Diyanet İşleri
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Mürselât suresi
Mürselât suresi, 2. ayet. فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًا
fel`âṣifâti `aṣfâ.
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Gönderilenlere yemin ve hüküm günü Mürselât 1–15 3
(1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–6. ayetler için yazılmıştır.
1. Yüce Allah, öldükten sonra dirilişin ve amellerin karşılıklarının verileceğinin gerçekleşeceğini bildirmek üzere birtakım hususlara yemin etmektedir: “Andolsun iyilikle gönderilenlere” Bunlar, Yüce Allah’ın gerek kaderin ve âlemin işlerinin idare edilmesi için, gerekse de dini hususlar ve peygamberlere vahyi getirmek için gönderegeldiği meleklerdir.
Âyet-i kerimedeki “عُرۡفٗا / iylikle” ifadesi, bu gönderilenlerin halini anlatmaktadır. Yani melekler, iyilik, hikmet ve maslahat ile gönderilirler. Çirkin ve boş işlerle gönderilmezler.
2. “Şiddetlice esenlere” bunlar da aynı şekilde Yüce Allah’ın gönderdiği meleklerdir. Allah, onları verdiği emirleri çabucak yerine getirmekle ve emirlerini uygulamakta şiddetlice esen rüzgar gibi hareket etmekle nitelendirmektedir.
"Şiddetlice esenler”den kasıt, hızla ve şiddetlice esen rüzgârlar da olabilir.
3. “İyice yayanlara” bununla yaymakla görevli olduğu hususları yayan melekler kastedilmiş olabileceği gibi Yüce Allah’ın kendileri vasıtası ile yeryüzünü canlandırdığı, ona ölümünden sonra hayat verdiği bulutları kastetmiş olma ihtimali de vardır.
[4. “Tam anlamı ile ayırt edenlere”, Bunlar da Allah katından hak ile batılı ve helal ile haramı birbirinden ayırt edecek şeyler indiren meleklerdir.]
5-6. “Gerek mazeret kapısını kapatmak gerekse de uyarmak üzere zikri getirip bırakanlara;” bunlar da en şerefli emirleri getirip bırakan meleklerdir. Buradaki zikir, Yüce Allah’ın kendisi ile kullarına rahmet buyurduğu, onunla menfaat ve maslahatlarını kendilerine hatırlattığı zikirdir/vahiydir ki melekler bunu peygamberlere getirip bırakırlar.
Onun gönderilişi de insanlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakmamak yahut bir uyarı olmak içindir. Onunla insanlar ileride kendilerini bekleyen tehlike ve korkulu şeylere karşı uyarılmakta ve onlara ileri sürecekleri bir mazeret bırakılmamaktadır. Buna bağlı olarak onların da Allah’a karşı ileri sürecekleri bir delilleri kalmamaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şiddetle esip savuran rüzgârlara yemin etmiştir.
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir…
Aynı kök: عصف (7 geçiş)
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Esip savuranlara,
Ardından bir fırtına gibi ortalığı kasıp kavuranlar!
ve sonra fırtına şiddetiyle patlayan!
Şiddetle esip de savuranlara;
Derken kökünden koparıp savuranlara.
Şiddetle eserek (zararlıları) savurup atanlara;
Böylece, esip savuranlara! dipnot 559
- Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile batılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir.
Esip savuranlara,
Esip savuranlara,
büküp devirenlere,
Derken büküp devirenlere
Ve şiddetle estikçe esenlere,
Ve şiddetle estikçe esenlere,
Ve şiddetle estikçe esenlere,
Derken kökünden koparıp savuranlara.
(o emirlere) sert (ve çalak) rüzgarlar gibi hemen (imtisale) koşan,
Şiddetle esip koştukça koşanlara,
(1-19) Birbiri ardınca/ üst üste gönderilenlere ve estikçe esenlere (rüzgarlar), y ayıldıkça yayılanlara (bulutlar) ayırdıkça ayıranlara, u yarı ya da özür amaçlı zikri bırakılanlara / ilga edilenlere , s ize söz verilen / vaad edilen, kesinlikle gerçekleşecektir / vuku bulacaktır. Yıldızlar söndüğü / silindiği vakit , g ök/sema yarıldığı/açıldığı/ ferç olduğu vakit , Dağlar savrulduğu vakit, Elçiler / Resuller toplandığı vakit, hangi güne kadar süre almışlardı / ertelenmişlerdi? Ayrışım gününe kadar (ertelenmişlerdi) Ayrışım günü nedir? Sana ne idrak ettirdi? O gün, yalanlayanların vay haline! Evvelkileri helak etmedik mi? Sonra onları, diğer arkadan gelenler i onların peşlerine taktırırız. Suçlulara / mücrimlere böyle yaparız. O gün yalanlayanların vay haline!
Şiddetle esip savuranlara.
Esip savuranlara,
(onunla batılı) darmadağın edenlere yemin olsun dipnot 1 .
işleri sürükleyip götürenler dipnot 1
Şiddetle esip savrulanlara;
Şiddetle esip savrulanlara..
Esip de büküp devirenlere,
Then they become high, causing violent disturbance of the atmosphere and may engender a storm,
violently storming,
Which then blow violently in tempestuous Gusts,
which then blow tempestuously
by the violently gusting blasts,
And by the winds that blow violently.
by the raging hurricanes,
Those that drive off forcefully (falsehood and forces of evil as chaff is carried before the wind),
storming tempestuously
I (God) swear by the raging hurricanes that…
And by those who speed swiftly!
By the blows that explode.
with a rapid motion,
By the raging hurricanes,
Then (by) tempests (storming) tempestuously,
By the raging hurricanes,
And those that strike violently,
and then storming on with a tempest's force!
and those blowing violently,
Then the gusts that blow.
To drive the wind.
And the winds that blow violently
And the tempestuous ones a-raging,
As they gain strength like a tempest.
Which then blow very hard in violent storms,
and by those that blow violently,
So the gusts then blow.