Mürselât suresi

Mürselât suresi, 2. ayet

Mürselât suresi, 2. ayet. فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا

fel`âṣifâti `aṣfâ.

Diyanet İşleri

(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mürselât 1–5 · surenin 2. ayeti / 50

Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3

  1. 1–5

    (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.

1. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişin ve amellerin karşılıklarının verileceğinin gerçekleşeceğini bildirmek üzere birtakım hususlara yemin etmektedir: “Andolsun iyilikle gönderilenlere” Bunlar, Yüce Allah’ın gerek kaderin ve âlemin işlerinin idare edilmesi için, gerekse de dini hususlar ve peygamberlere vahyi getirmek için gönderegeldiği meleklerdir.

Âyet-i kerimedeki “عُرۡفٗا / iylikle” ifadesi, bu gönderilenlerin halini anlatmaktadır. Yani melekler, iyilik, hikmet ve maslahat ile gönderilirler. Çirkin ve boş işlerle gönderilmezler.

2. “Şiddetlice esenlere” bunlar da aynı şekilde Yüce Allah’ın gönderdiği meleklerdir. Allah, onları verdiği emirleri çabucak yerine getirmekle ve emirlerini uygulamakta şiddetlice esen rüzgar gibi hareket etmekle nitelendirmektedir.

"Şiddetlice esenler”den kasıt, hızla ve şiddetlice esen rüzgârlar da olabilir.

3. “İyice yayanlara” bununla yaymakla görevli olduğu hususları yayan melekler kastedilmiş olabileceği gibi Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile yeryüzünü canlandırdığı, ona ölümünden sonra hayat verdiği bulutları kastetmiş olma ihtimali de vardır.

[4. “Tam anlamı ile ayırt edenlere”, Bunlar da Allah katından hak ile batılı ve helal ile haramı birbirinden ayırt edecek şeyler indiren meleklerdir.]

5-6. “Gerek mazeret kapısını kapatmak gerekse de uyarmak üzere zikri getirip bırakanlara;” bunlar da en şerefli emirleri getirip bırakan meleklerdir. Buradaki zikir, Yüce Allah’ın kendisi ile kullarına rahmet buyurduğu, onunla menfaat ve maslahatlarını kendilerine hatırlattığı zikirdir/vahiydir ki melekler bunu peygamberlere getirip bırakırlar.

Onun gönderilişi de insanlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakmamak yahut bir uyarı olmak içindir. Onunla insanlar ileride kendilerini bekleyen tehlike ve korkulu şeylere karşı uyarılmakta ve onlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakılmamaktadır. Buna bağlı olarak onların da Allah’a karşı ileri sürecekleri bir delilleri kalmamaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şiddetle esip savuran rüzgârlara yemin etmiştir.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱلْعَـٰصِفَـٰتِ fel'aasifeti esip kök: عصف
  2. عَصْفًۭا asfen savuranlara kök: عصف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir…

  • Aynı kök: عصف (7 geçiş)

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

50 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Esip savuranlara,

Mustafa İslamoğlu

Ardından bir fırtına gibi ortalığı kasıp kavuranlar!

Muhammed Esed

ve sonra fırtına şiddetiyle patlayan!

Ahmed Hulusi

Şiddetle esip de savuranlara;

Ali Bulaç

Derken kökünden koparıp savuranlara.

Ali Özek ve heyeti

Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;

Ali Rıza Safa

Böylece, esip savuranlara! dipnot 559

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 559
    "Esip savuranlar" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Eserek büküp devirenler" veya "Kökünden koparıp savuranlar" veya "Kasırga gibi esenler" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.

Edip Yüksel

Esip savuranlara,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Esip savuranlara,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

büküp devirenlere,

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken büküp devirenlere

Erhan Aktaş

Ve şiddetle estikçe esenlere,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve şiddetle estikçe esenlere,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve şiddetle estikçe esenlere,

Gültekin Onan

Derken kökünden koparıp savuranlara.

Hasan Basri Çantay

(o emirlere) sert (ve çalak) rüzgarlar gibi hemen (imtisale) koşan,

İbni Kesir

Şiddetle esip koştukça koşanlara,

Mehmet Alagaş

(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!

Rowwad Tercüme Merkezi

Şiddetle esip savuranlara.

Süleyman Ateş

Esip savuranlara,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

işleri sürükleyip götürenler dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah Teala şöyle buyurmuştur: "Rabbiniz tarafından bağışlanma hakkını ve genişliği göklerle yerin arası kadar olan Cenneti elde etmek için yarışın. Cennet, Allah'tan çekinerek kendini koruyanlar için hazırlanmıştır." (Al-i İmran 3/133)

Şaban Britch

Şiddetle esip savrulanlara;

Şaban Piriş

Şiddetle esip savrulanlara..

Yaşar Nuri Öztürk

Esip de büküp devirenlere,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Then they become high, causing violent disturbance of the atmosphere and may engender a storm,

Abdul Haleem

violently storming,

Abdullah Yusuf Ali

Which then blow violently in tempestuous Gusts,

Abul A'la Maududi

which then blow tempestuously

Aisha Bewley

by the violently gusting blasts,

Al-Hilali & Khan

And by the winds that blow violently.

Ali Quli Qarai

by the raging hurricanes,

Amatul Rahman Omar

Those that drive off forcefully (falsehood and forces of evil as chaff is carried before the wind),

Arthur John Arberry

storming tempestuously

Bijan Moeinian

I (God) swear by the raging hurricanes that…

E. Henry Palmer

And by those who speed swiftly!

Edip-Layth

By the blows that explode.

George Sale

with a rapid motion,

Hamid S. Aziz

By the raging hurricanes,

Mahmoud Ghali

Then (by) tempests (storming) tempestuously,

Marmaduke Pickthall

By the raging hurricanes,

Mohamed Ahmed - Samira

And those that strike violently,

Muhammad Asad

and then storming on with a tempest's force!

Mustafa Khattab

and those blowing violently,

Progressive Muslims

Then the gusts that blow.

Rashad Khalifa

To drive the wind.

Sahih International

And the winds that blow violently

Sam Gerrans

And the tempestuous ones a-raging,

Shabbir Ahmed

As they gain strength like a tempest.

Syed Vickar Ahamed

Which then blow very hard in violent storms,

Taqi Usmani

and by those that blow violently,

The Monotheist Group

So the gusts then blow.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mürselât suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩