İbrâhîm suresi

İbrâhîm suresi, 36. ayet

İbrâhîm suresi, 36. ayet. رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

rabbi innehünne aḍlelne keŝîram mine-nnâs. femen tebi`anî feinnehû minnî. vemen `aṣânî feinneke gafûrur raḥîm.

Diyanet İşleri

"Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İbrâhîm 33–39 · surenin 36. ayeti / 52
  1. İbrâhîm 33

    O, adetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

  2. İbrâhîm 34

    O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

  3. İbrâhîm 35

    Hani İbrahim demişti ki: "Rabbim! Bu şehri güvenli kıl, beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."

  4. 36

    "Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin."

  5. İbrâhîm 37

    "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."

  6. İbrâhîm 38

    "Rabbimiz! Şüphesiz sen, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilirsin. Yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz."

  7. İbrâhîm 39

    "Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

36. Daha sonra İbrahim, kendisi ve oğulları için korku duymasının sebebinin putlara tapmak sureti ile fitneye düşmüş ve bunlara müptelâ olmuş kimseler olduğunu söz konusu ederek şöyle demiştir: “Çünkü, Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar.” Yani pek çok insan o putlar yüzünden saptılar. “Artık kim” benim getirmiş olduğum tevhidde ve salih amellerin yanlızca âlemlerin Rabbi olan Allah’a ihlasla yapılması hususunda “bana uyarsa” tam bir uyum göstermesi dolayısı ile ve bir kavmi sevip onlara uyan bir kimse onlara katılmış olacağından “işte o, bendendir, kim de bana isyan ederse gerçek şu ki sen Ğafûrsun, Rahimsin.” Bu ifadeler, İbrahim aleyhisselam’ın ne derece şefkatli olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü o, isyankârlar için Allah’tan bağışlanma ve rahmet dileğinde bulunmuştur. Allah ise kullarına İbrahim’den daha merhametlidir. O, ancak kendisine baş kaldırıp inatla isyan edenlere azap eder.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Rabbim! Şüphesiz ki putlar birçok insanı saptırdılar. İnsanlar onların kendilerine şefaat edeceklerini zannedip fitneye düştüler. Allah'a ibadeti bırakıp putlara ibadet ettiler. İnsanlardan kim Allah'ı birleyip, O'na itaat etmede bana tabi olursa, o benim destekçim ve benim yolum üzeredir. Kim de bana karşı gelip Allah'ı birleme ve O'na itaat etmede bana tabi olmazsa, şüphesiz ki sen -Ey Rabbim!- günahını bağışlamak istediğin kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet edersin.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  2. إِنَّهُنَّ innehunne şüphesiz onlar
  3. أَضْلَلْنَ edlelne şaşırttılar kök: ضلل
  4. كَثِيرًۭا kesiran birçoğunu kök: كثر
  5. مِّنَ mine -dan
  6. ٱلنَّاسِ ۖ n-nasi insanlar- kök: نوس
  7. فَمَن femen artık kim
  8. تَبِعَنِى tebiani bana uyarsa kök: تبع
  9. فَإِنَّهُۥ feinnehu şüphsiz o
  10. مِنِّى ۖ minni bendendir
  11. وَمَنْ ve men ve kim
  12. عَصَانِى asani bana karşı gelirse kök: عصي
  13. فَإِنَّكَ feinneke şüphesiz sen
  14. غَفُورٌۭ gafurun bağışlayansın kök: غفر
  15. رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyensin kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    "Babacığım! Şeytana tapma! Çünkü şeytan Rahman'a isyankar olmuştur."

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum"…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir…

  • Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbim, onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, sen çok bağışlayansın, çok merhamet edensin. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Mâide 5:118; Câsiye 45:14.

Mustafa İslamoğlu

Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan bir çoğunu saptırdılar: Artık kim bana uyarsa işte o bendendir; kim de bana karşı çıkarsa biliyorum ki Sen tarifsiz bir bağışlayıcısın, eşsiz bir merhamet kaynağısın!

Muhammed Esed

Çünkü, ey Rabbim, bu (tapınma nesneleri) gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı! "Bunun içindir ki, (yalnızca tebliğ ettiğim dinde) bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın!

Ahmed Hulusi

"Rabbim. . . Muhakkak ki onlar (tanrı edinilenler) insanlardan pek çoğunu saptırdılar. . . (Artık) kim bana tabi olur ise, muhakkak ki o bendendir. . . Kim de bana isyan eder ise, muhakkak ki sen Ğafur'sun, Rahıym'sin. "

Ali Bulaç

"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."

Ali Özek ve heyeti

«Çünkü, onlar (putlar), insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular, Rabbim. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, artık sen gerçekten çok bağışlayan, pek esirgeyensin.»

Ali Rıza Safa

"Efendim! Aslında, onlar, insanların çoğunu saptırdılar. Artık, kim beni izlerse; o bendendir. Kim de bana karşı gelirse; kuşkusuz, Sen, Sınırsız Bağışlayansın; Merhametlisin!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey Rabbim!Onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir; kim bana karşı gelirse, şüphesiz sen, affedicisin; merhamet sahibisin."

Edip Yüksel

"Efendim, onlar, insanlardan birçoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Rabbim, onlar, insanlardan bir çoğunu saptırdılar. Beni izleyenler bendendir. Bana karşı gelenlere gelince, elbette sen Bağışlayansın, Rahimsin.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Rabbim, çünkü onlar, insanlardan bir çoğunu şaşırttılar. Bundan böyle kim benim izimce gelirse, işte o bendendir; kim bana karşı gelirse artık Sen bağışlayan, merhamet edensin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbım!. Çünkü onlar insanlardan bir çoğunu şaşırtırlar, bundan böyle izimce gelirse işte o bendendir, kim de bana ısyan ederse artık sen gafursun, rahimsin

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim! Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve bana uymayana gelince: dipnot 2 Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Putlara kulluk yapanlar.
  2. metne dön, dipnot 2
    Onun işi Sana kalmıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Doğrusu onlar dipnot 1 , insanlardan çoğunu saptırdılar. Kim, bana uyarsa, o bendendir. Ve kim bana uymazsa, onun işi Sana kalmıştır. Kuşkusuz Sen, Çok Bağışlayıcı'sın, Rahmeti Kesintisiz Olan'sın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Putlara kulluk yapanlar.

Gültekin Onan

"Rabbim gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp saptırdı. Bundan böyle kim bana uyarsa, artık o bendendir, kim bana isyan ederse elbette Sen, bağışlayansın, esirgeyensin."

Hasan Basri Çantay

"Rabbim, çünkü onlar insanlardan bir çoğunu başdan çıkardılar. Bundan sonra kim bana uyarsa işte o, bendendir. Kim de bana karşı gelirse... Hakıykat, sen çok yarlığayıcı, çok esirgeyicisin".

İbni Kesir

Rabbım; çünkü onlar insanlardan bir çoğunu baştan çıkardılar. Bundan sonra bana uyan bendendir. Bana karşı gelen kimseyi de Sana havale ederim. Muhakkak ki Sen; Gafur, Rahim'sin.

Mehmet Alagaş

(3, 35, 36, 37, 38, 40, 41) Vaktin birinde İbrahim dedi ki, Rabbim bu kasabayı emniyetli kıl, beni ve oğullarımı puta tapmaktan uzak eyle. Rabbim, muhakkak ki o putlar, insanlardan çoklarını saptırdı , kim bana tabi ise bendendir , kim de bana isyan eder ise sen kesinlikle bağışlayansın , esirgeyensin dedi. Rabbim ben, soyumu ziraatın olmadığı vadiye, haram beytinin yanına yerleştirdim / iskân ettirdim, Rabbim bunu namaz kılmaları için yaptım, insanların gönüllerini ve heveslerini onlara meyletmiş / yönelmiş yap, onları ürünlerle rızıklandır böylelikle belki teşekkür ederler , Rabbim gizlediğimizi de açığa vurduğumuzu da sen bilirsin, Allah’a yerde ve gökte hiçbir şey gizli kalmaz, ihtiyar halimde bana İshak’ı ve İsmail’i hibe eden Allah’a övgü olsun / hamdolsun, Rabbim kesinlikle duaları işitir, (Bu hibeler ile bir kez daha ispatlandı ki dualarım duyulmuş) Rabbim beni ve soyumu / zürriyetimi namazı kılanlardan eyle, Rabbimiz dualarımızı kabul eyle, Rabbim beni ve anne babamı ve de müminleri hesapların verileceği o günde bağışla.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Rabbim! Çünkü o putlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık kim bana uyarsa, o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, şüphesiz sen çok bağışlayan, çok merhamet edensin.''

Süleyman Ateş

"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar. Artık bundan böyle kim bana uyarsa o bendendir, kim bana karşı gelirse (o da senin merhametine kalmıştır), şüphesiz sen bağışlayan, esirgeyensin."

Süleymaniye Vakfı

Rabbim! O putlar insanların birçoğunun sapmasına sebep oldu dipnot 1 . Bundan böyle bana uyan bendendir. Bana karşı gelen olursa da şüphesiz sen çok bağışlayan, ikramı bol olansın dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "O putlar" diye tercüme edilen ifade, bir önceki ayette bahsedilen putları gösteren ve akıllı dişil çoğul varlıkları işaret etmek için kullanılan "onlar" zamiridir. Kur'an'da, müşriklerin meleklere dişi isimler verdiği ve onları Allah'ın kızları diye nitelendirip aracı koyarak taptıkları bildirilmektedir (Nisa 4/117, Necm 53/19-21, 27). Bu ayete göre, İbrahim (a.s.) döneminde var olan putlar da benzer düşünceyle oluşturulmuş olmalıdır (En'am 6/74, Şuara 26/70-71, Ankebut 29/17).
  2. metne dön, dipnot 2
    İsa Aleyhisselam da ahirette benzer şeyleri söyleyecektir (Maide 5/118).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbim! Onlar (müşrikler) insanların bir çoğunu yoldan çıkardılar. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı koyarsa, sen çok bağışlar, ikramda bulunursun.

Şaban Britch

Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı. Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse, Sen çokça mağfiret edensin, çokça merhamet edersin.

Şaban Piriş

Rabbim! Onlar çok insanları saptırdı; Kim bana uyarsa o bendendir. Kim bana isyan ederse.. Sen bağışlarsın, merhamet edersin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu saptırdılar. Artık beni izleyen bendendir. Bana isyan edene gelince, onun hakkında sen Gafur ve Rahim'sin.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These objects of worship "O Allah, my Creator, have allured the mind's eyes of the many who strayed from. Your path of righteousness, therefore, he who follows me and submits to Your system of faith and worship shall be an integral part of me, and he who disobeys me shall be left to plead his causes and You decide them; you are Ghafurun (Forgiving) and Rahimun (Merciful)."

Abdul Haleem

Lord, the [idols] have led many people astray! Anyone who follows me is with me, but as for anyone who disobeys me- You are surely forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

"O my Lord! they have indeed led astray many among mankind; He then who follows my (ways) is of me, and he that disobeys me,- but Thou art indeed Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

My Lord! They have caused dipnot 1 many people to go astray. Now, if anyone follows my way, he is from me; and if anyone follows a way opposed to mine, then surely You are Ever-Forgiving, Most Merciful." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is a figurative way of saying that idols have been the means of turning many people away from Allah’s way into the ways of deviation.
  2. metne dön, dipnot 2
    This forbearance shown towards those who followed a different way from the right way is an instance of Prophet Abraham’s (peace be upon him) leniency to mankind. He left their case to the Forgiveness and Mercy of Allah for he could not bear to see them under divine scourge. Another instance of this has been cited in Surah Houd. When the angels were on their way to destroy the wicked people of Lot, Prophet Abraham (peace be upon him) began to plead for them: Abraham began to dispute with Us concerning the people of Lot for he was tender hearted and merciful. (Surah Houd, Ayats 74-75). Likewise Prophet Jesus (peace be upon him) was so tender hearted that even when Allah will show to him that his followers had deviated from the right way, he will plead their case: Now if you punish them, they are your own servants, and if you forgive them, you are All-Mighty and All-Wise.(Surah Al-Maidah, Ayat 118).

Aisha Bewley

My Lord! They have misguided many of mankind. If anyone follows me, he is with me but if anyone disobeys me, You are Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

"O my Lord! They have indeed led astray many among mankind. But whoso follows me, he verily is of me. And whoso disobeys me, still You are indeed Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

My Lord! Indeed they have misled many people. So whoever follows me indeed belongs to me, and as for someone who disobeys me, well, You are indeed all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

`My Lord! a large number of people has gone astray because of these (idols) to be sure. Then whoso follows me he is certainly of me. As for the person who disobeys me, (I can say only,) You are indeed Great Protector (against faults), Ever Merciful.

Arthur John Arberry

my Lord, they have led astray many men. Then whoso follows me belongs to me; and whoso rebels against me, surely Thou art All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

"Lord, idol worshipping has led many people to darkness. Those who follow me, they belong with me. As for those who do not follow me, (lead them to the right path as) you are forgiver and Most Merciful."

E. Henry Palmer

'My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me,- verily, thou art pardoning, merciful!

Edip-Layth

"My Lord, they have misguided many from amongst the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Compassionate."

George Sale

for they, O Lord, have seduced a great number of men. Whoever therefore shall follow me, he shall be of me: And whosoever shall disobey me; verily thou wilt be gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

"My Lord, verily, they have led many men astray; but he who follows me, verily, he is of me; but he who rebels against me - still you are Forgiving, Merciful!

Mahmoud Ghali

Lord! Surely they have led many of mankind into error. So whoever follows me, then surely he is of me; and whoever disobeys me, then surely You are Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

My Lord! Lo! they have led many of mankind astray. But whoso followeth me, he verily is of me. And whoso disobeyeth me - Still Thou art Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Many a man have they led astray, O Lord. So he who follows me is truly of me; but as for him who disobeys me, surely You are forgiving and kind.

Muhammad Asad

for, verily, O my Sustainer, these [false objects of worship] have led many people astray! "Hence, [only] he who follows me [in this my faith] ~ is truly of me; and as for him who disobeys me - Thou art, verily, much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

My Lord! They have caused many people to go astray. So whoever follows me is with me, and whoever disobeys me—then surely You are ˹still˺ All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

"My Lord, they have misguided many from amongst mankind. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."

Rashad Khalifa

"My Lord, they have misled so many people. As for those who follow me, they belong with me. As for those who disobey me, You are Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

My Lord, indeed they have led astray many among the people. So whoever follows me - then he is of me; and whoever disobeys me - indeed, You are [yet] Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

“My Lord: they have led astray many among mankind. But whoso follows me, he is of me; and whoso disobeys me: Thou art forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

"My Lord! The keepers of these idols and temples mislead a great many people. Whoever will follow me, will be of me, as the relationships would stand on Ideology (2:124), (60:4). Anyone who rebels against me, his or her case shall be with You. You are Forgiving, Merciful. You provide sustenance indiscriminately (11:15)."

Syed Vickar Ahamed

"O my Lord! They (the idols) have truly led many among mankind astray; Then he who follows my (ways), surely he is of me, and he who disobeys me (is going astray)— But You are truly Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

My Lord, they have misled many a people. So, the one who follows me does surely belong to me. As for the one who disobeys me, then You are Most-Forgiving, Very-Merciful.

The Monotheist Group

"MyLord, they have misguided many from among the people. So, whoever follows me, then he is of me, and whoever disobeys me, then You are Forgiving, Merciful."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İbrâhîm suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩