77. sure

Mürselât Suresi المرسلات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 4 konu
  1. Gönderilenlere yemin ve hüküm günü 1–15 karşılaştır — Gönderilenlere yemin ve hüküm günü
  2. Yaratılıştaki deliller 16–28 karşılaştır — Yaratılıştaki deliller
  3. Yalanlayanların karşılığı 29–40 karşılaştır — Yalanlayanların karşılığı
  4. Sakınanların hâli ve son uyarı 41–50 karşılaştır — Sakınanların hâli ve son uyarı

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Gönderilenlere yemin ve hüküm günü 1–15

  1. Mürselât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 1. ayet. وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًا

    velmürselâti `urfâ.

    Erhan Aktaş

    Art arda gönderilenlere ant olsun.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 1. ayet

  2. Mürselât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 2. ayet. فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا

    fel`âṣifâti `aṣfâ.

    Erhan Aktaş

    Ve şiddetle estikçe esenlere,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 2. ayet

  3. Mürselât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 3. ayet. وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًا

    vennâşirâti neşrâ.

    Erhan Aktaş

    Yaydıkça yayanlara,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 3. ayet

  4. Mürselât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 4. ayet. فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًا

    felfâriḳâti ferḳâ.

    Erhan Aktaş

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 4. ayet

  5. Mürselât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا

    felmülḳiyâti ẕikrâ.

    Erhan Aktaş

    Ve de öğüdü ulaştıranlara,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 5. ayet

  6. Mürselât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 6. ayet. عُذْرًا أَوْ نُذْرًا

    `uẕran ev nüẕrâ.

    Erhan Aktaş

    Özür veya uyarı için,

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 6. ayet

  7. Mürselât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 7. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ

    innemâ tû`adûne levâḳi`.

    Erhan Aktaş

    Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 7. ayet

  8. Mürselât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 8. ayet. فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

    feiẕe-nnücûmü ṭumiset.

    Erhan Aktaş

    Yıldızlar silindiğinde.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 8. ayet

  9. Mürselât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 9. ayet. وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ

    veiẕe-ssemâü füricet.

    Erhan Aktaş

    Gök aralandığında.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 9. ayet

  10. Mürselât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

    veiẕe-lcibâlü nüsifet.

    Erhan Aktaş

    Dağlar ufalanıp savrulduğunda;

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 10. ayet

  11. Mürselât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 11. ayet. وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ

    veiẕe-rrusülü üḳḳitet.

    Erhan Aktaş

    O resullere vakit belirlendiğinde;

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 11. ayet

  12. Mürselât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 12. ayet. لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ

    lieyyi yevmin üccilet.

    Erhan Aktaş

    Bunlar hangi gün için ertelendi?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 12. ayet

  13. Mürselât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 13. ayet. لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ

    liyevmi-lfaṣl.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 13. ayet

  14. Mürselât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 14. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ

    vemâ edrâke mâ yevmü-lfaṣl.

    Erhan Aktaş

    Ayırt etme gününün ne olduğunu biliyor musun?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 14. ayet

  15. Mürselât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 15. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün dipnot 1 , yalanlayanların vay haline!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 15. ayet

Yaratılıştaki deliller 16–28

  1. Mürselât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 16. ayet. أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ

    elem nühliki-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    Öncekileri yok etmedik mi?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 16. ayet

  2. Mürselât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 17. ayet. ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    ŝümme nütbi`uhümü-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra arkadan gelenleri de onlara katarız.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 17. ayet

  3. Mürselât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 18. ayet. كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Erhan Aktaş

    İşte suçlulara böyle yaparız.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 18. ayet

  4. Mürselât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 19. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 19. ayet

  5. Mürselât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 20. ayet. أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍ مَّهِينٍ

    elem naḫlukküm mim mâim mehîn.

    Erhan Aktaş

    Sizi basit bir sudan yaratmadık mı?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 20. ayet

  6. Mürselât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 21. ayet. فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍ مَّكِينٍ

    fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra onu korunaklı bir yere yerleştirdik.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 21. ayet

  7. Mürselât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 22. ayet. إِلَىٰ قَدَرٍ مَّعْلُومٍ

    ilâ ḳaderim ma`lûm.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 22. ayet

  8. Mürselât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 23. ayet. فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ

    feḳadernâ. feni`me-lḳâdirûn.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 23. ayet

  9. Mürselât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 24. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 24. ayet

  10. Mürselât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 25. ayet. أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا

    elem nec`ali-l'arḍa kifâtâ.

    Erhan Aktaş

    Yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 25. ayet

  11. Mürselât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 26. ayet. أَحْيَآءً وَأَمْوَٰتًا

    aḥyâev veemvâtâ.

    Erhan Aktaş

    Diriler ve ölüler için.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 26. ayet

  12. Mürselât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 27. ayet. وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءً فُرَاتًا

    vece`alnâ fîhâ ravâsiye şâmiḫâtiv veesḳaynâküm mâen fürâtâ.

    Erhan Aktaş

    Orada oturaklı ağır baskılar yaptık. Size tatlı su içirdik.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 27. ayet

  13. Mürselât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 28. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 28. ayet

Yalanlayanların karşılığı 29–40

  1. Mürselât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 29. ayet. ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    inṭaliḳû ilâ mâ küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Erhan Aktaş

    Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye gidin bakalım!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 29. ayet

  2. Mürselât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 30. ayet. ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍ

    inṭaliḳû ilâ żillin ẕî ŝelâŝi şu`ab.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 30. ayet

  3. Mürselât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 31. ayet. لَّا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ

    lâ żalîliv velâ yugnî mine-lleheb.

    Erhan Aktaş

    Gölge yapmayan ve alevden de korumayan.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 31. ayet

  4. Mürselât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 32. ayet. إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍ كَٱلْقَصْرِ

    innehâ termî bişerarin kelḳaṣr.

    Erhan Aktaş

    O, kocaman kütükler gibi kıvılcımlar saçar.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 32. ayet

  5. Mürselât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 33. ayet. كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌ صُفْرٌ

    keennehû cimâlâtün ṣufr.

    Erhan Aktaş

    Sanki o sarı deve sürüsüdür.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 33. ayet

  6. Mürselât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 34. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 34. ayet

  7. Mürselât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 35. ayet. هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

    hâẕâ yevmü lâ yenṭiḳûn.

    Erhan Aktaş

    Bu, konuşamayacakları gündür.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 35. ayet

  8. Mürselât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 36. ayet. وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ

    velâ yü'ẕenü lehüm feya`teẕirûn.

    Erhan Aktaş

    Onlara izin verilmez ki, özür dilesinler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 36. ayet

  9. Mürselât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 37. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 37. ayet

  10. Mürselât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 38. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    Bu, sizi ve öncekileri topladığımız, ayırma günüdür. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yargılama günü. Suçluyu suçsuzu belli etme.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 38. ayet

  11. Mürselât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 39. ayet. فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ

    fein kâne leküm keydün fekîdûn.

    Erhan Aktaş

    Haydi! Eğer kurtulmak için bir planınız varsa, Bana karşı hemen planınızı uygulayın!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 39. ayet

  12. Mürselât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 40. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 40. ayet

Sakınanların hâli ve son uyarı 41–50

  1. Mürselât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 41. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍ وَعُيُونٍ

    inne-lmütteḳîne fî żilâliv ve`uyûn.

    Erhan Aktaş

    Takva dipnot 1 sahipleri gölgelerde ve pınar başlarındadırlar.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 41. ayet

  2. Mürselât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 42. ayet. وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ

    vefevâkihe mimmâ yeştehûn.

    Erhan Aktaş

    Ve canlarının çektiği meyveler.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 42. ayet

  3. Mürselât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 43. ayet. كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 43. ayet

  4. Mürselât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 44. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Erhan Aktaş

    İyi olanları işte böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 44. ayet

  5. Mürselât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 45. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 45. ayet

  6. Mürselât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 46. ayet. كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ

    külû vetemette`û ḳalîlen inneküm mücrimûn.

    Erhan Aktaş

    Yiyin ve yararlanın biraz. Siz suçlularsınız. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey Müşrikler ve Kafirler, dünya nimetlerinden yararlanın bakalım!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 46. ayet

  7. Mürselât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 47. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 47. ayet

  8. Mürselât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 48. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

    veiẕâ ḳîle lehümü-rke`û lâ yerke`ûn.

    Erhan Aktaş

    Onlara, "Ruku dipnot 1 edin." denildiği zaman ruku etmezler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 48. ayet

  9. Mürselât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 49. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.

    Erhan Aktaş

    O Gün, yalanlayanların vay haline!

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 49. ayet

  10. Mürselât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Mürselât suresi, 50. ayet. فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ

    febieyyi ḥadîŝim ba`dehû yü'minûn.

    Ayet detayı — Mürselât suresi, 50. ayet