعْمَتَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  9. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  10. لَا la
  11. تُحْصُوهَآ ۗ tuhsuha sayamazsınız kök: حصي
  12. إِنَّ inne doğrusu
  13. ٱلْإِنسَـٰنَ l-insane insan kök: انس
  14. لَظَلُومٌۭ lezelumun çok haksızlık edendir kök: ظلم
  15. كَفَّارٌۭ keffarun çok nankördür kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

  • Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

  • Aynı kök: حصي (11 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)

    Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik halinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'a…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Onlar, "Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor" derler.

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    (Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber'in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman…

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Aynı kök: سال (129 geçiş)

    İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.

  • Aynı kök: انس (97 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, size istediğiniz her şeyden bir kısmını vermiştir. Allah'ın nimet(ler)ini sayacak olsanız onları sayamazsınız. dipnot 1 Şüphesiz ki insan çok zalimdir, çok nankördür!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Nahl 16:18.

Mustafa İslamoğlu

ve isteyebileceğiniz her türlü şeyden (yararınıza olanları) size veren... Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız baş edemezsiniz. Şu da bir gerçektir ki, insanoğlu zulme pek yatkın olup nankörlüğünde hayli ısrarcıdır.

Muhammed Esed

Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden (bazısını) veren O'dur; (öyle ki) Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. (Yine de) insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!

Ahmed Hulusi

O, (fıtratlarınız gereği halkoluş sürecinde) O'ndan istemiş olduklarınızın hepsinden, size vermiştir. . . Eğer Allah nimetlerini saymaya kalksanız, onları değerlendirerek sayıp bitiremezsiniz. . . Muhakkak ki insan çok zalim ve ortadaki açık gerçeği örtücüdür!

Ali Bulaç

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

Ali Özek ve heyeti

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

Ali Rıza Safa

O'ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Aslında, insan, gerçekten çok haksızlık yapar; çok nankördür.

Bayraktar Bayraklı

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalimdir; çok nankördür!

Edip Yüksel

O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. İnsanoğlu gerçekten çok zalimdir, çok nankördür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O'ndan ne dilediyseniz size verdi. ALLAH'ın nimetlerini sayarsanız bitiremezsiniz. İnsanoğlu gerçekten çok zalimdir, çok nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah'ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz. Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi öyle ki Allahın nı'metini saysanız onu bitiremezsiniz, her halde insan, çok zalim, çok nankör

Erhan Aktaş

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankördür. Ayette yer alan "zalim ve nankör" nitelemesi, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir. Belirlilik takısı (el) ile işaret edilen, yani bilinen, "zalim ve nankör" olan insanlardan söz edilmektedir. Bilinen ile kast edilen kimseler Kafirler ve Müşriklerdir; bu surenin 32 ve 33. ayetlerinde ifade edilen nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Kafir kelimesinin anlamlarından biri de nankörlüktür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankördür. Ayette yer alan "zalim ve nankör" nitelemesi, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir. Belirlilik takısı (el) ile işaret edilen, yani bilinen "zalim ve nankör" insandan kasıt, Kafirler ve müşriklerdir. 32 ve
  2. metne dön, dipnot 2
    ayetlerde ifade edilen nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Kafir sözcüğünün anlamlarından biri de nankörlüktür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nankördür. Ayette yer alan "zalim ve nankör" nitelemesi, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir. Belirlilik takısı(el) ile işaret edilen, yani bilinen "zalim ve nankör" insandan kasıt, gerçeği yalanlayan nankörler ve müşriklerdir. 32 ve 33. ayetlerde ifade edilen nimetlere karşı nankörlük edenlerdir. Kafir sözcüğünün öncelikli anlamlarından biri de nankörlüktür.

Gültekin Onan

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Tanrı'nın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, (pek) kafirdir.

Hasan Basri Çantay

O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allahın (bunca) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkin?) siz (onları) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Hakıykat, insan çok zulümkardır, çok nankördür.

İbni Kesir

O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız; bitiremezsiniz. Doğrusu insan, pek zalim ve nankördür.

Mehmet Alagaş

(30-34) O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a denkler yaptılar , geçinin / faydalanın de. Muhakkak ki varacağınız yer ateştir. İman eden kullarıma söyle ki namazı kılsınlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizi açık harcasınlar, Alışverişin ve dostluğun olmadığı gün gelmezden önce bunu yapsınlar. Allah gökleri ve yeri yarattı ve gökten su indirdi ondan size rızık olsun diye ürünler çıkardı. O’nun emriyle denizde akmanız için gemileri emrinize amade kıldı. Nehirleri emrinize amade kıldı, hareketleri devamlı olan güneşi ve ayı da sizin emrinize amade kıldı , geceyi de gündüzü de hizmetinize verdi / emrinize amade kıldı , her n eyi sual etti iseniz / neyi istedi iseniz onu size verdik , Allah’ın nimetinin adedini saymaya kalksanız hesap edemezsiniz. İnsan kesinlikle çok zalim ve de çok kafirdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsini verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

Süleyman Ateş

Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!

Süleymaniye Vakfı

Size isteyebileceğiniz dipnot 1 her şeyden vermiştir dipnot 2 . Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz dipnot 3 . İnsan gerçekten sürekli yanlış yapar, çok da nankördür.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da, kesinlik ifade etsin diye ahiretle ilgili fiillerin bir çoğu geçmiş zaman kipi ile ifade edilir. Türkçe açısından yanlış anlaşılmasın diye geçmiş zaman kipine gelecek zaman anlamı verilmiştir.
  2. metne dön, dipnot 2
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size istediğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Ama insan, yanlışı çok yapar, çok da nankördür.

Şaban Britch

Kendisinden istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

Şaban Piriş

Kendisinden dilediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And He made all grace abound in you; He gave you of everything you asked for, and if you were to compute the divine favours you wear, you shall find them out of all count; but man is indeed wrong-headed, displaying no gratitude.

Abdul Haleem

and given you some of everything you asked Him for. If you tried to count God’s favours you could never calculate them: man is truly unjust and ungrateful.

Abdullah Yusuf Ali

And He giveth you of all that ye ask for. But if ye count the favours of Allah, never will ye be able to number them. Verily, man is given up to injustice and ingratitude.

Abul A'la Maududi

and Who gave you all that you asked Him for. dipnot 1 Were you to count the favours of Allah you shall never be able to encompass them. Verily man is highly unjust, exceedingly ungrateful.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "And He gave you from all that you asked of Him": He has provided for everything that is required for your life, its development and evolution.

Aisha Bewley

He has given you everything you have asked Him for. If you tried to number Allah’s blessings, you could never count them. Man is indeed wrongdoing, ungrateful.

Al-Hilali & Khan

And He gave you of all that you asked for, and if you count the Blessings of Allâh, never will you be able to count them. Verily, man is indeed an extreme wrong-doer, a disbeliever (an extreme ingrate who denies Allâh’s Blessings by disbelief, and by worshipping others besides Allâh, and by disobeying Allâh and His Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم).

Ali Quli Qarai

and He gave you all that you had asked Him. If you enumerate Allah’s blessings, you will not be able to count them. Indeed man is most unfair and ungrateful!

Amatul Rahman Omar

He has given you of all that you wanted of Him (by your natural demand). And if you try to count Allâh's bounties, you will not be able to number them. Surely, a human being is very unjust, very ungrateful.

Arthur John Arberry

and gave you of all you asked Him. If you count God's blessing, you will never number it; surely man is sinful, unthankful!

Bijan Moeinian

God has given you what you have asked for. As a matter of fact, you are showered with so much blessings that you cannot even count them! What a shame that mankind is unjust and ungrateful.

E. Henry Palmer

and brought you of everything ye asked Him: but if ye try to number God's favours, ye cannot count them;- verily, man is very unjust and ungrateful.

Edip-Layth

He gave you all that you have asked Him. If you were to count God's blessings, you will never enumerate them. The human is indeed transgressing, unappreciative.

George Sale

He giveth you of every thing which ye ask him; and of ye attempt to reckon up the favours of God, ye shall not be able to compute the same. Surely man is unjust and ungrateful.

Hamid S. Aziz

And He gives you of everything you asked of Him: and if you try to number Allah's favours, you cannot count them; - verily, man is persistently unjust and ungrateful.

Mahmoud Ghali

And He has brought you of all you asked Him; and in case you number the favor (s) of Allah, you (cannot) enumerate them. Surely man is indeed constantly unjust, most disbelieving.

Marmaduke Pickthall

And He giveth you of all ye ask of Him, and if ye would count the bounty of Allah ye cannot reckon it. Lo! man is verily a wrong-doer, an ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

He gave you whatsoever you asked. If you try to count the favours of God you will not be able to calculate. Man is most unjust indeed, full of ingratitude.

Muhammad Asad

And [always] does He give you something out of what you may be asking of Him; and should you try to count God's blessings, you could never compute them. [And yet,] behold, man is indeed most persistent in wrongdoing, stubbornly ingrate!

Mustafa Khattab

And He has granted you all that you asked Him for. If you tried to count Allah’s blessings, you would never be able to number them. Indeed humankind is truly unfair, ˹totally˺ ungrateful.[1]

Progressive Muslims

And He gave you all that you have asked Him. And if you were to count God's blessings, you will never fathom them. The human is indeed transgressing, disbelieving.

Rashad Khalifa

And He gives you all kinds of things that you implore Him for. If you count GOD's blessings, you can never encompass them. Indeed, the human being is transgressing, unappreciative.

Sahih International

And He gave you from all you asked of Him. And if you should count the favor of Allah, you could not enumerate them. Indeed, mankind is [generally] most unjust and ungrateful.

Sam Gerrans

And He gives you of all that you ask of Him. And if you should count the favour of God, you will not calculate it; man is a wrongdoer and an ingrate.

Shabbir Ahmed

And He gives you all that you would be asking Him for (55:29). If you count the blessings of Allah's provision (they are so diverse that) never will you be able to number them. But verily, man when practically ingrate, is a wrongdoer to himself. (He is given to greed and hoarding).

Syed Vickar Ahamed

And He gives you from what you ask for. But if you count the mercies of Allah, you will never be able to number them. Truly, man is used to being unjust and ungrateful.

Taqi Usmani

and He gave you whatever you asked for. If you (try to) count the bounties of Allah, you cannot count them all. Indeed, man is highly unjust, very ungrateful.

The Monotheist Group

AndHe has given you from all that you have asked Him. And if you count the blessings of God, you will not be able to number them. Man is indeed transgressing, disbelieving.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 34. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 34. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 34. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩