Mürselât suresi

Mürselât suresi, 35. ayet

Mürselât suresi, 35. ayet. هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ

hâẕâ yevmü lâ yenṭiḳûn.

Diyanet İşleri

Bu, konuşamayacakları gündür.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 32–38 · surenin 35. ayeti / 50

Konu Yalanlayanların karşılığı Mürselât 29–40 3

  1. Mürselât 32

    Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

  2. Mürselât 33

    Bunlar sanki birer kızıl devedir.

  3. Mürselât 34

    O gün vay yalanlayanların haline!

  4. 35

    Bu, konuşamayacakları gündür.

  5. Mürselât 36

    Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.

  6. Mürselât 37

    O gün vay yalanlayanların haline!

  7. Mürselât 38

    Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–37. ayetler için yazılmıştır.

35. Yani yalanlayanlara çok çetin gelecek bu pek büyük günde yalanlayıcılar, korku ve aşırı dehşetlerinden dolayı konuşamayacaklardır.

36-37. “Onlara izin de verilmeyecek ki özür dilesinler.” Yani özür dileyecek olsalar dahi özürleri kabul olunmayacaktır: “O zulmedenlere mazeret bildirmeleri fayda vermez ve onlardan (Rablerini) razı etmeleri de istenmez.” (er-Rûm, 30/57)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendilerine izin de verilmez ki özür bildirsinler.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. هَـٰذَا haza bu
  2. يَوْمُ yevmu gündür kök: يوم
  3. لَا la
  4. يَنطِقُونَ yentikune konuşamayacakları kök: نطق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  • Aynı kök: نطق (12 geçiş)

    Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bu (mahşer, kâfirlerin) konuşamayacağı gündür.

Mustafa İslamoğlu

Bu, ağızlarını açamayacakları bir gündür;

Muhammed Esed

hiçbir söz söyle(ye)meyecekleri,

Ahmed Hulusi

Bu, konuşamayacakları gündür.

Ali Bulaç

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

Ali Özek ve heyeti

Bu, (kâfirlerin) konuşamayacağı bir gündür.

Ali Rıza Safa

İşte bu, konuşamayacakları gündür.

Bayraktar Bayraklı

Bu, konuşamayacakları gündür.

Edip Yüksel

Bu, onların konuşamayacağı bir gündür.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu, onların konuşamıyacağı bir gündür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bugün onların nutukları tutulacağı gündür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bugün nutukları tutulacağı gündür

Erhan Aktaş

Bu, konuşamayacakları gündür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, konuşamayacakları gündür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, konuşamayacakları gündür.

Gültekin Onan

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

Hasan Basri Çantay

Bu, (hepsinin) dillerinin tutulacağı bir gündür.

İbni Kesir

Bu; onların konuşamayacakları gündür.

Mehmet Alagaş

(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

Süleyman Ateş

Bu, konuşamayacakları gündür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, onların konuşamayacakları gündür.

Şaban Britch

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür

Şaban Piriş

Bu, onların konuşamayacakları bir gündür.

Yaşar Nuri Öztürk

Konuşamayacakları gündür bu!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is the Day they are dumbfounded and unable to talk.

Abdul Haleem

On that Day they will be speechless,

Abdullah Yusuf Ali

That will be a Day when they shall not be able to speak.

Abul A'la Maududi

That will be the Day on which they will not (be able to) utter a word,

Aisha Bewley

This is the Day they will not say a single word,

Al-Hilali & Khan

That will be a Day when they shall not speak (during some part of it),

Ali Quli Qarai

This is a day wherein they will not speak,

Amatul Rahman Omar

This is a day when they shall not be able to speak,

Arthur John Arberry

This is the day they shall not speak

Bijan Moeinian

On the Day of Judgment, the disbelievers will loose their ability to talk.

E. Henry Palmer

This is the day when they may not speak, -

Edip-Layth

This is a day when they shall not speak.

George Sale

This shall be a day whereon they shall not speak to any purpose;

Hamid S. Aziz

This is the day on which they shall not speak,

Mahmoud Ghali

This is the Day they will not pronounce (a word),

Marmaduke Pickthall

This is a day wherein they speak not,

Mohamed Ahmed - Samira

They will not be able to speak that day,

Muhammad Asad

that Day on which they will not [be able to] utter a word,

Mustafa Khattab

On that Day they will not ˹be in a position to˺ speak,

Progressive Muslims

This is a Day when they shall not speak.

Rashad Khalifa

That is the day they do not speak.

Sahih International

This is a Day they will not speak,

Sam Gerrans

This is the day they will not speak

Shabbir Ahmed

This is a Day when they are not able to speak.

Syed Vickar Ahamed

That will be a Day when they shall not be able to speak (for parts of the Day),

Taqi Usmani

This is the day when they will not speak,

The Monotheist Group

This is a Day when they shall not speak.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩