Diyanet İşleri
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 7. ayet. وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِى لَشَدِيدٌ
veiẕ teeẕẕene rabbüküm lein şekertüm leezîdenneküm velein kefertüm inne `aẕâbî leşedîd.
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür İbrâhîm 1–8 3
Biz her peygamberi, ancak kendi kavminin diliyle gönderdik ki, onlara (Allah'ın emirlerini) iyice açıklasın. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Andolsun, Musa'yı da, "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş milletleri cezalandırdığı) günlerini hatırlat" diye ayetlerimizle gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. Onlar sizi işkencenin en ağırına uğratıyorlar, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardır" demişti.
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir."
Musa, şöyle dedi: "Siz ve yeryüzünde bulunanların hepsi nankörlük etseniz de gerçek şu ki, Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layık olandır."
Sizden önceki Nuh, Ad, ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, "Biz sizinle gönderileni inkar ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz" dediler.
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar ertelemek için sizi (imana) çağırıyor. Onlar, "Siz de bizim gibi sadece birer insansınız. Bizi babalarımızın taptıklarından alıkoymak istiyorsunuz. Öyleyse bize apaçık bir delil getirin" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
7. Allah’ın nimetlerine şükretmeye teşvik etmek üzere de onlara şöyle demişti: “Hani Rabbiniz şunu bildirmişti” şunu ilan etmiş ve şu vaadde bulunmuştu: “Andolsun ki eğer” nimetlerime “şükrederseniz elbette size (olan nimetimi) artırırım; şayet küfür/nankörlük ederseniz hiç şüphesiz benim azabım çok şiddetlidir.” Üzerlerinde bulunan nimeti çekip alması da bu çetin azabın bir parçasıdır. Şükür, kalb ile Allah’ın nimetlerini itiraf etmek, dille Allah’a övgüde bulunmak ve onları Allah’ın rızası uğrunda harcamaktır. Küfür/nankörlük ise bunun aksini yapmaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: Rabbinizin şu buyruğunu hatırlayın; zikredilen nimetlerle sizi nimetlendirdiği için Allah'a şükrederseniz lütfunu ve nimetlerini size artırır. Eğer size verdiği nimetlerine nankörlük edip şükretmezseniz, nimetlerine nankörlük edip şükretmeyenlere karşı azabı da çok çetindir.
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Allah, kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
İşte bu, Allah'ın, inanıp salih ameller işleyen kullarına müjdelediği şeydir. De ki: "Ben buna (yaptığım tebliğ görevine) karşılık sizden,…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
(Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü ve elverişsiz olandan ise, faydasız bitkiden…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kafirler için ise çetin bir azap vardır.
Aynı kök: اذن (102 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)
Firavun, "Demek, ben size izin vermeden önce ona (Musa'ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin…
Aynı kök: اذن (102 geçiş)
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani Rabbiniz size "Şükrederseniz elbette size (nimetimi) artıracağım; nankörlük ederseniz şüphesiz ki azabım çok şiddetlidir!" dipnot 1 diye bildirmişti.
Hani Rabbiniz size şunu duyurmuştu: "Eğer şükrederseniz size (olan nimetimi) artırırım, yok eğer nankörlük ederseniz iyi bilin ki mahrumiyetim pek şiddetli olacaktır."
Ve (yine hatırlayın ki) Rabbiniz size (şöyle) bildirmişti: "(Bana) şükrederseniz, muhakkak ki size kat kat fazla veririm; yok, eğer nankörlük ederseniz, bilin ki Benim azabım gerçekten çok çetindir!"
Ve hani (hatırlayın ki) Rabbiniz ilan etmişti: "Andolsun, şükrederseniz artıracağım. . . Şayet nankörlük ederseniz, muhakkak ki azabım kesinlikle şiddetlidir. "
"Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz, şüphesiz, benim azabım pek şiddetlidir."
Hatırlayın ki Rabbiniz size: «Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir!» diye bildirmişti.
Ve Efendiniz, şöyle duyurmuştu: "Şükrederseniz, kesinlikle size çoğaltırım. Nankörlük ederseniz, kuşkusuz, cezam da çok yamandır!" dipnot 182
Eski Ahit · Yeremya 33:10-11 (bu çeviride birlikte veriliyor)
“RAB şöyle diyor: ‹Bu kent viran olmuş, insansız, hayvansız kalmış diyorsunuz. Ne var ki, terk edilmiş, insansız, hayvansız Yahuda kentlerinde, Yeruşalim sokaklarında sevinç ve neşe sesi, gelin… Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. Alıntı 200 karakterde kesilmiştir. tam metin
Rabbinizin size duyurduğu şu gerçeği de hatırlayınız: "Eğer şükrederseniz, ben de sizin için nimetimi mutlaka arttıracağım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz benim azabım çok çok şiddetlidir."
Efendin, "Şükrederseniz size daha bol veririm, ama nankörlük ederseniz azabım çetindir" diye bildirmişti.
Rabbin, 'Şükrederseniz size daha bol veririm, ama nankörlük ederseniz azabım çetindir,' diye bildirmişti
Ve düşünün ki Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun ki, şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ve eğer nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki, azabım çok şiddetlidir!"
Ve düşünün ki rabbınız şöyle i'lan buyurdu: Celalim hakkı için şükrederseniz elbette size artırırım, ve eğer nankörlük ederseniz haberiniz olsun ki azabım çok şiddetlidir
Hani Rabb'iniz: "Eğer şükrederseniz dipnot 1 mutlaka size nimetlerimi artırırım, eğer nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir!" diye bildirmişti.
Hani Rabb'iniz: "Eğer şükrederseniz mutlaka size nimetlerimi artırırım, eğer nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir!" diye bildirmişti.
Hatırlayın! Rabb'iniz: "Eğer şükrederseniz mutlaka size nimetlerimi artırırım, eğer nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir!" diye bildirmişti.
Rabbiniz şöyle buyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size arttırırım ve andolsun, eğer küfrederseniz, şüphesiz, benim azabım pek şiddetlidir."
"Hatırlayın ki Rabbiniz (size) şunu bildirmişdi: — Andolsun, şükrederseniz elbette sizi (n nimetinizi) artırırım. Andolsun, nankörlük ederseniz hiç şübhesiz benim azabım cidden çetindir".
Hani Rabbınız: Şükrederseniz; andolsun ki, size artırırım, nankörlük ederseniz; bilin ki azabım çok şiddetlidir, diye bildirmişti.
(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.
Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.''
Ve Rabbiniz size şöyle bildirmişti: "Andolsun şükrederseniz elbette size daha fazla veririm ve eğer nankörlük ederseniz azabım pek çetindir."
Bir gün Rabbiniz şunu ilan etmişti: "Eğer şükrederseniz / görevlerinizi yerine getirirseniz size (olan ikramımı) kesinlikle artırırım. Ama eğer nankörlük ederseniz azabım elbette çetin olur dipnot 1 ."
Rabbinizin şunu duyurduğunu da hatırda tutun: "Eğer görevlerinizi yerine getirirseniz Ben de sizin için mutlaka artıracağım. Görmezlikten gelirseniz hiç kuşkusuz benim azabım şiddetlidir."
Rabbiniz: Şükrederseniz andolsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir, diye duyurmuştu.
Rabbiniz: -Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir, diye duyurmuştu.
Rabbinizin şunu duyurduğunu da hatırda tutun: Eğer şükrederseniz, ben de sizin için mutlaka artıracağım. Ve eğer nankörlük ederseniz hiç kuşkusuz benim azabım çok çok şiddetlidir.
And in consequence did Allah, your Creator, proclaim, thus: "If you actuate yourselves with the feeling of gratitude and gratefulness I will make all grace abound in you, but should you show ungratefulness, then you must realize that My punishment* is indeed severe".
Remember that He promised, "If you are thankful, I will give you more, but if you are thankless, My punishment is terrible indeed." ’
And remember! your Lord caused to be declared (publicly): "If ye are grateful, I will add more (favours) unto you; But if ye show ingratitude, truly My punishment is terrible indeed."
Also call to mind when your Lord proclaimed: "If you give thanks, dipnot 1 I will certainly grant you more; but if you are ungrateful for My favours, My chastisement is terrible. dipnot 2
And when your Lord announced: "If you are grateful, I will certainly give you increase, but if you are ungrateful, My punishment is severe. "’
And (remember) when your Lord proclaimed: "If you give thanks (by accepting Faith and worshipping none but Allâh), I will give you more (of My Blessings); but if you are thankless (i.e. disbelievers), verily My punishment is indeed severe."
And when your Lord proclaimed, ‘If you are grateful, I will surely enhance you [in blessing], but if you are ungrateful, My punishment is indeed severe. ’
And (recall) when your Lord made it known (to you), `If you indeed be thankful, I will bestow more (favours) on you, but if you are ungrateful, (you will find that) My punishment is of course most severe. '
And when your Lord proclaimed, "If you are thankful, surely I will increase you, but if you are thankless My chastisement is surely terrible. "'
Remember what your Lord has promised: "The more appreciative you are, the more I will shower you with my blessings. On the contrary, if you do not appreciate my blessings upon you, I will subject you to the sever punishments (for a complete sermon of Moses (as mentioned in the Bible) see Deuteronomy Ch.4-6-8-10-11-28-29-30.)"
When your Lord proclaimed, 'If ye give thanks I will surely give you increase; but if ye misbelieve, verily, my torment is severe!'
When your Lord proclaimed: "If you give thanks, then I will increase for you, but if you turn unappreciative, then My retribution is severe."
And when your Lord declared by the mouth of Moses, saying, if ye be thankful, I will surely increase my favours towards you; but if ye be ungrateful, verily my punishment shall be severe.
When your Lord proclaimed, "If you give thanks I will surely give you increase; but if you are thankless, verily, my torment is severe!"
And as your Lord has notified (you), "Indeed in case you thank (Him), indeed I will definitely increase you and indeed in case you disbelieve, surely My torment is indeed strict. "
And when your Lord proclaimed: If ye give thanks, I will give you more; but if ye are thankless, lo! My punishment is dire.
Remember, your Lord proclaimed: "I shall give you more if you are grateful; but if you are thankless then surely My punishment is very great. "
And [remember the time] when your Sustainer made [this promise] known: 'If you are grateful [to Me], I shall most certainly give you more and more; but if you are ungrateful, verily, My chastisement will be severe indeed!"'
And ˹remember˺ when your Lord proclaimed, ‘If you are grateful, I will certainly give you more. But if you are ungrateful, surely My punishment is severe.’"
And your Lord proclaimed: "If you give thanks, then I will increase for you, but if you are rejecting, then My retribution is severe. "
Your Lord has decreed: "The more you thank Me, the more I give you." But if you turn unappreciative, then My retribution is severe.
And [remember] when your Lord proclaimed, 'If you are grateful, I will surely increase you [in favor]; but if you deny, indeed, My punishment is severe. ' "
And when your Lord proclaimed: “If you are grateful, I will increase you; but if you deny, My punishment is severe.”
Your Lord proclaimed, "If you become practically grateful (by establishing a system where everyone equitably receives the Divine Bounties), I will give you more. And if you violated this Law, remember that My Requital is strict."
And (also) remember! Your Lord has (openly) proclaimed: "If you are thankful, I will add more (gifts) for you; But if you show thanklessness, verily, My (reference to Allah’s) punishment is really terrible. "
(Recall the time) when your Lord declared, "If you express gratitude, I shall certainly give you more, and if you are ungrateful, then My punishment is severe."
And your Lord proclaimed: "If you give thanks, I will increase for you, but if you are rejecting, then My retribution is severe."