İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 6. ayet

İbrâhîm suresi, 6. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنجَىٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihi-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ encâküm min âli fir`avne yesûmûneküm sûe-l`aẕâbi veyüẕebbiḥûne ebnâeküm veyestaḥyûne nisâeküm. vefî ẕâliküm belâüm mir rabbiküm `ażîm.

Diyanet İşleri

Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 3–9 · surenin 6. ayeti / 52

Konu Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür İbrâhîm 1–8 3

  1. İbrâhîm 3

    Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler.

  2. İbrâhîm 4

    Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. İbrâhîm 5

    Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  4. 6

    Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.

  5. İbrâhîm 7

    Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."

  6. İbrâhîm 8

    Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."

  7. İbrâhîm 9

    Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, "Biz sizinle gönderileni inkar ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

6. Mûsâ aleyhisselam da Rabbinin emrine uyarak kavmine Allah’ın nimetlerini hatırlatıp şunları söylemiştir: “Allah’ın üzerinizdeki nimetini” kalplerinizle ve dillerinizle anıp “hatırlayın. Hani O sizi azabın en şiddetlisine uğratan” en ağır olan çeşidini tattıran, yani “oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı” öldürmeyerek “diri bırakan” -bu buyruk kötü azabın mahiyetini açıklamaktadır.- “Firavun hanedanından kurtarmıştı. Kuşkusuz bunda” yani sizi bu kurtarışında “Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan/nimet vardı.” yani büyük bir nimet vardır yahut da Firavun ve etrafındaki ileri gelenler tarafından müptelâ kılındığınız bu azap, Allah tarafından büyük bir imtihan idi ki sabredecek misiniz etmeyecek misiniz? diye.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Musa -aleyhisselam- Rabbinin emrine itaat edip kavmi olan İsrailoğulları'na Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerini hatırlatarak, şöyle demişti: "Ey Kavmim! Allah'ın Firavun ailesinden sizi kurtardığı, onların kötülüklerinden selamette kıldığı ve azabın en şiddetlisini size tattırdıkları zaman ki nimetini hatırlayın. Hani, Firavun'un mülkünü ele geçirecek kimseler doğmasın diye erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı küçük düşürmek ve zelil kılmak için hayatta bırakıyordu. Onların bu yaptıkları, sabretmeniz sizin için büyük bir imtihandır. Yüce Allah bu musibete sabretmenizden dolayı, Firavun ailesinin kötülüğünden sizi kurtararak mükâfatlandırdı".

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذْ ve iz ve hani
  2. قَالَ kale demişti ki kök: قول
  3. مُوسَىٰ musa Musa
  4. لِقَوْمِهِ likavmihi kavmine kök: قوم
  5. ٱذْكُرُوا۟ zkuru hatırlayın kök: ذكر
  6. نِعْمَةَ nia'mete ni'metini kök: نعم
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  8. عَلَيْكُمْ aleykum üzerinizdeki
  9. إِذْ iz zaman
  10. أَنجَىٰكُم encakum sizi kurtardı kök: نجو
  11. مِّنْ min
  12. ءَالِ ali soyundan kök: اول
  13. فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn
  14. يَسُومُونَكُمْ yesumunekum onlar sizi sürüyorlardı kök: سوم
  15. سُوٓءَ su'e en kötüsüne kök: سوا
  16. ٱلْعَذَابِ l-azabi işkencenin kök: عذب
  17. وَيُذَبِّحُونَ ve yuzebbihune ve kesiyorlardı kök: ذبح
  18. أَبْنَآءَكُمْ ebna'ekum oğullarınızı kök: بني
  19. وَيَسْتَحْيُونَ ve yestehyune ve sağ bırakıyorlardı kök: حيي
  20. نِسَآءَكُمْ ۚ nisa'ekum kadınlarınızı kök: نسو
  21. وَفِى ve fi ve vardı
  22. ذَٰلِكُم zalikum bunda size
  23. بَلَآءٌۭ bela'un bir imtihan kök: بلو
  24. مِّن min -den
  25. رَّبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz- kök: ربب
  26. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: بلو (38 geçiş)

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)

    Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı.…

  • Aynı kök: سوم (15 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Ortak kavram: Hayat

    Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor,…

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Nimet

    İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

  • Aynı kök: بلو (38 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan · Ortak kavram: Hayat

    O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

  • Aynı kök: ذبح (9 geçiş) · Ortak kavram: Nimet

    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş,…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: İmtihan

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimet(ler)ini hatırlayın! Çünkü sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden O kurtarmıştı." İşte bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:127, 141; Kasas 28:4; Mü'min 40:25.

Mustafa İslamoğlu

İşte o zamanlar Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı? Onlar size işkencenin en bayağısını reva görüyorlar, oğullarınızı öldürdüp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu yaşananlar, içerisinde Rabbinizden size gelen ağır bır sınavı barındırıyordu.

Muhammed Esed

Hani, Musa (da) halkına (bu doğrultuda): "Allah'ın size bahşettiği nimeti hatırlayın!" demişti, "O sizi Firavun yönetiminin elinden kurtarmıştı; (onlar ki) size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı: (eğer bilirseniz) size Rabbinizden büyük bir sınamaydı, bu.

Ahmed Hulusi

Hani Musa kavmine dedi ki: "Üzerinizdeki Allah nimetini hatırlayın. . . Hani (şunu da hatırlayın ki) sizi Firavun hanedanından kurtardı. . . Onlar azabın en kötüsünü size tattırıyorlardı; erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. . . İşte bunda size, Rabbiniz tarafından büyük bir bela vardı!"

Ali Bulaç

Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir sınav vardır."

Ali Özek ve heyeti

Hani Musa kavmine demişti ki: «Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.»

Ali Rıza Safa

Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Firavun ailesinden sizi kurtardığında, size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, Efendinizden, sizin için büyük bir sınav vardı!" dipnot 181

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 181
    İsrailoğullarının erkek çocuklarının öldürülerek, kadınlarının sağ bırakılması, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 16-22 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Firavun, ebelere, şöyle dedi: ‘İbrani kadınlarını doğurturken, çocuk erkek ise öldürün; kız ise dokunmayın!' Ama ebeler, Tanrı'dan korkan kimselerdi. Firavun'un buyruğuna uymayarak, erkek çocukları sağ bıraktılar. Firavun ,ebeleri çağırttı ve sordu: ‘Erkek çocukları neden sağ bıraktınız?' Dediler ki: ‘İbrani kadınlar, Mısırlı kadınlara benzemiyorlar, çok güçlüler; ebe gelmeden doğuruyorlar!' Halk çoğaldıkça çoğaldı. Bunun üzerine, Firavun, tüm halkına buyruk verdi: ‘Yeni doğan İbrani erkek çocukların tümü Nil'e atılacak; kızlar sağ bırakılacak!'"

Bayraktar Bayraklı

Musa, toplumuna şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayınız! Hani, O sizi Firavun'un hanedanından, adamlarından kurtarmıştı. Onlar size azabın en kötüsüyle acı çektiriyorlar, erkek çocuklarınızı doğruyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı." İşte bunda sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir imtihan vardır.

Edip Yüksel

Hani, Musa halkına, "ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Size işkencenin en kötüsünü uygulayan, oğullarınızı kesip kadınlarınızı utandıran Firavunun adamlarından sizi O kurtardı. Bu, Efendinizden sizin için büyük bir test idi" demişti. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bak 2:49

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hani, Musa halkına, 'ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Size işkencenin en kötüsünü uygulayan, oğullarınızı kesip kadınlarınızı sağ bırakan Firavun'un adamlarından sizi O kurtardı. Bu, Rabbinizden sizin için büyük bir test idi,' demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve o vakit Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın! Bir vakit sizi Firavun'nun adamlarından kurtardı ki, sizi işkencenin kötüsüne peyliyorlar ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı. Ve bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o vakıt Musa kavmine dedi ki: Allahın üzerindeki nı'metini anın: bir vakıt sizi Ali Firanvden kurtardı, sizi azabın kötüsüne peyliyorlardı ve oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda rabbınızdan size azim bir imtihan var

Erhan Aktaş

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavunculardan kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hani! Musa halkına demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani O, sizi; oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak azabın en kötüsü ile cezalandıran Firavun ve adamlarından kurtarmıştı. Bunda, Rabb'inizden çok büyük bir sınav vardı."

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine şöyle demişti: "Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani O sizi Firavun ailesinden kurtarmıştı, onlar sizi en dayanılmaz işkencelere uğratıyor, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için rabbinizden büyük bir sınav vardır."

Hasan Basri Çantay

Hani Musa, kavmine: "Allahın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın. Çünkü O, sizi kötü azaba (işkenceye) sürmekde olan, oğullarınızı boğazlamıya, (yalınız) kadınlarınızı (kızlarınızı) diri bırakmaya devam eden Fir'avn ailesinden sizi kurtarmışdır ve bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişdi.

İbni Kesir

Hani Musa kavmine demişti ki: Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü o, sizi azabın kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun hanedanından kurtarmıştı. Bunda Rabbınızdan büyük bir imtihan vardır.

Mehmet Alagaş

(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Hani Mûsâ kavmine, “Allah’ın size olan nimetini anın. Hani o sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır” demişti.

Süleyman Ateş

Musa, kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki ni'metini hatırlayın, O sizi Fir'avn soyundan kurtardı. Onlar sizi işkencenin en kötüsüne koşuyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı."

Süleymaniye Vakfı

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın dipnot 1 ; hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştı. Onlar size kötü bir azap vermek istiyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı ise sağ bırakıyorlardı. Bunda, Rabbinizin yıpratıcı büyük bir imtihanı vardı dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün Musa halkına şöyle demişti: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştı. Onlar size en ağır cezayı araştırıyor, oğullarınızı kıtır kıtır doğruyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. O işin içinde, Rabbinizden sizi yıpratan büyük bir imtihan vardı."

Şaban Britch

Musa, kavmine şöyle dedi: Allah’ın size olan nimetlerini düşünün. Size kötüce işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun Hanedanı'ndan sizi kurtardı. Bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.

Şaban Piriş

Musa, kavmine şöyle dedi: -Allah'ın size olan nimetlerini düşünün; size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtardı; bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa'nın, kendi toplumuna şöyle dediği zamanı da hatırla: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın! Hatırlayın ki, sizi Firavun'un hanedanından kurtarmıştı. Onlar size azabın en kötüsüyle acı çektiriyorlar, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınıza hayasızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. İşte bunda sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir deneme ve ıstırap vardır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And there, did Mussa say to them: "My people, remember Allah's grace and blessings He imparted to you". He delivered you from the people of Pharaoh who laid upon you cruel impositions and intolerable torment. They brutally slaughtered your sons and spared your women, and this was indeed a severe but a sure test of your actions and reactions echoing your true beliefs and the prevalent inclination among you.

Abdul Haleem

And so Moses said to his people, ‘Remember God’s blessing on you when He saved you from Pharaoh’s people, who were inflicting terrible suffering on you, slaughtering your sons and sparing only your women––that was a severe test from your Lord!

Abdullah Yusuf Ali

Remember! Moses said to his people: "Call to mind the favour of Allah to you when He delivered you from the people of Pharaoh: they set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons, and let your women-folk live: therein was a tremendous trial from your Lord."

Abul A'la Maududi

And call to mind when Moses said to his people: "Remember Allah's favour upon you when He delivered you from Pharaoh's people who afflicted you with a grievous chastisement, slaughtering your sons, while letting your women live. In it there was a terrible trial from your Lord."

Aisha Bewley

Remember when Musa said to his people, ‘Remember Allah’s blessing to you when He rescued you from the people of Pharaoh. They were inflicting an evil punishment on you, slaughtering your sons and letting your women live. In that there was a terrible trial from your Lord.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when Mûsâ (Moses) said to his people: "Call to mind Allâh’s Favour to you, when He delivered you from Fir‘aun’s (Pharaoh) people who were afflicting you with horrible torment, and were slaughtering your sons and letting your women alive; and in it was a tremendous trial from your Lord."

Ali Quli Qarai

When Moses said to his people, ‘Remember Allah’s blessing upon you when He delivered you from Pharaoh’s clan who inflicted a terrible torment on you, and slaughtered your sons and spared your women, and in that there was a great test from your Lord. ’

Amatul Rahman Omar

And (call to mind) when Moses said to his people, `Remember Allâh's blessings upon you, when He delivered you from the people of Pharaoh, who afflicted you with painful sufferings and slew your sons and spared your women to make them immodest and in that (deliverance) there was a great reward from your Lord.

Arthur John Arberry

And when Moses said to his people, 'Remember God's blessing upon you when He delivered you from the folk of Pharaoh, who were visiting you with evil chastisement, slaughtering your sons, and sparing your women -- and in that was a grievous trial from your Lord.

Bijan Moeinian

Moses said to his people: "Count your blessings. The Lord saved you from the tyranny of the Pharaoh’s people. They had made your life miserable: Slaughtering your males and abusing your females. What a harsh trial your Lord had subjected you to."

E. Henry Palmer

When Moses said to his people, 'Remember the favours of God towards you, when He saved you from Pharaoh's people, who sought to wreak you evil woe, slaughtering your sons and letting your women live;' in that was a great trial for you from your Lord.

Edip-Layth

Moses said to his people: "Remember God's blessings upon you that He saved you from the people of Pharaoh. They used to inflict the worst punishment upon you, and they used to murder your children, and shame your women. In that was a great trial from your Lord."

George Sale

And call to mind when Moses said unto his people, remember the favour of God towards you, when He delivered you from the people of Pharaoh: They grievously oppressed you, and they slew your male children, but let your females live: Therein was a great trial from your Lord.

Hamid S. Aziz

Remember when Moses said to his people, "Remember the favours of Allah towards you, when He saved you from Pharaoh's people, who afflicted you with dreadful torment, slaughtering your sons and letting your women live;" in that was a great trial for you from your Lord.

Mahmoud Ghali

And as Mûsa said to his people, "Remember the favor of Allah upon you as He delivered you from the house of Firaawn, (Pharaoh) (who were) marking you out for odious torment, constantly slaying your sons and (sparing) alive your women; and in these (acts) was a tremendous trial from your Lord. "

Marmaduke Pickthall

And (remind them) how Moses said unto his people: Remember Allah's favour unto you when He delivered you from Pharaoh's folk who were afflicting you with dreadful torment, and were slaying your sons and sparing your women; that was a tremendous trial from your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

So Moses said to his people: "Remember the favours of God when He saved you from the people of Pharaoh who afflicted you with oppression, slaying your sons but keeping alive your women, which was a great trial from your Lord. "

Muhammad Asad

And, lo Moses spoke [thus] unto his people: "Remember the blessings which God bestowed upon you when He saved you from Pharaoh's people who afflicted you with cruel suffering, and slaughtered your sons, and spared [only] your women -which was an awesome trial from your Sustainer.

Mustafa Khattab

˹Consider˺ when Moses said to his people, "Remember Allah’s favour upon you when He rescued you from the people of Pharaoh, who afflicted you with dreadful torment—slaughtering your sons and keeping your women. That was a severe test from your Lord.

Progressive Muslims

And Moses said to his people: "Remember God's blessings upon you that He saved you from the people of Pharaoh. They used to inflict the worst punishment upon you, and they used to murder your children, and rape your women. And in that was a great trial from your Lord."

Rashad Khalifa

Recall that Moses said to his people, "Remember GOD's blessings upon you. He saved you from Pharaoh's people who inflicted the worst persecution upon you, slaughtering your sons and sparing your daughters. That was an exacting trial from your Lord."

Sahih International

And [recall, O Children of Israel], when Moses said to His people, "Remember the favor of Allah upon you when He saved you from the people of Pharaoh, who were afflicting you with the worst torment and were slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Sam Gerrans

And when Moses said to his people: “Remember the favour of God upon you when He delivered you from the house of Pharaoh: they were afflicting you with an evil punishment, and slaughtering your sons and sparing your women; and in that was a great trial from your Lord.”

Shabbir Ahmed

And, Moses spoke thus to his people, "Remember Allah's Blessing upon you when he saved you from Pharaoh's people. They used to persecute you, and were killing your sons and sparing your women. From your Lord's Law of Requital that was a tremendous hardship on you."

Syed Vickar Ahamed

And remember! Musa (Moses) said to his people: "Think of the gift from Allah to you when He saved you from the people of Firon (Pharaoh): They set you to hard work and punishments, killed your sons, and let your women live: And in there was a huge trial from your Lord. "

Taqi Usmani

And when Mūsā said to his people, "Remember Allah’s blessing upon you when He delivered you from Pharaoh’s people who had been inflicting a grievous torment on you, slaughtering your sons and leaving your women alive. In that there was a great trial from your Lord."

The Monotheist Group

And Moses said to his people: "Remember the blessings of God upon you that He saved you from the people of Pharaoh; they were afflicting you with the worst punishment, and they used to slaughter your children, and rape your women. And in that was a great test from your Lord."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 6. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 6. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 6. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩