İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 30. ayet

İbrâhîm suresi, 30. ayet. وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِهِۦ قُلْ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى ٱلنَّارِ

vece`alû lillâhi endâdel liyüḍillû `an sebîlih. ḳul temette`û feinne meṣîraküm ile-nnâr.

Diyanet İşleri

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 27–33 · surenin 30. ayeti / 52

Konu Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler İbrâhîm 28–34 3

  1. İbrâhîm 27

    Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.

  2. İbrâhîm 28–29

    (28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!

  3. 30

    Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."

  4. İbrâhîm 31

    İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

  5. İbrâhîm 32

    Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır.

  6. İbrâhîm 33

    O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. “Allah’ın yolundan” Allah’ın kullarını, Allah’ın yolundan alıkoyup “saptırmak için O’na ortaklar” benzerler ve denkler uydurup şirk “koştular.” Başkalarını O’na denk gösterdiler ve kavimlerini de bu denk tuttukları ortaklara ibadete çağırdılar. Sen onları tehdit ederek “de ki:” Şimdilik az bir süre küfür ve sapıklığınız ile dünyadan “faydalanın bakalım.” Bunun size hiçbir faydası olmayacaktır. “Zira varacağınız yer şüphesiz ateştir!” Sonunda varacağınız yer orasıdır, orada barınacaksınız. O ne kötü bir dönüş yeridir!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşrikler, Allah'ın yolundan saptıktan sonra kendilerine ittiba edenleri saptırmak için Yüce Allah'a, benzerler ve denkler edindiler. -Ey Resul!- Onlara de ki: İçinde olduğunuz şehvetlerden/arzulardan istifade edin ve bu dünya hayatında şüpheleri yayın. Muhakkak kıyamet gününde döneceğiniz yer ateştir. Sizin ondan başka dönüş yeriniz yoktur.

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَعَلُوا۟ ve cealu ve koştular kök: جعل
  2. لِلَّهِ lillahi Allah'a kök: اله
  3. أَندَادًۭا endaden eşler kök: ندد
  4. لِّيُضِلُّوا۟ liyudillu saptırmak için kök: ضلل
  5. عَن an -ndan
  6. سَبِيلِهِۦ ۗ sebilihi O'nun yolu- kök: سبل
  7. قُلْ kul de ki kök: قول
  8. تَمَتَّعُوا۟ temetteu eğlenin kök: متع
  9. فَإِنَّ feinne şüphesiz
  10. مَصِيرَكُمْ mesirakum gideceğiniz yer kök: صير
  11. إِلَى ila
  12. ٱلنَّارِ n-nari ateştir kök: نور

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O'na yalvardığını…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş)

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: ندد (6 geçiş)

    İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severler. Mü'minlerin Allah'a olan sevgisi daha güçlü…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda…

  • Aynı kök: صير (29 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl)

    Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size "Allah yolunda sefere çıkın" denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İnsanları) O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koştular. De ki: "(İstediğiniz gibi) yaşayın! Şüphesiz ki varışınız ateşedir." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Zümer 39:8.

Mustafa İslamoğlu

Allah'a, O'nun yolundan saptırmak için eşdeğer rakip güçler tasavvur ettiler. De ki: "Geçici arzularla oyalana durun, nasıl olsa varacağınız yer ateş olacaktır!"

Muhammed Esed

Çünkü, onlar Allah'a rekabet edebilecek güçlerin var olduğunu vehmettiler ve sonuç olarak O'nun yolundan saptılar. De ki: "(Bu dünyada) avunup durun bakalım, nasıl olsa yolunuzun sonu ateş olacak!"

Ahmed Hulusi

Allah'a denkler (denk varsandıkları tanrılar) oluşturdular, O'nun yolundan saptırmak için! De ki: "Faydalanmaya çalışın (bakalım); yaşayacağınız yer ateştir!"

Ali Bulaç

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."

Ali Özek ve heyeti

(İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.

Ali Rıza Safa

O'nun yolundan saptırmak için, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Yararlanın bakalım; sonunda, varacağınız yer ateştir!"

Bayraktar Bayraklı

İnsanları Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Biraz daha oyalanınız! Sonunda dönüşünüz ateşedir."

Edip Yüksel

ALLAH'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "Biraz eğlenin, son yolculuğunuz ateşe olacaktır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: 'Biraz eğlenin, son yolculuğunuz ateşe olacaktır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar uydurdular. De ki: "Keyfinize bakın, çünkü gidişiniz ateşedir!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Allahın yolundan sapıtmak için Allaha menendler uydurdular, de ki: keyfinize bakın çünkü gidişiniz ateşedir

Erhan Aktaş

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a birtakım eşler koştular. De ki: "Yararlanın bakalım! Gideceğiniz yer ateştir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a birtakım eşler koştular. De ki: "Yararlanın bakalım! Gideceğiniz yer ateştir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O'nun yolundan saptırmak için Allah'a bir takım eşler koştular. De ki: "Yararlanın bakalım! Gideceğiniz yer ateştir."

Gültekin Onan

O'nun yolundan saptırmak için Tanrı'ya eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."

Hasan Basri Çantay

Onlar Allaha, (insanları) Onun yolundan sapdırmak için, (eşler), benzerler tutdular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin. Çünkü (nasıl olsa) dönüşünüz, hiç şübhesiz ki, ateşedir".

İbni Kesir

Onlar; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. Yaşayın bakalım, varacağınız yer şüphesiz ateş olacaktır, de.

Mehmet Alagaş

(30-34) O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a denkler yaptılar , geçinin / faydalanın de. Muhakkak ki varacağınız yer ateştir. İman eden kullarıma söyle ki namazı kılsınlar, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizi açık harcasınlar, Alışverişin ve dostluğun olmadığı gün gelmezden önce bunu yapsınlar. Allah gökleri ve yeri yarattı ve gökten su indirdi ondan size rızık olsun diye ürünler çıkardı. O’nun emriyle denizde akmanız için gemileri emrinize amade kıldı. Nehirleri emrinize amade kıldı, hareketleri devamlı olan güneşi ve ayı da sizin emrinize amade kıldı , geceyi de gündüzü de hizmetinize verdi / emrinize amade kıldı , her n eyi sual etti iseniz / neyi istedi iseniz onu size verdik , Allah’ın nimetinin adedini saymaya kalksanız hesap edemezsiniz. İnsan kesinlikle çok zalim ve de çok kafirdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar Allah’a, O’nun yolundan saptırmak için, ortaklar koştular De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.''

Süleyman Ateş

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"

Süleymaniye Vakfı

(İnsanları) Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a benzer nitelikte varlıklar dipnot 1 oluşturdular. De ki: "(Elde ettiklerinizle) az bir süre daha oyalanın; dönüşünüz kesinlikle ateşedir dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki endad (أنداد) kelimesinin tekili nidd'dir (نِدٌّ). Nidd, "bir şeyin benzeri ve işlerinde ona muhalefeti olan varlık" anlamındadır (el-Ayn). Müşrikler, Allah ile ortak özelliklere sahip olduğuna inandıkları varlıkları araya koyarak isteklerini, onların aracılığı ile Allah'a kabul ettireceklerine inanırlar. (Bakara 2/22, 165, Sebe 34/33, Fussilet 41/9).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a benzer nitelikte varlıklar uydurdular. De ki "Geçinip gidin ama gidişiniz kesinlikle ateşe doğrudur."

Şaban Britch

Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşmuşlardı. De ki: Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.

Şaban Piriş

Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: -Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: "Hadi, nimetlenin! Sonunda varacağınız yer ateştir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they set to Allah objects of worship presumptuously possessing a like degree of quality or attribute and in the same level of dignity, power and excellence and having the same rights or privileges to lead people into error and in the wrong direction. Say to them O Muhammad "Enjoy yourselves and serve the Devil; you have decided your own destiny to the Fire".

Abdul Haleem

They set up [false deities] as God’s equals to lead people astray from His path. Say, ‘Take your pleasure now, for your destination is the Fire.’

Abdullah Yusuf Ali

And they set up (idols) as equal to Allah, to mislead (men) from the Path! Say: "Enjoy (your brief power)! But verily ye are making straightway for Hell!"

Abul A'la Maududi

They have set up rivals to Allah that they may lead people astray from His way. Tell them: "Enjoy for a while. You are doomed to end up in the Fire!"

Aisha Bewley

They have made others equal to Allah to misguide people from His Way. Say: ‘Enjoy yourselves! Your destination is the Fire!’

Al-Hilali & Khan

And they set up rivals to Allâh, to mislead (men) from His Path! Say: "Enjoy (your brief life)! But certainly, your destination is the (Hell) Fire!"

Ali Quli Qarai

They have set up equals to Allah, to lead [people] astray from His way. Say, ‘Enjoy [for a while], for indeed your destination is hellfire!’

Amatul Rahman Omar

And they set up compeers to Allâh to lead (people) astray from His path, say, `(Well) enjoy yourselves a while; you are heading towards the Fire. '

Arthur John Arberry

And they set up compeers to God, that they might lead astray from His way. Say: 'Take your joy! Your homecoming shall be -- the Fire!'

Bijan Moeinian

They fabricate their own ideologies setting up equals to God. Say to them: "Enjoy this short life of yours as you are headed towards the Hell."

E. Henry Palmer

And they made peers for God, to lead men astray from His path. Say, 'Enjoy yourselves, for, verily, your journey is to the Fire.'

Edip-Layth

They made equals to God in order that they may divert from His path. Say, "Enjoy, for your destiny is to the fire."

George Sale

They also set up idols as copartners with God, that they might cause men to stray from his path. Say unto them, enjoy the pleasures of this life for a time; but your departure hence shall be into hell fire.

Hamid S. Aziz

And they made peers for Allah, to lead men astray from His path. Say, "Enjoy yourselves, for, verily, your destination is the Fire."

Mahmoud Ghali

And they made up compeers to Allah, that they (might) lead (people) into error away from His way. Say, "Enjoy (yourselves)! Surely then your Destiny will be to the Fire!"

Marmaduke Pickthall

And they set up rivals to Allah that they may mislead (men) from His way. Say: Enjoy life (while ye may) for lo! your journey's end will be the Fire.

Mohamed Ahmed - Samira

They have appointed equals of God to mislead people from His path. Tell them: "Enjoy yourselves (so long as you may). In the end you have to go to Hell."

Muhammad Asad

For, they claimed that there are powers that could rival God, and so they strayed from His path. Say: "Enjoy yourselves [in this world], but, verily, the fire will be your journey's end!"

Mustafa Khattab

They set up equals to Allah to mislead ˹others˺ from His Way. Say, ˹O Prophet,˺ "Enjoy yourselves! Surely your destination is the Fire."

Progressive Muslims

And they made to God equals in order that they may misguide from His path. Say: "Enjoy, for your destiny is to the Fire."

Rashad Khalifa

They set up rivals to rank with GOD and to divert others from His path. Say, "Enjoy for awhile; your final destiny is Hell."

Sahih International

And they have attributed to Allah equals to mislead [people] from His way. Say, "Enjoy yourselves, for indeed, your destination is the Fire."

Sam Gerrans

And they made equals to God, that they might lead astray from His path. Say thou: “Enjoy yourselves, for your journey’s end is the Fire.”

Shabbir Ahmed

They set up rivals to Allah that they may mislead people from His Path. (They take "Imams" as their authorities instead of the Word of Allah, thus setting up rivals to Him). Tell them, "Enjoy life while you may, for your sure destination is the Fire."

Syed Vickar Ahamed

And they set up (others) as equal to Allah, to mislead (men) from the (right) Path! Say: "Enjoy (for a while)! But surely you are making (your) way straight for Hell!"

Taqi Usmani

They have set up partners with Allah, so that they may mislead (the people) from His path. Say, "Enjoy (for a while). Then your ultimate journey is to the Fire."

The Monotheist Group

Andthey made to God equals in order that they may misguide from His path. Say: "Enjoy, for your destiny is to the Fire."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩