Diyanet İşleri
Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
İbrâhîm suresi · 35–41. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
İbrâhîm suresi, 35. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ
Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
Hani İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) güvenli kıl; dipnot 1 beni ve oğullarımı putlara tapmamızdan uzak tut!
Bir zaman da İbrahim "Rabbim!" demişti, "Bu beldeyi güvenlikli kıl; ben ve çocuklarımla birlikte hepimizi putlara tapmaktan uzak tut!
Hani, İbrahim: "Ey Rabbim!" demişti, "Bu beldeyi emin kıl; beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyyen uzak tut!
Hani İbrahim şöyle dedi: "Rabbim, şu beldeyi emniyetli kıl. . . Beni de oğullarımı da tanrı edinilenlere tapınmaktan koru. "
Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut."
Hatırla ki İbrahim şöyle demişti: «Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) emniyetli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!»
İbrahim, şöyle demişti: "Efendim! Bu yöreyi güvenli yap; beni ve oğullarımı, kutsallaştırılmış kişilere-simgelere hizmet etmekten uzak tut!"
Hani İbrahim şöyle demişti: "Ey Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"
Bir zamanlar İbrahim demişti ki: "Efendim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara hizmet etmekten koru."
Bir zamanlar İbrahim demişti ki: 'Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan koru.'
Bir de İbrahim'in şöyle dediği vakti hatırla: "Rabbim, bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!
Bir de İbrahimin dediği vakti an: rabbım! Bu beldeyi emin kıl, beni ve oğullarımı putlara uzak bulundur
Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı putlara kulluk yapmaktan uzak tut."
Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı putlara kulluk yapmaktan uzak tut."
Bir zamanlar İbrahim şöyle demişti: "Rabb'im! Bu şehri güvenli kıl. Beni ve çocuklarımı dipnot 1 putlara kulluk yapmaktan uzak tut."
Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli (aminen) kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut."
Hatırla o zamanı ki İbrahim: "Rabbim, demişdi, bu şehri emniyyetli kıl. Beni de, oğullarımı da putlara tapmakdan uzak tut".
Hani İbrahim demişti ki: Rabbım; bu şehri emniyetli kıl. Beni de, oğullarımı da puta tapmaktan uzak tut.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
Hani İbrahim demişti ki: “Rabbim! Bu şehri güvenli kıl! Beni ve oğullarımı putlara ibadet etmekten uzak tut.''
Bir zaman İbrahim, şöyle demişti: "Rabbim, bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut!"
Bir gün İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) güvenli kıl dipnot 1 . Beni ve evladımı putlara tapmaktan uzak eyle!
Bir gün İbrahim şöyle dua etti: "Rabbim! Bu bölgeyi güvenli bir şehir haline getir dipnot 1 . Beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak eyle.
İbrahim şöyle demişti: Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara ibadet etmekten uzak tut!
İbrahim şöyle demişti: -Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut!
Bir zaman, İbrahim şöyle demişti: "Rabbim, bu beldeyi güvenli kıl. Beni ve oğullarımı putlara kulluktan uzak tut!"
İbrâhîm suresi, 36. ayet. رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."
Rabbim, onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, sen çok bağışlayansın, çok merhamet edensin. dipnot 1
Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar: Artık kim bana uyarsa işte o bendendir; kim de bana karşı çıkarsa biliyorum ki Sen tarifsiz bir bağışlayıcısın, eşsiz bir merhamet kaynağısın!
Çünkü, ey Rabbim, bu (tapınma nesneleri) gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı! "Bunun içindir ki, (yalnızca tebliğ ettiğim dinde) bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın!
"Rabbim. . . Muhakkak ki onlar (tanrı edinilenler) insanlardan pek çoğunu saptırdılar. . . (Artık) kim bana tabi olur ise, muhakkak ki o bendendir. . . Kim de bana isyan eder ise, muhakkak ki sen Ğafur'sun, Rahıym'sin. "
"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."
«Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin.»
"Efendim! Aslında, onlar, insanların çoğunu saptırdılar. Artık, kim beni izlerse; o bendendir. Kim de bana karşı gelirse; kuşkusuz, Sen, Sınırsız Bağışlayansın; Merhametlisin!"
"Ey Rabbim!Onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim bana karşı gelirse, şüphesiz sen, affedicisin; merhamet sahibisin."
"Efendim, onlar, insanlardan birçoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin."
'Rabbim, onlar, insanlardan bir çoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin.'
Rabbim, çünkü onlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar. Bundan böyle kim benim izimce gelirse, işte o bendendir; kim bana karşı gelirse artık Sen bağışlayan, merhamet edensin!
Rabbım!. Çünkü onlar insanlardan bir çoğunu şaşırtırlar, bundan böyle izimce gelirse işte o bendendir, kim de bana ısyan ederse artık sen gafursun, rahimsin
"Rabb'im! Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: dipnot 2 Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."
"Rabbim! Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: dipnot 2 Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."
"Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve kim bana uymazsa, onun işi Sana kalmıştır. Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın.
"Rabbim gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."
"Rabbim, çünkü onlar insanlardan bir çoğunu başdan çıkardılar. Bundan sonra kim bana uyarsa işte o, bendendir. Kim de bana karşı gelirse... Hakıykat, sen çok yarlığayıcı, çok esirgeyicisin".
Rabbım; çünkü onlar insanlardan bir çoğunu baştan çıkardılar. Bundan sonra bana uyan bendendir. Bana karşı gelen kimseyi de Sana havale ederim. Muhakkak ki Sen; Gafur, Rahim'sin.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.''
"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin."
Rabbim! O putlar insanların birçoğunun sapmasına sebep oldu dipnot 1 . Bundan böyle bana uyan bendendir. Bana karşı gelen olursa da şüphesiz sen çok bağışlayan, ikramı bol olansın dipnot 2 .
Rabbim! Onlar (müşrikler) insanların bir çoğunu yoldan çıkardılar. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı koyarsa, sen çok bağışlar, ikramda bulunursun.
Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse, Sen çokça mağfiret edensin, çokça merhamet edersin.
Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı; Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse.. Sen bağışlarsın, merhamet edersin.
"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık beni izleyen bendendir. Bana isyan edene gelince, onun hakkında sen Gafur ve Rahim'sin.
İbrâhîm suresi, 37. ayet. رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."
Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını senin Saygın Ev'inin (Kâbe'nin) yanında, tarım yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. dipnot 1 Rabbimiz! Namazı doğru kılmaları için (böyle yaptım). dipnot 2 İnsanlardan bir kısmının gönüllerini onlara eğilimli kıl ve ürünlerden onlara rızık ver! dipnot 3 Umulur ki şükrederler.
"Rabbimiz! İşte ben, neslimden bir kısmını ekip-biçmeye elverişsiz bir vadiye, Senin Mukaddes Beytinin yanına yerleştirdim. Ey Rabbimiz, (bunu) kulluklarını yerine getirebilsinler diye (yaptım)! Artık insanların gönüllerini onlara meylettir; onları bereketli ürünlerle rızıklandır; umulur ki onlar da (bunun) şükrünü eda ederler!..
"Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salatı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler.
"Rabbimiz. . . Muhakkak ki ben, zürriyetimden bazısını senin kutsal evinin yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. . . Rabbimiz, salatı ikame (sana yönelişlerinin getirisini) yaşasınlar diye! (O halde) insanlardan bazı hakikati idraka açık olan şuur sahiplerini, onlara meylettir ve kendilerini ilim ve marifetlerden rızıklandır. . . Ta ki değerlendirsinler, şükretsinler. "
"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; Rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım), böylelikle Sen, insanların bir kısmının kalblerini onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler."
«Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyti Harem'inin (Kâbe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vâdiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler.»
"Efendimiz! Aslında, Kutsal Ev'in yanında, ekin bitmeyen bir vadiye, soyumdan bir bölümünü yerleştirdim. Efendimiz! Namazı kılmaları için böyle yaptım. İnsanlardan bir bölümünün gönlünü onlara yaklaştır ve onlara geçimlik ürünler ver; böylece, belki şükrederler!" dipnot 184
"Ey Rabbimiz!Ben çocuklarımdan bazısını ekilebilir toprağı olmayan vadiye, senin Kutsal Ev'inin yakınına yerleştirdim. Ey Rabbimiz!Namazı dosdoğru kılsınlar diye böyle yaptım. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir ve meyvelerden onlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler."
"Efendimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Sınırlanmış Ev'inin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Efendimiz, onlar salatı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler."
'Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, Kutsal Evinin yanındaki ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, onlar namazı gözetsinler diye... İnsanların gönüllerini onlara karşı sempatiyle doldur ve onları ürünlerle rızıklandır ki şükretsinler.'
Ey Rabbimiz, ben çocuklarımdan bir kısmını senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Ey Rabbimiz, namazı kılsınlar diye; bundan böyle insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara doğru akıt ve onları bazı ürünlerden rızıklandır; umulur ki şükrederler.
Yarabbena! Ben, zürriyyetimden ba'zısını senin beyti muharreminin yanında, ekin bitmez bir vadide iskan ettim, yarabbena! namazı ikame etsinler diye, bundan böyle insanlardan bir takım gönülleri onlara doğru akıt, ve onları hasılattan merzuk buyur, gerek ki şükrederler
"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."
"Rabbimiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ın dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."
"Rabb'imiz! Gerçekten ben, neslimden bir kısmını sahipsiz, ekine elverişli olmayan vadiye; Beyt-i Haram'ının dipnot 1 yanına yerleştirdim; Rabb'imiz! Salatı ikame etsinler dipnot 2 . İnsanlardan bir kısmının gönlünü onlara yönelt. Ve onları kimi ürünlerle rızıklandır. Umulur ki onlar şükrederler."
"Rabbimiz, gerçekten ben, çocuklarımdan bir kısmını Beyt-i Haram yanında ekini olmayan bir vadiye yerleştirdim; rabbimiz, dosdoğru namazı kılsınlar diye (öyle yaptım); böylelikle sen, insanların bir kısmının yüreklerini (efideten) onlara ilgi duyar kıl ve onları birtakım ürünlerden rızıklandır. Umulur ki şükrederler.
"Ey Rabbimiz, ben evladlarımdan kimini Senin mukaddes olan evinin yanında ekinsiz bir vadiye yerleşdirdim. Sebebi şudur ki, Rabbimiz, dosdoğru namaz (larını) kılsınlar. Artık Sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyl etdir. Onların şükretmeleri me'mul olduğu için kendilerini ba'zı meyvelerle rızıklandır".
Rabbımız; ben, çocuklarımdan kimini; namaz kılabilmeleri için, Senin mukaddes evinin yanında çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbımız; insanların gönüllerini onlara meylettir. Şükretmeleri için onları meyvelerle rızıklandır.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
'Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe’nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler.''
"Rabbimiz, ben çocuklarımdan bazısını, senin Haram Evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı kılsınlar diye (böyle yaptım). Artık sen de insanlardan birtakım gönüllüleri, onları sever yap ve onları çeşitli meyvalarla besle ki şükretsinler."
Rabbimiz! Ben soyumdan bir kısmını senin dokunulmazlığı olan Beyt'inin dipnot 1 yanında, ekin bitmez, çorak bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz namazı düzgün ve sürekli kılsınlar diye (bunu yaptım). Sen de insanlardan kiminin gönlünü onlara meylettir ve onları birtakım ürünlerle rızıklandır dipnot 2 . Belki bu sayede şükrederler /görevlerini yerine getirirler.
Eski Ahit · Mezmurlar 84:4
Ne mutlu senin evinde oturanlara, 2 Seni sürekli överler! |iSela Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Rabbimiz! Ben soyumdan bir kısmını senin dokunulmaz Beytinin dipnot 1 yanında, bitkisiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz, namazı tam kılsınlar diye öyle yaptım. İnsanlardan kiminin gönlünde onlara karşı özlem uyandır. Bir de onları birtakım ürünlerle azıklandır; belki görevlerini yerine getirirler.
Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılmaları için Senin Beyt-i Harem'inin yanında, ziraat yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, onları meyvelerle rızıklandır. Umulur ki şükrederler.
-Rabbimiz! Ben çocuklarımdan kimini, namaz kılabilmeleri için Senin kutsal evinin yanında, ziraata elverişsiz bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! İnsanların gönüllerini onlara meylettir, şükretmeleri için onları ürünlerle rızıklandır.
"Ey Rabbimiz! Ben, çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanındaki, ziraata elverişsiz vadiye yerleştirdim ki, namazı kılsınlar, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap. Çeşitli meyvelerle onları rızıklandır ki, şükredebilsinler!"
İbrâhîm suresi, 38. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ
"Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizlemekte olduğumuzu da açıklamakta olduğumuzu da bilirsin. Yerde de gökte de hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. dipnot 1
"Rabbimiz! Şüphesiz ki Sen bizim gizlediklerimizi de açığa vurduklarımızı da bilirsin: Zira yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz!
"Ey Rabbimiz! Şüphesiz, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilen Sensin: Çünkü yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz."
"Rabbimiz! Muhakkak ki sen gizlediğimizi de bilirsin, açığa çıkardığımızı da. . . (Zira) arzda ve semada hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. "
"Rabbimiz, şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiç bir şey Allah'a gizli kalmaz."
«Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen bizim gizleyeceğimizi de açıklayacağımızı da bilirsin. Çünkü ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.»
"Efendimiz! Kuşkusuz, Sen, gizlediklerimizi de açıkladıklarımızı da bilirsin. Çünkü yeryüzünde ve gökte olan hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz!"
"Ey Rabbimiz!Sen bizim gizlediğimizi ve açığa vurduğumuzu bilirsin." Ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
"Efendimiz, bizim gizlediğimizi ve açıkladığımızı bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz."
"Rabbimiz, bizim gizlediğimizi ve açıkladığımızı bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey ALLAH'a gizli kalmaz."
Ey Rabbimiz, sen gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz herşeyi muhakkak bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a karşı gizli kalmaz.
Yarabbena! biz ne gizliyoruz ve ne ı'lan ediyoruz her halde sen bilirsin, ve ne Yerde, ne Gökte hiç bir şey Allaha karşı gizli kalmaz
"Rabb'imiz! Sen, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
"Rabb'imiz! Sen, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
"Rabb'imiz! Sen, gizlediğimiz ve açığa vurduğumuz her şeyi bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
"Rabbimiz şüphesiz Sen, bizim saklı tuttuklarımızı da, açığa vurduklarımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiç bir şey Tanrı'ya gizli kalmaz."
"Ey Rabbimiz, ne gizlersek, ne açıklarsak şübhe yok ki sen bilirsin. Zaten yerde ve gökde hiç bir şey Allaha gizli kalmaz".
Rabbımız; doğrusu Sen, gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
'Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.''
"Rabbimiz, sen bizim gizlediğimizi ve açığa vurduğumuzu hep bilirsin. Ne yerde, ne de gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
Rabbimiz! Muhakkak ki Sen bizim gizlediklerimizi de açığa vurduklarımızı da bilirsin. (Çünkü) Yerde de gökte de hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz dipnot 1 .
Rabbimiz! Biz neyi gizlesek ve neyi açığa vursak sen bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Rabbimiz! Şüphesiz sen gizlediğimizi de açıkladığımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz.
-Rabbimiz! Şüphesiz sen gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz.
"Rabbimiz, hiç kuşkusuz sen bizim gizlediğimizi de bilirsin, açığa vurduğumuzu da. Yerde de gökte de hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."
İbrâhîm suresi, 39. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى وَهَبَ لِى عَلَى ٱلْكِبَرِ إِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبِّى لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ
"Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."
İhtiyar hâlimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz ki Rabbim elbette duayı duyandır.
"Her tür övgü ve sena, yaşlılığıma rağmen bana İsmail ve İshak'ı bahşeden Allah'a aittir. Gerçekten de benim Rabbim duaları işitendir:
"En içten övgüler, kocamış halimle bana İsmail ile İshak'ı armağan eden Allah'a özgüdür! Duaları, yakarışları işiten elbette benim Rabbimdir:
"Hamd, ihtiyarlığım halinde bana İsmail ve İshak'ı hibe eden Allah'a aittir. . . Muhakkak ki Rabbim, elbette özümdeki duamı Semi'dir. "
"Hamd, Allah'a aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail'i ve İshak'ı armağan etti. Şüphesiz Rabbim, gerçekten duayı işitendir."
«İhtiyar halimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim duayı işitendir.»
"Kocamış yaşımda, bana İsmail'i ve İshak'ı armağan eden Allah'a övgüler olsun!" "Kuşkusuz, benim Efendim, kesinlikle, Yakarışları Duyandır!" dipnot 185
Eski Ahit · 1. Tarihler 1:28
İbrahimin oğulları: İshak, İsmail. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Yeni Ahit · Matta 1:1
İbrahim oğlu, Davut oğlu İsa Mesihin soy kaydı şöyledir: İbrahim İshakın babasıydı, İshak Yakupun babasıydı, Yakup Yahuda ve kardeşlerinin babasıydı, Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
"İhtiyarlık çağımda bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz Rabbim, duayı işitendir."
"İhtiyarlık çağımda bana İsmail'i ve İshak'ı bahşeden ALLAH'a övgüler olsun. Efendim, dualarımı işitir."
'İhtiyarlık çağımda bana İsmail'i ve İshak'ı bahşeden ALLAH'a övgüler olsun. Rabbim, dualarımı işitir.'
Bana ihtiyarlık halimde İsmail ile İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun; şüphesiz ki Rabbim duayı işitiyor.
Hamd o Allaha ki bana ıhtiyarlık halimde İsmail ve İshakı ihsan buyurdu, şüphe yok ki rabbım her halde duayı işitiyor
"Hamd, yaşlılığımda bana İsmail'i ve İshak'ı bağışlayan Allah'a aittir. Kuşkusuz, benim Rabb'im duayı işitendir."
"Hamd, yaşlılığımda bana İsmail'i ve İshak'ı bağışlayan Allah'a aittir. Kuşkusuz, benim Rabbim duayı işitendir."
"Hamd, yaşlılığımda bana İsmail'i ve İshak'ı bağışlayan Allah'a aittir. Kuşkusuz, benim Rabb'im duayı işitendir."
"Hamd, Tanrı'ya aittir ki, O, bana ihtiyarlığa rağmen İsmail'i ve İshak'ı armağan etti. Şüphesiz rabbim, gerçekten duayı işitendir."
"Bana (şu) ihtiyarlığ (ım) a rağmen İsmaili ve Ishaakı bahş eden Allaha hamd olsun. Çünkü benim Rabbim düayı elbette işidendir".
İhtiyarlığıma rağmen bana İsmail'i ve İshak'ı bahşeden Allah'a hamdolsun Doğrusu Rabbım; duaları işitendir.
Mehmet Alagaş — bu ayetin karşılığı kaynakta yok.
'Hamt, iyice yaşlanmış iken bana İsmail’i ve İshak’ı veren Allah’a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir.''
"İhtiyarlık çağımda bana İsma'il ve İshak'ı lutfeden Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbim du'ayı işiten(kabul buyuran)dır."
Her şeyi mükemmel yapmak dipnot 1 , yaşlı olmama rağmen bana İsmail ile İshak'ı ihsan eden dipnot 2 Allah'a özgüdür. Benim Rabbim elbette duaları işitendir.
Her şeyi güzel yapmak, kocamış olmama rağmen bana İsmail ile İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Rabbim duaları elbette işitir.
İhtiyar halimde, bana İsmail ve İshak’ı veren Allah’a hamdolsun. Doğrusu Rabbim duaları işitendir.
İhtiyar halimde, bana İsmail ve İshak'ı bağışlayan Allah'a hamdolsun. Doğrusu Rabbim duaları işitendir.
"İhtiyar yaşımda bana, İsmail ve İshak'ı bağışlayan Allah'a hamt olsun! Benim Rabbim, duayı gerçekten çok iyi duyar."
İbrâhîm suresi, 40. ayet. رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ
"Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle."
Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namaz kılanlardan eyle! dipnot 1 Rabbimiz! Duamı kabul et!
(Öyleyse) ey Rabbim! Beni ve neslimden gelenleri ibadet ve kulluğun hakkını verenlerden kıl; ve duamı kabul buyur ey Rabbimiz!
(O halde) Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelen insanları salatta devamlı ve duyarlı kıl! "Ve, ey Rabbimiz, bu duamı kabul buyur:
"Rabbim, salatı ikameyi (Esma hakikatine yönelişin getirisini yaşayanlardan) kıl beni ve zürriyetimden de (ikame edenler yarat)! Rabbimiz; duamı gerçekleştir. " (Dikkat: İbrahim a. s. gibi bir Zat, salatın ikamesini - yaşantısını talep ediyor; bu ne anlam taşır, derin düşünmek gerekir. A. H. )
"Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
«Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı (devamlı olarak) dosdoğru kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!»
"Efendim! Beni ve soyumdan olanları namazda sürekli yap!" "Efendimiz! Yaptığım yakarışları kabul et!"
"Ey Rabbim!Beni, soyumdan gelenleri, namazı devamlı kılanlardan eyle!Ey Rabbimiz!Duamı kabul et!"
"Efendim, beni salatı gözeten biri kıl, çocuklarımı da... Efendimiz dualarımı kabul et."
'Rabbim, beni namazı gözeten biri kıl, çocuklarımı da... Rabbimiz dualarımı kabul et.'
Rabbim, beni namazı devamlı kılanlardan eyle; soyumdan da; ey Rabbimiz duamı da kabul buyur!
Rabbım! Beni namaza müdavim kıl, zürriyyetimden de, yarabbena! hem duamı kabul buyur
"Rabbim! Beni ve soyumu salatı ikame eden dipnot 1 kıl. Rabb'imiz isteğimi kabul et."
"Rabbim! Beni ve soyumu salatı ikame eden dipnot 1 kıl. Rabbimiz isteğimi kabul et."
"Rabbim! Beni ve soyumu salatı ikame eden dipnot 1 kıl. Rabb'imiz duamı kabul et."
"Rabbim, beni namazı(nda) sürekli kıl, soyumdan olanları da. Rabbimiz, duamı kabul et."
"Ey Rabbim, beni dosdoğru namaz kılmakda berdevam et. Zürriyetimden de (böylece namaz kılanlar yarat). Ey Rabbimiz, düamı kabul et".
Rabbım; beni namaz kılan eyle. Soyumdan gelenleri de. Duamı kabul buyur Rabbımız.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
'Rabbim! Beni ve soyumu namazı ikame edenlerden eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.''
"Rabbim, beni ve zürriyetimden bir kısmını namazı kılan yap; Rabbimiz, du'amı kabul buyur!"
Rabbim! Beni ve soyumdan gelenleri namazı düzgün ve sürekli kılanlardan eyle! Rabbimiz, duamı kabul et dipnot 1 !
Rabbim! Beni namazı tam kılanlardan eyle. Soyumdan gelenleri de. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.
Rabbim! Beni ve soyumu namazı ikame edenlerden eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.
-Rabbim! Beni ve çocuklarımı namaz kılanlardan eyle. Rabbimiz! Duamı kabul buyur.
"Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!"
İbrâhîm suresi, 41. ayet. رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ
"Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla."
Rabbimiz! Hesabın gerçekleşeceği gün, beni, ana babamı ve müminleri bağışla!" dipnot 1
"Rabbimiz! Beni, ebeveynimi ve tüm inananları hesapların verileceği gün affet!"
Rabbimiz! Hesabın görüleceği Gün, beni, anamı babamı ve bütün müminleri bağışla!"
"Rabbimiz, yaşam muhasebesinin ortaya serildiği süreçte, beni, ana-babamı ve iman edenleri mağfiret eyle!"
"Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve mü'minleri bağışla!"
«Ey Rabbimiz! (Amellerin) hesap olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!»
"Efendimiz! Hesabın görüleceği gün, beni, anne-babamı ve inananları bağışla!"
"Ey Rabbimiz!Hesabın görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün müminleri bağışla!"
"Efendimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı, babamı ve iman edenleri bağışla."
'Rabbimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı babamı ve inananları bağışla.'
Ey Rabbimiz, hesabın başa dikileceği (görüleceği) gün, beni, anamı, babamı ve bütün müminleri bağışla!"
Ya rabbana! mağrifet buyur bana ve anama babama ve bütün mü'minlere, hisab başa dikileceği gün
"Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve Mü'minleri affet."
"Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve Mü'minleri affet."
"Rabb'imiz! Hesabın görüleceği gün, beni, annemi, babamı ve mü'minleri affet."
"Rabbimiz, hesabın yapılacağı gün, beni, anne babamı ve inançlıları bağışla."
"Ey Rabbimiz, (kıyaametde) hesab ayağa kalkacağı gün beni, ana ve babamı ve bütün iman edenleri yarlığa".
Rabbımız; hesabın görüldüğü günde beni, anamı, babamı ve mü'minleri bağışla.
(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.
'Rabbimiz! Hesap görülecek günde; beni, ana babamı ve inananları bağışla.''
"Rabbimiz, hesabın görüleceği gün, beni, anamı babamı ve mü'minleri bağışla!"
Rabbimiz! Hesap görüleceği gün beni, anamı-babamı dipnot 1 ve inanıp güvenenleri bağışla!"
Rabbimiz! Hesap görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün inanıp güvenenleri bağışla."
Rabbimiz! Bana, anama, babama ve müminlere hesap gününde mağfiret et!
Rabbimiz! Beni, anamı, babamı ve müminleri hesap görülecek günde bağışla!
"Rabbimiz, hesabın ortaya geleceği gün; beni, anne babamı ve inananları affet!"
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.