İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 44. ayet

İbrâhîm suresi, 44. ayet. وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

veenẕiri-nnâse yevme ye'tîhimü-l`aẕâbü feyeḳûlü-lleẕîne żalemû rabbenâ eḫḫirnâ ilâ ecelin ḳarîbin nücib da`veteke venettebi`i-rrusül. evelem tekûnû aḳsemtüm min ḳablü mâ leküm min zevâl.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim" diyecekler. Onlara şöyle denilecek: "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 41–47 · surenin 44. ayeti / 52

Konu Zalimlerin âkıbeti ve yerin başka yere dönüşmesi İbrâhîm 42–52 3

  1. İbrâhîm 41

    "Rabbimiz! Hesap görülecek günde, beni, ana babamı ve inananları bağışla."

  2. İbrâhîm 42

    Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.

  3. İbrâhîm 43

    O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur.

  4. 44

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim" diyecekler. Onlara şöyle denilecek: "Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?"

  5. İbrâhîm 45

    "Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik."

  6. İbrâhîm 46

    Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).

  7. İbrâhîm 47

    Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

44. Yüce Allah, peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e hitaben şöyle buyurmaktadır: “İnsanları azabın geleceği gün ile uyar” Yani şiddetli halleri, tedirgin edici musibetleri ile gelecek olan azabı ve o azabı gerektirici amelleri anlatarak onları sakındır. Böyle bir azap geldiğinde küfür, peygamberleri yalanlamak ve çeşitli masiyetler işlemek sureti ile kendilerine zulmeden “zalimler”, yaptıklarına pişman olup iş işten geçtikten sonra geri döndürülmeyi isteyerek “şöyle diyeceklerdir: Rabbimiz, bizi yakın bir müddete kadar ertele!” Bizi dünyaya geri döndür, çünkü bizim basiretimiz açılmış bulunuyor “senin çağrını kabul edelim” Allah, onları Darusselama (esenlik yurdu olan cennete) çağırıyordu. “ve peygamberlere uyalım.” Onlar, bütün bu sözlerini elemli azaptan kurtulmak için söyleyeceklerdir. Yoksa bu sözlerinde yalancıdırlar. Çünkü “Eğer geri döndürülürlerse yine kendilerine yasaklanan işlere geri dönerler.” (el-En’âm, 6/28) İşte bundan dolayı azarlanacaklar ve onlara şöyle denilecek: “Daha önce (dünyada) size zeval olmadığına dair yemin etmemiş miydiniz?” Asla dünyadan ayrılmayacağınıza ve âhirete göçmeyeceğinize yemin etmemiş miydiniz? İşte sizin yaptığınız yeminlerin doğru olmadığı ve iddianızda yalan söylediğiniz apaçık bir şekilde ortaya çıkmış bulunuyor.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Ümmetini kıyamet günü gelecek olan Allah'ın azabı ile korkut. Kendi nefislerine Allah'a şirk koşarak ve küfrederek zulüm edenler, o gün şöyle derler: Ey Rabbimiz! Bize mühlet ver, azabımızı geçiktir, kısa bir süre için bizi dünyaya tekrardan döndür sana iman edelim. Bize gönderdiğin resullerine tabi olalım, derler. Onlar azarlanacak ve kendilerine şöyle denilecektir: Öldükten sonra dirilmeyi inkâr ederek, dünya hayatından ahirete intikal etmeyeceğiz diye dünyada iken yemin edenler siz değil miydiniz?

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنذِرِ ve enziri ve uyar kök: نذر
  2. ٱلنَّاسَ n-nase insanları kök: نوس
  3. يَوْمَ yevme güne (karşı) kök: يوم
  4. يَأْتِيهِمُ ye'tihimu kendilerine geleceği kök: اتي
  5. ٱلْعَذَابُ l-azabu azabın kök: عذب
  6. فَيَقُولُ feyekulu ve diyecekleri kök: قول
  7. ٱلَّذِينَ ellezine
  8. ظَلَمُوا۟ zelemu zalimlerin kök: ظلم
  9. رَبَّنَآ rabbena Rabbimiz kök: ربب
  10. أَخِّرْنَآ ehhirna bizi ertele kök: اخر
  11. إِلَىٰٓ ila -ye kadar
  12. أَجَلٍۢ ecelin bir süre- kök: اجل
  13. قَرِيبٍۢ karibin yakın kök: قرب
  14. نُّجِبْ nucib gelelim kök: جوب
  15. دَعْوَتَكَ dea'veteke senin çağrına kök: دعو
  16. وَنَتَّبِعِ ve nettebii ve uyalım kök: تبع
  17. ٱلرُّسُلَ ۗ r-rusule elçilere kök: رسل
  18. أَوَلَمْ evelem
  19. تَكُونُوٓا۟ tekunu etmemiş miydiniz? kök: كون
  20. أَقْسَمْتُم eksemtum yemininizi kök: قسم
  21. مِّن min
  22. قَبْلُ kablu önceden kök: قبل
  23. مَا ma olmadığına
  24. لَكُم lekum sizin için
  25. مِّن min hiçbir
  26. زَوَالٍۢ zevalin zeval kök: زول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Biz, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yarattık. İnkar edenler ise, uyarıldıkları…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: زول (4 geçiş)

    Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).

  • Aynı kök: زول (4 geçiş)

    Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Onlar göklerdeki ve yerdeki sınırsız hükümranlık ve nizama, Allah'ın yarattığı her şeye, ecellerinin yaklaşmış olabileceğine hiç bakmadılar mı? Peki,…

  • Aynı kök: قسم (33 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a…

  • Aynı kök: جوب (43 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Dua

    Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin "Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele (bize süre ver) dipnot 1 de senin davetine icabet edelim ve elçilere uyalım!" diyecekleri gün hakkında insanları uyar! (Onlara şöyle denecek:) "Daha önce, sizin için bir yok oluş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Münâfikûn 63:10.

Mustafa İslamoğlu

Bu yüzden, başlarına azabın geleceği gün için insanları uyar. Zalimler (o gün) diyecekler ki: "Rabbimiz! Bize kısa bir süre daha tanı da, senin çağrına katılalım ve elçilere tabi olalım!" (Onlara denilecek ki): "Ne oldu? Daha önceki (hayatta), sizin için herhangi bir tükenişin olamayacağına yemin edip durmuyor muydunuz?

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, insanları, azabın başlarına geleceği Gün için uyar; o Gün ki, zulmedenler: "Ey Rabbimiz!" derler, "Bize kısa bir süre daha ver ki Senin çağrına icabet edelim; Senin elçilerine uyup peşlerinden gidelim!" (Fakat Allah da onlara:) "Siz bir vakitler kıyamet gibi, ceza gibi bir şeyin sizin için sözkonusu olmadığına yemin edip durmuyor muydunuz?" (diye karşılık verecektir).

Ahmed Hulusi

Kendilerine azabın (ölümün - hazır olmayan için sonsuz azabın başlangıcı) geleceği süreç hakkında insanları uyar! O süreçte zalim olanlar şöyle der: "Rabbimiz, kısa bir süre daha ömür ver, davetine icabet edelim ve Rasullerine tabi olalım". . . Önceden, sizin için böyle bir son olmayacağına yemin etmemiş miydiniz?

Ali Bulaç

Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki, (o gün) zulmedenler, şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir süreye kadar ertele ki, Senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler, sizler değil miydiniz?

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed!) Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin: «Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım» diyecekleri gün hakkında insanları uyar. (Onlara denilir ki:) «Halbuki siz daha önce, sizin için (dünyadan âhirete) göçüş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?»

Ali Rıza Safa

Cezanın kendilerine geleceği gün hakkında insanları uyar. Haksızlık yapanlar, şöyle diyecekler: "Efendimiz! Yakın bir süreye dek bizi ertele; Senin çağrına karşılık verelim ve elçilerin izinden gidelim!" Oysa daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin edenler siz değil miydiniz?

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine azabın geleceği güne karşı insanları uyar ki, zalimler,"Ey Rabbimiz!" derler, "Bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım!"Peki önceden, sizin için son olmadığına yemin etmemiş miydiniz?

Edip Yüksel

Halkı, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zalimler, "Efendimiz bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına katılalım ve elçilere uyalım" diyecekler. Oysa daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkı, azabın kendilerine geleceği gün konusunda uyar. Zalimler, 'Rabbimiz bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına katılalım ve elçilere uyalım,' diyecekler. Oysa daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O azabın geleceği günü korkutarak haber ver! O zulmedenler o zaman diyecekler ki: "Ey Rabbimiz, yakın bir zamana kadar bize mühlet ver de davetine uyalım ve peygamberlerin izince gidelim!" Ama daha önce yemin etmemiş miydiniz, sizin için zeval yok diye?

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem inzar ile haber ver insanlara o azabın geleceği günü, o vakıt diyecek ki o zulmedenler yarabbena! Bizi yakın bir ecele te'hır buyur, da'vetine icabet edelim ve Peygamberlerin izince gidelim, hani ya bundan evvel yemin etmiş değil miydiniz: Sizin için zeval yoktu ya?

Erhan Aktaş

Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık dipnot 1 yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve Resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin çağrısına uymamakla, vahye tabi olmamakla.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık dipnot 1 yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve resullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz?" diyecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin çağrısına uymamakla, vahye tabi olmamakla.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Azabın kendilerine geleceği gün ile insanları uyar. O zaman kendilerine haksızlık dipnot 1 yapanlar: "Rabb'imiz! Bize biraz daha süre ver de Senin çağrını kabul edelim ve rasullere uyalım." diyecekler. Allah da: "Daha önce sizin için bir tükenişin, inişe geçişin olmadığına yemin edenler sizler değil miydiniz? diyecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahyin çağrısına uymamakla.

Gültekin Onan

Azabın kendilerine geleceği gün (ile) insanları uyarıp korkut ki (o gün) zulmedenler şöyle diyecekler: "Bizi yakın bir ecele kadar ertele ki, senin çağrına cevap verelim ve elçilere uyalım." Oysa daha önce, kendiniz için hiç zeval yoktur diye and içenler sizler değil miydiniz?

Hasan Basri Çantay

İnsanlara o azabın kendilerine geleceği günün, tehlikesini anlat ki (o gün) o zaalimler: "Ey Rabbimiz, bizi yakın bir müddete kadar gecikdir de Senin da'vetine icabet edelim, peygamberlere tabi olalım" diyecek (ler) dir. Halbuki daha evvel siz (dünyada) kendinize "hiç bir zeval yokdur" diye yemin etmediniz miydi?

İbni Kesir

İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler derler ki: Rabbımız; bizi, yakın bir müddete kadar tehir et, davetine uyalım ve peygamberlere tabi olalım. Siz daha önce de sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?

Mehmet Alagaş

(42-52) Allah’ın dikkatinden zalimlerin faaliyetleri kaçar / gaflete düşer diye hesap etme, Muhakkak ki onları bakışların dehşetle bakakalacağı güne öteliyor / tehir ediyor , kafaları kalkık koşarlar, gö z uçlarıyla dahi kendilerine bakamazlar, gönülleri ise boşluktur / havadır. Onlara verilecek azap gününe karşı , insanları uyar, zalimler diyorlar ki Rabbimiz bizi yakın bir zaman kadar ötelesen / tehir etsen de davetine icabet etsek, Resulüne uysak, önceden siz, size bir ölüm olmayacağına dair yemin etmemiş miydiniz? Meskenlerinize, yani kendilerine zulüm edenlerin meskenine yerleştiniz , onlara nasıl davrandığımız size de ayan beyan oldu , size bunun misallerini de / örneklerini de verdik , onlar tuzaklarını kurdular / planladılar velev ki onların tuzakları dağlar kadar dahi olsa Allah’ın da onlara planladığı bir tuzağı var. Allah’ı Resullerine verdiği sözün karşıtı olur / muhalifi olur diye hesap etme / öyle değerlendirme, Muhakkak ki Allah saygıdeğerdir, intikam alma gibi bir özelliği vardır. Arzı, bir başka arzla değiştirdiğimiz ve gökleri, başka göklerle değiştirdiğimiz günde Allah’ın tek ve ezici olanın / kahhar olanın huzuruna çıkacaklar , suçluları o gün zincirli kelepçelerle / prangalarla birbirlerine bağlanmış halde görürsün , elbiseleri katrandandır. / ziftle kaplı elbiseleri vardır , yüzlerini de ateş kapla r, bu, Allah’ın her nefsi / her kişiyi kazandığı ile cezalandır ması içindir, Allah çok çabuk / çok seri / çok hızlı hesap görür , işte bu, insanlar için bir bilgilendirmedir / tebliğdir, onunla / kıyamet günüyle uyarılmaları , Allah’ın tek ilah olduğunu bilmeleri ve akıl ulularının hatırlayıp anmaları için bir bilgilendirmedir / bir tebliğdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?''

Süleyman Ateş

İnsanları, kendilerine azabın geleceği şu güne karşı uyar ki, zalimler: "Rabbimiz, derler, bizi yakın bir süreye kadar ertele de senin çağrına gelelim, elçilere uyalım!" "Peki, önceden sizin için hiç zeval olmadığına (sürekli yaşayacağınıza) yemin etmemiş miydiniz?"

Süleymaniye Vakfı

İnsanları, azabın onlara geleceği günle ilgili olarak uyar. Yanlışlara dalan kimseler şöyle derler: "Rabbimiz! Bizi / ölümümüzü kısa bir süre geciktirsen de çağrına olumlu karşılık versek ve elçilerine uysak dipnot 1 ." (Onlara şöyle denir:) "Daha önce sizin için hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair yeminler etmemiş miydiniz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen insanları, o azabın geleceği günle ilgili olarak uyar. Yanlışlar içinde olan o kimseler, şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Kısa bir süreliğine bizi geri gönder de çağrına olumlu karşılık verelim ve elçilere uyalım." Onlara denir ki "Bizim düzenimiz bozulmaz diye daha önce yemin edenler siz değil miydiniz?"

Şaban Britch

İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler: Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de davetine uyalım, peygamberlere tabi olalım, derler. Daha önce, sizin için bir zeval olmadığına, yemin etmemiş miydiniz?

Şaban Piriş

İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zulmedenler: -Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar ertele de çağrına uyalım, peygamberlere tabi olalım, derler. Siz daha önce, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?!

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanları, azabın kendilerine ulaşacağı gün konusunda uyar. O gün, zalimler şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir süreye kadar geri bırak da çağrına cevap verip resullere uyalım." Daha önce siz, kendiniz için çöküş ve bitiş yoktur diye yemin etmediniz mi?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, warn people O Muhammad of the Day when they are overtaken by Allah's retributive punishment, then the wrongful of actions shall say: "O Allah our Creator, if only You would delay our condemnation to punishment for a term close at hand, we will apprehend the voice from heaven and be in purpose and follow the Messengers" But they shall be told: "Did you not swear before that you shall never suffer loss nor any change in disposition neither in life nor Hereafter. "

Abdul Haleem

So warn people of the Day when punishment will come to them, and when the disbelievers will say, ‘Our Lord, give us a little more time: we shall answer Your call and follow the messengers.’ Did you [disbelievers] not swear in the past that your power would have no end?

Abdullah Yusuf Ali

So warn mankind of the Day when the Wrath will reach them: then will the wrong-doers say: "Our Lord! respite us (if only) for a short term: we will answer Thy call, and follow the messengers!" "What! were ye not wont to swear aforetime that ye should suffer no decline?

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), warn mankind of the Day when a severe chastisement shall overtake them, and the wrong-doers will say: "Our Lord, grant us respite for a short while; we shall respond to Your call and will follow Your Messengers." (But they will be clearly told): "Are you not the same who swore earlier that they shall never suffer decline?"

Aisha Bewley

Warn mankind of the Day when the punishment will reach them. Those who did wrong will say, ‘Our Lord, reprieve us for a short time. We will respond to Your call and follow the Messengers.’ ‘But did you not swear to Me before that you would never meet your downfall,

Al-Hilali & Khan

And warn (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) mankind of the Day when the torment will come unto them; then the wrong-doers will say: "Our Lord! Respite us for a little while, we will answer Your Call and follow the Messengers!" (It will be said): "Had you not sworn aforetime that you would not leave (the world for the Hereafter).

Ali Quli Qarai

Warn the people of the day when the punishment will overtake them, whereat the wrongdoers will say, ‘Our Lord! Respite us for a brief while so that we may respond to Your call, and follow the apostles. ’ [They will be told,] ‘Did you not use to swear earlier that there would be no reverse for you,

Amatul Rahman Omar

Warn these people of the day when the (threatened) punishment overtakes them, and those who are unjust will say, `Our Lord! grant us respite for a short term, we will respond to Your call and follow the Messengers. ' (It will be said to them), `Did you not swear before now (that) you would never have a fall?

Arthur John Arberry

And warn mankind of the day when the chastisement comes on them, And those who did evil shall say, 'Our Lord, defer us to a near term, and we will answer Thy call, and follow the Messengers. ' 'Ah, but did you not swear aforetime there should be no removing for you?

Bijan Moeinian

Let them know that there will be a Day when they have to face their punishment. Those who have been unjust will beg: "Our Lord, give just a little more time so that we respond to your Message and follow your Messengers." They will be responded: “Are you not the same people who used to swear that there is no such thing as punishment?”

E. Henry Palmer

and warn men of the day when the torment shall come! And those who have done wrong shall say, 'O our Lord! respite us until an appointed time nigh at hand, and we will respond to Thy call, and follow the apostles!' - 'What! did ye not swear before, ye should have no decline?'

Edip-Layth

Warn the people of the day when the retribution will come to them, and those who were wicked will say, "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will respond to Your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever?

George Sale

Wherefore do thou threaten men with the day, whereon their punishment shall be inflicted on them, and whereon those who have acted unjustly shall say, O Lord, give us respite unto a term near at hand; and we will obey thy call, and we will follow thy apostles. But it shall be answered unto them, did ye not swear heretofore, that no reverse should befall you?

Hamid S. Aziz

And warn mankind of the Day when the Wrath shall reach them: then those who have done wrong shall say, "O our Lord! Respite us for a short term longer, and we will respond to Thy call, and follow the Messengers!" - "What! Did you not used to swear before that you should suffer no decline?"

Mahmoud Ghali

And warn mankind of the Day when the torment will come up to them. Then the ones who did (an) injustice will say, "Our Lord, defer us to a near term, (then) we will answer Your Call and closely follow the Messengers." (But) did you not swear earlier that in no way will you (face) extinction?

Marmaduke Pickthall

And warn mankind of a day when the doom will come upon them, and those who did wrong will say: Our Lord! Reprieve us for a little while. We will obey Thy call and will follow the messengers. (It will be answered): Did ye not swear before that there would be no end for you?

Mohamed Ahmed - Samira

Warn the people of that Day when the punishment would be inflicted upon them. Then will the wicked say: "O our Lord, give us respite a while more. We shall heed Your call and follow the apostles." (But they will be told,): "Are you not those who used to swear: 'There is no reverse for us?'

Muhammad Asad

Hence, warn men of the Day when this suffering may befall them, and when those who did wrong [in their lifetime] will exclaim: "O our Sustainer! Grant us respite for a short while, so that we might respond to Thy call and follow the apostles!" [But God will answer:] "Why - were you not aforetime wont to swear that no kind of resurrection and retribution awaited you?

Mustafa Khattab

And warn the people of the Day when the punishment will overtake ˹the wicked among˺ them, and the wrongdoers will cry, "Our Lord! Delay us for a little while. We will respond to Your call and follow the messengers!" ˹It will be said,˺ “Did you not swear before that you would never be removed ˹to the next life˺?”

Progressive Muslims

And warn mankind of the Day when the retribution will come to them, and those who were wicked will Say: "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will heed your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever

Rashad Khalifa

You shall warn the people of the day when the retribution comes to them. Those who transgressed will say, "Our Lord, give us one more respite. We will then respond to Your call and follow the messengers." Did you not swear in the past that you will last forever?

Sahih International

And, [O Muúammad], warn the people of a Day when the punishment will come to them and those who did wrong will say, "Our Lord, delay us for a short term; we will answer Your call and follow the messengers. " [But it will be said], "Had you not sworn, before, that for you there would be no cessation?

Sam Gerrans

And warn thou mankind of a day the punishment will come upon them, and those who did wrong will say: “Our Lord: delay Thou us for a short term: we will respond to Thy call and follow the messengers.” — “Did you not swear before that there would be no end for you?

Shabbir Ahmed

Hence, warn mankind of the Day when this suffering may befall them, and every violator of the Divine Commands will long for a little more respite, saying, "Our Lord! Give us a little time. We will obey Your Message and follow the Messengers." The answer will be given, "Did you not use to swear before that there shall be no decline of status for you?"

Syed Vickar Ahamed

And warn mankind of the Day when the Anger (and Punishment) will reach them: Then the wrongdoers will say: "O Lord! Grant some relief to us (even) for a little while: We will come back to Your Call, and follow (Your) messengers!" (The reply will be:) "What! Were you not used to swearing before that you will not leave (this world for the Hereafter).

Taqi Usmani

Warn the people of a day when punishment will come upon them, and the wrongdoers will say, "Our Lord, give us respite for a short term, and we will respond to Your call and will follow the messengers." (Allah will say), “Is it not that you had sworn oaths earlier that you would not have to leave (the world)?

The Monotheist Group

Andwarn the people of the Day when the retribution will come to them, and those who have been wicked will say: "Our Lord, delay this for us until a short time, and we will heed your call and follow the messengers!" Did you not swear before this that you would last forever?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 44. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 44. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 44. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩