Mürselât suresi · 1–15. ayetler

Gönderilenlere yemin ve hüküm günü

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Mürselât suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 1. ayet. وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun: Birbiri ardınca gönderilenlere,

    Mustafa İslamoğlu

    Şahit olsun birbiri ardınca gönderilen (bu vahiyler)!

    Muhammed Esed

    Düşün bu (mesaj)ları, dalga dalga gönderilen

    Ahmed Hulusi

    Andolsun o ardı ardına irsal olunanlara;

    Ali Bulaç

    Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun;

    Ali Özek ve heyeti

    Yemin olsun, (iyiliklerle) birbiri peşinden gönderilenlere;

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; art arda Gönderilenlere!

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Andolsun ard arda gönderilenlere,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Andolsun iyilik yapılması için (o birbiri ardınca) gönderilenlere,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun o urf için gönderilenlere

    Erhan Aktaş

    Art arda gönderilenlere ant olsun.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Art arda gönderilenlere ant olsun.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ardarda gönderilenlere ant olsun.

    Gültekin Onan

    Birbiri ardınca gönderilenlere andolsun;

    Hasan Basri Çantay

    Andolsun (Allahın emirlerini haamilen) birbiri ardınca (yahud şer'-u akle uygun şeylerle ve iyiliklerle) gönderilib de,

    İbni Kesir

    Andolsun birbiri ardınca gönderilenlere,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yemin olsun, ardı ardına gönderilenlere.

    Süleyman Ateş

    Andolsun; birbiri ardınca gönderilenlere,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İyiliği yaymak için görev üstlenenler dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her müslüman, böyle bir görevle görevlendirilmiştir ama hepsi bunu yapmaz. Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Hoşgörülü ol, iyiliği emret; kendini bilmezlerden de yüz çevir." (A'raf 7/199)

    Şaban Britch

    Yemin olsun, birbiri ardınca gönderilenlere;

    Şaban Piriş

    Andolsun, birbiri ardınca gönderilenlere.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yemin olsun, o art arda gönderilenlere/meleklere/rüzgarlara/vahyin bölümlerine/kalplere inen doğuşlara,

  2. Mürselât suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 2. ayet. فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    Esip savuranlara,

    Mustafa İslamoğlu

    Ardından bir fırtına gibi ortalığı kasıp kavuranlar!

    Muhammed Esed

    ve sonra fırtına şiddetiyle patlayan!

    Ahmed Hulusi

    Şiddetle esip de savuranlara;

    Ali Bulaç

    Derken kökünden koparıp savuranlara.

    Ali Özek ve heyeti

    Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;

    Ali Rıza Safa

    Böylece, esip savuranlara! dipnot 559

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 559
      "Esip savuranlar" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Eserek büküp devirenler" veya "Kökünden koparıp savuranlar" veya "Kasırga gibi esenler" biçiminde çevrilmiştir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Esip savuranlara,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Esip savuranlara,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    büküp devirenlere,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken büküp devirenlere

    Erhan Aktaş

    Ve şiddetle estikçe esenlere,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve şiddetle estikçe esenlere,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve şiddetle estikçe esenlere,

    Gültekin Onan

    Derken kökünden koparıp savuranlara.

    Hasan Basri Çantay

    (o emirlere) sert (ve çalak) rüzgarlar gibi hemen (imtisale) koşan,

    İbni Kesir

    Şiddetle esip koştukça koşanlara,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şiddetle esip savuranlara.

    Süleyman Ateş

    Esip savuranlara,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    işleri sürükleyip götürenler dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz tarafından bağışlanma hakkını ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cenneti elde etmek için yarışın. Cennet, Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar için hazırlanmıştır." (Al-i İmran 3/133)

    Şaban Britch

    Şiddetle esip savrulanlara;

    Şaban Piriş

    Şiddetle esip savrulanlara..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Esip de büküp devirenlere,

  3. Mürselât suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 3. ayet. وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    Yaydıkça yayanlara,

    Mustafa İslamoğlu

    Ve (ilahi mesajı) yaydıkça yayanlar!

    Muhammed Esed

    Düşün bu (mesaj)ları, (hakikati) dört bir yana yayan,

    Ahmed Hulusi

    Diriltip ayağa kaldıranlara;

    Ali Bulaç

    Yaydıkça yayanlara.

    Ali Özek ve heyeti

    (Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;

    Ali Rıza Safa

    Yemin olsun; yaydıkça yayanlara!

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Yaydıkça yayanlara,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yaydıkça yayanlara,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    neşrederek yayanlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve neşrederek yayanlara

    Erhan Aktaş

    Yaydıkça yayanlara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yaydıkça yayanlara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaydıkça yayanlara,

    Gültekin Onan

    Yaydıkça yayanlara.

    Hasan Basri Çantay

    (şeriatın hükümlerini yer yüzünde) iyiden iyi yayan,

    İbni Kesir

    Veya yaydıkça yayanlara.

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yaydıkça yayanlara.

    Süleyman Ateş

    Yaydıkça yayanlara,

    Süleymaniye Vakfı

    (Marufu) yaydıkça yayıp

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyiliği her tarafa yayanlar,

    Şaban Britch

    Yaydıkça yayanlara;

    Şaban Piriş

    Yaydıkça yayanlara..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,

  4. Mürselât suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 4. ayet. فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Mustafa İslamoğlu

    Peşinden (hak ile batılı) seçip ayıranlar!

    Muhammed Esed

    böylece (doğru ile eğriyi) kesin şekilde ayıran,

    Ahmed Hulusi

    Seçip ayıranlara;

    Ali Bulaç

    Böylece ayırdıkça ayıranlara,

    Ali Özek ve heyeti

    (Hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;

    Ali Rıza Safa

    Böylece, ayırdıkça ayıranlara!

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (gerçek ile batılı) seçip ayıranlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken seçip ayıranlara

    Erhan Aktaş

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Gültekin Onan

    Böylece ayırdıkça ayıranlara,

    Hasan Basri Çantay

    bu suretle (hak ile baatılı) tam ma'nasiyle ayırd etmiye vaasıta olan,

    İbni Kesir

    Böylece ayırdıkça ayıranlara,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayırdıkça ayıranlara.

    Süleyman Ateş

    Ayırdıkça ayıranlara,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    iyi ile kötüyü birbirinden ayıranlar dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Müminler! Allah'tan çekinerek kendinizi korursanız size doğruyu yanlıştan ayırma gücü (furkan) verir, suçlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah'ın ikramı büyüktür." (Enfal 8/29)

    Şaban Britch

    Ayırdıkça ayıranlara;

    Şaban Piriş

    Ayırdıkça ayıranlara..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gerektiği şekilde ayıranlara,

  5. Mürselât suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Özür (imkânı vermek) veya uyarı(da bulunmak) için öğüt bırakanlara (ulaştıranlara) ki dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerdeki yeminler ile kastedilen, vahiy ve vahyin çeşitli etkinlikleri olarak yorumlanabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    derken (insanı) tarifsiz (güzellikte) bir öğütle buluşturanlar;

    Muhammed Esed

    ve sonra bir öğüt ve hatırlatmada bulunan,

    Ahmed Hulusi

    Hatırlatıcıyı ilka edenlere (şuurda açığa çıkaran kuvveler. Mele-i Ala. Alun melekler. "İlka" da, "lika" da aynen "nefh" gibi derundan zahire ya da içten dışa doğru "şuurda" oluşan bir hal, hissediştir. Ahfa - Hafi {Sıfat tecellisi} - Sır {Esma tecellisi} - Ruh {Fuad - Esma manaları yansıtıcısı} - Kalp {Şuur} - Nefs {Bilinç} sıralamasında, Ruh'tan kalbe yansımaları anlatır. "Halife - İnsan" bu mertebelerin tamamıdır ya da bu bütünlüğe "İnsan" adı verilmiştir; denebilir. Bundan yukarısının ise dile gelip anlatılması doğru değildir, denir. Allahu alem! A. H. )!

    Ali Bulaç

    Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara;

    Ali Özek ve heyeti

    öğüt telkin edenlere;

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, öğretiyi ulaştıranlara!

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Mesajı verenlere,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mesajı verenlere,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    sonra bir öğüt bırakanlara,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra bir ögüt bırakanlara

    Erhan Aktaş

    Ve de öğüdü ulaştıranlara,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ve de öğüdü ulaştıranlara,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve de öğüdü ulaştıranlara,

    Gültekin Onan

    Zikr (vahy, öğüt) bırakanlara;

    Hasan Basri Çantay

    (5-6) kötülüğü imhaa ye, azab ile tehdide çalışan peygamberlere vahyi getiren (melek) lere,

    İbni Kesir

    Zikri getirenlere,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zikri getirip, bırakanlara.

    Süleyman Ateş

    Öğüt bırakanlara:

    Süleymaniye Vakfı

    ve doğru bir bilgi bırakanlara…

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ve arkalarında doğru bir bilgi bırakanlar dipnot 1 ; işte bütün bu kişiler önemlidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İlk ayetlerindeki kelimeleri, tefsir bilginleri meleklerin veya rüzgarın özelliği saymışlardır. Allah'ın yaptığı yeminler, bir şeyin önemini ortaya koymak içindir. Ayetler böyle tefsir edilince yeminlerin bir anlamı kalmaz. Kur'an, insanlara indiğinden o kelimeler, bazı kişilerin önemini göstermeli ki herkes dersini alsın. Bize göre onlar, kadın erkek her insanı içine alan النفوس =en-nüfus yani kişiler sözünün sıfatıdır; başkası uygun düşmez..

    Şaban Britch

    Zikri ulaştıranlara;

    Şaban Piriş

    Uyarıyı/zikri ulaştıranlara..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Öğüt ulaştıranlara/Kur'an'ı ulaştıranlara,

  6. Mürselât suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 6. ayet. عُذْرًا أَوْ نُذْرًا

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    (5, 6) Özür (imkânı vermek) veya uyarı(da bulunmak) için öğüt bırakanlara (ulaştıranlara) ki dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerdeki yeminler ile kastedilen, vahiy ve vahyin çeşitli etkinlikleri olarak yorumlanabilir.

    Mustafa İslamoğlu

    (o öğütle) imana yöneleni mazur addeden ve (tevbe için) uyarıda bulunanlar...

    Muhammed Esed

    suçlardan arınma(yı vaad eden) veya bir uyarı(da bulunan)!

    Ahmed Hulusi

    Özür (kabahati silmek için) yahut uyarı olmak üzere.

    Ali Bulaç

    Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için.

    Ali Rıza Safa

    Özür veya uyarmak için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Bir müjde veya uyarı olarak...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir müjde veya uyarı olarak...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    gerek mazur kılmak gerekse uyarmak için olsun,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gerek özr için olsun gerek inzar

    Erhan Aktaş

    Özür veya uyarı için,

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Özür veya uyarı için,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Özür veya uyarı için,

    Gültekin Onan

    Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.

    Hasan Basri Çantay

    (5-6) kötülüğü imhaa ye, azab ile tehdide çalışan peygamberlere vahyi getiren (melek) lere,

    İbni Kesir

    Ma'zeret ve uyarı için.

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gerek özür için olsun, gerek uyarı için.

    Süleyman Ateş

    Özür yahut uyarmak için.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O bilgi, özür için de uyarı için dipnot 1 de olabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buna şu olay örnek verilebilir: Yahudilerde cumartesi günü av yasağı vardır. Davud (a.s.) zamanında sahil kenti Eyle'de Yahudiler yaşardı. Yılın bir ayında oraya balıklar akın eder, neredeyse su görünmez olurdu. Sadece cumartesi günleri balık gelirdi. Deniz kenarında havuzlar kazıp arklar açtılar. Cumartesi balıklar havuzlara doldu, pazar günü avladılar. Cezalanacaklarından korka korka balıklardan yararlandılar. Zamanla evlatlar babalarının yolundan gitti, mal mülk edindiler. Bu işi hoş karşılamayan bazı gruplar, onları uyardı ama vazgeçmediler, "Ne zamandır biz bu işi yapıyoruz, bunun için Allah'tan hiçbir ceza gelmedi." dediler. Onlara: "Aldanmayın, belki size bir azap gelir, yok olursunuz." dendi. Bir sabah alçak maymunlar gibi oldular. Üç gün böyle yaşadılar, sonra yok olup gittiler.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Fahrüddin er-Razi, Tefsir-i Kebir]. Bir bölük onlarla mücadele ederken, "İçlerinden bir topluluk şöyle demişti: "Allah'ın yok edeceği ya da şiddetli azap vereceği bir kavme niye öğüt veriyorsunuz?" Dediler ki: "Rabbinize karşı özrümüz olsun diye, belki de çekinirler"(Araf 7/164)

    Şaban Britch

    Özür veya korkutmak için,

    Şaban Piriş

    Özür veya korkutmak için..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Özür yahut uyarı için,

  7. Mürselât suresi, 7. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 7. ayet. إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌ

    Diyanet İşleri

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

    Mehmet Okuyan

    Size vadedilen (gün) elbette gerçekleşecektir.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbette, tehdit edildiğiniz şey mutlaka gerçekleşecektir:

    Muhammed Esed

    Bakın, bekleyip görün denilen her şey mutlaka gerçekleşecektir.

    Ahmed Hulusi

    Vadolunduğunuz (ba's) mutlaka gerçekleşecektir!

    Ali Bulaç

    Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.

    Ali Özek ve heyeti

    Bilin ki size vadolunan şey gerçekleşecek!

    Ali Rıza Safa

    Kuşkusuz, size sözü verilen, kesinlikle gerçekleşecektir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel

    Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Size söz verilenler kesinlikle gerçekleşecektir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    elbette size va'd olunan şey muhakkak meydana gelecektir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Herhalde size va'dolunan muhakkak olacaktır

    Erhan Aktaş

    Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Uyarıldığınız şey kesinlikle gerçekleşecektir.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, size vaadedilen gerçekleşecektir.

    Hasan Basri Çantay

    Ki size va'd (ve tehdid) edilegelen şeyler behemehal vaaki (olacak) dır,

    İbni Kesir

    Size vaadedilen mutlaka olacaktır.

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphe yok ki, size vaadedilen mutlaka gerçekleşecektir.

    Süleyman Ateş

    (Bunlara andolsun) Ki size va'dedilen, mutlaka olacaktır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tehdit edildiğiniz şey kesinlikle başınıza gelecektir.

    Şaban Britch

    Size vadedilen elbette gerçekleşecektir.

    Şaban Piriş

    Size vaadedilen elbette gerçekleşecektir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki size duyurulmuş olan mutlaka gerçekleşecektir.

  8. Mürselât suresi, 8. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 8. ayet. فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ

    Diyanet İşleri

    Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,

    Mehmet Okuyan

    Yıldızlar silindiği (söndürüldüğü)nde, dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da, Son Saat'le ilgili bilgilerin verildiği bazı ayetlerde "yıldızlar"ın durumuna da değinilmekte ve çeşitli ifadeler kullanılmaktadır. Buna göre Tekvîr 81:2'de [inkedera] "dökülmek" fiili yer almaktadır. İnfitâr 82:2'deki [intesera] fiili mahşer için "yeniden yapılanma"yı ifade ederken, burada ve Tekvîr 81:2'deki kullanımlarda sistemin "yıkılması" dile getirilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Yıldızlar söndürüldüğü zaman;

    Muhammed Esed

    Yıldızlar söndüğü zaman (gerçekleşecek,)

    Ahmed Hulusi

    Yıldızlar silindiğinde (ışıkları görünmez olduğunda),

    Ali Bulaç

    Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman,

    Ali Özek ve heyeti

    Yıldızların ışığı söndürüldüğü,

    Ali Rıza Safa

    Artık, yıldızlar söndürüldüğünde.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Yıldızlar söndürüldüğü,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yıldızlar söndürüldüğü,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hani o yıldızlar silindiği vakit.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hani o yıldızlar silindiği vakıt

    Erhan Aktaş

    Yıldızlar silindiğinde.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Yıldızlar silindiğinde.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yıldızlar silindiğinde.

    Gültekin Onan

    Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman,

    Hasan Basri Çantay

    yıldızlar (ın ışığı) söndürüldüğü zaman,

    İbni Kesir

    Yıldızlar söndürüldüğü zaman,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yıldızların ışığı söndüğü zaman.

    Süleyman Ateş

    Yıldızlar(ın ışığı) silindiği zaman,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Yıldızlar söndürülünce,

    Şaban Britch

    Yıldızların ışığı söndüğü zaman;

    Şaban Piriş

    Yıldızların ışığı söndüğü zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yıldızlar silinip süpürüldüğünde,

  9. Mürselât suresi, 9. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 9. ayet. وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ

    Diyanet İşleri

    Gök yarıldığı zaman,

    Mehmet Okuyan

    Gök yarıldığında,

    Mustafa İslamoğlu

    ve gök yarıldığı zaman;

    Muhammed Esed

    ve gök parçalandığı zaman,

    Ahmed Hulusi

    Sema yarıldığında,

    Ali Bulaç

    Gök yarıldığı zaman

    Ali Özek ve heyeti

    gökkubbe yarıldığı,

    Ali Rıza Safa

    Ve gök yarıldığında.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Göğün yarıldığı,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Göğün yarıldığı,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    o gök kubbe açıldığı vakit,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o Sema açıldığı vakıt

    Erhan Aktaş

    Gök aralandığında.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Gök aralandığında.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gök aralandığında.

    Gültekin Onan

    Gök yarıldığı zaman,

    Hasan Basri Çantay

    gök (yüzü) yarıldığı zaman,

    İbni Kesir

    Gök yarıldığı vakit,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gök yarıldığında.

    Süleyman Ateş

    Gök yarıldığı zaman,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    gök açılınca,

    Şaban Britch

    Gök yarıldığı;

    Şaban Piriş

    Gök yarıldığı..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Gök yarıldığında,

  10. Mürselât suresi, 10. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 10. ayet. وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ

    Diyanet İşleri

    Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,

    Mehmet Okuyan

    Dağlar ufalanıp savrulduğunda,

    Mustafa İslamoğlu

    ve dağlar un ufak edildiği zaman;

    Muhammed Esed

    ve dağlar toz gibi ufalandığı zaman,

    Ahmed Hulusi

    Dağlar savrulduğunda,

    Ali Bulaç

    Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,

    Ali Özek ve heyeti

    dağlar ufalanıp savrulduğu

    Ali Rıza Safa

    Ve dağlar ufalanıp savrulduğunda.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Dağların ufalanıp savrulduğu,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dağların ufalanıp savrulduğu,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    dağlar savrulduğu vakit,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o dağlar savurulduğu vakıt

    Erhan Aktaş

    Dağlar ufalanıp savrulduğunda;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dağlar ufalanıp savrulduğunda;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dağlar ufalanıp savrulduğunda;

    Gültekin Onan

    Dağlar, kökünden sökülüp savurulduğu zaman,

    Hasan Basri Çantay

    dağlar (yerinden koparılıb) savurulduğu zaman,

    İbni Kesir

    Dağlar atıldığı zaman,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dağlar parçamparça olup savrulduğunda.

    Süleyman Ateş

    Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    dağlar parçalanıp savrulunca dipnot 1 ,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sana dağları soruyorlar. De ki "Rabbim (Sahibim) onları kül gibi savuracaktır, Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır." (Taha 20/105-106)

    Şaban Britch

    Dağlar un ufak savrulduğu zaman;

    Şaban Piriş

    Dağlar un ufak savrulduğu zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dağlar un ufak edilip savrulduğunda,

  11. Mürselât suresi, 11. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 11. ayet. وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ

    Diyanet İşleri

    Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).

    Mehmet Okuyan

    Elçilere (şahitlik için) vakit verildiğinde (Son Saat gerçekleşmiş olacaktır).

    Mustafa İslamoğlu

    ve bütün elçiler (tanıklık) vaktinde toplandığı zaman...

    Muhammed Esed

    ve bütün elçiler belirlenen bir vakitte toplanmaya çağırıldıkları zaman...

    Ahmed Hulusi

    Rasuller (-Nebiler değil-) yeni işlevleri için yerlerini aldıklarında.

    Ali Bulaç

    Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman

    Ali Özek ve heyeti

    ve peygamberlerin (ümmetleri hakkında şahitlik) vakti tayin edildiği zaman (artık kıyamet kopmuştur).

    Ali Rıza Safa

    Ve elçiler için zaman belirlendiğinde.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Ve elçilere randevu verildiği zaman,

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve elçilere randevu verildiği zaman,

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    peygamberler bekleme yerlerine vardırıldığı vakit (kıyamet günü),

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o elçiler miykatlarına irdirildiği vakıt

    Erhan Aktaş

    O resullere vakit belirlendiğinde;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    O resullere vakit belirlendiğinde;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O rasullere vakit belirlendiğinde;

    Gültekin Onan

    Ve resuller de (şahitlik için) belli bir vakitte getirildiği zaman,

    Hasan Basri Çantay

    peygamberlerin muayyen vakti geldiği zaman,

    İbni Kesir

    Peygamberlerin vakti geldiği zaman,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Peygamberlere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri bildirildiği zaman.

    Süleyman Ateş

    Elçilere vakit belirlendiği zaman:

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    kendilerine elçi gönderilenler dipnot 1 için belirlenen gün gelince dipnot 2 (tehdit edildiğiniz şey başınıza gelir.)

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Resul, hem elçi gönderilen kişiyi hem de kendilerine elçi gönderilenleri içine alır. Bir gün gelip hesap verileceğini ancak bu bilgiyi getiren elçiler ve bu haberi duyan veya okuyanlar bilebilir. İşte bu büyük bir haberdir. Bkz.  (Nebe 78/2). "Biz elçi göndermeden azap etmeyiz" (İsra 17/15) Hesap gününün varlığını ancak onlar bilebilirler..
    2. metne dön, dipnot 2
      Kendilerine elçi gönderilenlere elbette soracağız. Elbette elçilere de soracağız. (Araf 7/6)

    Şaban Britch

    Rasûller toplandığı zaman;

    Şaban Piriş

    Elçiler toplandığı zaman..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Resuller vakte bağlandığında,

  12. Mürselât suresi, 12. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 12. ayet. لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ

    Diyanet İşleri

    (Bu) hangi güne ertelenmiştir?

    Mehmet Okuyan

    (Bu durum), hangi güne ertelenmiştir?

    Mustafa İslamoğlu

    Peki, bütün bunlar hangi gün gerçekleştirilecek?

    Muhammed Esed

    Ne zaman gerçekleşecek (bütün bunlar)?

    Ahmed Hulusi

    Hangi gün için ertelenmişlerdi?

    Ali Bulaç

    (Bu,) Hangi gün için ertelenmişti?

    Ali Özek ve heyeti

    (Bu alâmetler) hangi vakte ertelenmiştir?

    Ali Rıza Safa

    Hangi gün için bırakılmıştı?

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Belirlenen gün için...

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Belirlenen gün için...

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    bunlar hangi güne ertelenmiştir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar hangi güne te'cil edildi?

    Erhan Aktaş

    Bunlar hangi gün için ertelendi?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunlar hangi gün için ertelendi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunlar hangi gün için ertelendi?

    Gültekin Onan

    (Bu,) Hangi gün için ertelenmişti (üccilet)?

    Hasan Basri Çantay

    (bu vakit) hangi güne gecikdirilmişdi?

    İbni Kesir

    Hangi güne ertelenmişti?

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu, hangi güne ertelenmiş?

    Süleyman Ateş

    Ertelenmiş oldukları gün için,

    Süleymaniye Vakfı

    O hangi güne ertelendi (biliyor musunuz)?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Buluşma hangi güne bırakıldı?

    Şaban Britch

    Bu hangi güne ertelenmiş?

    Şaban Piriş

    -Hangi güne ertelenmiş?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hangi gün için vakte bağlandılar?

  13. Mürselât suresi, 13. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 13. ayet. لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ

    Diyanet İşleri

    Hüküm ve ayırım gününe.

    Mehmet Okuyan

    Ayrılma gününe.

    Mustafa İslamoğlu

    (İyi ile kötü arasındaki) Ayrım Günü.

    Muhammed Esed

    (Doğruyu yanlıştan) Ayırd etme Günü!

    Ahmed Hulusi

    Ayırt edilme süreci için!

    Ali Bulaç

    (Mü'mini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.

    Ali Özek ve heyeti

    Hüküm gününe.

    Ali Rıza Safa

    Ayrım Günü için.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Yani Karar Günü için!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yani Karar Günü için!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayırım gününe!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Fasıl gününe

    Gültekin Onan

    (Mümini müşrikten, haklıyı haksızdan) Ayırma günü için.

    Hasan Basri Çantay

    (Her şey'i) ayırd edib hukum verme gününe.

    İbni Kesir

    Hüküm gününe,

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ayrım (hüküm) gününe (ertelenmiştir).

    Süleyman Ateş

    Yani hüküm günü için.

    Süleymaniye Vakfı

    İyiyi kötüden ayırma gününe…

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tabii ki ayırma gününe.

    Şaban Britch

    Ayırma gününe.

    Şaban Piriş

    -Hüküm/ayırma gününe..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayrım ve hüküm günü için.

  14. Mürselât suresi, 14. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 14. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ

    Diyanet İşleri

    Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.

    Mehmet Okuyan

    O ayrılma gününün ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!

    Mustafa İslamoğlu

    Sahi, bu Ayrım Günü'nün dehşetini sen nereden bileceksin?

    Muhammed Esed

    Bu Ayrım Günü'nün nasıl bir gün olacağını bilebilir misin?

    Ahmed Hulusi

    Fasl (ayırt edilme) süreci nedir bilir misin?

    Ali Bulaç

    Bu ayırma gününü sana ne bildirdi?

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin! (O gün insanlar amellerine göre Cennet yahut Cehennem'e sevkedilirler)

    Ali Rıza Safa

    Ayrım Günü'nü, sana bildiren nedir?

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    O nasıl bir yargılama günüdür bilir misin?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O nasıl bir yargılama günüdür bilir misin!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ayırım gününün ne olduğunu bilir misin?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    bildin mi nedir fasıl günü?

    Erhan Aktaş

    Ayırt etme gününün ne olduğunu biliyor musun?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ayırt Etme gününün ne olduğunu biliyor musun?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ayırt Etme gününün ne olduğunu biliyor musun?

    Gültekin Onan

    Bu ayırma gününü sana ne bildirdi?

    Hasan Basri Çantay

    Bu ayırd etme gününü (n ehemmiyyetini) sana hangi şey bildirdi?

    İbni Kesir

    Hüküm gününü hangi şey bildirdi sana?

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hüküm gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?

    Süleyman Ateş

    Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ayırma günü nedir, sen nereden bileceksin?

    Şaban Britch

    Hüküm gününün ne olduğunu ne bilirsin?

    Şaban Piriş

    -Hüküm gününün ne olduğunu ne bilirsin?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ayrım ve hüküm gününü sana bildiren nedir?

  15. Mürselât suresi, 15. ayet — bütün mealleriyle aç

    Mürselât suresi, 15. ayet. وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

    Diyanet İşleri

    O gün vay yalanlayanların haline!

    Mehmet Okuyan

    (O günü) yalanlayanların, o gün vay hâline!

    Mustafa İslamoğlu

    O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!

    Muhammed Esed

    O Gün vay haline hakikati yalanlayanların!

    Ahmed Hulusi

    O süreçte (ölümle birlikte başlayacak ikinci yaşam sürecini) yalanlayanların vay haline!

    Ali Bulaç

    O gün, yalanlayanların vay haline.

    Ali Özek ve heyeti

    O gün (Peygamber'i ve ahireti) yalan sayanların vay haline!

    Ali Rıza Safa

    Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene! dipnot 560

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 560
      77:15 ve 77:49 arasındaki on ayetle birlikte, 52:11 ve 83:10 ayetlerinde de "Yalanlayanların; o gün, vay başlarına gelene!" uyarısı, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Yıldızlar silindiği zaman, gök yarıldığı zaman, dağlar ufalanıp savrulduğu zaman, peygamberlere vakit bildirildiği zaman; ertelendikleri gün için; yani hüküm günü için, -ki hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?- Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel

    Yalanlayanların vay haline o gün!

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalanlayanların vay haline o gün!

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    O gün yalan diyenlerin vay haline!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vay haline o gün yalan diyenlerin

    Erhan Aktaş

    O Gün dipnot 1 , yalanlayanların vay haline!

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Yevme izin", terkibi, "Sadece Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İzin Günü, yalanlayanların vay haline!

    Gültekin Onan

    O gün, yalanlayanların vay haline.

    Hasan Basri Çantay

    (Bunu) yalan sayanların o gün vay haline!

    İbni Kesir

    O gün; yalanlayanların vay haline.

    Mehmet Alagaş

    (1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün vay yalanlayanların haline!

    Süleyman Ateş

    Yalanlayanların vay haline o gün!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O gün yalancılar çok çekecekler.

    Şaban Britch

    Vay haline o gün, yalanlayanların!

    Şaban Piriş

    -Vay haline o gün, yalanlayanların!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Yalanlayanların vay haline o gün!

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.