Mürselât suresi

Mürselât suresi, 48. ayet

Mürselât suresi, 48. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ

veiẕâ ḳîle lehümü-rke`û lâ yerke`ûn.

Diyanet İşleri

Onlara, "Rüku edin (namaz kılın)" dendiği zaman rüku etmezler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 45–50 · surenin 48. ayeti / 50

Konu Sakınanların hâli ve son uyarı Mürselât 41–50 3

  1. Mürselât 45

    O gün vay yalanlayanların haline!

  2. Mürselât 46

    Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

  3. Mürselât 47

    O gün vay yalanlayanların haline!

  4. 48

    Onlara, "Rüku edin (namaz kılın)" dendiği zaman rüku etmezler.

  5. Mürselât 49

    O gün vay yalanlayanların haline!

  6. Mürselât 50

    Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 46–50. ayetler için yazılmıştır.

46-47. Bu buyruk, inkarcılara yönelik bir tehdittir. Onlar dünyada yiyip içseler, lezzet verici şeylerden istifade etseler dahi, Allah’a yakınlaştırıcı şeylerden gaflete düştüklerinden dolayı günahkârdırlar. Ve günahkârların hak ettiklerini hak ederler. O bakımdan onların lezzetleri kesilir, ondan mahrum kalırlar, geriye sadece veballeri ve günah yükleri kalır.

48-49. Onların günahkârlıklarının bir parçası da kendilerine en şerefli ibadet olan namaz kılmaları emredildiği ve onlara: “Rükû’ edin” denildiği vakit bunu kabul etmeyişleridir. Bunun ötesinde bir günahkârlık olur mu? Bundan daha ileri derece bir yalanlama düşünülebilir mi?

“Yalanlayanların o gün vay haline?” Çünkü ilâhî tevfike mazhar oluşun kapıları önlerine kapanır ve her türlü hayırdan mahrum kalırlar.

50. Onlar, doğruluğun ve kayıtsız şartsız olarak kesin bilginin en üst mertebesinde bulunan bu Kur’ân-ı Kerîm’i yalanladıktan sonra artık “hangi söze inanacaklar ki?” Adı gibi olan ve delillendirilmesi bir tarafa delile benzer bir dayanağı dahi bulunmayan bâtıla mı yoksa Allah’a ortak koşan, çok yalancı, kuru iftiracıların sözlerine mi?

Apaydınlık nurun ötesinde koyu karanlıkların dışında ne vardır? Lehine pek çok delil ve kesin belgenin bulunduğu doğruluğun ötesinde, apaçık iftiranın ve ancak kendisine uygun olanlara yakışan apaçık yalanın dışında ne bulunabilir? Yazıklar olsun onlara! Ne kötü ameller işlediler. Yazık onlara! Ne kadar hüsrandadırlar! Ne kadar bedbahttırlar!

Yüce Allah’tan bizleri affetmesini ve esenliğe kavuşturmasını dileriz. Şüphesiz O, pek cömerttir, çok lütufkârdır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O yalanlayanlara; "Allah için namaz kılınız!” denildiği zaman, O'nun için namaz kılmazlardı.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. قِيلَ kile dendiği kök: قول
  3. لَهُمُ lehumu onlara
  4. ٱرْكَعُوا۟ rkeu rüku' edin kök: ركع
  5. لَا la
  6. يَرْكَعُونَ yerkeune rüku' etmezler kök: ركع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş)

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

  • Aynı kök: ركع (13 geçiş)

    "Ey Meryem! Rabbine divan dur. Secde et ve (O'nun huzurunda) rüku edenlerle beraber rüku et" demişlerdi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

54 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara "(Allah'a) boyun eğin!" dendiğinde boyun eğmezler.

Mustafa İslamoğlu

Zira onlara Allah'ın huzurunda saygıyla eğilin denildiğinde eğilmezler.

Muhammed Esed

Ve onlara "(Allah'ın huzurunda) baş eğin!" denildiğinde buna uymazlar:

Ahmed Hulusi

Onlara (müşriklere): "Boyun eğin" denildiğinde, rüku etmezler!

Ali Bulaç

Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman, rüku etmezler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, kendilerine: «Allah'ın huzurunda eğilin!» denildiği vakit eğilmezler.

Ali Rıza Safa

Çünkü "Eğilin!" denildiğinde eğilmezler.

Bayraktar Bayraklı

-Kendilerine "Allah'ın huzurunda eğiliniz" dendiğinde, eğilmezler. O gün, Allah'a ibadeti yalanlayanların vay haline!

Edip Yüksel

Onlara eğilin dendiğinde eğilmezler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara eğilin dendiğinde eğilmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Yerken, içerken de) onlara "Rüku edin!" denildiği zaman, rüku etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yerler, içerler de rüku' edin denildiği zaman onlara, rüku' etmezler

Erhan Aktaş

Onlara, "Ruku dipnot 1 edin." denildiği zaman ruku etmezler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, "Ruku dipnot 1 edin." denildiği zaman ruku etmezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları, puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah"; Allah'a ruku etti, derlerdi. Ayetteki rukuunun, namazdaki ruku ile bir ilgisi yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, "Ruku dipnot 1 edin." Denildiği zaman ruku etmezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirk koşmaksızın, yalnızca Allah'a boyun eğip, itaat edin, içtenlikle O'na teslim olun. (Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah"; Allah'a ruku etti, derlerdi. Ayetteki rukunun, namazdaki ruku ile bir ilgisi yoktur.

Gültekin Onan

Onlara: "Rüku edin" denildiği zaman, rüku etmezler.

Hasan Basri Çantay

Onlara "(Allahın huzuurunda) eğilin" denildiği zaman eğilmezler.

İbni Kesir

Onlara; rüku edin, denildiği zaman, rüku'a varmazlar.

Mehmet Alagaş

(29-50) Yalanlamış olduğunuza doğru artık girin. Üç kola ayrık gölgeye girin. Ne gölgelendirir ne de aleve karşı bir faydası vardır. Muhakkak ki O (alev), Sarı deve sürüleri gibi (akkor halatlar gibi) köşkler / kasırlar kadar yüksek kıvılcımlar saçacaktır. O gün yalanlayanların vay haline! Bugün konuşulamayacak gündür / nutkun tutulacağı gündür. Onlara İzin verilmez ki mazeret sunsunlar. O gün yalanlayanların vay haline! Ayrışım günü budur. Sizi de Evvelkileri de topladık. Eğer sizin bir planınız varsa hemen planlayın . O gün yalanlayanların vay haline! Muhakkak ki sakınanlar / muttakiler onlarda gölgedeler ve de göze başındalar. İştahlandıkları ne ise onun içinde zevklenirler . Yaptıklarınızdan / Amellerinizden dolayı afiyetle yiyin için . İhsanda bulunanların / güzel davrananların karşılığı / cezası kesinlikle böyledir. O gün yalanlayanların vay haline! Suçlular olarak sizler birazcık geçinin / metalanın yiyin O gün yalanlayanların vay haline! Eğilin / Rükû edin denildiğinde rükû etmediler. O gün yalanlayanların vay haline! Bu sözden sonra hangi söze inanacaklar ki?

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara; “Rükû edin!” denildiği zaman rükû etmezlerdi.

Süleyman Ateş

Onlara: "Rüku' edin" dendiği zaman rüku' etmezler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara, "Allah'a boyun eğin!" denince boyun eğmiyorlar.

Şaban Britch

Onlara, “Rükû edin!” denildiği zaman, rükû etmezlerdi.

Şaban Piriş

Onlara: -Boyun eğin denildiği zaman boyun eğmiyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "ruku' edin!" dendiğinde ruku etmezler.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When told to engage in the act of worship and to humble themselves to Allah and bow down to Him in adoration, they refuse.

Abdul Haleem

When they are told, ‘Bow down in prayer,’ they do not do so.

Abdullah Yusuf Ali

And when it is said to them, "Prostrate yourselves!" they do not so.

Abul A'la Maududi

When it is said to them: "Bow down (before Allah)," they do not bow down. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bowing before Allah: does not only imply worshipping Him but also means believing in the Messenger (peace be upon him) sent by Allah and in the Book revealed by Him and following and obeying His commands.

Aisha Bewley

When they are told to bow, they do not bow.

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Bow down yourself (in prayer)!" They bow not down (offer not their prayers).[1]

Ali Quli Qarai

When they are told, ‘Bow down,’ they do not bow down!

Amatul Rahman Omar

When it is said to them, `Bow down (before your Lord)!' they bow not down.

Arthur John Arberry

When it is said to them, 'Prostrate yourselves!' they prostrate not.

Bijan Moeinian

Who did not obey their Lord and did not bow down to Him as a sign of respect and worship.

E. Henry Palmer

And when it is said to them bow down, they bow not down.

Edip-Layth

When they are told to kneel, they do not kneel.

George Sale

And when it is said unto them, bow down; they do not bow down.

Hamid S. Aziz

And when it is said to them, "Bow down (in humility), they bow not.

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Bow down!" They do not bow down.

Marmaduke Pickthall

When it is said unto them: Bow down, they bow not down!

Mohamed Ahmed - Samira

When it is said to them: "Bow in homage, " they do not bow.

Muhammad Asad

and when they are told, "Bow down [before God]", do not bow down:

Mustafa Khattab

When it is said to them, "Bow down ˹before Allah," they do not bow.

Progressive Muslims

And when they are told to kneel, they do not kneel.

Rashad Khalifa

When they are told, "Bow down," they do not bow down.

Sahih International

And when it is said to them, "Bow [in prayer]," they do not bow.

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Be lowly,” they are not lowly.

Shabbir Ahmed

And now when they are told, "Bow down", they bow not down! (They do not submit to Divine Commands).

Syed Vickar Ahamed

And when it is said to them, "Bow yourselves (in Islam)!" They do not do so.

Taqi Usmani

And when it is said to them, "Bow down (i.e. submit to Allah’s commands)", they do not bow down.

The Monotheist Group

And when they are told to kneel, they do not kneel.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 48. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 48. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 48. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩